Yalnız Mesajı Göster

Tefhimu'l Kuran Tefsiri - Bakara Suresi Tefsiri ( Mevdudi )

Eski 11-04-2012   #53
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tefhimu'l Kuran Tefsiri - Bakara Suresi Tefsiri ( Mevdudi )



216- Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı) Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir Allah bilir de siz bilmezsiniz
217- Sana haram olan ayı, onda savaşmayı sorarlar De ki: "Onda savaşmak büyük (bir günahtır) Allah katında ise, Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid,i Haram'a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak daha büyük (bir günahtır)
Fitne ise, katilden beterdir(232) Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden geri çevirinceye kadar sizinle savaşmayı sürdürürler; sizden kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, artık onların bütün yapıp-etmeleri (amelleri) dünyada da, ahirette de boşa çıkmıştır ve onlar ateşin halkıdır, onda sürekli kalacaklardır(233)
218- Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler;(234) işte onlar, Allah'ın rahmetini umabilirler Allah bağışlayandır, esirgeyendir

AÇIKLAMA

232 Haram ayda savaş etmekle ilgili sorulan soru, hicret'in ikinci yılında Recep ayında meydana gelen bir olayla ilgilidir
Hz Peygamber (sa) Mekke ile Taif arasında bir bölge olan Nahle'ye sekiz kişilik bir gözcü grubu göndermişti Onlara düşmanı gözlemelerini ve onların gelecekle ilgili planlarını öğrenmelerini emretmişti Hz Peygamber (sa) onlara savaş izni vermediği halde bu grup, Kureyş'in küçük bir ticaret kervanına saldırmış, bir kişiyi öldürmüş, geri kalanını esir alarak ganimetlerle birlikte Medine'ye getirmişti
Olayın Recep'in sona erdiği gün mü, yoksa Şaban'ın ilk günü mü meydana geldiği tam bilinmediğinden, saldırının, haram aylardan olan Recep'te mi, yoksa Şaban'da mı olduğu konusunda şüphe uyanmıştı Bunun sonucunda Kureyşliler ve onların gizli müttefikleri olan yahudilerle, Medine'de müslüman gözüken münafıklar, karşı-propaganda yapmak ve müminler aleyhine konuşmak için ellerine geçen bu fırsatı kaçırmadılar Şöyle diyorlardı: "Ne kadar da dinlerine bağlı insanlar! Haram ayda bile kan dökmekten sakınmıyorlar" Bu tür itirazlara bu ayet şöyle cevap vermektedir: "Şüphesiz kan dökmek çok kötü bir şeydir Fakat onların itirazları dayanaksızdır Çünkü bu söz, on üç yıldan beri sadece Allah'a inandıkları için kendi kardeşlerine en acımasız işkenceleri yapan insanlardan çıkmaktadır Bunlar sadece, kardeşlerini yurtlarından çıkarmakla kalmamış; Kâbe, kimsenin tekelinde olmadığı halde, onları Kâbe'yi ziyaretten engellemişlerdir Onların günahı daha büyüktür; çünkü, böyle bir düşmanlık ve kin, iki bin yıldan beri hiç görülmemiştir Bu nedenle günah listeleri kapkara olan bu zalimler, böyle bir meselede itiraz hakkına sahip değildirler"
Ayrıca bu olay Hz Peygamber'in (sa) izni olmaksızın gerçekleşmişti ve İslâm toplumunun birkaç üyesinin sorumsuz bir hareketinden başka bir şey değildi
Bu grup, ganimet ve esirlerle birlikte Medine'ye geldiğinde Hz Peygamber'in (as) : "Ben size savaş izni vermemiştim" dediğine ayrıca dikkat edilmelidir O, ganimetten Beytülmal'ın payı olan beşte biri de kabul etmemiştir Bu da olayın kanun dışı ve emirlere aykırı bir hareket olduğunu göstermektedir Diğer müslümanlar da olaydan sorumlu arkadaşlarını suçlamışlardı ve Medine'de onların hareketini onaylayan tek bir mümin bile olmamıştı
233 Bazı müslümanlar Yahudiler ve kâfirler tarafından yöneltilen yukarıdaki eleştiriyi haklı gördüler Onlar bu eleştirilerin samimi olduğunu ve bu anlaşmazlığın ortadan kaldırılması halinde eleştiricilerin tatmin olacağını ve onlarla barış yapılabileceğine inanıyorlardı Bu ayette müslümanlar, onlar hakkında bu tür fikirler beslememeleri için uyarılıyorlar Çünkü onlar, gerçeğin ortaya çıkması için değil, müslümanlara karşı propaganda yapabilmek için itiraz ediyorlardı Müslümanlara karşı çıkmalarının asıl sebebi onların İslâm'ı kabul etmeleri ve tüm dünyayı da buna çağırmalarıydı Bu nedenle müslümanlara düşmanları hakkında safdil düşünceler beslememeleri söyleniyor Müslümanlar, kendilerini inançlarından döndürmeye çalışanların, mallarını çalmaya çalışanlardan daha büyük bir düşman olduğunu hatarlamalıdırlar Çünkü hırsız, geçici olan bu dünyalarına zarar verir, oysa onları inançlarından döndürmeye çalışan kimse, ebedî olarak ahiret hayatlarını mahvetmeye çalışmaktadır
234 Arapça "cihad" kelimesi bir amaca ulaşmak için kişinin elinden gelen çabayı sarfetmesi anlamına gelir "(Kutsal) Savaş" ile eş anlamlı değildir, bundan daha geniş bir anlamı vardır ve her tür çabayı içerir Mücahid ise her zaman idealini elde etmeye çalışan, onu dili ile, kalemi ile tebliğ eden ve onun yolunda tüm kalbi ve bedeni ile çalışan kimsedir Kısacası o, tüm gücünü ve kaynaklarını bu ideali elde etmek için harcar ve ona karşı çıkan tüm güçlerle savaşır; o kadar ki hayatını bile bu yolda feda etmekten kaçınmaz Böyle bir kimsenin çabası ve gayreti teknik olarak cihaddır Buna karşı, bir müslüman tüm bunları Allah'ın ortaya koyduğu hayat biçimini hâkim kılmak ve O'nun kelâmını yüceltmek için belli ahlâkî sınırlamalar dahilinde, Allah yolunda yapmak zorundadır Müslüman cihad ederken bundan başka bir gayeye sahip olmamalıdır İşte bu şekilde, müslümanın cihadının "kâfirleri ortadan kaldırmak için açılmış genel bir savaş" olmadığı açığa kavuşur

Alıntı Yaparak Cevapla