Yalnız Mesajı Göster

Tarihi Süreçte Pontus Sorunu

Eski 11-25-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tarihi Süreçte Pontus Sorunu



Mondros Antlaşması'ndan önce Pontus Sorunu ile ilgili en önemli kongre; 4 şubat 1918'de Konstantin Konstantinides tarafından Marsilya'da yapılmıştır Konstantinides kongrede yaptığı konuşmada Pontusçuların özgürlüklerine kavuşmak için çaba harcadığını belirtmiş ve onların faaliyetlerini propaganda araçlarını Pontus Devleti'nin sınırlarını tarihsel geçmişini ve hatta Pontus Bölgesi'nin Türk ve Hıristiyan halkının nüfusunu da vermiştir

1918 Kasım'ında Pontus'un ulusal istekleri hususunda büyük devletlere verilen notada sınırlar böyle belirtiliyordu: "Doğuda Batum güneyde Ermenistan ve batıda Sinop'un batısına kadar uzanan muhteşem Pontus Eyaleti Bu eyalet ulusların kendi geleceklerini belirleme ilkelerine dayanacak müttefik kuvvetler ve ABD eski Trabzon İmparatorluğu'nu yeniden kuracak ve özerk bir cumhuriyet konumuna getirilecektir

Rus işgali sona erip Türk Ordusu'nun Doğu Karadeniz'i geri alması
üzerine Pontusçular Mondros Antlaşması'na kadar faaliyetlerini
gizlice sürdürmek zorunda kalmışlardır Amaçlarına ulaşmak için
daha çok kilise okul ticarethane ve kulüpleri kullanmışlardır Birinci Dünya Savaşı sırasında Pontusçuluk Türklerin Doğu Karadeniz'de yeniden üstünlük kurması ile bir süre yer altına inmiştir

Fakat en küçük fırsatı bile değerlendiren Yunanistan içte de Patrikhanenin yardımıyla sık sık bu sorunu gündeme getirecek bununla da kalınmayarak büyük devletlerin desteğiyle ödünler koparmaya çalışacaktır

KURTULUŞ SAVAŞI'NDA PONTUS SORUNU

Kurtuluş Savaşı'nda Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki Rum faaliyetlerinin temelini Pontus Sorunu oluşturmaktaydı Çünkü Mondros Antlaşması işgalcilere çıkarlarının tehlikede olduğu her yerde duruma el koyma hakkını veriyordu Bu karar Türk ve Hıristiyan nüfusun birbirine karşıt olarak harekete geçmesine neden olacaktı

Yine Mondros'un 24 maddesi ile; Pontus ve Ermeni komitelerini harekete geçirip kargaşalıklar çıkartarak Doğu Anadolu'yu işgal ettikten sonra içte bir Ermenistan Karadeniz kıyılarynda da bir Pontus Rum Devleti kurulmak isteniyorduAntlaşmanın Yunanistan'a sağladığı diğer önemli bir üstünlük de Türk Donanması'nın etkisiz bırakılmasıydı Bu durumda Yunanistan ve işgal devletleri; Karadeniz kıyılarına serbestçe girebilecek ve bölge Rumlarını kışkırttıkları gibi onlara her türlü yardımı yapabilecekti Böylece bölgede başlatılan bir Rum Ayaklanması ile Türk Ordusu iki yandan kuşatılarak yok edilebilirdi

Ateşkesten sonra Pontuslu Rumlar bir yandan diplomatik çalışmalarını yoğunlaştırmışlar ve öte yandan bölgede nüfus üstünlüğünü sağlamak amacıyla dışarıdan göçmen getirmişlerdir Yurt dışındaki şubeler aracılığıyla dünya kamuoyunu yanıltmak ve Rum Çetelerin gerçek yüzünü gizlemek için her türlü aracı kullanmışlardır Ayrıca içeride de yoğun bir çetecilik faaliyetlerine yönelmişlerdir

Diğer yandan Yunan Başbakanı Venizelos Ege Denizi'nin tam ortasında olan Skiros adasını "gençliğimden beri Helenizm'in coğrafi merkezi saymışımdır" demektedir Avrupa'da da; Türkler aleyhine geniş bir propaganda başlatılmış ve Hıristiyanların öldürüldüğü onlara işkence yapıldığı işgalci devletlerin askeri kontrolünde olmayan Karadeniz kıyılarında Rumların soykırıma uğradığı abartılı istatistiklerle verilmiştir

Bütün bu propagandanın amacı Yunanistan'ın etki alanını genişletmek ve büyük bir Yunanistan'ın "Güney Avrupa'nın ileri hatlarında Batı Uygarlığı'nın güçlü bir bekçisi ve Avrupa barışının bir güvencesi" olacağı inancını yaygınlaştırmaktı Pontus Sorunu Paris Barış Konferansı'nın gündemine geldiğinde bu sorun ile ilgili siyasi faaliyetlerin ağırlık merkezi Avrupa'ya kaymıştı Yunan basını sadece İzmir için değil İstanbul hatta Karadeniz Bölgesi için de propaganda yapmaktaydı

Konstantinidis Rum nüfusunu da yaklaşık 2 milyon olarak vermektedir İngiliz Dışişleri Bakanlığı'na göre yapılan istatistikler ve çizilen sınırlar gerçek dışıdır Pontus Rumlarının çoğunluğu; halkı karışık olan barışı korumak için mandater bir devletin idaresinde bulunacak olan yeni Ermeni Devleti'nin önerilen sınırları içine kalacaktır Bu da Pontus Rumlarına istedikleri bir "Ulusal Yurt" vermiş olacaktır

Şubat 1919'da Patrikhane tarafından İstanbul'da düzenlenen Pontus Kongresi'nde kendi geleceğini belirlemek bağımsızlık ve daha sonra Pontus'un Yunanistan ile birleştirmek kararlaştırılmıştır

4 Mart 1919'da İstanbul'da yayınlanmaya başlayan "Pontus" adlı Rumca gazete ilk sayısında Trabzon ilinde bir Rum Cumhuriyeti'nin kurulması amacıyla çıktığını ilan ediyordu Trabzon Metropoliti'ne göre Pontus Bölgesi Trabzon Karahisar ve Amasya sancaklarının tamamı ile Sivas ve Kastamonu vilayetlerinin bir kısmını içine almaktadır

Alıntı Yaparak Cevapla