Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü

Eski 11-25-2012   #21
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Kelimeler, Osmanlı Sözlüğü



HAKK-I MÜKTESEB: Elde edilmiş hak
HAKK-I ŞİRB: İçme, hayvan veya tarla için su olma hakkı
HAKKU'L-YAKÎN (HAKKE'L-YAKÎN): Bilgi ve marifet mertebelerinin en yükseği, bizzat yaşayarak elde edilen bilgi, gerçeğin özünü kavramak
HAKŞİNASLIK: Doğruyu, hakkı tanımak
HALÂL: 1 Dostluk 2 İki nesne arası açık olmak
HALÂS: Kurtulma, kurtuluş
HALASKÂR: Kurtarıcı
HALÂVET: 1 Tatlılık, şirinlik 2 Zevk
HALEF: Birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse, ardıl
HALET: Hal, suret, keyfiyet
HALET-İ İHTİZAR: Can çekişme hali, sakınılacak hal
HALET-İ NEZİ': Ölüm hali, sekarat-ı mevt
HALF: Yemin etmek
HALHAL: Kadınların ayak bileklerine taktıkları altın veya gümüş halka, ayak bileziği
HÂLIK: Yaratan, yaratıcı (Allah'ın isimlerinden)
HALÎL: 1 Dost 2 Zevc, koca
HALÎME: Yumuşak huylu kadın (Peygamberimizin süt annesinin adı)
HÂLİS: Hilesiz, katkısız, duru
HALK: Yaratma, yaratılma
HALK-I CEDÎD: Yeniden yaratılış
HALK-I DÜ CİHAN: İki cihanın halkı, ölüler ve diriler
HALT: 1 Karıştırma 2 Uygunsuz söz söyleme
HALVET: 1 Yalnız kalma, tenhaya çekilme 2 Tenha yer, ibadet için tenha hücre
HÂM: Çiğ, olmamış
HAM: Eğri, bükülmüş
HAMD Ü ŞÜKRAN: Allah'ı minnet ve şükranla övme
HAMD: 1 Övgü, medh 2 Allah'a şükran hislerini bildirmek
HAME: 1 Yük 2 Ana karnındaki çocuk
HAME: Balçık, çamur
HAMEİN MESNUN: Değişken balçık
HÂMÎ: Himaye eden, koruyucu
HAMÎD: Allah'ın adlarından
HÂMİD: Hamd eden, şükreden (Hz Muhammed (sav)'in lakabı)
HAMİE: Balçıklı, çamurlu
HÂMİL: 1 Yüklü 2 Gebe
HÂMİLE: Gebe kadın
HÂMİŞ: Mektubun altına ilave edilen yazı, hâşiye, dipnot
HAMR: Şarap
HAMÛLE: 1 Yük 2 Gemi yükü
HANEDAN: Kökten asîl ve büyük aile, ocak
HANİF: İslâmiyetten önce Allah'ın birliğine inanan ve Hz İbrahim dinine bağlı olan kimse
HÂRÂBAT: Harabeler, viraneler, meyhaneler (Ziya Paşa'nın meşhur antolojisi)
HARABE: Şehir ve ev yıkıntısı, virane
HARBÎ: 1 Harble ilgili 2 Savaş yerinde bulunan ve müslüman olmayan kimse 3 Anlaşma yapılmamış düşman 4 Tüfek doldurma âleti
HAREC: 1 Darlık, sıkıntı, zorluk 2 Günah
HAREM: 1 Girilmesi serbest olmayan yer 2 İhrama girilen yerden itibaren Kâbe'ye doğru olan kısım
HAREM-İ ŞERİF: Kâbe ve civarı
HARİKULÂDE: Olağanüstü, eşi görülmemiş
HARS: 1 Tarla sürmek 2 Yarmak 3 Ekin, kültür
HASÂNET: Bir bina veya yapının sağlamlığı
HASB: Göre, nazaran, gereğince
HASBE: Kızamık hastalığı
HASBE'L-ÂDE: Âdet gereği, alışıldığı gibi
HASBE'L-BEŞERİYE: İnsanlık gereği
HASBETEN LİLLAH: Allah rızası için


Alıntı Yaparak Cevapla