|
Prof. Dr. Sinsi
|
Başvekil Şükrü Aaraçoğlu'ndan Anılar
ABD Kongre Kutuphanesi
Copyright kutugune kayitlidir
BASVEKIL SUKRU SARACOGLU'NDAN ANILAR
Odemis'in renkli simalari vardir Bunlardan biri de Muhittin Hoca
idi Medrese'den yetisme bir din adami olup, muakiplik, yeni adi
ile dava vekilligi yapardi Nasreddin Hoca'yi andirir
davranislari ile cevresinde cok sevilirdi
Muhittin Hoca: kafasi kel, yarim madeni cerceveli gozluklu, bir
nokta haline gelinceye kadar dudagindan dusmeyen izmariti ile
sigara tiryakisi bir adam O'nu ilk gorup taniyanlar "once
dudagi mi yanacak, yoksa izmarit'i mi yutacak" diye gozlerini
o'ndan ayirmazlar, heyecan ile seyrederlerdi
Muhittin Hoca bir gun sarac Mustafa'ya gider:
- Ulen, beni deyola, gol saati deyola, gola deel, bile'e
takiyola Gol saati gola takilig Onna' bile'e tagiyo' Bene bi
dene 30-40 santimnik uzunnu'unda gayis yapive'
- Ne olcek Muhittin Hoca?
- O gayis'i dakivecem saate
- Eee?
- Ondan sona, gol saati gola takilig Gomleen ustune takivecen
Gis gunu ceketin altinda galivecek, yaz gunu de gomleen ustuden
takivecen
- Hoca, olmaz  
- Olu', olu' Sen gosum takimi yapmeyon mu heyvannara? Eh, beni
de bi dene gayis yapivecen Saatci'ya varivedin, 'Hoca, ayi
bilee'ne mi dakivecen o gayisi' dedile Yog imis onna'da bole
gayis
Muhittin Hoca, dizgin derisinden ozel olarak yapilan saat
kayisini alir, ertesi gun Sehir Kulubune gider
- Ulen gari Odemislile, beni bakin gari!
- Ne den Hoca?
- Ulen gari, ben Muhittin Hoca olarag bundan kelli hem bi dene
bilek saati dakivecen  
- Eeeee?
- Hem de, bi dene gol saati dakivecen
- Gol saati ne dimeye, Hoca?
Muhittin Hoca hemen ceketini cikarir
- Bakin gari Buna gol saati deni' Sarac Mustafa'ya diktirivedin
gayisini
- Elleh belen Ulen bunu Saracoglu'na diyek
O gunlerde de, Basvekil Saracoglu dogup buyudugu yer olan
Odemis'e gelmistir Saracoglu'na olay ozet olarak aktarilir:
- Muhittin Hoca gafayi usuttu
Muhittin Hoca ile Basbakan Saracoglu mahalle, cocukluk
arkadasidirlar Katirci'nin Sadik, Dadayli Semsittin, Yanbasti
Rafet ile hep birlikte Odemis'te buyumuslerdir Yanbasti Rafet un
ve yag tuccaridir Yaz-kis basindan sapkasini cikartmaz Odemis,
dort bir yani daglarla cevrili, kase gibidir, yazlari cok sicak
gecer Buna ragmen, Yanbasti Rafet o cehennem sicaginda ceketsiz
gezmez Cepleri hep "banganot" doludur
Basbakan ilgi ile sorar:
- "Ne oldu len bizim Efe'ye?"
Efe, Odemis'te bir kisi'ye verilebilecek en buyuk unvan,
yapilabilecek en buyuk iltifattir Bati Anadolu'da, 1919 yili
Kurtulus Savasi'ni Odemis'in girisinde Efe'ler, Zeybekler
baslatmistir Bugun o camlik sirt, "Ilk Kursun" olarak bilinir
Olay, agiz birligi ile Saracoglu'na anlatilir
- "Cagirin ulen Muhittin'i yemege "
Hoca, aksamlari genellikle incir bahcelerinden birinde kurulan
sofra'ya gelir Saracoglu Muhittin Hoca'yi karsidan gorunce
seslenir:
- "Ulen Hoca, gulagina bi laf gelivedi "
- Ne geldi ulen Sen gociman adam oluvedin Sen bizimne mi
ugrascan Get hokumatla ugras
- "Birak oglum hokumati Bak aya'na gada gelivedin Senin su
marifetlerin beni bi annat "
- Sen onu birak gari Bu a'sam pirzola va mi?
