Yalnız Mesajı Göster

Türk Ülküsü(Kavramlarıyla Birlikte)

Eski 11-25-2012   #14
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türk Ülküsü(Kavramlarıyla Birlikte)



TÜRKÇÜLÜKTE AHLAK

Türkçülüğün tarihini yazmaya kalkarsak, ihtimal ki, Milâttan önceki yüzyıllara kadar gitmeye mecbur kalırız Fakat çağdaş Türkçülüğe baktığımız zaman, bunun tarihine kuşbakışı bir göz atmak pek kolaydır

Türkiye'de ve dışarı Türklerde aşağı yukarı aynı zamanda doğan Türkçülük, eski çağların Türkçülüğü ile ölçülemeyecek kadar güç şartlar içinde gelişmeye mecburdu Fakat Tanzimat'tan sonra başlayan bu hareket o kadar kuvvetli idi ki, Şemseddin Sami gibi bir Arnavut milliyetçisini bile tesiri içine almış ve ona ilmî ve edebî Türkçülük yaptırmıştır Bu kuvvetli hareket, birçok engellere, ihanetlere uğramasına rağmen dâima ilerlemiş ve bugünkü dereceye varmak için pek sert savaşlar yapmaya mecbur kalmıştır

Merhum Ziya Gökalp, Türkçülük fikrinin şimdiye kadar gelen ilk ve son teşkilâtçısıdır Dağınık fikirleri sistem hâlinde toplayıp onlara çekidüzen veren ve Türkçülüğü ilmîleştiren odur Yaşasaydı, belki, bugünkü Türkçülük daha derli toplu bir sistem hâlinde olacak ve pek hızlı yürüyen zamandan gereğince faydalanabilecekti Fakat onun erken ölümü ve Türkçülüğü yeni bir ruhla yoğuracak ikinci bir teşkilâtçının henüz gelmeyişi, bugün bu hareketin az çok aksamasına, hiç değilse geç büyümesine sebep olmaktadır

Bununla beraber, artık, Türkçülüğün gösterişli yürüyüşü başlamış ve inançlı bir kafile yola çıkmıştır Bu kafile, güçlüklere ve fırtınalara uğrasa da, eski büyük Türkçülerin hayatında ve verdikleri derslerden hız ve örnek alarak ülküye ulaşacaktır Artık bu, bir ihtimal, bir ümit, bir kanaat veya inanç olmaktan daha ileri bir şeydir Bu, artık, tarihi mukadderattır Tarihî mukadderatın önüne ise hiçbir kuvvetin geçemeyeceğini herkes bilir

Eski Türkçülerin hepsinde (tabiî ki gerçek Türkçülerden bahsediyorum) belki az çok şahsî kusurlar bulunsa da, ortaklaşa bir meziyet vardır ki, o da, öteki Türkçüleri, hele kendilerinden öncekileri inkâr etmemek erdemliliğidir Bu, ahlâki bir meseledir Her inanç ahlâkla yürüyeceğine göre, Türkçülükte de sağlam bir ahlâkın bulunması birinci şarttır Zaten, yeryüzünde zafere ulaşmış fikirler, dâima, doğru ve iyi olanlar değil, sağlam ahlâklı taraftarlara sahip bulunanlardır En güzel fikri veya prensibi, en şahane ülküyü çürük bir çevreye sokun, hemen paçavraya döndüğünü, değersiz bir hâl aldığını görürsünüz Türkçülüğün de, mukadder olan tam zaferine rağmen, daha köklü olabilmesi için, Türkçülerin ahlâkça yüksek insanlar olması lazımdır

Türkçülük, Türk soyunun ruhunda, kanında, beyninde yaşayan hayat prensiplerinin fikir haline gelmiş bir şeklidir Bundan dolayı da "sıra" ve "saygı" esaslarını ihmâl edemez Türkçülerin, daha eski Türkçülere saygı göstermesi, bunun için şarttır Sırayı, saygıyı gözetmeden çığırtkanlık edenler, hele daha eskileri, batırarak kendisini yükseltmek hayâli ardında koşanlar Türkçü değil, Türk değil, alelade insan bile olamazlar Türk soyu, eskiyi inkâr eden, kendisine hizmet etmiş eski insanları küçük gören bir soyun olmadığı için, böyle yapanların Türklüğünden dâima şüphe eder

Bir fikir, uzun uğraşmalardan sonra zafere doğru yürürken, onun zaferinden faydalanmak isteyen asalaklar her yerde bulunur Bir Yahudi, ihtikara zekasıyla, nasıl, herhangi bir malın yakında değerleneceğini kestirerek onu istif etmeye kalkarsa, bu ülkü asalakları da hangi fikrin zafere doğru gittiğini dalavereci zekalarıyla anlayarak, onun çığırtkanlığını yapmaya kalkarlar Bunlar birdenbire meydana çıkarak ortalığı gürültüye boğarlar, haykırırlar, ötekini berikini baltalarlar ve ilk önce bazı kimseleri de kendi samimiyetlerine inandırabilirler Fakat en adil hâkim olan zaman, bunların maskelerini sonunda indirir O maskenin altındaki iğrenç yüzün gözlerinde parlayan âdi ihtiraslar, herkes tarafından hemen sezilir

Bu dalavereciler çıkar ve yükselme yolunda her kalıba girerler:

Kimisi yobaz bir softa olduğu halde, lâik bir cumhuriyet kesilir

Kimisi, zengin ve hovarda bir mirasyedi olduğu veya maiyetinde birtakım zavallı işçiler çalıştırarak onların emeğini sömüren insafsız bir sermayedar olduğu halde, komünistlik taslar

Kimisi, menfî ruhlu bir dedikoducu olduğu halde, hükümete dalkavukluk eder

Kimisi de, kendinden başka bir şey düşünmeyen bir dalavereci veya çirkin yüzünden Türk olmadığı anlaşılan bir gayrı Türk olduğu halde, Türkçülük rolü yapar

Bunların hepsi, Türklük ve Türkçülük için zararlı insanlardır Türkçülüğün, sert bir ahlâkı vardır Türkçü kendisini mühimsemez, alçakgönüllüdür, suç yapmışsa veya yanılmışsa itiraf eder Geçmişe ve eski değerlere bağlıdır Eski Türkçüleri devirerek yükselmeyi düşünmez Kalbi yalnız milletine hizmet etmek duygusu ile vurur Bencillik davasında değildir Her dinde ve her ahlâk prensibinde kötü olan yalan, iftira gibi küçüklüklerin yanından bile geçmez Kendisine soy kütüğü uydurmaz ve hele babası veya dedesi şüpheli bir çevreden gelmiş birisi ise, bu şüpheyi gidermek için kendisini Anadolu'nun koyu Türk çevrelerinden birisine yamamak teşebbüsüne girişmez Bilhassa, yıllarca çalışarak Türkçülüğe hizmet ettikten sonra az veya çok bir manevî mevki kazanmak gibi nâmuslu ve şerefli bir yol dururken, bir hamlede yükselmek için eskileri baltalamak gibi çirkin ve şerefsiz bir harekete başvurmaz

Bunları yapan Türkçü değildir Türk de değildir Bu gibi insanların Türkçüler kadrosunda yeri yoktur

(Bozkurt, 5 sayı, 11 Haziran 1942)

Alıntı Yaparak Cevapla