Konu
:
Ülkelerin Kuruluşu
Yalnız Mesajı Göster
Ülkelerin Kuruluşu
11-25-2012
#
17
Prof. Dr. Sinsi
Ülkelerin Kuruluşu
İran Devleti
M
Ö
3000 yıllarından beri İran biliniyordu
Bilinen en eski imparatorluk Elamlıların M
Ö
1100-600 yıllarında kurdukları imparatorluktur
Elamlıların yerine Medlerin kurmuş oldukları imparatorluğu Persli Keyhüsrev M
Ö
550 yılında yıkmış ve Anadolu’nun büyük bir bölümü dahil olmak üzere egemenliği altına almıştır
İskender komutasındaki Yunanlılar M
Ö
330 yıllarında bütün İran topraklarını ele geçirdiler
Bundan sonra İran topraklarında Parthların ve Sasanilerin egemenliği devam etmiştir
Sasanilerin çöküşü İslam ordularının İran’ı ele geçirmeleriyle olmuştur
Hazret-i Ömer devrinde İran üzerine birçok seferler düzenlenmiştir
Akın akın İran içlerine giren İslam orduları Âzerbaycan Taberistan Cürcan Rey Kumis Karvin Zencan Hemedan İsfahan ve Horasan’ı fethettiler
Hazret-i Ömer’in ölümünden sonra İran’da bazı karışıklıklar meydana geldi
Hazret-i Osman bunun üzerine askeri birlik göndererek isyanları bastırdı ve elebaşılarını cezalandırdı
Böylelikle İslam hakimiyeti İran’da devamlı sağlanmış oldu
Hicri sesekizinci asrın başında Safiyyüddin Erdebili hazretlerinin soyundan gelenler İran’da Sünni bir tarikat kurdular
Onun adına nisbetle bu tarikata Safeviyye adı verildi
Osmanlı sultanları İslamiyete hizmet eden bu tarikat mensuplarına pek çok ihsanlarda bulundular
Ancak Hoca Ali’den itibaren bu yolun mensupları arasında Eshab-ı kiram düşmanlığı yayılmaya başladı
Daha sonra tarikatın başına geçen Şeyh İbrahim aşırı Şii görüşlerini benimsedi
Bundan sonra tarikatin başına Şeyh Haydar geçti
Şeyh Haydar’ın ölümünden sonra oğlu Şah İsmail taç giydi
Şah İsmail velinimeti olan Akkoyunlular Devletini yıkarak İran’da Safevi Hanedanını kurdu
Bunun vaktinde Şiilik devletin resmi dini oldu
Bu dönemde sülalenin en büyük meselelerini Osmanlılarla savaşmak teşkil etti
1514 yılında Çaldıran’da Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Şah İsmail’i ağır bir hezimete uğrattı ve Tebrizi fethetti
Şah İsmail’in ölümünden sonra tahta geçen oğlu Tahmasb vaktinde İran bütünüyle Osmanlıların eline geçti
Safevi Sülalesinin çöküşü Şah İkinciAbbas’ın hükümdar olduğu döneme rastlar
Yıkılışın ilk belirtisi Kandehar’daki Afganlı Mir Veys’in 1709 yılında isyan ederek başarı sağlaması oldu
Bundan sonra Afganlılar sık sık İran üzerine askeri seferler düzenlediler
Fakat hiçbir zaman İran’a tamamen sahip olamadılar
1729’da Safeviler yeniden yönetimi ele geçirdiler
Fakat bu sefer de Rus Çarı Deli Petro öteden beri gerekli ticaret yollarını açabilmek için İran’a göz dikmiş durumdaydı
Osmanlılar da İran’ın Rusların eline geçmemesi için İran üzerine bir sefer düzenledi
Osmanlılarla Ruslar arasında bir savaş tehlikesi belirdi ama sanıldığı gibi olmayarak iki devlet anlaşarak İran’ı aralarında pay ettiler
Bu anlaşma uzun sürmedi
Tahmasb kuzeydoğu İran’da bir ordu toplamaya çalışıyordu
Çar Petro tahtın Safevi Sülalesine geçmesini uygun karşılayacağını açıklamıştı
Ama bütün bunlar Safevi Sülalesinin tahtı ele geçirmesine yetmedi
Nadir Şah ile birlikte İran üzerinde Afşar soyunun egemenliği başlamaktadır
Ancak bu da uzun sürmedi
Nadir Şah’ın öldürülmesinden sonra bir iktidar boşluğu meydana gelmiş ve bundan sonra üç ayrı rakip taht için ortaya çıkmıştır
Bunlar: Zendler Afganlılar ve Kaçarlardır
Bunlardan Zendlerin yönetimi 40 seneye varmayacak derecede kısa bir zaman diliminde oldu
Bundan sonra ülke yönetimi 1925 yılına kadar Kaçarların elinde kaldı
1925-1979 yılları arasındaki dönem ise Pehlevi sülalesinin İran tahtında bulunduğu dönemdir
Pehlevi sülalesinin İran tahtında bulunduğu süre içinde geçen en buhranlı dönem İkinci Dünya Savaşı yıllarıdır
1938 yıllarından sonra İran’da Alman tesiri şiddetli bir şekilde kendisini hissettirmeye başlamış bunun neticesinde İran’da pek çok Nazi-Almanyasının teknisyenlerinin bulunması başta İngiltere olmak üzere müttefik devletleri tedirgin etmiştir
Bununla başlayan gerginlik 1952 senesinde İran’ın İngiltere ile diplomatik ilişkilerini kesmesine kadar ilerledi
İran başbakanlarından Musaddık’ın yönetimin başında bulunduğu dönemlerde İran Komünist Partisi olan Tudeh’e büyük tavizler vermesi ve bunları batıya karşı koz olarak kullanmaya çalışması memlekette huzursuzluklar meydana gelmesine sebep oldu
Bunun üzerine Şah Musaddık’ı başbakanlıktan azlederek yerine General Zahid’i tayin etti
1963 yılında Şah “Beyaz Devrim” adı altında ülkede büyük çapta ekonomik ve sosyal reformlar yapmıştır
Her geçen gün artan petrol gelirleri ve özellikle ülke savunması için yapılan büyük harcamalar İran’ı Ortadoğu’da özellikle askeri bakımdan söz sahibi ülkeler arasına getirmeye başlamıştı
Bu zamanda Fransa’da sürgünde bulunan İranlı Şii lider Humeyni ülkede Şii inancının hakimiyetinden istifade ederek çoğunlukta olan Şiileri etrafında topladı
İçten ve dıştan yapılan pek çok mücadeleler neticesinde Humeyni İran’a hakim oldu
Şah ailesi İran’ı terketti ve memleket Şii inancı ile idare edilmeye başlandı
1979 yılında İran İslam Cumhuriyeti adını alan ülkede binlerce Şii inancında olmayan İranlı devlet aleyhtarlığı ile suçlanarak sorgusuz sualsiz kurşuna dizildi
Humeyni idaresindeki İran Irak ile 22 Eylül 1980’de harbe başlamış ve bu harpte yüzbinlerce İranlı ölmüştür
20 Ağustos 1988’de Ateşkes ilanı ile savaş durdu
Âyetullah Humeyni’nin 1989’da ölmesi üzerine aynı yılın Ağustos ayında yerine cumhurb
aşk
anı Ali Hameney Hameney’in yerine de meclis b
aşk
anı Haşimi Rafsancani Cumhurb
aşk
anı seçildi
Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgal etmesi üzerine İran’ın barış şartlarını eksiksiz kabul ettiğini açıkladı
Böylece l980’da başlayan savaş 1990’da barış anlaşması ile neticelendi ve iki ülke arasında diplomatik ilişki yeniden kuruldu
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul