Konu
:
25 Nisan 1915 - Arıburnu Zaferi
Yalnız Mesajı Göster
25 Nisan 1915 - Arıburnu Zaferi
11-25-2012
#
4
Prof. Dr. Sinsi
25 Nisan 1915 - Arıburnu Zaferi
Gece taarruzları
Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey
25 Nisan gecesi taarruzları sürdürme kararındadır
57
Alay taarruzu gece karanlığında ve sık fundalıklarla kaplı arazide fazlaca ilerleyemedi
Sadece 180 rakımlı tepenin işgaliyle yetinildi
27
Alay taarruzu da Kanlısırt’tan ileri geçememekle birlikte Kırmızısırt’ı almayı başarmıştır
İki ağır makineli tüfek yerleştirilmiştir
77
Alay’ın geri kalan kısmıyla yapılan taarruz ilerletilememiştir
Gerginleşen Arap eratın her hareket eden karaltıya
her sese ateş açmaya başladığı görüldü
Alay’ın geride kalan kaçak eratı da bu harekete katılmıştır
27
Alay’ın sol yanı
kanat açığı ve gerilerden silah sesleri gelmesi üzerine düşmanın gerilerine sarktığını sanıp taarruzu durdurdular
Alay’ın dağılması üzerine Alay Komutanı Yarbay Saip
elinde kalan yarım bölük kadar askerle geri çekilmiş
27
Alay 1
Tabur Komutanı’nı bularak kararsızlığa düşürmüştür
Tabur komutanı Yüzbaşı İbrahim Bey
sol yanını örten alayın bozularak dağıldığını öğrenmiş
geriden gelen ateş seslerini duymuş
taburunun gerçekten tehlikede olduğunu düşünmüştür
Yarbay Saip de bu arada geri çekilmesi gerektiği hususunda baskı yapmaktadır
Tabur Komutanı
Alay Komutanı’yla bağlantı kuramamış
bunun üzerine durumunu tehlikede bularak geri çekilmiştir
Sonuç olarak Kanlısırt’ı tümüyle ele geçirmiş olan Osmanlı kuvvetleri
sırtın üçte birlik bölümünden geri çekilmişlerdir
Kırmızısırt’taki bölük ve iki ağır makineli tüfek de
bu durumda tehlikeli biçimde ileri düşmüş olduklarından geri çekilmek zorunda kalmıştır
Çıkarma gecesi durum
Harekatın ilk gününde karaya çıkartılan asker sayısı 15
000’dir
Yaklaşık 2
000’i ölü olmak üzere kayıplar 3
500’dür
Üç tugay ve iki tabur
sadece bir tugaya verilen hedeflerin yarısını gerçekleştirebilmiştir
Bununla birlikte Anzak Kolordusu çıkarma alanında durumunu korumuştur
Müttefik komutanlar
Osmanlı'nın bölgede önemli bir kuvveti bulunmadığını
b
aşk
a bölgelerden parça parça kıta kaydırabildiklerini gözlemlemişlerdi
Asıl takviyelerin
izleyen ikinci 24 saatte cepheye akacağını düşünmektedirler
Oysa gün boyu çatışmalara katılan Osmanlı kuvvetleri
Ordu ihtiyatındaki Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in 19 Tümen’idir
Yarbay
izleyen ikinci 24 saatte de takviye alamayacaktır
Osmanlı tarafı da sayıca hemen hemen aynı kayba uğramışlardır(ikibin dolayında)
Ancak oransal olarak Osmanlı kayıpları çok daha ağırdır
Bununla birlikte ilk günün muharebeleri Osmanlı açısından parlak bir başarı olmuştur
Saat 09:30 dolaylarında Anzak örtme kuvvetleri (4
000 kişi) karaya atılmıştı
Osmanlı tarafının savaştaki asker sayısı ise 500’ü geçmemişti
Her iki taraf da gün boyu cephedeki kuvvetlerini takviye etmiştir
Çıkarmanın ilerleyen saatlerinde Albay Hasan Sami Bey'i 27
Alayı ile Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey'in 57
Alayı taarruza geçtiğinde Anzak ileri hatlarına yaklaşık dörtte bir kuvvetle yüklenmişler belirli bir ilerleme sağlamayı başarmışlardır
Ancak ilerledikçe güç dengesi Osmanlılar aleyhine değişmiş ve Osmanlı kuvvetleri Anzak'ları sahilden atmakta yetersiz kalmıştır
Ancak ordu ihtiyatındaki Osmanlı 19
Tümen’in dalga dalga cepheye intikal eden birlikleri
Anzak birliklerinin sürekli sahile asker çıkarmayı sürdürmekte olmalarıyla kuvvet dengesini korumakta yeterli olmamış
gün sonunda güç dengesi bire on oranında Osmanlı aleyhine gelişmiştir
19
Tümeni’nin 72
Alay
Arap kökenli askerlerdi ve ilk günün sonunda tümüyle dağılmışlardı
Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in 77
Alay'ı da Arap erattan oluşmaktadır
cepheye sürebileceği son ihtiyat birliğidir
Bu alay birkaç gün daha muharebede kalabilmişti
Gün sonunda Anzak Kolordusu sahilde 700 metre derinlikte 1
5 km
lik bir cephe hattı içinde son derece sıkışık durumdadır
Her türlü ikmal malzemesinin kıyıya çıkarılabilmesi
yaralıların ve 2
000 kadar kaybın gemilere nakledilebilmesi için 30 metre derinlikte 100 m
lik bir kıyı bandı kalmaktadır
Üstelik kayalık ve sarp olan arazi siper kazmak için uygun değildir
Dahası Osmanlı kuvvetleri bu çıkarma sahasının üç tarafındaki sırtlara hakim durumdaydılar
Çıkarmanın ilk günü sonunda Anzak Kolordusu’nun cephe hattı
üç ay boyunca yaklaşık olarak aynı konumu korumuştur
Dolayısıyla Osmanlı
gün boyu giriştikleri taarruzlarla
gün sonunda stratejik tüm hatları elde tutarak cepheyi kilitlemişlerdir
Gece yarısına doğru Anzak Kolordusu Komutanı Birdwood
emrindeki her iki tümen komutanın da tahliyeden yana olduklarını
kendisinin de bu görüşü paylaştığını General Hamilton’a bildirmiştir
Anzak ordusu gün boyu süren çatışmalardan dolayı bitkindir
moral düşüktür
birlikler halen dağınıktır
Gün boyu süren Osmanlı taarruzları
Anzak cephesinin kuzey batı kesimindeki sırtta (Kılıçbayır) bir gedik oluşturmuştu
Bu gedik
Ancak çıkarma bölgesi için ağır bir tehdit oluşturmaktaydı
Gece boyu takviye alan Osmanlı kuvvetlerinin etkin bir topçu desteğiyle sabah girişecekleri bir karşı taarruza kesin gözüyle bakılmaktadır
Ordunun bu haliyle bu saldırıyı göğüsleyemeyeceğinden
sahilde imha edileceğinden korkulmaktadır
Amiral Thursby ise tahliyenin çok fazla kayba neden olacağını
pozisyonu korumanın daha iyi olacağı görüşündedir
General Hamilton
sahilde kalınarak direnilmesine karar vermiştir
6 Ağustos 1915 tarihine kadarki durum
Çıkarmanın ilk günü Osmanlı tarafının gösterdiği direnç
Anzak Kolordusu'nun tüm savaş planının değiştirilmesine yol açmıştır
Anzak Kolordusu'nun görevi artık ileri harekat değil
bulunduğu mevzileri tutmak
elden geldiğince fazla Osmanlı birliğini bu cepheye bağlı tutmaktır
Çıkarmanın ikinci ve üçüncü günleri Anzak askerleri mevzileri düzenlemek
gedikleri kapatarak mevzilerin kesintisizliği yönünde girişimlerde bulundular
Yarbay Mustafa Kemal
cephe hattında genel bir taarruz başlattıysa da Birleşik Donanmanın ateşiyle bu girişim başarısız oldu
Ancak karşı taarruz sonucunda Osmanlı siperleri
Anzak siperleriyle neredeyse burun buruna gelmiştir
Bazı bölgelerde siperler arasındaki mesafe 8-10 metre kadardır
Askeri teoride taarruzun düşman hatlarına bu denli yaklaşabilmesi
muharebenin kazanılmış olmasını gerektirir
Ne var ki Anzak birliklerinin çekileceği bir alan yoktur
arkaları denizdir
Sonuçta Anzak Kolordusu'nun asker ve subayları paniğe kapımamış
mevzilerini cesaretle savunmuşlardır
İlk üç günün muharebeleri sonunda Anzak birlikleri mevcutlarının dörtte birini kaybetmişlerdir
Yarbay Mustafa Kemal'in kuvvetlerinin kaybı da ağırdır
27 Nisan gecesi emrine intikal eden iki bölük de ertesi sabah Birinci Kirte Muharebesi'ni takviye için Seddülbahir Cephesi'ne kaydırılmıştı
Ancak Anzak Kolordusu 29 Nisan günü dört tabur kuvvetinde bir takviye almıştır
Anzak cephesi için ciddi tehlike oluşturan Cesaret Tepe'deki Osmanlı mevzilerine karşı yapılan taarruzlar başarılı olmadı
1 Mayıs Osmanlı taarruzu
Birinci Kirte Muharebesi’nın ardından her iki taraf da cepheyi hızla takviye etmekteydiler
1 Mayıs’ta beş Osmanlı tümeni de cephelere ulaşmıştı
İstanbul’dan gönderilen 15
ve 16 Tümenler de yoldaydılar
İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener de Mısır’daki 42
İngiliz Tümeni ile Gurkalardan oluşan bir Hint Tugayının Çanakkale Cephesine hareket etmesi emrini vermiştir
Fransa’dan da bir tümen yola çıkmak için hazırlanmaktadır
Mareşal Liman von Sanders her iki cephede de (Arıburnu Cephesi ve Seddülbahir Cephesi) taarruza geçmeyi planlamaktadır
Bu amaçla Anadolu yakasından ve Saros bölgesinden kaydırılan birlikleri her iki cepheye denk olarak sevk etmiştir
Yarbay Mustafa Kemal Bey’in komutasında kendi 19
Tümeninden b
aşk
a Saros bölgesinden intikal eden 5
Tümen olmak üzere toplam 18 bin kişilik bir kuvvet oluşmuştu
Arıburnu Cephesi’nde ilk Osmanlı taarruzu 1 Mayıs 1915 günü sabahı saat 05:15 de 15 dk
lık bir hazırlık ateşi ile başladı
Yoğun makineli tüfek ateşi altında taarruzun hızı öğleye doğru düştü
Yedekte tutulan kuvvetlerin savaşa sürülmesine karşın Anzak cephesi yarılamamıştır
Osmanlı tarafı akşam saatlerinde taarruzu yenilediyse de sonuç alamadı
Ertesi gün yani 2 Mayıs 1915 günü Anzak karşı taarruzu
Kılıçbayır’daki Osmanlı mevzilerinin ele geçirilmesini amaçlamaktadır
Anzak tabularının düzensiz ilerleyişi Osmanlı mevzilerinin işine yaradı
İlerleyen taburları yan taraflarından ateş altına aldılar
Bir Anzak taburunun Cesaret Tepe yönünde giriştiği iki taarruz da püskürtüldü
Öğleden sonraki saatlerde cepheyi bir kanattan diğer kanada süpüren Osmanlı karşı taarruzlarıyla tüm Anzak birlikleri taarruz çıkış hatlarına döndüler
Anzak Suvla ve Kabatepe taarruzu ]
Osmanlı taarruzunu izleyen iki gün
Anzak Kolordusu Komutanı General William Birdwood
cephenin her iki ucunda sınırlı iki operasyona girişimiştir
Çıkarma sahiline yönelen Osmanlı topçu ateşinin isabetliliği
cephenin güney tarafındaki Kabatepe ve kuzeyindeki Kemikli Burnu sırtlarındaki Osmanlı topçu gözetleme postalarından kaynaklanmaktadır
3 Mayıs 1915 sabahı gün ağarmadan bir muhripten Kemikli Burnu sahillerine çıkan küçük bir Anzak müfresesi buradaki telefon ve hatları imha etmiştir
4 Mayıs 1915 günü ise yüz Anzak askerinden oluşan bir b
aşk
a müfreze Kabatepe’nin güney tarafındaki kumsala çıkartılmıştır
Osmanlı tarafının açtığı ateş nedeniyle bu müfreze ilerleme şansı bulamadı
Kabatepe’nin yamaçları boyunca sahilden kuzey yönünde ilerleyerek çıkarma sahiline ulaşılmaya karar verildi
Ancak yaralıların taşınmasına olanak yoktu
Yaralıları taşımak için sahile yaklaşan filikalar da başta yoğun bir ateş altına alındı
Ancak filikalarda sadece sağlık personeli olduğunu gören Osmanlı tarafı derhal ateşi kestiler ve yaralılar tahliye edilene kadar da bu bölgede kısa bir ateşkes yaşandı
Anzaklar daha sonra geri alındılar
Altı ölü
on altı yaralıyla harekat başarısız olmuştu
Savaşın sonuna kadar Anzaklar tarafından Kabatepe’ye karşı bir akın düzenlenmemiştir
19 Mayıs Osmanlı taarruzu
Padişaha vekaleten Osmanlı İmparatorluğu Orduları B
aşk
omutanlığı’nı da üstlenmiş olan
Enver Paşa
(aynı zamanda Genel Kurmay B
aşk
anı ve Savaş Bakanı’dır)
11 Mayıs
1915 günü Mareşal Liman Von Sanders’i karargahında ziyaret etmiştir
Enver Paşa
İstanbul’dan yola çıkmış olan
Kurmay Yarbay Hasan (Askeri) Bey komutasındaki 2
Tümen’i de Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa’nın emrine vermiş ve Arıburnu Cephesi’nde derhal taarruz edilerek düşmanın denize dökülmesi emretmiştir
Birleşik Donanmanın ateşinden kaçınabilmek için ve daha da önemlisi baskın tarzı olabilmesi için taarruz 19 Mayıs 1915 sabahı değil
sabaha karşı 03:30’da başlatılacaktır
Anzak Kolordusu cephesine dört koldan saldırı öngörülmüştür
Kuzeyden itibaren Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in 19
Tümeni
Albay Hasan Basri (Somel) Bey’in 5
Tümen
Kurmay Yarbay Hasan (Askeri) Bey komutasındaki 2
Tümen ve Albay Rüştü (Sakarya) Bey komutasındaki 16
Tümen taarruza katılacaktır
Çıkatma günü olan 25 Nisan 1915 gecesi
sahili tahliye etme önerisinin General Sır Ian Hamilton tarafından rededilmesi sonrasında Yeni Zelandalı ve Avustralyalı askerler
mevzilerini tahkim etme zamanı bulmuşlardı
Yeterince derin kazılan siperler ve bağlantı hatları
binlerce kum torbasıyla desteklenmiş
sık aralıklarla makineli tüfek yuvaları oluşturulmuştu
19 Mayıs 1915 sabahı 03:30'da başlayan Osmanlı taarruzu
Anzak makineli tüfekleri ve sahili projektörlerle aydınlatan Birleşik Donanma'nın topçu ateşiyle etkisiz olmuştur
Mayıs ayı sonlarında Anzak mevzileri sağlamlaştırılmıştır
Osmanlı tarafı da Anzak çıkarma bölgesini derinlemesine bir siperler ağıyla kuşattılar
Bu aşamadan itibaren cephe kilitlenmiştir
Osmanlı açısından makineli tüfek yuvaları ve donanmanın örtü ateşi nedeniyle taarruz etmek neredeyse olanaksızdır
Müttefiklerin bol topçu cephanesine karşın Osmanlı Ordusu'nun
Çanakkale Savaşı'nın bütününde yeterli topçu cephanesi olmamıştır
Bu yüzden etkili bir hazırlık topçu ateşi de yapılamıyordu
Anzak tarafının ise
Osmanlı askerinin hakim sırtlara yerleşmiş olması dolayısıyla başarılı bir taarruz olanağı yoktur
6 Ağustos taarruzları
Temmuz - 1915 ayı sonlarında Gelibolu Yarımadası'nda tüm cepheler kilitlenmiştir
Osmanlı savunması halen sırtlara hakim olmakla birlikte müttefik siperlerine iyice yakın siperlere yerleşmişti
Kendi siperlerini vurmaktan kaçınan Müttefik donanma
bu mevzilere ateş açamamaktadır
Bununla birlikte müttefik kuvvetler halen sahillerde tutunabilmektedir
Hamilton da açıkça belirtmektedir ki
Osmanlıların yeterli topçu cephanesi olsa idi
bu sahillerde tutunmak kesinlikle olanaksızdır
General Hamilton
bu kilitlenmeyi kırabilmek için İngiltere'den gönderilen yeni takviye birliklerle
yeni bir taarruz planı hazırlamaktadır
"Yeni Ordu" ya da "Kitchener Ordusu" olarak bilinen ordudan aktarılan tümenler
Gökçeada ve Limni adasında üstlenmeye başlamıştır
Hamilton'un planı
takviye gelen bu tümenlerle oluşturulan İngiliz 9
Kolordusu ile Suvla Koyu'nda bir çıkarma yapma yönündedir
Ancak bu çıkarma harekatının Gelibolu Yarımadası'ndaki bir dizi operasyonla desteklenmesi planlanır
Esas operasyonlar
İngiliz 9
Kolordusu'nun Suvla Koyu'na yapacağı çikartma ile birlikte
Anzak 1
Tümen'inin girişeceği bir çevirme harekatıdır
General Sır Ian Hamilton
İngiliz 9
Kolordusu'nun Suvla Koyu'na yapacağı çıkarmanın ve Anzak çevirmesinin hemen öncesinde Osmanlı kuvvetlerinin dikkatini b
aşk
a bölgeye çekmek için Seddülbahir Cephesi'nde bir operasyon planlamıştır
Bu amaçla 6 Ağustos 1915 günü saat 15:50 dolaylarında Seddülbahir Cephesi’nde İngiliz 88
Tümen’i taarruza geçmiştir
Bölgede 12 Ağustos 1915 tarihine kadar süren çatışmalar
Kirte Bağları Muharebesi olarak bilinir
Aynı şekilde Osmanlı kuvvetlerini yarımadanın daha güneyine çekerek Suvla Koyu'na çıkacak birliklerin yükünü hafifletmek için Arıburnu Cephesi'nde de iki operasyona girişilmiştir
Arıburnu Cephesi'nin güney kesiminden başlatılan taarruz Kanlısırt yükseltisine yönelmiş
Kanlısırt Muharebesi olarak sürmüştür
Cephenin kuzey kesiminde (esas operasyonun ikinci bileşeni olarak) iki kol halinde yapılan taarruzlarla da Kocaçimen Tepe ve Conk Bayırı'nın ele geçirilmesi amaçlanmıştır
Sarı Bayır Harekatı'nın bileşenleri olan Kocaçimen Tepe Muharebesi ve Conk Bayırı Muharebesi olarak bilinir
Bomba Tepe taarruzu
Anafartalar Cephesi'ndeki tüm kuvvetlerin ve Anzak Kolordusuna bağlı bir tugayın 21 Ağustos 1915 tarihinde giriştikleri genel taarruz
Osmanlı resmi tarihinde İkinci Anafartalar Savaşı olarak geçmektedir
Anzak kuvvetlerince Bomba Tepe'ye girişilen taarruz
cephenin kuzey ucunu daha ileriye almak ve Anafartalar Cephesi ile olan teması güçlendirmek amaçları gütmektedir
Taarruz
29 Ağustos tarihine kadar sürmüş
tepedeki Osmanlı savunmasını atamamıştır
Bomba Tepe taarruzu
Çanakkale Savaşı'nın
tahliyeye kadar ufak çaplı çatışmalar yaşanmış olsa da
son muharebesidir
Tahliye
İkinci Anafartalar Savaşı ve onun bir parçası olan Bomba Tepe taarruzunun sonlanması ardından Gelibolu'da kayda değer bir çatışma olmamıştır
Osmanlı yüksek komutanlığı
iyice tahkim edilmiş mevzilere yeterli topçu desteği olmadan taarruz etmenin yararsız olacağını bilmektedir
Sık aralıklarla yerleştirilmiş makineli tüfek yuvalarına ve yeterince derin kazılmış sipelere karşı
üstelik yoğun topçu ateşi altında
sadece süngü hücumu askeri kırdırmaktan b
aşk
a bir sonuç getirmeyecektir
Bu mevzileri zayıflatmaya yetecek topçu unsuru ve cephane de yoktur
Osmanlı tarafı açısından
olası bir genel taarruzu göğüslemekye hazır olmaktan b
aşk
a yapacak şey yoktur
Müttefik tarafında ise durum benzer bir açmaz içindedir
Sırtlardaki Osmanlı mevzilerine karşı etkili bir taarruz yapılabilmesi için en az ellibin kişilik yeni birliklere gerek vardır
General Hamilton'un son raporu bu rakkamı vermektedir
Bu ise
göze alınması güç bir seçenektir
Üstelik Bulgaristan'ın 14 Ekim 1915 günü İttifak Devletleri safında net tavır alması
Gelibolu'daki durumu etkilemektedir
Bu olayla
Almanya ile İstanbul arasında bir demiryolu hattı açılmış olmaktadır
Bu demiryolu üzerinden Geliboluya topçu unsurları ve cephanesi aktarılabilecektir
Öte yandan Hamilton
artık ciddi ciddi düşünülmeye başlanan tahliyenin
Gelibolu'daki birliklerin ancak yarısının kaybıyla olası olacağını belirtmektedir
İngiliz ve Fransız makamları 15 Ekim 1915 tarihinde General Hamilton'un görevde alınması kararına vardılar
Yerine atanan General Charles Monro
28 Ekim 1915 tarihinde Gelibolu'ya gelerek görevi devralmıştır
General Monro'un cephedeki incelemeleri ardından İngiliz Yüksek Savunma Konseyi'ne verdiği 3 Kasım tarihli rapor
tahliyenin tek çıkar yol olduğu ve iyi planlanırsa fazla kayıp olmadan sağlanabileceği yönündedir
Bu rapor üzerine Müttefik üst komutanlığı
7 Aralık 1915 tarihinde Gelibolu'nun tahliyesine karar vermiştir
Bu karar
Anafartalar ve Arıburnu Cepheleri içindir
Seddülbahir Cephesi
daha sonra tahliye edilecektir
Tahliye işlemlerine 10 Aralık tarihinde başlandı ve tahliye
19 Aralık 1915 günü tamamlandı
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul