|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ayı Dağı Neresidir , Ayı Dağı Hakkında ,Ayı Dağı Destanı
Yalı boyu bu azametli gövdenin ağırlığı altında inliyor, titriyor; köyler, şehirler yıkılıyor, dağılıyor Dağlar yerlerini değiştiriyor, her yer farklı bir hâl alıyor Sağlam yerlerde uçurumlar, sarp kayalar meydana geliyor Topraklar ilginç katlar halinde kıvrılıyor, yayılıyormuş Bu kıyamet içinde cin taaifesinin büyüğü küçüğü kaybolmuş Allah’ın şeriatını unutup iblise tapınan taifenin merkezi olan yerleri, Allah’ın dehşetli belâsı Büyük Ayı tırnakları ile parçalamış
Yerin derinliklerindeki kayıkları kazıp çıkararak darmadağın edip, büyük taş yığınları meydana getirmiş Böylece Oreanda’da, Alupka’da, Simeiz’âe, Küçük Köy’de Ayı’nın demir tırnakları altında büyük kaya yığınları meydana gelmiş
Ne anaların, ne babaların göz yaşlan, ne de bütün cin taifesinin baş eğip yalvarmaları, hiçbir şey intikamcı Büyük Ayı’yı durduramamış O ne kadar yıkarsa, o kadar daha fazla yıkmak istiyor, intikam duygusu daha fazla alevleniyormuş Şimdi Yalta olan yerde, asî cin gurubunun en büyük ibadethaneleri varmış En büyük papazlar orada iblisin altın resmine ibadet ediyorlarmış
Buraya gelince Büyük Ayı’nın hıncı daha fazla ateşlenmeye başlamış İntikam duygusu arttıkça artmış Allah’a inanmayanların yatağını ta temelinden yıkmaya karar vermiş Ayı, oranın taşını, toprağını silip süpürüp atmış Fakat oranın görünüşünü değiştireyim diye ortasına derin Ur çukur açmış
Kudretli omuzlarını dağın iki yanına dayayarak öyle bir iteklemiş ki, koca koca dağlar kıyıdan beş vörst uzağa çekilmişler ‘
Bir zamanlar yüksek dağlar olan yerlerde derin yarlar, şelâleler meydana gelmiş Bütün dünyada nam kazanmış olan iblisin azametli ibadethanelerinden eser bile kalmamış
Böylece ebediyen buzlar arasında donup duran, sulara alışan Büyük Ayı’nın iri vücudu yer yüzünde büyük zorlukla ayaklarını sürükleyerek dolaşıyormuş İblis halkının ibadethaneleri yıkılıp yerle yeksan olduktan sonra Büyük Ayı’nın hıncı da biraz geçmiş Kıyıyı eşeleyerek, yıkıp gitmeye Ayı devam etmiş
Gide gide Büyük Ayı’nın karşısına çiçeklerle donanmış Partenit düzlüğü çıkmış Bu düzlükteki güzel tepecikler, zengin ve güzel ormanlar, neşeyle şırüdayarak akan nehirler, kehribar gibi parlayan üzüm bağlan, zümrüt gibi yeşil çayırlar, Ayı’nın bile mermer gibi sert yüreğini yumuşatmış İntikamcı Ayı’nın geldiğini görerek yaklaşan ölüm karşısında titreyen Partenit halkı, onun karşısında eğilip, ağlaya sızlaya onu karşılamışlar Onu merhamete getirmek için önüne analar öz yavrularını uzatıyor, gençler ise korkudan titreşen nişanlılarını saklıyor, ölüm cezalarını bekliyorlarmış İntikamcının kan içici yüreği bu görüntü karşısında yumuşamış, cin taifesini yok etmek için Allah yolunda epey uğraştığının farkına varan Ayı, durmuş Yalı boyunca epey yol alarak yorulduğunu fark eden Büyük Ayı, yorgunluktan kuruyan boğazını ıslatmak istemiş Büyük Ayı yüzünü denize doğru çevirip, ön ayakları ile soğuk deniz suyuna girmiş Eğilerek Allah’a yedi kere secde etmiş Korkunç kafasını denize batırıp, uzun zaman su içmiş Deniz onun ağzının dibinde çalkalanıyor, köpürüyor, boğazından ise seller gibi sular içine akıyormuş Ayı o kadar susamış ki, yıllarca içse bile doyamamış Asî cin taifesine olan hıncı daha geçmeyen Allah, Büyük Ayı’nın sudan çıkıp yoluna devam etmesini, Partenit düzlüğündeki köyleri yıkıp, halkını da yok etmesini emretmiş Büyük Ayı Allah’ın bu emrine kulak asmadan su içmeye devam etmiş Mukaddes emri yerine getirmek için acele etmeyen Ayı’yı Allah lanetlemiş:
“Sen benim büyük bir intikamcındın Şimdi benim en büyük asî kulum ol! Gelecek nesillere bir ibret olması için, durduğun yerde kal”, demiş
Allah’ın laneti Büyük Ayı’nın iri vücudunu taşa, kuvvetli omuzlarını ise uçurumlara çevirmiş Onun yüksek sırtı geniş bir tepe halini almış, denizin içindeki büyük başı derin uçurumlara dönmüş, sık tüyleri geçilmez emen ağaçlan haline gelmiş Büyük Ayı, Ayıdağ olmuş ve ebediyen katmış kalmış Ayı’nın geniş ağzı karşısında ancak Karadeniz şırıldar Şimdi bile öyle geliyor ki, sanki o hâlâ su içiyor Onun için denizciler onun ağzının yanından hâlâ bugün bile geçmeye korkarlar, oradan sakınarak dönüp geçerler
Büyük Ayı’nın o çok korkunç gelişinden yüz yıllar geçtikten sonra, artık yalı boyu sakinleşmiş, rahatlamış Dağlar büyümüş, çeşitli hayvanlar doğmuş, insanlar ortaya çıkmış Ayıdağ’ın etrafında Gurzuf, Kızıl Taş, Kurkulet, Dermenköy, Partenit köyleri de kurulmuş Bir zamanlar Ayıdağ’ın üstünde yaşamak isteyenler de olmuş Onlar onun üstüne büyük bir kilise ve bir de kale yapıp yerleşmek istemişler Fakat anlaşılıyor ki, işleri yolunda gitmemiş Ayuvdağ’ın üstünde kimse yaşayamamış Çünkü onu Allah lanetlemiş
|