|
Prof. Dr. Sinsi
|
Akhilleus ( Achilles )
ACHİLLEUS'UN DRAMI
Achilleus, Homeros destanının baş kahramanı, kollarından, bacaklarından güç ve canlılık fışkıran, tanrıça oğlu ve tanrılara denk Achilleus yalnız kaba kuvveti mi simgeler? Kimsenin karşı gelemediği, düşmanlarını titreten, insafsızca kesip biçen, saldırıya geçti mi "ovada bir yıldız gibi parlayan" Achilleus yalnız üstün bir savaşçı ve üstünlüğünü bildiri için de gururlu, onurlu, inatçı ve alıngan, çetin, hırslı, zalim ve duygusuz bir adam gibi mi gösterilir İlyada'da?
Homeros yiğitlerin yiğidini gerçi bu vasıflarla donatmış, bize hem olumlu, hem olumsuz görünen bu nitelikleri en parlak ve çarpıcı renklerle belirtmiştir, çünkü sanatı ondan yanadır, ama yüreği ondan yana değil, yüreği yurdunu savunan durgun, ölçülü, erdemli kahraman insan Hektor'dan yanadır Homeros'un
Gene de, tıpkı bir romancı gibi Achilleus'u bir insan olarak canlandırmayı amaç edinir ve akla karayı gereğince karıştırarak, eşine az rastlanır bir ustalık ve dünyanın başka hiçbir destanında görülmeyen eleştirici bir anlayışla onu hem iyi, hem kötü bir adam olarak çıkarır karşımıza Achilleus böylece içinde karşıt eğilimlerin çarpıştığı gerçek bir insan oluverir, yaşantısı da gerçek bir dram olarak canlanır gözümüzde
Achilleus'un Agamemnon'a karşı öfkesinin asıl nedeni sömürüye karşı ayaklanmadır: Kendisi hiçbir çıkar gütmeden savaşır, didinir, payı başkomutan alır (İl I, 165 vd ):
Kıyasıya savaşta benim kollarım görür en büyük işi, ama bölüşmede payın en okkalısı sana gider, Hem onur payımdan olayım, hem burada kalayım, ha, mal, mülk sahibi edeyim diye seni?
Agamemnon özür dileyip elinden aldığı Briseis'i geri vermeye razı olunca, Akhilleus dönmek istemez, erkektir, yapılan haksızlığı unutamaz Bu kırgınlığını da şu basit, insanca sözlerle dile getirir (İl IX, 340 vd ):
Bir Atreus oğulları mı sever karılarını? Sever, korur karısını duygulu, akıllı her adam Ben de yürekten seviyorum benimkini, kazanmışım onu ben kendi kargımla Agamemnon oyun oynadı bana, aldı onur payımı, beni bir daha kandırmaya kalkmasın sakın!
Acı ağır basınca bir çocuk gibi ağlar dövünür Achilleus, anasına yalvarır gelsin kurtarsın, çare bulsun, avutsun diye Briseis götürülünce çağırır onu, Patroklos ölünce çağırır onu Yırtınır canından çok sevdiği dostunu koruyamadı diye
Bin pişman olur insanın aklını başından alan öfkeye, insanları birbirine düşüren kavgaya Ama bu kez Patroklos'un öcünü alacağım diye kudurur, ırmak başında doğradığı yüzlerce düşmanın kanından kara toprak kızıl ırmağa döner, tanrılar bile dayanamaz bu manzaranın dehşetine (İl XXI) Aynı acımak bilmez azgınlıkla canını almaktadır yere serdiği Hektor'un, yalvarmalarına şöyle karşılık verir (İl XXII, 345 vd ):
Dizlerime sarılma, köpek, yalvarma bana anan, baban adına! Gönlüm, yüreğim kışkırtıyor beni, diyor, şunun etini parçala, çiğ çiğ ye, senin bana bu yaptıklarından sonra, kimse uzaklaştırmaz başından köpekleri, getirseler bana kurtulmalığın on katını, yirmi katını, tartsalar şurada, daha çok veririz deseler, Dardanos oğlu altın koşa teraziye senin ağırlığınca, döşeğine yatırıp ağlamayacak sana seni doğuran, köpekler, kuşlar yiyecek bütün bedenini
Ama tutmaz sözünü, bir tanrının barakasına getirdiği ihtiyar Priamos'u görünce şaşırır, yüreği dayanamaz bahtsız kralın ağlamalarına, kendi babasını hatırlar, Patroklos'a ağlar, iki düşman hıçkıra hıçkıra dövünürler karşı karşıya, sonra (İl XXIV, 514 vd ):
Achilleus oturduğu yerden birdenbire kalktı, tuttu elinden kaldırdı ihtiyarı, acımıştı ak sakalına, ağarmış başına Kanatlı sözlerle seslendi ona dedi ki: "Talihsiz adam, ne acılar çekmiş yüreğin! Nasıl göze aldın gemilere gelmeyi tek başına, nasıl göze aldın benim gözüme görünmeyi? Ben ki öldürdüm nice soylu oğullarını senin Demirden bir yürek varmış göğsünde, Hadi gel, otur üstüne şu iskemlenin, ko uyusun bağrında acılar Ne yapalım yasımız çok büyükse, ne çıkar yürek donduran iniltilerden! Talihsiz ölümlülere tanrılar şu kaderi dokudu: Yaşayacak insanlar acı içinde"
Priamos'u avutmak, konuklamakla kalmaz, gider, Hektor'un ölüsünü kendi yıkar, hazırlar ve babasına verir Genç, yiğit ve ihtiyar baba bakarlar birbirlerine doya doya, sevgiyle diyeceğim, çünkü ihtiyar, genç adamda kendi oğlunu, genç adam da ihtiyarda kendi babasını görür gibi olur Savaş, düşmanlık, kin ve öfke yok olup gitmiştir, iki insandır karşı karşıya
|