Yalnız Mesajı Göster

İttihat Ve Terakki Üzerine Düşünceler-2

Eski 11-25-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İttihat Ve Terakki Üzerine Düşünceler-2



İttihatçılar Arasında Bile Görüş Ayrılıkları ve Orduda Bölünme


İttihat ve Terakki Cemiyeti, İstanbul'a gitmiş, iktidara gelmiş, müstebit olmuştu Bu durum Rumeli'de meşrutiyete gönül vermiş genç subayların bir kısmında, bir şok tesiri yapmış, derin bir hayal kırıklığı uyandırmıştı Orduda artık, mektepli subaylar arasında da ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştı Ordu yine kaynıyordu Rumeli'deki mektepli genç subayların bir kısmı, yine dağlara çıktılar Bu genç subaylar, dağlarda "Arnavut âsilerin desteğine güveniyorlardı" (Lewis, 1991:222) Bu, ne hazin bir durumdu

Rumeli'de genç subaylar arasındaki bu isyan, başkentte de yankı bulmuş, Mayıs-Haziran 1912'de Miralay Sadık ve arkadaşları, İstanbul'da, "Halâskâr Zâbitân" adıyla bir grup kurmuş ve hükümete silâhlı müdahale yani darbe tehdidinde bulunmuştu Makedonya'da iktidar ve muhalefeti tutan subaylar, çeteler kurmuş birbirleriyle savaşıyordu Bu rezalet üzerine, önce 14 Temmuz 1912'de Harbiye Nazırı meşhur Hareket Ordusu komutanı Mahmut Şevket Paşa, ardından 16 Temmuz 1912'de Başbakan Sait Paşa istifa etti Ordu içindeki "Halâskâr Zâbitân" gurubunun baskısıyla, İttihatçılar iktidardan uzaklaştırıldı 21 Temmuz 1912'de Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın başkanlığında "Büyük Kabine" denilen bir milli birlik hükümeti kuruldu Sıkıyönetim kaldırıldı 5 Ağustos 1912'de İttihatçıların hakim olduğu Meclis, feshedildi "Hizmet başındaki bütün subaylara, politikaya karışmayacaklarına dair yemin ettirildi" (Lewis,1991:223) Yeni hükümet, orduyu, siyaset dışında tutmak için gayret gösteriyordu

Bu arada 29 Eylül 1911'de başlayan Trablusgarp Savaşı netice itibarıyla hiç de iyi gelişmedi İtalyanlar, kısa sürede Libya'nın sahil şeridindeki şehir ve kasabaları işgal etmişler; fakat Libya'nın içlerine nüfûz edememişlerdi İstanbul'dan gelen bir avuç Türk subayı, Senûsilerin de desteğiyle halkı silâhlandırmış ve İtalyanları derin bir hayal kırıklığına uğratmıştı Bunun üzerine İtalyan donanması, önce Beyrut'u bombardıman etti, ardından Nisan-Mayıs 1912'de Rodos ve on iki adaları işgal etti 18 Temmuz 1912 gecesi, Çanakkale Boğazı'nı zorladı; fakat geçemedi Tam bu acı olaylar yaşanırken, 8 Ekim 1912'de Balkanlarda Karadağ Prensliği, koskoca Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilân etti Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan, Osmanlı Devleti'yle savaş hazırlıklarına başladı Bunun üzerine Osmanlı Devleti, iki cephede savaşmamak için, İtalyanlarla mecburen 15 Ekim 1912'de Lozan veya Uşi Antlaşması'nı imzaladı Antlaşmaya göre, Trablusgarp vilayeti ve Bingazi sancağı, İtalya'ya bırakıldı Rodos ve on iki adalar, Türkiye'ye geri verilecekti Fakat Yunan donanmasının bu adaları işgalinden çekinen Türkiye, şimdilik kaydıyla bu adaların İtalya'da kalmasını istiyordu Fakat İtalyanlar, Rodos ve on iki adalardan 2 Dünya Savaşı sonuna kadar bir daha çıkmadı 2 Dünya Savaşı sonunda ise Rodos ve on iki adalar, İtalyanlardan alınıp Yunanistan'a verildi (Devamı gelecek sayıda)

Kaynaklar

- HANİOĞLU, M Şükrü (2001), "İttihat ve Terakki Cemiyeti", Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt: 23, ss 476-484, İstanbul, Güzel Sanatlar Matbaası

- LEWİS, Bernard (1991), Modern Türkiye'nin Doğuşu, Ankara, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 4bs

- ÖZTUNA, Yılmaz (1978), Büyük Türkiye Tarihi, cilt:7, İstanbul, Ötüken Yayınevi

- TUNAYA, Tarık Zafer (1952), Türkiye'de Siyasi Partiler 1859-1952, İstanbul

- ZÜRCHER, Erik Jan (2004), Modernleşen Türkiye'nin Tarihi (Çeviren: Yasemin Saner Gönen), İstanbul, 18bs

Alıntı Yaparak Cevapla