Konu
:
*Osmanlı'da Türk Olmak *
Yalnız Mesajı Göster
*Osmanlı'da Türk Olmak *
11-25-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
*Osmanlı'da Türk Olmak *
Osmanlı'da Türk olmak
- İstanbul alındıktan sonra
Osmanlı yönetiminde
devletin en yüksek yürütme organları Türk'e kapalı tutulmuş
devlet adamlarının yetiştirldiği Enderun okullarına Türkler alınmamışlardır
- Geçmiş yüzyılda Jön Türkler'in kendilerine bilinçli olarak Türk demelerinden önce
Türk kelimesinin ''geri kalmış köylü'' anlamında kullanıldığını okumuştum
- 1912 yılında Sebilürreşat dergisinde çıkan bir yazıda ''Türk'' kelimesinin kullanılması
dinsizlik
kafirlik sayılıyordu
''Türk hükümeti''
''Türk Ordusu''
''Türk ülkesi'' deyimlerinin Osmanlı halkı üzerinde rahatsızlık yarattığı biliniyordu
- 1913 tarihli ''Mecmuai Ebuzziya'' dergisinin 94
sayısında
''Bizim Türklüğümüz sembolizmden b
aşk
a bir şey değildir
Bizler
yani Türkler Müslümanlık içinde erimişizdir
Türk falan değil
sadece Müslümanız'' denilmektedir
- Üniversitede profösörlük yapmış olan Ahmet Naim
1913 yılında yazdığı ''İslamda Davai Kavmiye'' adlı kitabında
Türk'e karşı savaş açmış ve ''Türkün geçmişini bilmesine
öğrenmesine lüzüm ve ihtiyaç yok
gerekli olan şeriatı öğrenmektir'' demiştir
- 1919-1920 yıllarında şeyhülislamlık görevine getirilmiş ve padişahla birlikte ülkeden kaçmak zorunda kalmış olan Mustafa Sabri Efendi ise
Türk'e Türklük benliğini vermek isteyenlere ''soysuzlar'' yakıştırmasında bulunmuştur
Atatürk de bir hatırasını şöyle anlatıyor:
''Orduya ilk katıldığım günlerde
bir Arap binbaşısının 'Kavm-i Necip evladına sen nasıl kötü muamele yaparsın' diye tokatladığı bir Anadolu ******nun iki damla göz yaşında Türklük şuuruna erdim
Onda gördüm ve kuvvetle duydum
Ondan sonra Türklük benim derin kaynağım
en derin övünç membaım oldu
Benim hayatta yegane fahrim
servetim
Türklükten b
aşk
a bir şey değildir
'' (Türk ve Türklük
Türk Standartları Enstitüsü
s
19)
Ziya Gökalp
Türkçülüğün Esasları adlı eserinde şu bilgileri veriyor:
''Bu milletin yakın zaman kadar kendisine mahsus bir adı yoktu
Tanzimatçılar ona: 'Sen yalnız Osmanlısın
Sakın b
aşk
a milletlere bakarak sen de milli bir ad isteme! Milli bir ad istediğin dakikada Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasına sebep olursun' demişlerdi
Zavallı Türk
vatanımı kaybederim korkusu ile
'Vallahi Türk değilim
Osmanlılıktan b
aşk
a hiç bir içtimai zümreye mensup değilim' demeye mecbur edilmişti''(s
34)
''Osmanlı İmparatorluğu genişledikçe
yüzlerce milletleri siyasi idaresine aldıkça idare edenlerle idare olunanlar iki ayrı sınıf haline geliyorlardı
İdare eden bütün kozmopolitler Osmanlı sınıfını
idare olunan Türkler de Türk sınıfını teşkil ediyorlardı
Bu iki sınıf birbirini sevmezdi
Osmanlı sınıfı kendini millet-i hakime (egemen ulus) suretinde görür
idare ettiği Türklere millet-i mahkure (aşağı ulus) nazarı ile bakardı
Osmanlı Türk'e daima eşek Türk derdi
'' (s
27)
Falih Rıfkı Atay
Batış Yılları adlı eserinde şunları yazıyor:
''Kendime ilk defa ne zaman Türk dediğimi pek hatırlamıyorum
Bizim çocukluğumuzda Türk
kaba ve yabani demekti
İslam ümmetinden ve 'Osmanlı' idik
İlmihallerde baş dersimiz 'Din ile milliyetin bir olduğunu' öğrenmekti
Vatan sözü yasaktı
Onu ben büyüyüp de Namık Kemal'i okuduğum günlerde kitapta gördüm
Kulağımla ancak Meşrutiyet'te duydum
Padişah kulları idik
Okul çıkışlarında her akşam sıraya girer
'Padişahım çok yaşa' diye bağırırdık
Okullarda da Arab'a Arap
Arnavut'a Arnavut
Rum'a Rum
fakat kendimize Osmanlı derdik
''
Ahmet Vefik Paşa
Bursa Valisi iken (1880) ilçeleri teftişe çıkıyor
Paşa
uğradığı bir ilçede
halkla sohbet ederken
etnik kökenlerini soruyor; aldığı cevaplar
konuştuklarının Çerkez
Arnavut
Boşnak
Gürcü vb
olduklarını gösteriyor
Sorduğu soruya utanarak
cevap vermek istemeyen bir ihtiyara
''hangi milletten'' olduğunu ısrarla söyletmek isteyince
o
bir kabahat ifşa ediyormuş gibi ürkek
titrek bir sesle
''Ben Türküm Efendim'' diyor
Bunun üzerine Paşa ''Niçin sıkılıyor
saklanıyorsun? Türk olmak kabahat mı? Bak ben de Türküm'' diyor
O titrek ihtiyar birden canlanarak
''Sahi sen de Türk müsün? Demek Türk'ten Paşa da olurmuş ha'' diye sevinçle karışık hayret ifade edince
Vefik Paşa ''Paşa da kim oluyormuş
Padişah da Türk
Padişah da'' diye haykırıyor
Sonra
imparatorluğun iki dertli ihtiyarı
sakallarını ıslatan yaşlar birbirine karışarak sarılıp
Türkün hazin kaderi için ağlaşıyorlar
(Türk ve Türklük
Türk Standartları Enstitüsü Yayını
s
238)
Şair Fuzuli bir şiirinin son beytinde şöyle diyor;
Fuzuli
gökten yere insen sana yer yok
Yürü var gel
ya Araptan ya Acemden
Not: Vural Savaş'ın
Milliyetçilik: Neden Şimdi? adlı kitap için yazdığı makaleden derlenmiştir
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul