|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tefhimu'l Kuran Tefsiri - Bakara Suresi Tefsiri ( Mevdudi )
281- Allah'a döneceğiniz günden korkun-sakının Sonra herkese kazandığı eksiksizce ödenecek ve onlara haksızlık yapılmayacaktır
282- Ey iman edenler, belirli bir süre için borçlandığınız zaman(325) onu yazınız (326) Aranızdan bir kâtip doğru olarak yazsın, kâtip Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın, yazsın Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup-sakınsın, ondan hiç bir şeyi eksiltmesin Eğer üzerinde hak olan (borçlu) , düşük akıllı ya da za'f sahibi veya kendisi yazmaya güç yetirmeyecekse, velisi dosdoğru yazdırsın Erkeklerinizden(327) de iki şahid tutun; eğer iki erkek yoksa, şahidlerden rıza göstereceğiniz(328) bir erkek ve biri unuttuğunda öbürü ona hatırlatacak iki kadın (da olur) Şahidler çağırıldıkları zaman kaçınmasınlar Onu (borcu) az olsun, çok olsun, süresiyle birlikte yazmaya üşenmeyin Bu, Allah katında en adil, şahitlik için en sağlam, şüphelenmemeniz için de en yakın olandır Ancak aranızda devredip durduğunuz ve peşin olarak yaptığınız ticaret başka, bunu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur (329) Alış-veriş ettiğinizde de şahid tutun Yazana da, şahide de zarar verilmesin (330) (Aksini) Yaparsanız, o, kendiniz için (bir zulüm ve günah) fısktır Allah'tan korkup-sakının Allah size öğretiyor Allah her şeyi bilendir
283- Eğer yolculukta iseniz ve kâtip de bulamazsanız, bu durumda alınan rehin (yeter) (331) Şu durumda eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, Rabbi olan Allah'tan korkup-sakınsın da emanetini ödesin Şahidliği gizlemeyin (332) Kim onu gizlerse, artık şüphesiz, onun kalbi günahkârdır Allah, yapmakta olduklarınızı bilendir
AÇIKLAMA
325 Buradan, borcun ne zaman ödeneceğinin belirlenmesi gerektiği sonucu çıkarılmıştır
326 Bu ayet çok rastlanan bir duruma karşı uyarı niteliğindedir; arkadaşlar ve akrabalar borç anlaşmalarını resmi yazı haline sokmazlar Çünkü bu onlara göre güvensizliği temsil eder Allah, borç ve iş anlaşmalarının, insanlar arasındaki ilişkilerin açık seçik anlaşılabilmesi için yazılmasını ve şahitler huzurunda yapılmasını emreder Bir hadiste Hz Peygamber (s a ) üç tür kimsenin Allah'a dua ettiğini, fakat duasına icabet edilmediğini bildirmektedir Bunlardan birincisi yoldan çıkmış karısı olduğu halde onu boşamayan, ikincisi kendisine yetim malı teslim edilen, fakat yetim henüz olgunlaşmadan malını iade eden, üçüncüsü ise hiçbir yazılı belge ve delil olmaksızın başkalarına borç veren kimsedir
327 "Müslümanlardan" ibaresi, şahidin müslüman olması gerektiğini bildirmektedir Zımmiler ise zımmileri şahit tutabilirler
328 Bir davada gerçeğin ortaya çıkması büyük ölçüde şahidin güvenilirliğine bağlı olduğu için, şahitten çok şeyler beklenmektedir Sadece saygıdeğer bir hayat süren, iyi bir ahlâkî karaktere sahip ve şerefli kimseler şahit olabilir
329 Günlük alışverişleri kaydetmek bile kaydetmemekten iyidir Bununla birlikte günlük alışverişlerde yapılan anlaşmaların kaydedilmemesinde bir beis yoktur
330 Bu iki anlama gelebilir Hiç kimse kâtip veya şahit olmaya zorlanamaz ya da bir tarafın aleyhine olarak doğru haber verdiği için kâtip veya şahide baskı yapılamaz
331 Bu, rehinin sadece yolculuk için geçerli olduğu anlamına gelmez Burada özellikle belirtilmiştir, çünkü böyle bir durum genellikle yolculuk sırasında ortaya çıkar Bundan başka kâtip bulamamak, bir şeyi rehin alabilmenin zorunlu şartlarından değildir Eğer muhtaç bir kimse bir şeyi rehin vermedikçe borç alamıyorsa, rehin vermesine izin verilir Kur'an bu ikinci durumdan kasıtlı olarak bahsetmez Çünkü Kur'an müminlere cömertliği öğretmeye çalışmaktadır Muhtaç bir kimseye, ondan rehin almaksızın borç vermemek şerefli bir kimseye yakışmaz Bununla birlikte eğer rehin alınan şey üretici bir şeyse alacaklı üretimi hesap etmeli ve bunu borçtan düşmelidir, aksi takdirde rehin alınan şey tarafından üretilenler, faiz hükmüne girer Rehin almaktan amaç borcun ödenmesini garanti altına almaktır ve alacaklıya hiçbir şekilde rehin üzerinden kâr etme hakkı vermez Örneğin, alacaklı alacağına karşılık olarak aldığı evde oturuyorsa, borçluya evin kirasını vermediği müddetçe faiz alıyor demektir Çünkü borç üzerinden faiz almakla rehin alınan mal üzerinden para kazanmak veya o rehini kullanmak arasında hiçbir fark yoktur Bununla birlikte alacaklı rehin olarak aldığı ineğin sütünden yararlanabilir, deve, at, gibi hayvanları da yük hayvanı olarak kullanabilir Çünkü bu, hayvanlara verdiği yemin karşılığıdır
332 "Delilleri gizlemek" hem delilleri ortadan kaldırma, hem de delilleri ortaya koyduğu halde onlardaki gerçekleri gizleme anlamlarına gelebilir
|