|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü
GADDÂR: Hain, zalim
GÂDİR: Gadreden, hıyanet eden, fenalık eden
GADR: Hainlik, vefasızlık, zulüm, merhametsizlik, haksızlık
GAFLET: Gafillik, boş bulunma, dalgınlık, ihtiyatsızlık
GAFÛR: Çok bağışlayan, çok affeden (Allah'ın adlarından biri)
GAİT: 1 İnsan pisliği, necaset, 2 Çukur yer, düz ve geniş yer
GALAT: Yanlış, yanılma
GALEBE-İ İLMİYYE: İlmî üstünlük
GALÎZ: Çirkin, terbiye dışı, kaba, ağır
GALLE: 1 Gelir, varidat, küçük kasa 2 Zahire, mahsul, ekin
GAMGÜSÂR: Gam ve kederi def eden, teselli veren
GAMMAZ: "Gamz"dan İftiracı, fitne koğucu Birine iftira ederek zarar veren kimse
GAMZE: 1 Göz kırpma, gözle işaret, Nâz ile bakma, süzgün bakış 2 Çene veya yanak çukurluğu
GANÎ: 1 Zengin, 2 Muhtaç olmayan 3 Bol, fazla
GANÎMET: Savaşta düşmandan alınan mal
GÂR: Mağara
GARAM: Aşk, sevda, şiddetli arzu
GARANİK OLAYI: (Bak: Necm Sûresi)
GARAZ: Maksat, gaye, niyet
GÂR-İ HIRA: Hıra mağarası
GARÎZA: Yaratılıştan olan, huy
GARK: Batmak, suda boğulmak
GARÛR: Aldatan, aldatıcı
GÂSIK: Gece, karanlık
GAYB: 1 Gizli olan, gözle görülmeyen şey 2 Belirsiz, bilinmeyen şey
GAYBET (Gıybet): 1 Kaybolma 2 Aleyhinde bulunma, arkasından söyleme, çekiştirme dedikodu yapma
GÂYETÜ'L-GÂYE: En son derecede, hedeflenen son amaç
GAYR-İ FITRÎ: Fıtrî olmayan Doğuştan olmayan
GAYR-İ MUNSARİF: Cerr ve tenvin kabul etmeyen isim
GAYR-İ MÜSLİM: Müslüman olmayan
GAYZ U KÎN: Hiddet ve kin
GAYZ: Hiddet, öfke, hınç
GAZA: Din uğrunda kâfirlere karşı yapılan savaş, cihad
GILAF: Kılıç, kın, muhafaza
GILL U GIŞŞ: Şüphe ve tereddüt, kararsızlık Kin ve hile Hiyanet ve düşmanlık
GILMÂN: Hizmet gören delikanlılar Köleler, esirler
GITÂ: Örtü, örtülecek şey
GİL: Kil, çamur, balçık
GİRÂN: 1 Ağır, sakil 2 Fenâ, kokmuş 3 Bıktırıcı, usandırıcı
GİRİFTÂR: 1 Tutulmuş, esir, yakalanmış 2 Düşkün
GİRİZGÂH: 1 Kaçacak yer, melce, 2 Giriş
GUBÂR: Toz
GUBÂR-ÂVER: Toz götüren Tozkoparan
GUBÂR-I HÜZÜN: Üzüntü dalgası, üzüntü tozları
GUFRAN: Mağfiret, bağış
GULŞEN U GÜLZÂR: Gül bahçesi ve gül tarlası
GUNNE: Şeddeli "nun" ile şeddeli "mim"in teğanni ile okunması
GURBET: 1 Gariplik, yabancılık 2 Yabancı memleket, yabancı diyar, vatan dışı, yâdel
GURFE: Oda, çadır, çardak, cumba
GURRE: 1 Parlaklık, aklık 2 Atın alnındaki beyazlık 3 Arabi ayın ilk günü
GURUB: Batma, batış
GURUB-İ ŞEMS: Güneşin batışı
GUZÂT: Gâziler Düşmanla savaşmış İslâm askerleri
GÜRÛH: Cemaat, bölük, takım, topluluk, çete
|