- "Va, ya "
- Getir gel
- "Acele etmen Dana pirzolasi mi isteyon, goyun pirzolasi mi?"
- Ulen, iste'sen sigir, iste'sen deve getir Ona gore aygit va
Saracoglu, saskinlikla:
- "Ne aygiti ulen?"
- Sinncik gorcen
Davet sahipleri acele olarak pirzola aldirir, mangal uzerinde
hazirlatirlar Butun davetliler, yeni bir guldurunun ilk
goruculeri olmak umudu ile beklesirler Fotografci Ali catallari,
tabaklari dizer
Saracoglu merakla:
- "Hadi baken, Muhittin Hoca, nasil yecen?"
Muhittin Hoca pirzola'yi cok sever Ancak, Hoca'nin disleri
takmadir Davetlerde kendisine ozellikle kart pirzola ikram
edilir Disleri kesmeyip, cok sevdigi yemegin tadina varamayinca
da kizar Bu hal de, Muhittin Hoca'nin inatla pirzola'yi yemeye
calismasina engel olmaz Hoca, kendisine yapilan azizligin
farkindadir, bilmez gorunur, karsilikli latife edilir
Disci Rustu atilir:
- Eyi ya, Hoca, bi daa dis yapmaycan sana
- Get ulen Sen zati eyi dis yapmiyon Ben bundan kelli sana da
muhtac olmaycen
- Neden?
- Bak ulen
Muhittin Hoca, ic cebinden kocaman bir makas cikartir Saracoglu
hayretle sorar:
- "Ne etcen, Muhittin?"
- Sinncik gorcen Getir len mene
Hoca catalini pirzola'ya takip agzina goturur Sag eli ile de
makasi kaldirir, isirdigi pirzola'dan bir parca keser, cignemeye
baslar Saracoglu onune konan pirzolayi bicagi ile kesmeye
calisir, basaramaz Belki de Muhittin Hoca onceden hazirlik
yapmis, davet sahibinin ya da ascisinin kulagini bukmustur
- Bak ulen, bole yiyecen Adam mi oldun sankim, Basvekil oldun
da? Sana da bi makas aliveren ben de, Angara'da da ziyafetlere
gidende makasla kesive yiyecegini
Saracoglu oyunu anlamistir, dayanamaz:
- "Elleh belen "
Hic kimse kart pirzola'yi kesemez iken, Muhittin Hoca makasinin
tikirtilari arasinda tabagini temizler Saracoglu devamla:
- "Ulen, Angara'ya gidende bunu deyivecem herkeze "
- Annat, annat Eyice annat da bak bakem, ne olcek
Aradan bir sure gecer, Saracoglu hukumeti Varlik Vergisi'ni
yururluge koyar Bu vergi'nin toplanmasindan Odemis Ilce Mal
Muduru sorumludur Vergi, salma vergi'dir, mukellef'in tahmini
varligina gore bicilir Odemis'in belli basli varlik sahipleri
kendilerine yazilan vergi tutarlarinin cok yuksek oranda, haksiz
yere fazla "atildigina" kanidirler Mal Muduru'ne itiraz ederler:
- Ulen Mudur Bek, sen bize azizlik edivedin Gaddarlik yapivedin
bize, cok para yazdin
Mal Muduru tinmaz, yazilan vergi tutarlari degismez Bir heyet
tesekkul edilir, butun Odemis'lileri temsilen Ankara'ya gider
Hemserileri Sukru Saracoglu'na cikip, Malmuduru'nu Odemis'ten
aldirmasini ve yerine daha mulayim bir Malmuduru atanmasini
isteyeceklerdir Saracoglu hemserilerini makamina kabul eder,
nezaket ve dikkatle dinler, sorar:
|