Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü

Eski 11-25-2012   #11
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü



DÂB: 1 Adalet, doğruluk, 2 İhsan, vergi
DÂBBE: Yük ve binek hayvanı
DÂBBETÜ'L-ARZ: Kıyâmet alametlerinden olup topraktan çıkan varlık
DÂD-I HAKK: 1 Allah vergisi 2 Veriş, satış
DÂFİ': 1 Def' eden, savan, savuşturan, iten 2 Cenab-ı Hak
DÂĞ-DÂR: 1 Kızgın demirle nişanlanmış, dağlanmış 2 Pek müteessir, çok üzgün
DÂİN (DÂYİN): Borç veren, alacaklı
DAKİK: 1 İnce, ufak, nâzik 2 Toz haline getirilmiş şey, un 3 Dikkatli ölçülü davranan titiz kimse
DALÂLÂT-I BEŞERİYYE: İnsanlığın sapıklığı, beşerî sapıklık
DALÂLET: Hak yoldan sapma, sapıklık, azgınlık
DALÂL-İ MUBÎN: Apaçık sapıklık
DÂLL Bİ'L-İŞÂRE: İşaretle delâlet etme Sözün işaretle mânâya delâlet etmesi
DÂLL U MUDILLE : Doğru yoldan çıkanlar ve çıkaranlar, sapanlar ve saptıranlar
DÂLLÎN GÜRÛHU: Sapıklar, azgınlar topluluğu
DÂLLİN: Doğru yoldan sapmış olanlar, azgınlar
DÂR: Ev, yer, yurt, dünya
DARBE-İ AZÂB: Azap darbesi, azap verici vuruş
DARB-I MESEL: Ata sözü
DÂREYN: İki dünya: Dünya ve ahiret
DÂR-I DÜNYA: Dünya
DÂR-I HARP: Müslümanlarla savaş halinde olan gayri müslim ülke
DÂR-I İSLÂM: İslâm ülkesi
DÂR-I KÜFÜR: Gayr-i müslimlerin ülkesi
DÂR-I SAADET: Mutluluk yeri
DÂR-I UHRA: Ahiret yurdu
DARÎRU'L-BASAR: Kör, âmâ
DÂRU'N-NEDVE: Mekke şehir meclisi
DÂRU'S-SELÂM: 1Selamet yurdu, cennet 2 Bağdat şehrinin ünvanı
DÂRÜ'L-HİLAFET: İstanbul
DE'B-İ KADÎM: Eski gelenek, eski usûl, eski âdet
DEBÛR: Batı rüzgarı, batı taraftan esen yel
DECCÂL: Kıyametten az önce çıkacak, insanlardan bir kısmını sapıtacak ve daha sonra Hz İsa tarafından öldürülecek olan şahıs
DEF': Öteye itme, savma, savulma
DEF-İ İHTİYAÇ: İhtiyacın giderilmesi, ihtiyacın karşılanması
DEF-İ MAZARRAT: Zararı giderme
DEF-İ MEFSEDET: Fesadı ortadan kaldırma
DEFTER-İ A'MÂL: Amel defteri, insanların dünyadaki hayır ve kötülüklerin kaydedildiği defter
DEHA: 1 Olağanüstü zeka ve anlayış kabiliyeti 2 Olağanüstü zeka sahibi kimse
DEHLİZ: Hol, koridor


Alıntı Yaparak Cevapla