11-25-2012
|
#12
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü
DEHRİ: Dünyanın sonsuzluğuna inanıp ahireti inkâr eden kimse Materyalist
DELÂLET: Yol gösterme, kılavuzluk etme
DELÂLET-İ AKLİYYE VE MANTIKIYYE: Akıl ve mantık yardımıyla, akıl ve mantığın yola göstermesiyle
DELİL: 1 Kılavuz, yol gösterme 2 Kanıt
DELİL-İ NAKLÎ: Naklî delil, Kitabî delil Kur'ân-ı Kerim ve Hadis-i şeriflere istinad eden delil
DELÎL-İ ŞUÛDÎ: Görgüye dayanan delil
DEM: 1 Kan, 2 Soluk, nefes 3 Zaman, an
DEM': Göz yaşı, göz yaşı dökme, ağlama
DEM-İ MESFUH: Dökülmüş kan
DENÂNET: Alçaklık, zillet
DENÎ: Alçak
DERMİYÂN: Ortada
DERPİŞ: Göz önünde, en önde
DERS-İ İNTİBAH: Uyandırma dersi
DERÛN: İç taraf, dahil, kalp
DEVR-İ CÂHİLİYYE: Cahiliyye devri, İslâm'dan önceki devir
DEVR-İ SABAVET: Çocukluk çağı
DEYN: Borç
DEYYÂN: Mükâfatlandıran veya cezalandıran, hâkim Allah
DEYYÂR: 1 Manastır sahibi 2 Biri, bir kimse, fert
DÎBÂCE: Başlangıç, önsöz, mukaddime
DİĞERGÂM: Başkalarını düşünen, bencil olmayan
DİL-ÂVÎZ: Gönül çeken, câzip
DİL-NİŞÎN: Hoşa giden, kalpte yerleşen
DÎN U DİYÂNET: Din dindarlık, din ve din duygusu
DÎNÂR: Bir altın liranın dörtte bir değerinde olan eski bir para
DÎN-İ HAK: Hak din İslâmiyet
DİRAYET: Zekâ, iktidar, beceriklilik Akıl ve ilim yoluyla yapılan çözüm
DİRHEM: 1 Okkanın dörtyüzde biri olan eski ağırlık ölçüsü 2 Gümüş para
DİVAN: Arap şiiri, Divan-ı Arab, Arab'ın şiir külliyatı
DÛN: 1 Alçak, aşağılık 2 Aşağı 3 Altta
DÜBB-İ ASGAR: Küçük ayı (yedili yıldız grubu)
DÜBB-İ EKBER: Büyük ayı (yedili yıldız grubu)
DÜLDÜL: Hz Muhammed (s a v )'in Hz Ali'ye verdiği beyaz at
DÜSTÛR: Kânun, kaide, kural, esas
|
|
|
|