Konu
:
İç Ayaklanmalar Ve Bunlara Karşi Alinan Tedbirler
Yalnız Mesajı Göster
İç Ayaklanmalar Ve Bunlara Karşi Alinan Tedbirler
11-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
İç Ayaklanmalar Ve Bunlara Karşi Alinan Tedbirler
İÇ AYAKLANMALAR VE BUNLARA KARŞI
ALINAN TEDBİRLER
Ulusal Kurtuluş Savaşı boyunca Anadolu’ nun çeşitli yerlerinde birçok ayaklanmalar çıkmıştır
Bu isyan hareketlerini ikiye ayırmak gerekir
Bunların bir bölümü Türk topraklarını parçalayarak ya yeni bir devlet kurmaya ya da önce bir devlet olarak ortaya çıkıp
daha sonra b
aşk
a bir devletin egemenliğini benimsemeye yönelik amaçlarla
diğer bölümü ise
saltanat ve hilafete geleneksel ve dinsel bakımdan bağlı olanlarca çıkarılmış isyan hareketleridir
İsyancılarda ortak olan ve halkı isyana sürükleyen kanı
ulusal mücadeleyi başlatan
yöneten ve sürdüren kişilerin hilafete
şeriata
saltanata karşı gelen kişiler olduğuydu
Ulusal bilincin gelişmediği toplumlarda
en etkin bağlayıcı öğenin din olduğu göz önüne alınırsa isyancıların tavır ve davranışları daha da kolayca anlaşılır
İsyanı yönlendirenler uzun savaş yıllarının yarattığı yoksulluktan
halkın eğitim düzeyinin düşüklüğünden
yaşam koşullarının güçlüğünden
halkın dinine ve geleneklerine bağlılığından yararlanmaya çalışmışlardır
Anadolu’ da oluşan Kuvayı Milliye’ nin varlığını sürdürmek için halktan aldığı paraları soygunculuk olarak niteleyen
Mustafa Kemal ve arkadaşlarını bolşevik
ittihatçı
asi olarak tanıtan
Yunan ordusunu hilafet ordusu olarak gösteren Osmanlı yönetiminin temel amacı; kendi otoritesine alternatif olarak ortaya çıkan ulusal uyanışı önlemekti
Bunun için her türlü yola başvurmaktan çekinmemiştir
İsyanı yönlendirenlere
etkin görev yapanlara rütbe
para vererek onları ödüllendirmişler
işgalci güçlerle işbirliği yapmışlardır
Düşmana karşı durabilmek için
cephe gerisinin güvencede olmasını zorunlu gören Atatürk
öncelikle iç isyanların bastırılmasına
ülkede iç güvenliğin sağlanmasına son derece önem vermiştir
Bu konuda sert önlemler almıştır
Bir yandan vatana ihanet yasası çıkarılırken
öbür yandan da iç isyanları bastırmada kullanılmak üzere Seyyar Jandarma Müfrezeleri adı altında örgüt oluşturulmuş
halkın milli mücadelenin yanında yer almasını sağlamak için propaganda harekatına büyük bir önem vermiştir
Anadolu’ daki müftülere ulusal eylemin şeriata aykırı olmadığını belirten bir fetva yayınlatılmıştır
Alınan önlemler kısa sürede sonuçlarını vermiş
daha fazla kanın akıtılması önlenmiş ve isyanlar bastırılmıştır
1) Şeyh Eşref Ayaklanması
( 26 Ekim - 24 Aralık 1919 )
Bayburt’ un Hart bucağında
kendisini şeriat sahibi ve beklenen mehdi diye çevresine ve köylülere tanıtan sahte peygamber Şeyh Eşref’ in çıkardığı çirkin bir gericilik olayıdır
Şeyh’in çalışmalarının 1908’ lere dayandığı anlaşılmaktadır
Etkisi Bayburt
