|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tefhimu'l Kuran Tefsiri - Bakara Suresi Tefsiri ( Mevdudi )
119- Şüphesiz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak (Kur'an) ile gönderdik (120) Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın
120- Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir (121) De ki: "Kuşkusuz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) dosdoğru yoldur " Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (arzu ve tutku) larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı
121- Kendilerine verdiğimiz Kitabı gereği gibi okuyanlar, işte ona iman edenler bunlardır (122) Kim de onu inkâr ederse, artık onlar kayba uğrayanların ta kendileridir
122- Ey İsrailoğulları,(123) size bağışladığım nimetimi ve sizi (bir dönem) alemlere muhakkak üstün kıldığımı anın
123- Ve hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden bir kurtuluş karşılığı (fidye) alınmayacağı ve hiç kimseden bir şefaatin kabul edilmeyeceği ve yardım görülmeyeceği bir günden korkun
124- Hani Rabbi, İbrahim'i birtakım kelimelerle denemeden geçirmişti (124) O da bunları tam olarak yerine getirmişti (O zaman Allah İbrahim'e) : "Seni şüphesiz insanlara imam kılacağım" demişti (İbrahim) "Ya soyumdan olanlar?" deyince (Allah:) "Zalimler benim ahdime erişemez" demişti (125)
125- Hani Evi (Kâ'beyi) insanlar için bir toplanma ve güvenlik yeri kıldık "İbrahim'in makamını namaz yeri edinin", İbrahim ve İsmail'e de, "Evi'mi tavaf edenler, itikafa çekilenler ve rükû ve secde edenler için temizleyin" diye ahid verdik (126)
AÇIKLAMA
120 Diğer ayetler bir yana, en göze çarpan ve en açık ayet Hz Muhammed'in (s a ) kişiliği idi O'nun peygamber olmadan önceki hayatını, ülkesinin ve kavminin şartlarını, büyüdüğü çevre ve ortamı ve peygamber olmadan önceki hayatının kırk yılını nasıl geçirdiğini çok iyi biliyorlardı Tüm bunlarda, şu anda yaptığı büyük ve harika işlere vesile olabilecek hiçbir şey olmadığını da iyice anlıyorlardı O halde, O, gerçekten Allah'ın Rasûlü (s a ) olmalıydı Bu, o denli açık bir ayetti ki, bundan sonra başka bir işaret veya mucizeye gerek yoktu
121 Yani, "Bu insanların Sen'den hoşlanmamalarının nedeni, Hakk'ı arayan samimi kimseler olmaları ve Sen'in Hakk'ı, gereği gibi açıkça anlatmayı becerememen değildir
Aksine, onların sana karşı çıkmaların nedeni, senin Hakk'ı o denli açıkça ortaya koyup onlara, dini kendi arzu ve isteklerine göre değiştirebilecekleri bir boşluk bırakmamandır Bu nedenle onları bırak ve uzlaşmaya çalışma; çünkü, sen dine karşı onların takındığı tavrı takınmadıkça, onlar senden razı olmazlar Eğer sen de onlar gibi iki yüzlülük yapsan ve Allah'a ibadeti nefse tapınma için bir kılıf olarak kullansan, o zaman senden hoşnut olurlardı İnanç ve kötü amellerinde onlara uymadıkça, onları hoşnut edemezsin "
122 Burada ehl-i kitaptan Kur'an'ı samimiyetle inceleyen ve O'nu doğru buldukları için kabul eden dindar bir grup kastediliyor
123 Buradan itibaren yeni bir hitap başlıyor Bu hitabı anlayabilmek için aşağıdaki noktalar gözönünde bulundurulmalıdır:
1) Hz İbrahim (a s ) Hz Nuh'tan (a s ) sonra Allah tarafından İslâm'ın evrensel mesajını yaymakla görevlendirilen ilk peygamberdi Davetine kendi ülkesi olan Irak'ta başladı ve insanları İslâm'a (Allah'a teslim olmaya) çağırdı Daha sonra aynı görevle Suriye, Filistin, Mısır ve Arabistan'a gitti Bunu takiben, çeşitli yerlere elçilerini gönderdi Yeğeni Lut'u eski Ürdün'e; oğlu İshak'ı Suriye ve Filistin'e; büyük oğlu İsmail'i de Arabistan'a gönderdi Daha sonra Allah O'na, Mekke'de, Kâbe adı verilen bir ibadetgâh yapmasını ve orayı davetinin merkezi olarak belirlemesini emretti
