11-25-2012
|
#3
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
İliryalılar Hakkında Çeşitli Resimler Ve İlirya Haritaları
Bu iddia, sonunda İliryalıların balkanlardaki hareketlenmeleri, Truva’nın düşüşü, Hitit krallığının ölümü ve Bronz Çağında halkların doğu Akdeniz’den geniş ölçüde hareketi ile yaklaşık aynı zamana (MÖ 13 yy) gelmesiyle desteklenir
Herhangi bir durumda, doğudaki bu bölgeyle bağlantının varlığı çürütülemez Ancak gerçek İlirya bölgesindeki daha eski kalıntılar İliryalı bazı kabilelerin sosyal ilişkileri ve savaşlar çerçevesinde Anadoluya yani doğuya doğru bir harekette bulunmuş olabileceklerini de düşündürür Ayrıca güney İtalyada bulunan İliryalılardan bir kabile olan Messapi’lere ait yazıtlar, bu dilin Hint Avrupa kökeni taşımadığını göstermektedir ve Şemseddin Sami Frasheri’ninde aralarında bulunduğu farklı yıllarda yaşamış bazı tarihçilerin İliryalıların Avrupanın en eski halkı olan Pelasgların soyundan geldiklerini söylemesi , ilk Avrupaya hareket eden Hint-avrupalı kavim olan keltlerden de önce burada olmaları, tam olarak geldikleri istikametin belli olmaması gibi bir çok soruyla İlliryalılar hala gizemini korumaktadır Hint-avrupa kökenlerden de gelmiş olsalar Pelasg kökeninden de gelmiş olsalar bugün çoğu bilim çevresi tarafından kabul görünen İliryalıların bulundukları coğrafya içerisinde yaşamış olan en eski halklardan biri olduğu yönündedir
İliryalılar komşularıyla sürekli ticaret ve savaş halinde olagelmişlerdir Değişik zamanlarda Yunanistan’a olduğu kadar kara ve deniz yoluyla İtalya’ya geçmişler ve güneyinde yerleşimler oluşturmuşlardır Ayrıca bugünkü Makedonlardan ayrı bir millet olan Antik Makedonlar’ın İliryalı kökeni bulunmaktadır, ancak hakim sınıflarının Yunan kültürünün karakteristiklerini benimsemiş olmaları çoğu zaman itilaf yaratır İliryalılar, sığır, at, tarımsal ürünler yetiştirip, yerel olarak çıkarılan demir ve bakırdan eşyalar yapıp bunların ticaretini yapmışlardır Arkeolojik bulgularda elde edilen bir diğer bilgi ise Toplu mezar örnekleridir Elbasan, Korçë ve Permet’te toplu mezar ritueli bronz çağında hep kullanılıyordu ve demir çağında da İliryalıların özelliği haline gelmişti İkinci asrın sonlarında ve birinci asrın tamamında İliryalılar kentlerini tepe üzerine kuruyor ve etrafında da çok kuvvetli duvarlar inşa ediyorlardı (Shkoder, Korçë, Saranda da gibi şehirlerde bu yapılara rastlanmaktadır) 
İliryalılarda kan davası ve savaşlar İlirya kabileleri için hayatın değişmez gerçekleri olmuştur ve İliryalılar, yağmacılık ve talancılıkla da uğraşmışlar ve sonunda korsanlığın başarılı sanatında ustalaşmışlardır Sayısız İlirya kabilesinin herbirine liderlik eden reisleri, yaşlılar heyeti tarafından seçilmiştir Zaman zaman bu yerel reisler hakimiyetlerini diğer kabileler üzerinde genişletmiş ve kısa ömürlü krallıklar kurmuşlardır M Ö 5 yy boyunca, şimdiki Slovenya olan yukarı Sava Nehri vadisine kadar kuzeyde gelişmiş bir İlirya nüfus merkezi var olmuştur Bugünkü Sloven şehri Ljubljana civarında bulunan İlirya duvar süslemeleri kurban törenlerini, kutlamaları, savaşları, sportif etkinlikleri ve diğer etkinlikleri resmetmektedir Tek biçimli bir halk olmayan İliryalıların, şefler tarafından yönetilen kabilesel bir halk oldukları anlaşılmıştır Ancak pek çok bağımsız kabileler kümesi ırksal ve dilsel olarak bağlantılıdır Komşu oldukları coğrafi yerleşim ve buna bağlı sınırlarının yakın olduğu diğer milletler ile olan yakınlaşmalarına bağlı olarak asimilasyonla birlikte İlirya kabileleri şu şekilde kategorize edilebilmektedir: İlir-İtalik kabileler, İlir-Keltik kabileler, İlir-Trak kabileler, İlir-Helenik kabileler, İlir-Öncül kabileler
|
|
|
|