Yalnız Mesajı Göster

Tefhimu'l Kuran Tefsiri - Bakara Suresi Tefsiri ( Mevdudi )

Eski 11-04-2012   #9
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tefhimu'l Kuran Tefsiri - Bakara Suresi Tefsiri ( Mevdudi )



37- Derken Adem, Rabbinden (birtakım) kelimeler aldı (Allah da) Bunun üzerine tevbesini kabul etti(51) Şüphesiz O, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir(52)
38- Dedik ki: "Oradan tümünüz inin(53) Artık, ne zaman size benden bir hidayet gelir de, kim benim hidayetime uyarsa, onlar için ne bir korku vardır, ne de mahzun olacaklardır"

AÇIKLAMA

51 Hz Adem (as) bu günahına pişman olup Allah'a yönelerek tövbe etmek istediğinde, Allah'tan bağışlanma dilemek için uygun kelimeler bulamadı Allah da, pişman olduğu için ona acıdı ve ona gerekli sözleri öğretti
Arapça tövbe kelimesi "geri dönmek" ve "yönelmek" anlamlarına gelir İnsana uygulandığında, onun isyandan itaate döndüğü anlamına gelir Allah'a atfedildiğinde, O'nun kuluna yönelip affettiği anlamına gelir
52 Kur'an burada günahın sonuçlarının kaçınılmaz olduğu ve her insanın işlediği günahın cezasını öyle veya böyle çekeceği teorisini reddeder Bu, insanların uydurduğu ve insanlığa zarar veren yanlış teorilerden biridir Bu teori, doğru varsayıldığında, insan bir günah işlese artık düzelme ümidini tamamen yitirir, demeye gelir Geçmişte işlediği bir günahtan pişman olsa ve onu düzeltmenin yollarını arasa ve hayatında birçok iyi değişiklikler yapsa da, bu teori onu ümitsizliğe boğar:
Senin için hiçbir ümit yok, sonsuza dek suçlusun, geçmişte yaptıklarının cezasını çekeceksin Bunun aksine Kur'an şöyle der: "Bir günahı cezalandırmak veya fazileti mükâfatlandırmak tamamen Allah'ın elindedir Eğer iyi bir işten ötürü mükâfatlandırılmışsanız, bu sizin iyi davranışınızın doğal bir sonucu değil, aksine Allah'ın lütfudur O mükâfatlandırıp, mükâfatlandırmama konusunda son söze sahiptir Aynı şekilde bir günahtan ötürü cezalandırılmışsanız, bu, günahınızın kaçınılmaz bir sonucu değildir Çünkü Allah, cezalandırmaya veya affetmeye kâdirdir Elbette Hüküm ve Hikmet sahibi olan Allah bu kudretini gelişigüzel kullanmaz; bilâkis, kişinin niyetini gözönünde bulundurur Eğer iyi bir davranışı mükâfatlandırırsa, ancak kulunun iyi amelleri, kendi rızasını kazanmak için işlediğini gördüğünde mükâfatlandırır Ve eğer görünürde iyi olan bir davranışı reddederse, onun samimi olmadığını bildiği için reddeder Aynı şekilde, bir suçu isyan amacıyla işledikten sonra, pişmanlık yerine daha çok suç işleme isteği doğuran bir suçu cezalandırır Bunun yanısıra kullarının içtenlikle pişman olduğu ve artık daha iyi ameller işlemeye karar verdikleri günahlarını affeder ve rahmetini gösterir O halde günahların sonucunun kaçınılmaz olduğunu savunan görüşü reddetmek, günahkârların düzelmesi için yeni ümit kapılarını açmaktadır Günahlarını (bir rahip önünde değil, Rableri önünde) itiraf edip, isyanlarından utanç duydukları, isyankâr tutumlarını bırakıp itaatkâr bir tavır takındıkları sürece en büyük günahkârlar ve en azılı kâfirler bile Allah'ın bağışlamasından ümit kesmemelidirler 53 Bağışlama olayından sonra bu emrin tekrarlanması çok önemlidir Bir önceki ayette Hz Adem'in (as) tövbe ettiği ve Allah'ın da onun tövbesini kabul ettiği bildirilmişti Bu şekilde sadece Hz Adem (as) itaatsizlik günahından arınmış olmakla kalmıyor; daha sonra onun neslinden gelecek olanlar da bu günahın etkilerinden korunmuş oluyordu O halde Hz Adem'in (as) ve onun soyundan gelenlerin günahlarına kefaret olmak üzere Allah'ın "Biricik Oğlu"nu (!) çarmıha germesi gerekmiyordu Aksine Allah sadece onun tövbesini kabul etmekle kalmamış, aynı zamanda onu çocuklarına doğru yolu göstermesi için peygamber tayin etmişti
"Oradan inin" emrinin tekrarlanması, Hz Adem'in (as) yaratılış gayesinin onun yeryüzünde halife tayin edilmesi olduğunu gösterir O, sadece denenmek ve imtihan edilmek amacıyla Cennet'te tutulmuştu (Bkz An: 48) Bu nedenle tövbesinin kabul edilmesinden sonra Cennet'te kalmasına izin verilmemiştir Hz Adem (as) , dünyaya bir ceza olarak gönderilmemiş, yaratılış amacı nedeniyle gönderilmiştir

Alıntı Yaparak Cevapla