2) Hz İbrahim'in (a s ) iki oğlundan iki kavim meydana geldi; İsmailoğulları ve İsrailoğulları Birincisi Arabistan'a yerleşen Hz İsmail'in (a s ) torunlarıydı Kureyş ve diğer bazı Arap kabileleri O'nun doğrudan torunları oluyorlardı Fakat gerçekte Hz İsmail'in (a s ) torunları olmayan Arap kabileleri de, O'nun davetinden az çok etkilendikleri için O'nun torunları olduklarını iddia ediyorlardı İkincisi, yani İsrailoğulları, İshak'ın oğlu Yakub'un torunlarıydılar Hz Yusuf, Hz Musa, Hz Davud, Hz Süleyman, Hz Yahya, Hz İsa (Allah'ın selâmı hepsinin üzerine olsun) ve birçok peygamber bunların arasından çıkmıştır Bunlar Hz İsrail'den (Yakup'un ikinci ismi) sonra İsrailoğulları adını almışlardı Onların dinini kabul eden başka gruplar da bu kavme katılmışlardır Hz İsa (a s ) dahil bütün İsrail peygamberleri İslâm'ı, Allah'a teslimiyeti yaymaya çalışmışlardır Fakat İsrailoğulları bozulup dinlerini (İslâm) kaybedince, Yahudiliği, daha sonra da Hıristiyanlığı icat etmişlerdir
3) Hz İbrahim (a s ) bütün insanları Allah'a teslim olmaya çağırmak ve onları Allah'ın hidayeti doğrultusunda ıslah etmekle görevlendirilmişti Kendisi de teslim olmuş, Allah'tan aldığı bilgiye uygun hareket etmiş, bu bilgiyi yaymak ve bütün insanları Evren'in Hâkimi'ne boyun eğmeye ikna etmek için elinden geleni yapmıştı Bu nedenle de, dünyaya önder olarak seçilmişti Daha sonra O'nun liderliği, tüm sorumluluklarıyla birlikte İshak ve Yakup'un torunları olan İsrailoğulları'na devredilmişti İsrailoğulları'ndan tekrar tekrar hatırlamaları istenen özel nimet işte budur Buna uygun bir şekilde, Kudüs'teki Kutsal Mâbet, Hz Süleyman (a s ) döneminde merkez ve Allah'a ibadet edenlerin kıblesi (namazda yüzün döndürüleceği yer) yapılmıştı İsrailoğulları bu görevin önderleri olarak kaldıkları sürece de Kutsal Mâbet aynı şekilde korundu
4) Buraya kadar yapılan hitaplardan (40-121 ayetler) Allah, İsrailoğulları'nı önderlikleri sırasında işledikleri günahlar nedeniyle suçluyor Bu nedenle Kur'an onların ahlâkî durumuna işaret ederek diyor ki: "Siz, size verilen nimete lâyık olmadığınızı gösterdiniz Size verilen önderlik vazifelerini ihmal etmekle kalmayıp, Allah'ın hidayetini de hayatınızdan çıkardınız Şimdi olaylar öyle bir dereceye geldi ki, artık siz önderliğe uygun olmayan bir millet haline geldiniz "
5) Onlara, insanlığa önderlik etmenin Hz İbrahim'in (a s ) soyundan gelenlerin tekelinde olmadığı; çünkü, hiç kimsenin doğuştan getirdiği özellikleri nedeniyle böyle bir hak iddia edemeyeceği söyleniyor O, sadece Hz İbrahim (a s ) gibi kendisini Allah'a teslim eden ve O'nun hidayeti üzere olan kullarına lütfedilen bir mertebedir İsrailoğulları, yoldan saptıkları ve önderliğe uygun olmadıklarını gösterdikleri için bu görevden alınmışlardır
6) Hz İbrahim'in (a s ) soyundan geldikleri için övünen İsrailoğulları dışındaki Yahudi ve Hıristiyanların da Hz İbrahim'in (a s ) yolundan saptıkları bildiriliyor Aynı şekilde Hz İsmail kanalıyla Hz İbrahim'e (Allah'ın selam'ı üzerine olsun) bağlandıkları için övünen Arabistan müşriklerine de Hz İbrahim ve Hz İsmail'in yolundan saptıkları için önderliğe lâyık olmadıkları söyleniyor
7) Artık İsrailoğulları önderlik görevlerinden alınmışlardır Bundan sonra Hz İsmail (a s ) ve Hz İbrahim'in (a s ) dualarına uygun olarak neden Hz İsmail'in (a s ) soyundan Hz Muhammed'in (s a ) peygamber olarak seçildiği gösteriliyor O'nun peygamber olarak seçilmesinin nedeni, kendinden önceki bütün peygamberlerin uyduğu yola tâbi olmasıdır
