Konu
:
Yarım Asırdır Kudüs&Quot;Te Nöbet Tutan Şanlı Askerimiz..!
Yalnız Mesajı Göster
Yarım Asırdır Kudüs&Quot;Te Nöbet Tutan Şanlı Askerimiz..!
11-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
Yarım Asırdır Kudüs&Quot;Te Nöbet Tutan Şanlı Askerimiz..!
Osmanlı’nın Büyüklüğünü Bir Daha Görün Diye
İsrail’in yaklaşık 1 aydır dünyanın gözü önünde başlattığı saldırı hız kesmeden devam ediyor
Lübnan
Filistin kan ağlıyor
Acı üzerine acı yaşanıyor
Bize gelince… Dua ve yardım eli uzatmanın dışında bir şey yapamıyoruz
Osmanlı’nın bölgedeki etkinliğini kaybetmesinin ardından Ortadoğu’da kan ve gözyaşı hiç eksik olmadı
Bölge
Osmanlı’nın kuşatıcılığını ve emniyetini arıyor…
Size burada anlatacağım yaşanmış gerçek bir hikaye
Devleti Aliye’nin büyüklüğünü bir kez daha görün diye
2004 yılında Frankfurt’ta hayatını kaybeden Merhum İlhan Bardakçı’nın Kudüs’te yaşadığı bir hatıra hakikaten ilginç ve bir o kadar da ibret verici
Okurken çok etkilendim
Ve bu satırlarda sizlerle paylaşmak istedim
‘‘Mevki Kudüs
Mekân Mescid ül Aksa
Tarih 21 Mayıs 1972 Cuma
Ben ve gazeteci arkadaşım rahmetli Said Terzioğlu
İsrail Dışişleri rehberlerinin yardımı ile bu mübarek makamı dolaşıyoruz
Kudüs Kapalı Çarşısı’nda rüzgâr gibi dolanan entarili kahvecilerin ellerindeki askılara çarpmadan biraz yürüdünüz mü
önünüze çıkan kapı sizi Mescid ül Aksa’nın önüne kavuşturur
Mirac mucizesinin soluklanıldığı ilk Kıble’mize yani
Hemen oracıkta
ilk avlu vardır ki
hâlâ bizim lâkabımızla anılır
“12 bin şamdanlı avlu” derler oraya
Yavuz Selim 30 Aralık 1517 Salı günü Kudüs’ü devlete katmıştır da
ortalık kararmıştır
Yatsı namazını o avluda kılar
Kendisi ve bütün ordu beraber
Şamdanları yakarlar
Tam 12 bin şamdan
O isim oradan kalmadır
Sekiz on basamaklı geniş merdiveni adımladınız mı
o mukaddes Mescid’in bağdaş kurduğu ikinci avluya ulaşırsınız
Onu o merdivenin başında gördüm
İki metreye yakın bir boy
İskeletleşmiş vücudu üzerinde bir garip giysi
Palto?
Hayır
kaput
pardösü veya kaftan?
Değil
Öyle bir şey
işte
Başındaki kalpak mı
takke mi
fes mi? Hiçbsirisi değil
Oraya dimdik
dikilmiş
Yüzüne baktım da
ürktüm
Hasadı yeni kaldırılmış kıraç toprak gibi
Yüz binlerce çizgi
kırışık ve kavruk bir deri kalıntısı
Yanımda İsrail Dışişleri Bakanlığı Daire B
aşk
anı Yusuf var
Bizim eski vatandaşımız
İstanbullu
“Kim bu adam?” dedim
Lâkaydi ile omuz silkti
“Bilmem
” diye cevap verdi
“Bir meczup işte
Ben bildim bileli
yıllardır burada dururmuş
Çakılı gibi
hâlâ duruyor ya
Kimseye bir şey sormaz
Kimseye bakmaz
kimseyi görmez
”
Kan mı çekti nedir?
Nasıl
neden
niçin hâlâ bilmiyorum
Yanına vardım
Türkçe “Selâmünaleyküm baba
” dedim
Torbalanmış göz kapaklarının ardında sütrelenmiş gibi jiletle çizilmişçesine donuk gözlerini araladı
Yüzü gerildi
Bana
bizim o canım Anadolu
Türkçemizle cevap verdi:
- Aleykümüsselâm oğul
Donakaldım
Ellerine sarıldım
öptüm öptüm
- Kimsin sen
baba? dedim
Anlattı ki
ben de size anlatacağım
Ama evvelâ biliniz
O canım Devlet (Osmanlı) çökerken
biz Kudüs’ü 401 yıl 3 ay 6 günlük bir hakimiyetten sonra bırakırız
Günlerden 9 Aralık 1917 Pazar günüdür
Tutmaya imkân yok
Ordu bozulmuş
çekiliyor
Devlet
zevalin kapısında
İngiliz girinceye kadar geçen zaman içinde yağmalanmasın diye oraya bir artçı bölük bırakırız
Âdet odur ki kenti zapteden galip
asayiş görevi yapan yenik ordu askerlerine esir muamelesi yapmaz
Anlattı
dedim ya
Gerisini tamamlayayım
- Ben
dedi
Kudüs’ü kaybettiğimiz gün buraya bırakılan artçı bölüğünden
Sustu
Sonra
elindeki silahın namlusuna sürdüğü fişekleri ateşler gibi zımbaladı:
- Ben
o gün buraya bırakılmış 20
Kolordu
36
Tabur
8
Bölük
11
Ağır Makineli Tüfek Takım Komutanı Onbaşı Hasan’ım
Yarabbi
Baktım
bir minare şerefesi gibi gergin omuzları üzerindeki başı
öpülesi sancak gibiydi
Ellerine bir kerre daha uzandım
Gürler gibi mırıldandı:
- Sana
bir emanetim var oğul
Nice yıldır saklarım
Emaneti yerine teslim eden mi?
- Elbette
dedim
buyur hele
Konuştu:
- Memlekete avdetinde (dönüşünde) yolun Tokat Sancağı’na düşerse
Git
burayı bana emanet eden kumandanım Kolağası (Önyüzbaşı) Musa Efendi’yi bul
Ellerinden benim için bus et (öp)
Ona de ki
Sonra
kumandanı olduğu takımın makinelisi gibi gürledi:
- O’na de ki
gönül komasın
Ona de ki
“11
Makineli Takım Komutanı Iğdırlı Onbaşı Hasan
o günden bu yana
bıraktığın yerde nöbetinin başındadır
Tekmilim tamamdır kumandanım
dedi” dersin
Öleyazdım
Sonra yine dineldi
Taş kesildi
Bir kez daha baktım
Kapalı gözleri ardından
dört bin yıllık Peygamber Ocağı ordumuzun serhat nöbetçisi gibiydi
Ufukları gözlüyordu
Nöbetinin başında idi
Tam 55 yıl kendisini unutuşumuzdaki nadanlığımıza rağmen devletine küsmemişti
’’
Alıntıdır
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul