Konu
:
İmam-I Muhammed Gazali
Yalnız Mesajı Göster
İmam-I Muhammed Gazali
11-25-2012
#
2
Prof. Dr. Sinsi
İmam-I Muhammed Gazali
Istanbul 1948 s
18)
Mantik Ilmi de dinin esaslariyla ilgili bulanmadigindan
onun reddedIlmesi dogru degildir
Sayet
yukardaki bu söz konusu ilimler din adina reddedilecek olursa
reddedenin aklinda hatta dininde bir kusur oldugu süphesi uyanabilir (Gazzâlî
a
g
e
s
20-21)
Tabiati kendine konu edinen ilimlere gelince
bunlar
âlemdeki cisimlerden yani
gökler
yildizlar
yerdeki su
hava
toprak
ates gibi basit cisimlerden
hayvanlar
bitkiler
madenler gibi bilesik cisimlerin degisme ve gelismelerinden bahseder
Din
tip Ilmini oldugu gibi
bu çesit tabiata dair ilimleri de inkâr etmez
Ancak
felsefeciler (felâsife) ilâhiyata dair ve metafizikle ilgili konularda yanIlmislardir der (Gazzâlî a
g
e
s
22-25)
Gazzâlî
Islâm dünyasinin siyasî çalkantili döneminde ve Islâm inancinin çesitli düsünce akimlariyla mücadele ettigi bir sirada yasadigindan
inanç konularini ele alip savunun kelâm Ilmini
aklî meseleleri isleyen felsefeyi ve dini hayati bu Ikisinin üstünde ve disinda tamamen ruhî bir yaklasim içinde görmeye çalIsan tasavvuf ekollerini ciddi bir tenkit ve tahlilden geçirme ihtiyaci duymustu
Onun birinci gayesi
Islâm inancina ve ehl-i sünnet akidesine gelebilecek her çesit hücuma karsi koymakti (Mâcit Fahri
Islâm felsefesi Tarihi
Çev
Kasim Turhan
Istanbul 1987
s
174)
Bu sebeple
günümüz müslümanlarina da isik tutacak bazi temel Ilkeler tesbit etmisti
Buna göre
Kelâmcilar
Islâm dininin inanç esaslarini bid'at ehline yani
ehl-i sünnet ve'l-cemaat yoluna uymayan her çesit inanç ve düsünceye karsi savunurken
onlarin delillerini ve mantigini da kullanmak durumunda kalmislar
sadece karsilarindakilerin fIkirlerinin yanlisligiyla ugrasmamislardir
Oysa Gazzâlî'ye göre bu usûl ile halki bile ikna etmek mümkün degildir
Yine
kelâmcilar bu Ilmin amaci disina çikmislardir
Çünkü
herkes için yararli olmayacak olan bu Ilmi çok yayginlastirmislardir
Gazzâlî
Islâm inanç esaslarini bir savunma araci olan kelâm Ilmini
süpheye düsmüs zeki kimselerin süpheden kurtulmak gayesi ile ve Islâm inancini savunan bilginlerin' dini savunmak için ögrenmesinin uygun olacagini söyler
' Gazzâlî'nin en mühim yönlerinden biri de
felsefe ile olan iliskisidir
Onunun felsefe çalismasi
Islâm düsüncesinde ve ilâhiyet alaninda kendisinden sonra gelen düsünürlerin ve düsünce alanlarinin herbirinde etkili olmustur
Bu konuda kullandigi metot ise
felsefesine karsi oldugu
Aristo mantigini kabul ederek ve felsefeyi yakindan tani****** felsefe tenkitçiligi seklinde ortaya çikar
(W
Montgommery Watt
Islâmî Tetkikler
Islâm Felsefesi ve kelâmi
çev
Süleyman Ates
Ankara 1968
s
108 vd
)
Gazzâlî'nin bir felsefe tenkitçisi olarak Islâm dünyasinda derin etkisine ek olarak
onun "süphe
hakki götürür
" prensibiyle Fransiz düsünürü Descartes'e "Sebep ile sonuç arasinda zorunlu bir baglilik yoktur" düsturu ile David Hume'a ve "Aklin bütün meseleleri kavrayamadigini" ileri süren Ilkesiyle de Alman düsünür Kant'a öncülük ettigi söylenir (Cavid Sunar
Islâm Felsefesi Dersleri
Ankara
1967
s
115)
Gazzâlî'nin felsefe'den amaci
dinin felsefeden üstün oldugunu göstermektedir
Uasmak Istedigi sey de
her türlü süpheden uzak kesin (yakînî) bilgidir
O
aradigi kesin bilgiyi dünya ile ilgilerini kesmis olan kalbin safiyetinde bulur
bu tavriyla da genelde tasavvufa meyleder
Allah hakkinda bir bilgiye sahip olmanin sarti; mal
evlat
makam
mevki
vb
dünya ile ilgili baglardan kurtulma
