Yalnız Mesajı Göster

Memlûklularda Tıp Ve Tıp Eğitimi

Eski 11-25-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Memlûklularda Tıp Ve Tıp Eğitimi



1250-1517 yıllan arasında Mısır ve Suriye dolaylarında hüküm süren Memlûkler köle olarak alınan Türk kökenli insanların, zamanla yönetimi ele geçirmesi ile kurulmuş bir Türk devletidir Bu dönemde, Moğol istilası ve Haçlı seferleri dolayısı ile himayesine sığınan bilim adamlarının çok sayıda olması nedeni ile Kahire ve Dimaşk şehirleri önemli iki kültür merkezi haline geldi Yine bu dönemde dünyanın en önemli hastanelerinden Kalavun hastanesi ve bir çok medrese kuruldu ve İbn’un-Nefis, İbnü’l Kuf, İbn Ebi Usaybi’a gibi bir çok hekim, veteriner yetişti Bu hekimler, Galen, Hipokrat ve İbn-i Sina’yı sorguladılar, anatomi, cerrahi, göz hastalıkları gibi pek çok alanda eserler ürettiler Yazdıkları eserlerden anlaşılıyor ki bu dönemde yaşayan bilim adamları modern tıbbın gelişmesinde önemli katkıda bulunmuşlardır

1250-1517 yılları arasında Mısır ve Suriye dolaylarında hüküm sürmüş olan Memlûkler, Fatimîler ve Eyyûbiler’den sonra kurulmuş olan bir Türk devletidir Memlûk kelimesi savaşlarda esir düşen ya da tüccarlardan satın alınan beyaz köle anlamındadır Fatimîler ve Eyyûbiler savaşlarda esir olarak veya satın aldıkları köleleri asker olarak devlet hizmetine almışlar ve zamanla bu kişiler ordu komutanlığı ve baş komutanlığa kadar yükselerek idareyi ele geçirmişler ve Memlûkler (Kölemenler) adı verilen bu devleti kurmuşlardır1

Memlûk tarihi iki dönemde incelenmektedir Birinci dönem, 1250-1382 yılları arasında Bahrî Memlûkler olarak bilinen çoğunluğunu Harizm ve Kıpçak kökenli Türklerin oluşturduğu “Türk Memlûkleri” dönemi’dir 1382-1517 yılları arasındaki ikinci dönem ise Burcî Memlûkler olarak bilinen “Çerkes Memlûkleri” dönemidir Haçlıların 200 yıldan fazla süren Ortadoğu işgaline son vererek ve Moğolları Mısır kapılarında durdurarak dünya ve İslam tarihinin akışını değiştirmişlerdir2

Devletin adı “ed-Devleti’t-Türkiye= Türkiye Devleti” olup resmi yazışmalarında Arapça kullanılırdı Saray ve orduda konuşma dili olarak Türkçe’nin Kıpçak lehçesi ve Oğuz lehçesi geçerli idi Hanefi mezhebinde idiler ve kültür bakımından Mısır’da parlak bir medeniyet dönemi açmışlardı3

Hulefâ-i Râşidin döneminden itibaren İslami ilimlerin en önemli kültür merkezleri arasına giren Kahire ve Dimaşk şehirleri, Memlûkler vaktinde, bütün İslam dünyasının en büyük iki kültür merkeziydi Moğol istilası ve Haçlı seferleri sebebiyle bu devletin himayesine sığınan mülteciler arasında doğu ve batı dünyasının en değerli ilmî şahsiyetleri yer alıyordu Moğol saldırılarını durduran Memlûklerin başkenti Kahire kısa sürede Abbasî başkenti Bağdat’ın yerini almıştı Memlûk devletine gelen bilim adamları sadece İslam dünyasından değildi, aynı zamanda Endülüs ve Kuzey Afrika’da ortaya çıkan karışıklıklar ve savaşlar yüzünden pek çok Endülüslü ve Kuzey Afrikalı bilim adamı da zamanın en istikrarlı buldukları İslam ülkesi olan bu ülkeye geldiler4 Kahire’de Abbasî Hilafeti’nin yeniden kurulması da Kahire’yi İslam dünyasının en önemli ve dini merkezi haline getirmişti Kahire ve Dimaşk şehirlerinde merkezile-şen ilmi hareketi Memlûk sultanları da destekliyordu Sultanlar ve devlet adamları çok sayıda medrese inşa ettirdiler ve buraların ihtiyacını karşılamak için vakıflar tahsis ettiler5

İslamiyet’te Hz Peygamberin hadisleri, Kur’an-ı Kerim’deki pek çok ayet dini bilimler yanında pozitif bilimleri de öğrenmeye teşvik etmiş ve pek çok kurumdan okul olarak yararlanılmıştır Camiler, küttablar, mescitler, saraylar ve gerektiğinde çöl okul olarak kullanılmış, daha sonra Selçukluların hediyesi olan medreseler İslam eğitim ve öğretim hayatında yerini almıştır Memlûkler döneminde de bu kurumlarda eğitim öğretim yapılmış6 ve başarıyla okuyan öğrencilerin vakıflar ihtiyaçlarını karşılayıp burs vermişlerdir7 Şam’da 3 tıp medresesi bulunmakta, diğer medreselerde de okutulan dersler arasında tıp derslerinin de olduğu görülmektedir Ayrıca tıp eğitimi ve tedavisinin birlikte yürütüldüğü Dar’ül-Tıplar vardı Bunlara Daru’t Tıp, Dar’ul merza, Daru’ ş-şifa, Bimaristan gibi adlarda verilmiş, kurulan hastanelerde hem tıp eğitimi verilmiş hem de hasta tedavi edilmiştir


Alıntı Yaparak Cevapla