11-25-2012
|
#13
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü
EAMM: Daha geniş, pek şümullü, en umumî
EÂZIM: Büyükler, ulu kişiler
EB: Baba, ata
EBB: Kuru ot, taze ot Mera, otlak, çayır
EBEDÂ: Ebedî olarak, ebediyyen
EBEDÎ: Devamı, sonu olmayan Ezelînin zıddı
EBED-ŞÜMÛL: Ebedî içine alan
EBEVEYN: Ana-baba
EBRÂR: İyiler
EBSÂR: "Basar"ın çoğulu Gözler, görme hassaları
EBTER: 1 Eksik, tamamlanmamış 2 Dölsüz, çocuğu olmayan kimse
EBU'L-BEŞER: İnsanlığın atası Hz Âdem
EBU'L-HAYR: İyilik babası
ECÂNÎB: Ecnebîler, yabancılar
ECEL-İ KAZÂ: Tehlikeye uğramak suretiyle gelen ecel
ECEL-İ MÜSEMMÂ: Allah tarafından tayin edilmiş ömrün sonunda gelen ecel
ECİR: 1 Karşılık, ücret 2 İyi bir amelin karşılığı olarak verilen manevî mükâfat
ECR U MESUBÂT: Karşılık ve mükâfat İyi amele karşılık Allah tarafından ahirette verilen sevap
ECR U SAVÂB: Yapılan bir şeyin karşılığı olarak verilen ücret ve sevab
ECR: Yapılan bir iş karşılığında verilen ücret
ECRÂM U ECSÂM: Cansız varlıklar ve cisimler
ECRÂM-I SEMÂVİYYE: Gök cisimleri, yıldızlar
ECSÂM-I MUHTELİFE: Muhtelif cisimler
ECSÂM-I SAKÎLE: Ağır cisimler
ECSÂM-I SELÂSE NAZARİYESİ: Üç cisim nazariyesi
ECZÂ: Cüzler 1 Eczacılıkta kullanılan maddeler 2 Bir kitabın parçaları Kur'ân-ı Kerim'in cüzleri
EDÂ: 1 Ödeme, verme 2 vaktinde yerine getirme 3 Tarz, üslûp
EDÂ-İ EMANET: Emaneti yerine getirme
EDAT: 1 Kendi kendine anlamı olmayıp isim ve fiillere katılarak anlam gösteren kelime 2 Âlet
EDEB-İ KUTSÎ: Kutsî edeb, iyi ahlâk
EDEB-İ UBUDİYYET: Kulluk edebi
EDGÂS U AHLÂM: Karışık rüyalar
EDİLLE: Deliller
EDİLLE-İ AKLİYYE: Aklî deliller
EDİLLE-İ HAKK: Hak deliller, gerçek deliller
EDİLLE-İ KÂTIA: Kesin deliller
EDİLLE-İ ŞER'İYYE: Şer'î deliller; Kitap, sünnet, icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukahadan ibaret dört delil
EDİLLE-İİ İLMİYYE: İlmî deliler
EDNÂ: Pek aşağı, en alçak
EDVÂR: Devirler, çağlar
|
|
|
|