dilin daima Allah'i zikretmesi ve nihayet dildeki zikrin kalbe intikâl edip
hatta kisinin kalbinden de lâfiz ve kelimelerin silinip
sadece onlari manasinin kalmasidir
Kisi ruhu temizleme yoluna girip
bu yolun gerektirdigi seyleri uygulamaya baslayinca
kendisinde Allah'i taniyip bIlmeye yarayan kesifler ve müsâhadeler zuhûr etmeye baslar (Gazzâlî
ihya
III
s
19)
Hayatinin sonlarinda yazdigi ve bir otobiyografik eser olan el-Munkiz'u mine'd Dâlâl'de Gazzâlî kendi zihnî ve ruhî durumunu anlatir
Burada derin ve hakikati arayan bir süphe sergilenir
O
bu yipratici süpheden Allah'in lütfu ile kalbine attigi bir nur yardimiyla kurtulur
Böylece
apaçik hakikatleri aklin
akil yürütmenin ve mantigin yardimi olmaksizin yani delilsiz ve ispatsiz bir sekilde birdenbire kavramasi mümkün olmustur (Gazzâlî
el-Munkiz
s
8)
Allah'in kereminden gelen bu nur ile gerçege ulastiktan sonra
kendi zamanindaki hakikat arastiricilarini bu sahip oldugu ölçüye göre dört sinifa ayirir ki
bu tasnif
Islâm düsüncesindeki ana ekollerin bir elestirisi demektir
a) Kelâmcilar: Bunlar
dinin esaslarini mantiktan çikardiklari delil ve kaidelere göre savunmaya çalisirlar
Fakat bunlar
"Hâl gözüyle" kesfedIlmemis apaçik dayanaklardan çikmadigi iç in yeterli gayretler degildir
Felsefeciler (felâsife): Kendi gayretleriyle arastirdigi felsefede Gazzalî filozoflari üç ana grupta toplar: 1- Dehriyyûn (Materyalistler): Allah'in varligini ve ruhu inkâr eden; âlemin ezelî ve ebedî (baslangiçsiz ve sonsuz) oldugunu ileri sürenlerdir
Bunlar
kâfir ve zindik bir guruptur
2- Tabîiyyûn (Natüralistler): Gazzâlî'ye göre bunlari da inkârci (zindik) saymak gerekir
Çünkü onlar
âlemi taniyinca
Allah'in varligini kabul ettiler fakat
ruhun ölmezligini ve ahiret hayatini inkâr ettiler
3- 0lâhiyyun: Gazâlî'ye göre bu gurubun da iman esaslarina uygun bulunan yönlerinin yaninda
imanla uyusmayan taraflari da vardir
F elâsife (felsefeciler) zümresini teskil eden bunlarin önde gelenleri
Eflâtun ve Aristoteles'in düsüncelerini Islâm dünyasinda devam ettirenlerdir
Gazzâlî'ye göre felsefecilerin en mühim yanlislari
ilâhiyyat konusudur
Aristocu (messâî) diye bilinen bu filozoflar
gurubunun Tehâfütü'l-Felâsife (Filozoflarin tutarsizligi) adli ünlü eserinde üç meselede küfre
onyedi meselede de bid'at ve sapikliga düstüklerini ileri sürer (Gazzâlî
Tehâfütü'l-Felasife (Filozoflarin tutarsizligi) çev
H
Bekir Karliga
Istanbul 1981 s
14-16)
Buna göre felâsife; Kiyamet günü hasrin beden ile olmayacagini yani sadece ruhen vücud bulacagini
Allah'in âleme ait teferruati degil de sadece Küllî (genel kanunlari bildigi)
Üçüncüsü de
âlemin kadîm (ezelî) oldugunu ileri sürdükleri için Gazzâlî'ye göre küfre girmisler yani
Islâm dini açisindan inkârci durumuna düsmüslerdir
c) Bâtinîler: Gazzâlî'nin ehl-i sünnet inanci karsisinda degerlendirdigi ve reddettigi diger bir grup da
kendi döneminde Islâm akidesi için büyük tehlike teskil eden bâtinîlerdir
Bunlar
herseyin zahirî (dis) ve bâtinî (içderûnî) manalari bulundugunu iddia edenlerdir
Bunlara göre
bütün farzlarin ve sünnetlerin zahirleri birer Isaret ve remizden ibarettir
gerçek manalar ise
bâtinda gizlidir
Bâtinîler bu iddialarindan yola çikarak Ayetler Hadisler ve din ile ilgili her hususu bâtinî bir yoruma (te'vile) tabî tutarlar
Halbuki bu durum Islâm dinine uygun degildir
Gazzâlî zamaninda Hasan Sabbah gizli bir teskilat kurup
etrafindaki fedâilerle dehset saçari hareketlere girismisti
kendini de ma'sum (hata etmez ve günahsiz) Imam diye tanitmisti
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul