Konu
:
Hilal-İ Ahmer (Kızılay)
Yalnız Mesajı Göster
Hilal-İ Ahmer (Kızılay)
11-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Hilal-İ Ahmer (Kızılay)
Hilal-i Ahmer (Kızılay)
Cemiyet hâlinde yaşayan insanlar arasında fakir
zengin
muhtaç ve sakatların bulunması gâyet normaldir
İlâhî dinler
insanlar arasında yardımlaşmayı
muhtaçların elinden tutulmasını emrettiğinden
inananlar arasında bu hususlar tam yerine getirilmiştir
İnsanlar bunlara uymakta güçlük çıkarınca
idâreciler kânûnî müeyyideler ile bâzı hususlarda mecbûriyetler getirmişlerdir
Avrupalılar
insanlar arasındaki mânevî bağların azaldığı 19
asırda yardımlaşmayı sağlamak
harp zamânındaki yaralılara bakmak için cemiyetler kurdular
Kurdukları bu cemiyete Sâlib-i Ahmer adını verdiler
Daha sonra bu cemiyet Kızılhaç adını aldı
İslâmiyetin ilk yıllarında ve daha sonraki harplerde ihtiyaç duyulduğu zaman kadınlar savaşa katılır
yaralıları tedâvi ederlerdi
Nitekim Uhud savaşında hazret-i Fâtıma savaşta yaralanan Peygamber efendimizin yaralarını bizzat sarıp tedavi etmişti
Sonraları kurulan İslâm devletlerinde yardımlaşma ve harp yaralılarını tedâvi
çeşitli şekillerde yapıldı
Selâhaddîn-i Eyyûbî 1192 yıllarında Üçüncü Haçlı Seferinde
Saint Jean Şövalyelerinin Müslüman Türk karargâhına gelerek Hıristiyan yaralıları ile meşgul olmalarına
tedâvi etmelerine izin vermişdi
Birinci Napolyon
1798 târihinde Akka Kalesini muhâsara ettiği zaman
ordusunda vebâ çıkıp yayılmış ve hastalığa karşı çâresiz kalınca
düşmanı olan Müslüman Türklerden yardım istemek zorunda kalmıştı
O zamanki bir Fransız eserinde şöyle yazılmaktadır: “Türkler ricâmızı kabul ederek hekimlerini yolladılar
Bunlar tertemiz giyinmiş
ak yüzlü kimselerdi
Evvelâ duâ etdiler ve sonra ellerini bol su ve sabun ile uzun uzadıya yıkadılar
Hastalarda zuhûr eden hıyarcıkları neşterle yardılar
İçindeki sıvıyı akıtarak yaraları tertemiz yıkadılar
Sonra hastaları ayrı ayrı yerlere koydular ve sağlamların mümkün olduğu kadar onlara yanaşmamasını tenbih ettiler
Hastaların elbiselerini yakıp yeni elbiseler giydirdiler
En nihâyet ellerini yıkadılar ve hastaların bulunduğu yerlerde öd ağacı yakarak tekrar duâ ettiler
Bizden hiçbir ücret veyâ hediye kabul etmeden yanımızdan ayrıldılar
”
Osmanlı ordusunun özel hekimbaşısı vardı
Harpte hekimbaşı maiyeti ile berâber ordunun gittiği yere gitmek mecbûriyetindeydi
İnsanlara merhamet etmeyene
Allahü teâlâ yardım
merhamet etmez
Allah'ın sevdiği ev
yetim bulundurulan ve ona iyilik yapılan evdir
İnsanların en iyisi insanlara hizmet edendir
Kalbinde merhameti olmayanın îmânı yoktur
Hadîs-i şerîfleri Müslümanların merhametli
hayırsever olmalarını emretmektedir
Dînimizde zekat vermek farzdır
Sadaka ise durumu müsâid olanların ihtiyaç sâhiplerine yaptıkları yardımlardır
Osmanlı Devletinde vakıflar
aşhâneler insanlara hizmetin en güzel misâlleridir
Müslümanlar arasında İslâmiyetle başlayan
felâketzedelere
muhtaçlara ve yaralılara yardım
Avrupa'da 19
yüzyılda ve kısmen ortaya çıkmıştır
İnsanların isteyerek bu işe koşmamaları Avrupa'da yardım yapılabilecek idârî teşkilâtlar kurmayı mecbur etmiştir
Zîrâ muhtaçlara
kazâzedelere yardım elini uzatmak
bir inanç gereğidir
İnançlar zayıflayıp bu iş yapılmadığı zaman bir kuruluşa ihtiyaç duyulur
Osmanlılarda
kurulduğu yıllardan beri belli bir sistem ve kural içinde muhtaçlara
kazâzedelere
yaralılara yapılan yardım
1877 yılında teşkilâtlandırılıp bir cemiyet şekline geldi
1877'de beyaz üzerine kırmızı hilâl bayrak sembol kabûl edilerek Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti kuruldu
1923'te Türkiye Hilâl-i Ahmer Cemiyeti
1935'te Türkiye Kızılay Derneği adlarını aldı
Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti
1877'deki Osmanlı-Rus Savaşında
cephe gerisinde 9 seyyâr hastahâne
İstanbul'da 4 hastahâne açarak buralarda 25 bin yaralı ve hasta askere baktı
1897'deki Türk-Yunan Harbinde cemiyet 2 hastahâne vapuru kirâlayarak yaralı ve hasta askerleri İstanbul'a taşıyıp tedâvi etti
İstanbul'da baş gösteren kolera salgını ve 1911'deki büyük Aksaray yangını Hilâl-i Ahmer'in barış yıllarında kayda değer ilk ve geniş faaliyetleri oldu
Bundan sonra arka arkaya gelen Trablusgarb
Birinci ve İkinci Balkan harpleriyle
Birinci Dünyâ Harbi
Hilâl-i Ahmerin üç kıta üzerindeki aralıksız
çok geniş ve sıkışık
fedâkarlıklarla dolu uzun bir devresini teşkil eder
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul