|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kurtuluş Savaşi Tarihi ( Geniş Tarihi )
Bu antlaşmanın Türkiye'ye siyasi yararlarının yanı sıra, askeri bakımdan da büyük yararı oldu Bu cephenin tasfiyesi ile Türkiye güneyini de güvenceye aldı ve buradaki askerlerini Batı cephesine taşımak olanağı buldu Fransızlar bölgeyi boşaltırken Türkiye'ye satış ve hibe yoluyla silah, cephane bıraktılar
Sömürge halklarının üzerinde de bu zaferin etkisi görüldü Avrupa devletlerinin yenilmezliği konusu yıkıldı Türk zaferi ve Avrupa Devletleri'nin Türkiye karşısındaki yenilgileri sömürgeler halklarına umut verdi
Bu antlaşma ile Hatay Fransa'ya bırakılmakla Misak-ı Milli'den ikinci ödün verildi Batum'dan sonra Hatay yitiriliyordu Fakat o günün koşulları altında elde edilen büyük kazançtı Çünkü Türkiye iki büyük cepheyi tasfiye etti İki büyük ülke tarafından resmen tanındı Kaldı ki Hatay üzerinde Türkiye haklarından vazgeçmeyecekti 1923 yılında Adana'ya gelen Atatürk, burada kendisini siyah bayrakla karşılayan Hatay temsilcilerine "40 asırlık Türk yurdu yabancı eline bırakılamaz " diyerek, kurtuluş için söz vermiş ve sözünü 15 yıl sonra yerine getirmiştir :Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922)< Anadolu'ya Yunan istilasından kurtaran Türk ordusu, bu sefer işgal altında bulunan diğer vatan topraklarını da kurtarmak üzere harekete geçti Bir kısım kuvvetlerimiz İzmit'den İstanbul istikametinde ilerlerken, bir kısım kuvvetlerimiz de Çanakkale'ye yaklaştı İstanbul ve Boğazları işgalleri altında bulunduran İtilaf devletleri, telaşa düşerek anlaşmak istediklerini bildirdiler İngiltere, İtalya, Fransa temsilcileri Paris'te toplanarak, Türklere teklif olunacak barış esaslarını görüşmeğe başladılar Görüşmeler sonucunda Türk Hükümeti'ne bir nota verdiler
Mustafa Kemal tarafından bu notaya verilen cevapta, Meriç nehrine kadar Trakya'nın Türklere teslimi şartıyla, Mudanya'da askeri bir konferansın toplanmasını kabul ettiğimizi ve bu konferansta Türkiye'yi temsil etmek üzere İsmet Paşa'nın delege tayin edildiğini bildirdi
Mudanya'da büyükçe bir yalı bu konferans için düzenlendi 3 Ekimden itibaren delegeler ayrı ayrı savaş gemileriyle Mudanya'ya gelmeğe başladılar Yunan delegesi General Mazarakis Mudanya'ya geldi Fakat karaya çıkmayarak müzakerelerin sonucunu gemiden bekledi Konferansta Türkiye'yi İsmet Paşa, İngiltere'yi General Harrington, Fransa'yı General Sharpy (Şarpi), İtalya'yı General Monbelli temsil ediyordu
Görüşmeler dokuz gün sürdü, bir hayli heyecanlı ve zorlu oldu Sonunda mütareke Türk görüş ve isteklerine uygun bir şekilde imzalandı (11 Ekim 1922) Yunan delegesi mukaveleyi imza etmek istemedi Fakat üç gün sonra Yunanlılar bu mukaveleyi resmen kabul ettiklerini bildirdiler
Mudanya Mütarekesi'nin Esasları
1 Bu mukavelenin yürürlüğe girme tarihinden itibaren Türk ve Yunan askeri kuvvetleri arasında savaş bitmiştir
2 On beş gün içinde Yunan ordusu (Edirne dahil) Meriç ırmağının batısına çekilmiş bulunacaktır
3 Boşaltılmanın bitmesinden sonra otuz gün içinde, Doğu Trakya Yunan Hükümeti memurları tarafından İtilaf kuvvetlerine, İtilaf kuvvetleri de Türklere teslim edeceklerdir
4 Barış konferansının sonucuna kadar, Doğu Trakya'da Türkler 8000 jandarma bulunduracaklardır
5 Mütarekenin imzalanmasından sonra İstanbul ve Boğazlar da Büyük Millet Meclisi Hükümeti idaresine bırakılacak, İtilaf kuvvetleri barışın imzasına kadar İstanbul'da kalacaklardır
Mudanya Mütarekesi'yle Misak-ı Milli'nin topraklarımıza ait kısmı kabul edilmiş oldu
Mütareke şartlarına göre, Trakya'da askeri ve sivil idareyi ele almak için tayin edilen Refet Paşa 19 Ekim'de İstanbul'a geldi Halkın samimi tezahüratı arasında İstanbul'a giren gaziler; "Seni de, geldik, kurtaracağız, İstanbul?" şarkısını söylüyor, halk ise sevinç gözyaşları döküyordu
Lozan Antlaşması:
Lozan Konferansı genel toplantısı 21 Kasım 1922 günü yapılmıştır Bu konferansta Türkiye Devleti'ni İsmet Paşa Hazret1eri temsil etti Trabzon Milletvekili Hasan Bey ve Sinop Milletvekili Rıza Nur Bey, İsmet Paşa' nın başkanlığındaki delegeler hey'etini oluşturuyordu Hey'etimiz, Kasım 1922 başlarında Lozan'a gitmek üzere Ankara' dan ayrıldı Efendiler, iki dönemden ibaret olup sekiz ay devam eden Lozan Konferansı ve sonucu dünyaca bilinen bir husustur Bir süre Ankara'da Lozan Konferansı görüşmelerini takip ettim Görüşmeler hararetli ve tartışmalı geçiyordu Türk haklarını tanıyan olumlu bir sonuç görülmüyordu Ben bunu pek tabiî buluyordıım Çünkü, Lozan barış masasında ele alınan meseleler yalnız üç dört yıllık yeni devreye ait ve onunla sınırlı kalmıyordu Yüzyılların hesabı görülüyordu Bu kadar eski, bu kadar karışık ve bu kadar kirli hesapların içinden çıkmak, elbette, o kadar basit ve kolay olmayacaktı Efendiler, bilindiği üzre, yeni Türk Devleti'nin yerini aldığı Osmanlı Devleti , Uhud-ı Atîka adı altında birtakım kapitülasyonların esiri idi Hristiyan halkın birçok hakları ve ayrıcalıkları vardı Osmanlı Devleti , Osmanlı ülkesinde oturan yabancılara karşı yargı hakkını uygulayamazdı; Osmanlı vatandaşlarından aldığı vergiyi, yabancılardan alması engellenmiş bulunuyordu Devletin varlığını kemiren ve kendi sınırları içinde yaşayan azınlıklarla ilgili tedbirler alması mümkün değildi Osmanlı Devleti , kendisini kuran temel unsurun, Türk milletinin, insanca yaşamasını sağlayacak tedbirleri alma bakımından da engellenmişti; memleketi imar edemez, demiryolu yaptıramazdı Hattâ okul yaptırmakta bile serbest değildi Bu gibi durumlarda yabancı devletler hemen işe karışırlardı Osmanlı hükümdarları ve çevresindeki yakınları debdebe ve gösteriş içinde yaşayabilmek için memleket ve milletin bütün servet kaynaklarını kuruttuktan başka, milletin her türlü çıkarlarını feda etmek, devletin haysiyet ve şerefini ayaklar altına almak suretiyle birçok dış borçlar yapmışlardı O kadar ki, devlet bu borçların faizlerini bile ödeyemeyecek duruma gelmiş, dünya gözünde "müflis" sayılmıştı (Nutuk)
Mudanya'daki başarılarını gördüğü İsmet Paşa'yı Lozan'a da göndermeye karar veren M Kemal Paşa, önce İsmet Paşa'nın Dışişleri Bakanı olmasını sağladı 2 Kasım'da da Meclis'te yapılan oylama sonucu İsmet Paşa,Lozan'a gidecek Türk Heyetinin Başkanı seçildi M Kemal Paşa İsmet Paşa 'yı seçerken onun bütün hayatı boyunca başarılarını ve kişiliğini göz önüne almıştı Çalışkan, azimli, zeki, kültürlü, sorumluluktan çekinmeyen, girişim sahibi ve her aldığı işi başaran birisi olan İsmet Paşa'nın Lozan'a gönderilmesi için yaptığı seçim, İsmet Paşa'nın bundan sonraki politik hayatını da etkileyecekti
|