11-25-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Haydutlar Mağarası
HAYDUTLAR MAĞARASI KIZILTAŞ EFSANESİ

Uzun kış akşamlan yel bacada ıslık çaldığında, kudurmuş deniz gibi gürültü çıkardığında Tatarlar ocak başına oturup, yaşlıların Kırım’ın son yiğidi hakkındaki hikâyesini dinlemeyi çok severler Hiçbir zaman ezilenlerin ve yoksulların canını yakmayan Alim ile Kırım’ın dağlan bile gururlanmışlar Zenginler Alim’den şimşekten korkar gibi korkmuşlar Bütün vilâyette sadece bir adam, Alimle görüşmek istediği için onu araştırmış O, Karasubazar’ın eski idarecisi imiş Söylediklerine göre, onun yumruğu terazi gramlıklarından da ağır imiş Onun keskin bakışından yerin altına saklanarak bile kurtulmak mümkün değilmiş
Kırım durmadan o konuda, yalnız Alim hakkında yedi yıl boyunca konuşmuş Bu yıllar içinde, Alim yedi kere nöbetçilerin eline geçmiş ve yedi kere zincirleri kopararak, Taraktaş dağlarına, Nogay çöllerine kaçmış Gençliğin tamamı Alim’in dostuymuş Halk gece gündüz Allah’ın adını anıp, Alim’i belâdan korumasını isteyerek namaz kılmış Fakat, Alim’in başı üstünde kara bulutlar asılı duruyormuş Aksakallı yaşlılar seslerini çıkarmasalar bile bunu biliyorlarmış
O yıl, Kırım’da görülmemiş bir soğuk olmuş Fakirler çok sıkıntı çekmişler ama bu zenginler için de iyi olmamış Çünkü yol boyunca Alim yaptığı baskınlarla hiç birine aman vermemiş
Alim’i değişik ferlerde görüyorlarmış O, şehirlerde ortaya çıkıyor, hatta Karasubazar’ın idarecisine giderek Alim’i ele geçirmek için yardım bile teklif etmiş O zaman idareci Alim’e:
Alim benim elime geçerse, sana yüz onluk demiş Alim ona gülerek, işte Alim senin eline kendi geldi, fakat sen onu tutamadın der ve hemen pencereden sıçrayarak atına binip şehirden çıkıp gitmiş Ardından atlılar kovalamış, yetişememişler
Alim’in beyaz atında üç burun deliği varmış ve o durmadan üç gün üç gece koşabilirmiş
Alim Taraktaş dağlarında da yaşamış O zaman üç taraftan nöbetçiler çıkıp, bütün Taraktaş dağlarını sarmışlar, fakat Alim’i bulamamışlar Otuz kahvecisi vaktinde Alim’e haber vermişler, Alim de Kızıltaş’a geçmiş Oraya, toprağın altından girilen… Haydutların saklandığı nemli bir mağara varmış Orada Alim’in ihtiyacı olan her şey toprağın altında duruyormuş Bu mağaranın içinde, şifalı suyla yaraları iyileştiren ve insanların gücünü arttıran başka bir mağara daha varmış
|
|
|
|