Sürmene ve Erzurum dolaylarına kadar yayılmıştır
24 Aralık’ ta tenkil müfrezesi Hart önüne geldi ve aynı gün bucağı kuşattı
Şeyh ve müridleri müfrezeye şiddetle karşı koymaya ve saldırmaya başladılar
Yapılan çarpışmalar ertesi gün öğleye kadar sürdü
Bir top mermisinin isebet etmesi sonucu Şeyh Eşref ile oğulları
ailesi ve yanında bulunan beş müridi bir anda havaya uçuruldu
Bu olay diğer müritlerin inanç ve morallerini tümden yıkmış
daha fazla direnmelerine imkan bırakmamıştır ve teslim olmak zorunda kalmışlardır
2) Ali Batı Ayaklanması
( 11 Mayıs – 18 Haziran 1919 )
Bu ayaklanma
Güney Doğuda İngilizlerin teşviki
parası ve bölgede bir Kürdistan kurma propagandasının yapılmasıyla meydana çıkmıştır
Ayaklanma
Midyat – Nusaybin – Ömerkan çevresinde cereyan etmiştir
Ayaklanmanın başlangıç tarihi
Anadolu’ nun
Mondros Mütarekesi’ nden sonra en hassas zamanına rastlamaktadır
Midyat güneyindeki aşiretlerden birinin başı olan Ali Batı
bu nazik zamandan ve karışıklıklardan yararlanarak
Cizre – Nusaybin – Savur ve Mardin bölgesine hakim olmak istiyordu
Bu amaçla 11 Mayıs 1919 günü bir kaç yüz atlı ile Nusaybin’ e geldi
İsyan haberini alan Mardin 5
Tümen Kumandanlığı
3
Tabur Kumandanı Yüzbaşı Yusuf Ziya’ yı Nusaybin’ e gönderdi
Yusuf Ziya’nın müfrezesi Karakurt Köyü yakınlarında Ali Batı’ nın askerleri ile çatışmay tutuştu ve kaçan Ali Batı’ yı saklandığı Medah denilen yerde kıstırarak iki saat süren çarpışma sonunda ölü olarak ele geçirdi
Bu sonçtan sonra Güney Doğu bölgesinde asayiş normale döndü ve halk huzura kavuştu
Milli kuvvetler duruma hakim oldular ve İngilizlerin bölge üzerinde oynamak istedikleri oyunun fiili kısmı söndürülmüş oldu
3) Haçin Ayaklanması
( 13 Temmuz – 15 Ekim 1920 )
Haçin büyük bir ilçeydi
30 – 40 binlik nüfusunun ancak %30’ u Türkdü
O sırada Ermeni çetelerinin ayaklanma merkezi
Ermenistan hayalinin beslendiği yerdi
Fransızların Adana ve Maraş bölgesinde destekledikleri Ermeniler çok şımarık davranışlar içine girmişler
Türk halkına inanılmaz zulümler yapıyorlardı
Milli gururu kırıcı hareketlerini her gün biraz şiddetlendiriyor
azıtıyorlardı
Ayaklanma sonucu kaymakamlık makamını Haçin’ li Çavdaryan işgal etmişti
Yaptığı bir törenle ve büyük bir Ermeni topluluğunun söylediği Ermeni marşından sonra ilçenin ortasında Türk bayrağını direkten indirmiş
yerine Ermeni bayrağını çektirmişti
Bu bölgede kurulan Kuvayi Milliye’ den Tufan Bey
binbaşı Kemal ve yüzbaşı Osman emrindeki müfrezeler 13 Temmuz 1920 de Haçin’ e taarruz ettiler
İlçeyi ele geçirmek mümkün olmadı fakat sıkı bir çember altına aldılar
Ayaklanmanın önem kazanması üzerine 13
Kolordudan milli müfrezelere top ve cephane gönderildi
Müfrezelerimiz 14 Ekim 1920 günü tekrar Haçin’ e taarruz ettiler
Bir gün sonra Haçin milli kuvvetlerce işgal olundu ve durum normale döndü