O ve O'na uyanlar Allah tarafından gönderilen bütün peygamberlere inandılar ve bütün dünyayı, daha önceki peygamberlerin çağırdığı yola davet ettiler Bu nedenle, sadece Hz Peygamber'e (s a ) uyanlar önderliğe uygun niteliklere sahiptirler
8) Önderliğin el değiştirmesiyle merkezin de değişmesi gerekiyordu İsrailoğulları'nın önderlik ettiği dönemde Kudüs'teki Mâbet merkez ve tüm Hakk'a inananların kıblesi idi Bu nedenle ilk önceleri, Hz Muhammed (s a ) ve O'na inananlar namazda o tarafa dönüyorlardı Fakat İsrailoğulları önderlikten alındıklarında doğal olarak Mescid-i Aksâ kıble olmaktan çıktı Bundan sonra Hz Muhammed'in (s a ) davete başladığ yer olan Mekke'deki Kâbe'nin kıble olacağı ilân edildi Kâbe aynı zamanda Hz İbrahim'in (a s ) davet merkezi olduğu için ne İsrailoğulları, ne de Araplar buna karşı çıkamazlardı Çünkü her iki grup da Hz İbrahim'i (a s ) ataları olarak kabul ediyorlardı Bu nedenle Kâbe'nin merkez yapılmasına karşı öne sürebilecekleri hiçbir sebebleri yoktu Fakat inatçı insanların, Hakk'ın hak olduğunu bildikten sonra da O'na karşı çıkmaya devam ettikleri bir gerçektir
9) Allah müslümanları önderler olarak ilân ettikten ve Kâbe'yi merkez tayin ettikten sonra, önderlik görevlerini yapabilmeleri için onlara belli talimatlar veriyor (Bkz 153-186 ayetler)
124 Kur'an'ın değişik yerlerinde Hz İbrahim'in (a s ) insanlara imam ve rehber tayin edilmeden önce tâbi tutulduğu zor imtihanlardan bahsedilir Hz İbrahim (a s ) bu imtihanları başarıyla atlatıp bu büyük sorumluluğu yerine getirebileceğini ispatladığında bu yüksek dereceye ulaşmıştı Hakikat O'na vahyolunduktan sonra tüm hayatı bir dizi fedâkarlıklarla geçmişti O, hayatında değerli olan her şeyi feda etmiş ve Hakk yolunda her türlü zorluğa göğüs germişti
125 Yani, "Bu vaad, sadece, senin soyundan iyi ve yetenekli olan kimseler için geçerlidir, zalimler için değil " Bu nedenle sapık İsrailoğulları ve putperest İsmailoğulları bu vaade dahil değildirler
126 Ev'in temizlenmesi sadece pislik için değil, Allah dışında tapılan her şey için de geçerliydi Allah'ın Evi'nin gerçekten temizlenebilmesi demek, orada Allah'tan başkasının adının anılmaması demektir Çünkü başka birine ibadet veya yardım için başka bir ismin anılması evi kirletir Bu ayet kapalı bir şekilde, Kâbe'de put bulunduran ve Allah yerine onlara tapan Kureyşlileri uyarmaktadır Yani Hz İbrahim'in (a s ) ve Hz İsmail'in (a s ) varisleri olmakla övünen bu putperestler, bu mirasın gereklerini yerine getirmiyorlardı Bu nedenle onlar da, İsrailoğulları gibi, Allah'ın Hz İbrahim'e (a s ) verdiği söze aykırı davranıyorlardı
HARİTA -I-
Hz İbrahim'in ziyaret ettiği yerleri gösteren harita
AÇIKLAMA
: Hz İbrahim (a s ) Irak'ta, Ur şehrinde doğdu Ateşe atılmaktan kurtulduktan sonra Harran'a gitti Daha sonra Filistin'e gitti; orada, davetinin merkez şehirleri olan Methel, Hebran ve Beir Sheba'yı kurdu Yeğeni Hz Lut'u (a s ) Lut gölünün doğusuna gönderdi Kendisi Filistin'den ayrılıp, Irak'dan sonra medeniyet ve kültür bakımından en gelişmiş ülke olan Mısır'a gitti Orada daveti için bir merkez kurup kurmadığı hakkında güvenilir bir haber yoktur Oradan da Hicaz'a gitti Hicaz'da, Mekke'de "Allah'ın Evi"ni kurdu ve oğlu Hz İsmail'i (a s ) onun koruyucusu olarak tayin etti Bundan sonra Hebran'ı (Filistin) daimi merkez olarak seçti Orada öldüğünde ikinci oğlu Hz İshak (a s ) O'nun görevini devam ettirdi O'ndan sonra da Hz Yakup (a s ) bu görevi üstlendi
|