Konu
:
Kâzım Karabekir Paşa
Yalnız Mesajı Göster
Kâzım Karabekir Paşa
11-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Kâzım Karabekir Paşa
resmi tarihin unutturmaya çalıştığı Paşa'yı
Kazım Karabekir'i kaleme aldı
İşte Armağan'ın 'Genelkurmay
Karabekir Paşa'yı yine unuttu' başlıklı o yazısı:
İlker Başbuğ'un Genelkurmay B
aşk
anı olduğu 2009 yılı
meğer tarih açılımının bereketli yıllarındanmış da kadrini bilmemişiz
Hava temizlemede hepa sistemli süper cihaz İLK VE SON KEZ
Kâzım Karabekir gibi resmî tarih açısından 'tehlikeli' görülen bir komutanın bizzat Genelkurmay tarafından ilk ve belki de son kez anılması
ona nasip olmuştu
Şöyle ya da böyle Başbuğ bir tabuyu kırmıştı ama arkası getirilemedi
İnsanın aklına ister istemez 'Genelkurmay'ın ahde vefa dediği bir seferlik miydi?' sorusu geliyor
Geçtiğimiz 26 Ocak Paşa'nın 64
ölüm yıldönümüydü
Karaman Valiliği
Belediye B
aşk
anlığı ve Kazımkarabekir Kaymakamlığı tarafından ortaklaşa organize edilen konferansa çevre illerden gelenler de olmuştu
Verdiğim konferansa gösterilen ilgi gerçekten görülmeye değerdi
Salonda yer kalmayınca ayakta dinleyenler oldu
Beklerdim ki
askerler de gelip dinlesinler
Üniformalı kimse yoktu
'Sivil' geldilerse bilmem
HAKİKAT GÜNEŞİNİN DOĞMA VAKTİ!
İYİ BİR ASKER
MÜŞFİK BİR BABA!
Karabekir Paşa'yı bir elinde kılıç
öbüründe kalemle düşünmek hoşuma gidiyor
İyi bir asker; ama o kadarla bitmiyor
Aynı zamanda müşfik bir baba
kanunlara riayetten kıl kadar ayrılmayan dürüst bir vatandaş
hakkını sonuna kadar savunan medeni bir insan
inandığı dava uğruna hayatını ortaya koymayı bilen bir kahraman
zarif bir koleksiyoner
musiki ve şiirle iştigal etmiş
marş yazıp bestelemiş bir sanat amatörü
eğitim yoluyla kalkınma problemi üzerinde düşünmüş
dahası icraatta bulunmuş
sanayi projeleri olan bir devlet adamı
Kürt ve Ermeni sorunlarının başımızı ağrıtacağını daha 1920'lerden itibaren söyleyen ve mutlaka tedbir alınmasını isteyen ileri görüşlü bir siyasetçi ve düzinelerce kitaba imza atmış velud bir kalem
kafalarımızdaki klasik 'asker' şablonunu bir kenara bırakarak bakmamız
ayrıca Osmanlı'nın nasıl olup da bu denli çok yönlü askerler yetiştirebildiği üzerinde imal-i fikretmemiz gerekir
YALNIZ 'TARİH YAPAN' DEĞİL
'TARİH YAZAN' DA AYNI ZAMANDA!
Kâzım Karabekir Paşa tarihin yapılmasına katkıda bulunmuş bir şahsiyet her şeyden önce
İkinci olarak Meclis'te görev yapmış bir siyasetçi
Ancak üçüncü bir cephesi var: Yalnız 'tarih yapan' değil
aynı zamanda 'tarih yazan' biri olması
Galiba birilerini fena halde rahatsız eden de bu son özelliği
O da Atatürk gibi işi şansa bırakmamış ve yaptığı tarihin hikâyesini yazıp geleceğe emanet etmiştir
Bu yüzden evi defalarca basılmış
dosyalarına el konulmuş
parasını kendi cebinden ödeyerek bastırdığı kitabı yakılmış
yine de mücadelesinden vazgeçmemişti
1922'de Trakya'ya yaptığı bir gezide subaylarla birlikte
2012 Türkiye'si
Karabekir Paşa'nın 70
hatta 80 yıl önce verdiği o efsanevi mücadeleyi ve bu uğurda katlandığı türlü haksızlıkları anlayabilecek noktaya emekleye emekleye de olsa gelmiş bulunuyor
Türkiye demokratikleşme yolunda ilerlerken
tarihin de gözünün kendi üzerinde olduğunu hiç unutmamalı
Biz tarihi incelerken tarih de bizi inceler çünkü
Bence Kâzım Karabekir resmî tarih için hayattayken olsun
öldükten sonra yayınlanan kitaplarıyla olsun kesinlikle bir radyum etkisi göstermiş ve ideoloji eliyle bir tarih kurgulayanların daima korkulu rüyası olmuştur
Resmî ideoloji Paşa'yla uğraşırken
aynı zamanda kaçınılmaz olarak onun öldürücü ışınlarına da maruz kalmaktan kurtulamamıştır
2012 Temmuz'u
Kâzım Karabekir'in 130
doğum yıldönümüne denk geliyor
Bu yılı Karabekir Paşa'nın tertemiz adının gelecek nesillerce de anılmasına ve anlaşılmasına çalışarak geçirmeye ve hâlâ ışımakta olan bu radyum'un nice gizlenen hakikatin ortaya çıkarılmasına vesile olmasını sağlayarak değerlendirmeye ne dersiniz?
HAYAT KARABEKİR
BABASINI ANLATTI!
Geçenlerde Karabekir Paşa'nın kızlarından Hayat Hanım'la konuşuyorduk
Babasıyla ilgili şu çarpıcı olayı anlattı:
Ailece bir sünnet düğününe gidiyorlarmış
Tabii "karga" dedikleri sivil polisler de peşlerinde
Tramvaya binmişler
polisler de binmiş
Gidecekleri yere gelince kendileri inmiş tramvaydan
"Baktım" diyor
"babam sağa sola baktı
Sonra hareket eden tramvayın peşinden koştu
camını tıklattı ve vatmana "İçeride arkadaşlarımız var
söylesin de insinler
indiğimizi fark etmediler galiba
" dedi
Kapı açıldı
hafiyeler de indiler
Babama dedim ki: "Niye haber verdiniz? Ne güzel kurtulmuştuk onlardan
" Bana verdiği cevabı hiç unutmuyorum: "Öyle deme evladım
onların da çoluk çocukları var
Onlar da bu işten ekmek yiyor
Bizi kaybederlerse üstlerine ne cevap verecekler? Belki de ekmeklerinden olacaklar
Onların görevi bizi takip etmek
Kendilerine yardımcı olmak da bizim görevimiz
"
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul