Yalnız Mesajı Göster

Miteolojide Kadın Tanrıcalar

Eski 11-25-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Miteolojide Kadın Tanrıcalar



O halde tanrı-ana dilinin neden bütün coğrafyaların mitolojilerinde cinsellik ve doğumu konu alarak öne çıkardığını anlamak olası Çünkü o en iyi yapıyor " BEN YAPTIM" dediğinde önce yaptığı cocuk ve sonra da ürettiği işe yarar eşyalar var kucağında, elinde" BENİM" sözcüğü bile onda önce doğumla ilişkili Doğum, cinsellik, büyütme, çoğaltma, ölüm ve yeniden canlandırma Bunların hepsi tanrı-anadaki sözün gizil gücüyle olmaktadır

Tanrısal varlık, bu ulaşılmaz sayılan evren varlıklarına, gök cisimlerine ad koyan tanrı-ana onlara ulaşabilir, onlarla konuşabilir, onlarla pazarlık edebilir Düşmanlarına onlarla zararlı, dostlarına onlarla faydalı olabilir Onlara buyruk veren onları yöneten o Topluluğun ondan istediği insan neslinin hep sürmesi, kısırlığın ve kıtlığın olmaması Doğa düzeni bozulmadan sürsün ki insan nesli de devam etsinAd, tanrı-anaların yetki alanlarını, kimliklerini yaşam öykülerini gösteren bir işarettir, bunların özetidir

Ad koyma ile tanrı-*****n yazgı vermesi arasında da ilişki vardır Bütün mitolojilerde yeni doğmuş bebeğe kader verenler tanrı-analar ya da doğum tanrıçalarıdır Eski Mısırda sayıları yedi bazen de dokuz olarak gösterilen HATOR adlı tanrısal kadınlar yeni doğmuş bebeğe kader verirlerdi

Tanrı-*****n adı da tanrı-analığı gösteren bir işarettirTanrı-anaların tanrıçaların evrensel adı " MA " onun niteliğini açıklar MA sözcüğü Sanskritçede, bilmek, yapmak, ölçmek anlamına gelir ki bu " MA " adının tanrı-anaya doğumunda verildiğini, kendini yararlı bir buluşla, bir çalışmayla kanıtladıktan sonra verildiğini göstermektedir Ad, tanrı-anaların yetki alanlarını, kimliklerini, yaşam öykülerini gösteren bir işarettir Eski Türk toplumlarındaki geleneğe göre yiğitlik gösterene kadar erkek çocuğa ad verilmezdi Eski göçebe topluluklarda, çocuklara verilen hayvan adlarının, hayvandaki bazı güçlerin onlara geçeceğine inanılırdı ( Tanrı Musaya " adlarına göre say" der Musa kavmindeki kişileri tek tek sayar ,ama hepsi erkektir,aralarında birtek kadın yoktur Bu erkeklerin sayımı eski kadın tapımlarındaki " kadın kahramanların sayımına" bir yanıttır"siz bizi, yani erkekleri hesaba katmıyordunuz Biz de şimdi sizleri saymıyoruz" dercesine)

Kadın tapınmalarının, tanrı-ana yönetimlerinin yazıdan binlerce yıl önceye kadar gittiği bilimsel araştırmalarla bilinmektedir Anaerkil tapımlar kadar eski olan bir dilin çok güçlü bir kadın söylemi geliştirmesi ve söylemleriyle ( kadın tapımlarının zaman boyutu yanında, küçücük kalan bir zaman diliminde yeralan ) ataerkilliği etkilemesi olağandır Buna karşın yazıyla birlikte kadınların konuşma dilinde bıraktığı çok güçlü izler yok edilmeye çalışılmış ve beşbin yılda başarılmıştır da Kadın tapımlarındaki, tanrı-ana yönetimlerindeki hemen her konuda atılan temeller unutturulmuştur( Ama eski alfabeler çözüldükçe ve metinler okundukca yalan üzerine kurulmuş imgelerde teker teker yıkılmaktadır)

Sümerde yazı yazmayı öğreten okullardaki öğrenciler erkekti, saray ve tapınaklarda da kayıt tutanlar erkekti Bu yüzden, daha önce kadın tapımlarında söylenen ve kuşaktan kuşağa ezberlenerek geçirilen şiirler erkek yazıcılar tarafından tabletlere geçirilirken ataerkil niteliklere bürünmüştür ve Tanrı-analar devri sona ermiştir

Alıntı Yaparak Cevapla