4) Bozkır Ayaklanması
( 27 Eylül – 4 Ekim 1919
20 Ekim – 4 Kasım 1919 )
Kurtuluş Savaşı sırasında Bozkırlı Zeynel Abidin tarafından iki defa çıkarılan ayaklanmadır
Konya Valisi Cemal Bey ve İngilizlerin İstanbul’ da bulunan papazı ile sıkı ilişkiler kurarak işe başlayan Bozkırlı Zeynel Abidin
bunlardan aldığı yardım ve direktiflerle Bozkır’ a girmiş
karşı koyanları öldürerek jandarmaların ellerinde bulunan silah ve malzemeleri ele geçirmiştir
Bu sırada Beyşehir’ den gelen süvari kuvvetlerini de esir eden asiler
Konya’ dan gelen uyarıcı konuşmalar sonunda dağılmışlardır
Fakat asiler Konya’ nın güvenlik altına alınacağını duyunca
tekrar harekete geçerek başlarında Bozkırlı Zeynel Abidin
Hoca Abdullah
Hoca Sabit ve Hoca Abdülhalim Efendiler bulunan asiler Bozkır’ ın güneybatı sırtlarına kadar gelmişlerdir
Kasabaya haber göndererek Milli Kuvvetleri istemediklerini bildiren asiler
kendilerine tatmin edici bir cevap verilmediği gerekçesiyle tekrar Bozkır’ a girmişlerdir
Asilerin isyanını bastırmak görevini alan Yarbay Arif Bey bütün kuvvetleri ile isyancıları Adana’ da kıstırmış ve hemen hepsini yok etmiştir
İsyanın elebaşları daha sonraları çeşitli yerlerde yer yer ayaklanmalar çıkarmışlarsa da Milli Kuvvetler tarafından ezilmişlerdir
5) Anzavur Ayaklanması
( 1 Ekim - 25 Kasım 1919
16 Şubat – 16 Nisan 1920 )
Kurtuluş Savaşı’ nın başladığı günlerde Osmanlı Padişahı’ nın ve İngilizler’ in kışkırtmaları ve teşviki ile Milli Kuvvetler’ I yok etmek için hilafet ordusu adı ile kurulan Kuvva-I İnzibatiye tarafından çıkarılan ayaklanmalardır
Anzavur
halkın huzursuzluğundan faydalanarak Çerkes köylerinde milli teşkilatı kötüleyici konuşmalar yapmaya başladı
Bu kışkırtma üzerine Pomaklardan Gavur İmam ve Şah İsmail etrafına topladıkları kuvvetlerle Anzavur’un yanına gelmişlerdir
Anzavur da topladıkları adamları Gavur İmam’ a bırakarak Yenice’ye hareket eder
Bu sırada gerek İngilizler ve gerekse saray Anzavur’ aulaştırılmak üzere
bir çok silah
cephane ve parayı hep birlikte İstanbul’ dan yola çıkardılar
Bu suretle İstanbul hükümetinden para yardımı alan Anzavur
arkadaşları ile birlikte Biga ve Gönen ilçelerini ele geçirmek için plan hazırlamaya başlamışlardır
Durumu haber alan Ankara Hükümeti
Süleyman ve Rahmi Bey’ in kumandasındaki kuvvetler ile Biga’ ya doğru yola çıkmışlardır
14
Kolordu komutanı Yusuf İzzettin Paşa
bütün milis kuvvetlerinin Balıkesir’ de toplanmasını emretmiştir
Bu sırada Biga’ yı yağmalayan Anzavur Ahmet
Balıkesir’ den Susurluk ve Gönen yönüne geçmiştir
16 Nisan 1920 de Anzavur kuvvetleri Susurluk’ un güneyindeki Yahya köyde sıkıştırılmış ve yapılan çarpışmada bozguna uğratılmıştır
Bu yenilgi üzerine Anzavur Ahmet
önce Karabiga’ ya sonra da deniz yolu ile İstanbul’ a kaçarak canını kurtarmıştır
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul