Yalnız Mesajı Göster

Türk Bilginleri...

Eski 11-25-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türk Bilginleri...



Harezmi ( 770 - 840 )

Tam adı Muhammed Bin Musa el - Harezmi olan büyük bilim adamı Horasan’da (Özbekistan’ın Karizmi kentinde) doğmuşturHayatının büyük bir bölümü Bağdat’da (Beytü’l Hikme’de) matematik astronomi ve coğrafya konularında çalışarak geçmiştirCebirin kurucusu olan Harezmi’nin iki önemli matematik kitabı vardır; "Cebir" ve "Hint Hesabı"Harezm'de temel eğitimimini alan Harezmi gençlinin ilk yıllarında Bağdat'taki ileri bilim atmosferinin varlığını öğrenir

İlmi konulara doyumsuz denilebilecek seviyedeki bir aşkla bağlı olan Harezmi ilmi konularda çalışma idealini gerçekleştirmek için Bağdat'a gelir ve yerleşirDevrinde bilginleri himayesi ile meşhur olan abbasi halifesi Mem'un Harezmideki ilm kabliyetten haberdar olunca onu kendisi tarafından Eski Mısır Mezopotamya Grek ve Eski hint medeniyetlerine ait eserlerle zenginleştirilmiş Bağdat Saray Kütüphanesinin idaresinde görevlendirilirDaha sonra da Bağdat Saray Kütüphanesindeki yabancı eserlerin tercümesini yapmak amacıyla kurulan bir tercüme akademisi olan Beyt'ül Hikme 'de görevlendirilirBöylece Harezmi Bağdat'ta inceleme ve araştırma yapabilmek için gerekli bütün maddi ve manevi imkanlara kavuşurBurada hayata ait bütün endişelerden uzak olarak matematik ve astronomi ile ilgili araştırmalarına başlar

Bağdat bilim atmosferi içerisinde kısa zamanda üne kavuşan Harezmi Şam'da bulunan Kasiyun Rasathanesin'de çalışan bilim heyetinde ve yerkürenin bir derecelik meridyen yayı uzunluğunu ölçmek için Sincar Ovasına giden bilim heyetinde bulunduğu gibi Hint matematiğini incelemek için Afganistan üzerinden Hindistana giden bilim heyetine başkanlık da etmiştir

Harezmi 'nin latinceye çevrilen eserlerinden olan El-Kitab 'ul Muhtasar fi 'l Hesab 'il cebri ve 'l Mukabele adlı eserinde ikinci dereceden bir bilinmeyenli ve iki bilinmeyenli denklem sistemlerinin çözümlerini inceler

El Harizmi matematiğin yanısıra astronomi ve coğrafya ilimlerinde de eserler vermiştirAstronomik cetvellerle ilgili kitaplar yazmış ve bu eserler 12yyda Latince' ye çevrilmiştirBunu yanısıra Ptolemy'nin coğrafya kitabını düzeltmelerle yeniden yazmış 70 tane bilim adamıyla birlikte çalışarak 830 yılında bir dünya haritası çizmiştirDünyanın çevresini ve hacmini hesaplama çalışmalarında yer almıştırGüneş saatleri usturlaplar ve saatler üzerine yazılmış eserleri de vardır

Cebire Yaptığı Katkılar Lütfi Göker’in 'Matematik Tarihi ve Türk İslam Matematikçilerinin Yeri' adlı eserinde de denildiği gibi Harezmi cebiri müstakil bir bilim dalı haline getiren bilgindirYalnız cebiri müstakil bir bilim dalı haline getirmekle kalmamış zamanın en kapsamlı ve en sistemli cebir kitabını yazarak da kendinden sonraki nesillere cebiri öğreten referans kaynağı olma vasfı kazanmıştırHarezmi’nin cebirle ilgili konuları kapsayan kitabı onun aynı zamanda latinceye çevrilen 3 önemli eserinden biribelkide en önemlisi olan 'El-Kitabü’l Muhtasar fi Hesabi’l Cebr ve’l Mukabele' dir Bu eserde Harezmi yeni teoremler ve problemlere sunduğu yeni çözüm yöntemleri ile Avrupa matematiğine de ışık tutmuştur(Her ne kadar eser 300 yıl sonra Latinceye çevrilmiş ve Avrupa; cebiri doğudan 300 yıl geride takip edebilmişse de)

Cebr ve’l Mukabele’nin İçeriği

10 sayısını öyle iki kısma ayırınız ki bunların kareleri toplamı 58 sayısına eşit olsun
10 sayısını öyle iki kısma ayırınız ki bunların kareleri farkı 40 a eşit olsun

Analitik Geometriyi Tesis Edişi

Avrupa bilim dünyasının tartışmasız kabul ettiği bir olgudur; analitik geometriyi Descartes’in kurduğu kabulüDerler ki analitik gometri Descartes’in 'La Geometri' adlı eseri ile başlarOysa bir gerçek apaçık ortada durmaktadırDescartes’ten tam 830 yılönce bir Türk bilgininin yazdığı bir eserde ikinci derece tam olmayan denklemlerin çözümü verilmiştirBu denklemlerin çözümü için sunulan iki çözüm yönteminden biri;kare ve dikdörtgen yöntemi olarak adlandırılan geometrik çözüm yöntemidir ki bu matematik tarihinde bir ilktirYani ilk kez cebire matematik girmiş dolayısı ile ilk kez cebirsel (analitik) geometriye dair bir örnek matematiğin hizmetine sunulmuşturBuradan da şu sonuç çıkıyor ki analitik geometriyi Descartes değil Harezmi kurmuştur

Sıfır Sayısını İlk Kez Kullanması

Paramızda sınav notlarımızda ya da bilgisayarımızın kodlarında (Biliyoruz ki bilgisayarlar ikilik sistemi kullanırani sadece 1 ve O yüzden sıfır olmasa bugün bilgisayar denilen bir nesne yi kullanamız imkansız yakın bir güçlükte olurdu) sıkça rastladığım sıfır sayısını kime borçluyuz dersiniz?Bu da bir batılının müthiş buluşlarından(!) biri mi yoksa? Cevabınız evetse Yanıldınız Şu sözcükler bir kulak verin:

Sekiz diğer sekizden çıkınca geriye bir şey kalmaz
Boş kalmaması için bir dairecik koy!

İşte böyle diyor Harezmi; hint hesabını anlatan ve latinceye tercümesi yapılan ikinci yapıtında Yani 'Kitab al-Muhtasar fil Hisap al Hind 'deBu eserin matematik tarihindeki iki önemli rolü daha bulunmaktadır Bunlardan ilki Avrupalıların toplama ve çıkarmaya ait örnekleri ilk kez bu eserde bulması diğeri ise rakamların birler basmağından başlanarak sağdan sola yazıldığını ilk kez bu eserle öğrenmeleri

Harezmi’nin hint hesabı ve bunlarla yapılabilecek işlemleri tanıtmak üzere yazdığı kitabının Salem manastırında bulunan ve 13 yüzyıl başından kaynaklanan İtalyanca bir çevirisindemetni çoğaltmakla yükümlü yazıcı kendi görüşlerini de eklemeden duramamış:

"Tüm sayılar bir'den çıkmıştır bir ise sıfır'dan Sıfır’da büyük bir mabedin saklı olduğunu bilmek gerek: O (Tanrı)ne başlangıcı ne de sonu olan sıfır'da simgelenir ve tıpkı sıfır gibine çoğalır ne de azalır; ne O'na akan ne de O'ndan kopan bir ırmak vardır Ve sıfır‘ın tüm sayıları on katı çoğaltması gibi O da yalnızca on kat değil binlerce kat çoğaltır hatta doğrusu O her şeyi hiçlikten yaratır esirger ve yönlendirir"

Şunu belirtmek de fayda var ki sıfırın varlığını ilk kez Hintliler hissetmiş ve rakamları yazarken sıfır yerine boşluk kullanmışlardırBu ise hiç de pratik değildirAncak ona bir sembol veren ve kimlik kazandıran ve eserinde

‘ 9 rakam ve bu yeni sembol ile tüm işlemleri yapmak mümkündür’

diyen Harezmi sıfırın gerçek kaşifidirYani sıfırı diğer rakamlara ekleyerek onluk sistemi tamamlayan adamdır oBöylece hintlilerin sunya dediği sıfır İslam bilim dünyasında içi boş anlamına gelen es-sıfır ile gerçek kimliğine kavuşmuş ve Avrupaya olan yolculuğuna başlamıştırAlmanlar ona ziffer Fransızlar chiffre adını vermişlerdirYalnız sıfırın Fransızca isminde çok ilginç bir husus vardırChiffre aynı zamanda şifre anlamına da gelmektedirAcaba sıfırdaki muhteşem gücü hisseden Fransızlar onda gizleniş olan şifrenin ne olduğunu düşünüyorlar dersiniz

Eserleri

Harezmi’nin tercümeleri yapılan eserlerinden ilki Ceb’r ve’l Mukabele dirEserin ilk tercümesi 1145 yılında bir başka Latince tercümesi 1183’te Almanca tercümesi 1461 İngilizce tercümesi 1831 ve 1841 yıllarında Londra’da ve 1915 yılında New York’da yayınlanmıştır Bu eser Avrupa da yayınlanan ilk cebir kitabıdırdolayısıyla 1145 Avrupa da cebirin doğuş tarihidirHarezminin ikinci önemli eseri ise Hintlilerin yaptığı işlemler ve uygulamaları inceleyip geliştirdiği eseri olan Kitab al Muhtasar fi’l Hisab al-Hind dir830 yılında yazılan
ve şu anda Viyana Saray Kütüphanesinde bulunan bu eserin ilk tercümesi 1143 te yapılmıştırDiğer bir kopyası ise Salem Manastırında bulunan ve bugün Heidelberg de saklanan kopyasıdırHarezmi’nin bunun dışında latinceye
çevrilen bir eseri daha bulunmaktadır

Avrupa da Harezmi

Al-Kourism derler Harezmi’ye Avrupada Algoritmanın kurucusudur oAlgoritmaya isim veren (algoritma sözcüğü el-Harezmi’nin Avrupadaki yazılışı olan al-Kourism den türemiştir) Harezmi eserlerinin latinceye tercüme edilmeye başladığı 1145 ten beri büyük bir ilgi ile izlenmektedir Avrupa daDenilebilir ki o gerek eserlerinde ilk kez sunduğu cebirsel işlem teorem ve ispatlarla gerekse kendinden önce bilinenleri derleyip geliştirerek matematiğin istifadesine sunmak üzere eserlerinde bir araya getirişi ile Avrupanın matematiği açılan kapısı olmuşturHatta bazı Avrupalı tarihçiler Avrupa da rönesansın öncülerinin iddia edildiği gibi Grek uygarlığı değil Harezmi ve onu takip eden bilginlerin vasıtasıyla (Ömer Hayyam Ebu’l Vefa Gıyasüddin Cemşid gibi) doğudan öğrenilen ve uygulanan yenilikler olduğunu ifade edebilme cesaretini göstermişlerdirVelhasıl ışık doğudan yükselmiştir Bugün her ne kadar batının semasını aydınlatsa da

Son olarak şunu belirtmek de fayda var ki Avrupa hak ettiği değeri olmasa da bizden daha çok değer vermiştir Harezmi’yeKendi değerlerini red etmeye hatta yok etmeye fazlaca meraklı bir toplum olduğumuzdan yadırgamamak lazım bunu Çünkü ne acıdır ki araştırma yaptığım pek çok kaynakta Harezmi’den Arap bilgini diye bahsedilmektedirVe yine acı olan bir durum daha var ki o da bu hatanın genelde Türk yazarlar ve araştırmacılar tarafından yapılması Oysa ki Harezmi arap değil TürktürAsıl adı Muhammed bin Musa el-Harezmi olan ve dünyanın gördüğü en büyük matematik astronomi ve coğrafya bilgini olan bir Harzem Türküdür

Alıntı Yaparak Cevapla