Yalnız Mesajı Göster

Kur'anın Mucizeleri

Eski 11-04-2012   #5
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kur'anın Mucizeleri



BEBEKLERİN RAHİMDE ÜÇ EVRESİ
Bebeğin Rahimdeki Üç Evresi

Kuran'da insanın anne karnında üç aşamalı bir yaratılışla yaratıldığı bildirilmektedir: Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra (bir başka) yaratılışa (dönüştürüp) yaratmaktadır İşte Rabbiniz olan Allah budur, mülk O'nundur O'ndan başka ilah yoktur Buna rağmen nasıl çevriliyorsunuz?„ (Zümer Suresi, 6)
Dikkat edilirse, ayette, insanın anne karnında, birinden diğerine farklılaşan üç ayrı evrede meydana geldiğine işaret edilmektedir
Gerçekten de bugün modern biyoloji, bebeğin anne karnındaki embriyolojik gelişiminin üç farklı devrede gerçekleştiğini ortaya koymuştur Bugün tıp fakültelerinde ders kitabı olarak okutulan bütün embriyoloji kitaplarında bu konu en temel bilgiler arasında yer alır Örneğin, embriyoloji hakkında temel başvuru kitaplarından biri olan "Basic Human Embryology" isimli kaynakta bu gerçek şöyle ifade edilmektedir:
Rahimdeki hayat 3 EVREDEN oluşur; preembriyonik (ilk 2,5 hafta), embriyonik (8 haftanın sonuna kadar), ve fetal (8 haftadan doğuma kadar)
Tıp dilinde "trimester" yani "üç dönem" olarak da tanımlanan bu evreler bebeğin farklı gelişim aşamalarını içerir Bu üç gelişim safhasının belli başlı özellikleri kısaca şöyledir:
- Preembriyonik evre:
Yaygın olarak "1 trimester" olarak anılan bu ilk evrede zigot bölünerek çoğalır, bir hücre kitlesi haline geldikten sonra kendini rahim duvarına gömer Hücreler çoğalmaya devam ederken 3 tabaka halinde organize olurlar
- Embriyonik evre:
"2 trimester" olarak da tanımlanan ikinci evre toplam 5,5 hafta sürer ve bu süre boyunca canlı "embriyo" olarak adlandırılır Bu evrede hücre tabakalarından bedenin temel organ ve sistemleri ortaya çıkar
- Fetal evre:
Gebeliğin "3 trimesteri" olarak adlandırılan döneme girildiğinde embriyo artık "fetus" diye adlandırılır Bu dönem gebeliğin sekizinci haftasından itibaren başlar ve doğuma dek sürer Bir önceki dönemden ayırt edici özelliği fetusun yüzü, elleri ve ayaklarıyla belirgin, insan dış görünümüne sahip bir canlı olmasıdır Dönemin başında 3 cm boyunda olmasına rağmen tüm organları ortaya çıkmıştır Bu dönem 30 hafta kadar sürer ve gelişme doğum haftasına kadar devam eder
Anne rahmindeki gelişim ile ilgili bu bilgiler, ancak modern teknolojik aletlerle yapılan gözlemler sayesinde elde edilmiştir Ancak görüldüğü gibi bu bilgiler de, diğer pek çok bilimsel gerçek gibi, mucizevi bir biçimde Kuran ayetlerinde haber verilmiştir İnsanlığın tıbbi konularda hiçbir detaylı bilgiye sahip olmadığı bir dönemde, Kuran'da bu derece ayrıntılı ve doğru bilgiler verilmiş olması, elbette Kuran'ın insan sözü değil, Allah Kelamı olduğunun açık bir delilidir

Zümer Suresi'nin 6 ayetinde insanın anne karnında, birinden diğerine farklılaşan üç ayrı evrede meydana geldiğine işaret edilmektedir Gerçekten de bugün modern embriyoloji bilimi, bebeğin anne karnındaki embriyolojik gelişiminin üç farklı devrede gerçekleştiğini ortaya koymuştur
ANNE SÜTÜ

Anne sütü, bebeğin besin ihtiyaçlarını eksiksiz olarak gidermek ve bebeği olası enfeksiyonlara karşı korumak üzere Allah tarafından yaratılmış eşsiz bir karışımdır Günümüz teknolojisi ile hazırlanan bebek mamaları dahi bu mucizevi besinin yerini tutamamaktadır

Anne sütünün bebeğe olan faydaları her geçen gün daha fazla ortaya çıkmaktadır Bilimin anne sütü ile ilgili yeni keşfettiği gerçeklerden biri ise bebeğin anne sütü ile 2 yıl boyunca beslenmesinin son derece faydalı olduğudur Bilimin yeni keşfettiği bu önemli bilgiyi Allah bizlere "…Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir" ayetiyle 14 asır önce bildirmiştir “Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir "Hem bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız banadır"„ (Lokman Suresi, 14)

KURAN'IN GELECEKLE İLGİLİ HABERLERİ

GİRİŞ Kuran'ın mucizevi yönlerinden biri de, gelecekte gerçekleşecek olan bazı olayları önceden haber vermiş olmasıdır Örneğin, Fetih Suresi'nin 27 ayetinde, müşriklerin işgali altında bulunan Mekke'yi fethedecekleri müminlere önceden şöyle müjdelenmekteydi: “Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram'a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı (Fetih Suresi, 27)

Dikkat edilirse ayette, Mekke'nin fethinden önce gerçekleşecek bir başka fetih de haber verilmektedir Gerçekten de ayette haber verildiği gibi müslümanlar önce, Yahudiler'in elinde bulunan Hayber Kalesi'ni fethetmişler, daha sonra da Mekke'ye girmişlerdirGelecekte gerçekleşecek olaylardan haber veriliyor olması Kuran'daki üstün hikmetlerden yalnızca bir tanesidir Bu, Kuran'ın sonu olmayan bir ilmin sahibi olan Allah'ın sözü olduğunu kanıtlayan bir delildir de O dönemde yaşayan hiçbir insanın sahip olamayacağı bilgilerle birlikte gelecekten verilen haberlerden başka bir tanesi de Bizans'ın yenilgisidir İlerleyen sayfalarda detaylı olarak incelenecek olan bu tarihi olaydaki en dikkat çekici nokta Dünya'nın en alçak noktasında Rumlar'ın yenilgiye uğramış olmasıdır Bu dikkat çekcidir, çünkü ayette özellikle "en alçak nokta" belirtilmektedir O dönemin teknolojisi ile böyle bir ölçümün yapılması ve Dünya'nın en alçak noktasının belirlenmesi elbette ki mümkün değildir Bu, herşeyden haberdar olan Allah'ın insanlara haber vermesidir
BİZANSIN GALİBİYETİ

Kuran'ın gelecek hakkında verdiği haberlerden biri de Rum Suresi'nin hemen başındaki ayetlerde yer alır Bu ayetlerde Bizans İmparatorluğu'nun bir yenilgiye uğradığı, ama çok kısa bir zaman sonra tekrar galip geleceği bildirilmiştir: “Elif, Lam, Mim Rum (orduları) yenilgiye uğradı “Dünyanın en alçak yerinde" Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir Üç ile dokuz yıl içinde Bundan önce de, sonra da emir Allah'ındır Ve o gün müminler sevineceklerdir (Rum Suresi, 1-4)

Bu ayetler, Hıristiyan olan Bizanslılar'ın, putperest bir toplum olan Persler karşısında çok ağır bir yenilgiye uğramasından yaklaşık 7 sene sonra, MS 620 civarında indirilmişti Ve ayetlerde Bizans'ın çok yakında galip geleceği haber veriliyordu Oysa o sırada Bizans o kadar büyük kayıplara uğramıştı ki, değil tekrar galip gelmesi, ayakta kalması bile imkansız görülüyordu Yalnız Persler değil Avarlar, Slavlar ve Lombardlar da Bizans devletine karşı büyük tehdit oluşturmaktaydı Avarlar İstanbul önlerine kadar gelmişlerdi Bizans Kralı Heraklius, ordunun masraflarını karşılayabilmek için kiliselerdeki altın ve gümüş süs eşyalarının eritilip paraya çevrilmesini emretmişti Hatta bunlar da yetmeyince bronzdan heykeller bile para yapımı için eritilmeye başlanmıştı Pek çok vali Kral Heraklius'a isyan etmiş, İmparatorluk parçalanma noktasına gelmişti Önceden Bizans toprağı olan Mezopotamya, Kilikya, Suriye, Filistin, Mısır ve Ermenistan, putperest Persler'in işgali altına girmişti20
Kısacası, herkes Bizans'ın yok olmasını bekliyordu Ama tam bu dönemde, Rum Suresi'nin ilk ayetleri vahyedildi ve Bizans'ın dokuz yıl geçmeden yeniden galip geleceği haber verildi Bu galibiyet öylesine imkansız gözüküyordu ki, Arap müşrikleri bu ayetleri alay konusu yapacak kadar ileri gittiler Kuran'da haber verilen bu zaferin, asla gerçekleşmeyeceğini düşünüyorlardı
Fakat Kuran'ın tüm haberleri gibi bu da hiç kuşkusuz gerçekti Rum Suresi'nin ilk ayetlerinin indirilmesinden yaklaşık 7 yıl sonra, MS 627 yılının Aralık ayında, Bizans ve Pers İmparatorlukları arasında Ninova harabeleri yakınında büyük bir savaş daha oldu Ve bu kez Bizans ordusu, Persler'i yenilgiye uğrattı Birkaç ay sonra da Persler işgal ettikleri yerleri Bizans'a geri veren bir anlaşma imzalamak zorunda kaldılar21
Böylece Allah'ın Kuran'da bildirdiği "Rum'un zaferi", mucizevi bir şekilde gerçek oldu
Bu ayetlerde yer alan bir başka mucize de, o dönemde kimsenin tespit etmesinin mümkün olmadığı coğrafi bir gerçeğin haber verilmesidir
Rum Suresi'nin 3 ayetinde, Rumlar'ın "Dünyanın en alçak yerinde" yenildikleri belirtilir Arapçası "Edna el ard" olan bu ifade, bazı meallerde "yakın bir yer" olarak da tercüme edilir Ancak bu tercüme, orijinal ifadenin tam karşılığı değil, mecazi bir yorumudur "Edna" kelimesi Arapça'da "alçak" demek olan "deni" kelimesinden türemiştir ve "en alçak" anlamına gelir "Ard" ise yeryüzü demektir Dolayısıyla "Edna el ard" ifadesi de "Yeryüzünün en alçak yeri" manasına gelmektedir
Ne ilginçtir ki, Bizans İmparatorluğu ile Persler arasındaki savaş, yeryüzünün gerçekten en alçak noktasında gerçekleşmiştir Söz konusu savaşın yeri, Suriye, Filistin ve şimdiki Ürdün topraklarının kesiştiği bölgede yer alan Lut Gölü havzasıdır Ve bilindiği gibi deniz seviyesinden 395 metre aşağıda olan Lut Gölü çevresi, yeryüzünün "en alçak" bölgesidir
Yani Rumlar, tam ayette belirtildiği gibi, "yeryüzünün en alçak yeri"nde yenilmişlerdir Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Lut Gölü'nün rakımının, yalnızca modern çağdaki ölçümlerle tespit edilmiş olmasıdır Daha önce hiç kimsenin Lut Gölü'nün Dünya'nın en alçak bölgesi olduğunu bilmesi mümkün değildir Ama bu bölge Kuran'da "Yeryüzünün en alçak yeri" olarak tanımlanmıştır Bu, Kuran'ın İlahi bir söz olduğunun bir başka delilini oluşturmaktadır

KURAN ALLAH SÖZÜDÜR
Sonuç bölümüne kadar incelediğimiz tüm bilgiler, bizlere açık bir gerçeği göstermektedir: Kuran öyle bir kitaptır ki, içinde verilen haberlerin hepsi doğru çıkmıştır Bilimsel konularda, gelecekten verilen haberlerde ya da matematiksel şifrelemelerde o dönemde hiçbir insan tarafından bilinemeyecek gerçekler ayetlerde haber verilmiştir Bu bilgilerin o dönemin bilgi düzeyiyle ve teknolojisiyle edinilmesi mümkün değildir Elbette ki bu durum, Kuran'ın bir insan sözü olmadığının apaçık bir ispatıdır Kuran, herşeyi yoktan var eden ve ilmiyle tüm varlıkları kuşatan Yüce Allah'ın sözüdür
Allah bir ayetinde, Kuran'la ilgili olarak, "Eğer o, Allah'tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok çelişkiler bulacaklardı" buyurmaktadır (Nisa Suresi, 82) Kuran'da hiçbir çelişki olmadığı gibi, içinde yer alan her bilgi, gün geçtikçe bu İlahi kitabın yeni mucizelerini ortaya koymaktadır

İnsana düşen ise, Allah'ın indirdiği bu İlahi kitaba sarılmak ve onu kendisine yol gösterici olarak kabul etmektir Allah, bir ayetinde bizlere şöyle seslenir: “Bu indirdiğimiz mübarek bir Kitap'tır Şu halde O'na uyun
ve korkup-sakının Umulur ki esirgenirsiniz(Enam Suresi, 155)

Allah başka ayetlerinde ise şöyle bildirmektedir:
“Hak Rabbinizdendir; artık dileyen iman etsin,
dileyen inkar etsin…„
(Kehf Suresi, 29)
“… O (Kuran), bir öğüttür Artık dileyen,
onu düşünüp-öğüt alsın(Abese Suresi, 11-12)

KURAN'IN MATEMATİKSEL MUCİZELERİ
Kuran'ın şimdiye dek incelediğimiz mucizevi özelliklerinin dışında bir de "matematiksel mucize"si vardır Bu mucizeye bir örnek, Kuran'daki bazı kelime tekrarlarının verdiği ortak sayıdır Birbiriyle ilgili bazı kelimeler şaşırtıcı bir biçimde aynı sayıda tekrarlanırlar Aşağıda, bu tür kelimeler ve Kuran içindeki tekrarlanış sayıları verilmiştir
"Yedi Gök" tabiri 7 kere geçer "Göklerin yaratılışı (halku semavat)" ifadesi de 7 kere tekrarlanır
Kuran'ın şimdiye dek incelediğimiz mucizevi özelliklerinin dışında bir de "matematiksel mucize"si vardır Bu mucizeye bir örnek, Kuran'daki bazı kelime tekrarlarının verdiği ortak sayıdır Birbiriyle ilgili bazı kelimeler şaşırtıcı bir biçimde aynı sayıda tekrarlanırlar Aşağıda, bu tür kelimeler ve Kuran içindeki tekrarlanış sayıları verilmiştir
"Yedi Gök" tabiri 7 kere geçer "Göklerin yaratılışı (halku semavat)" ifadesi de 7 kere tekrarlanır
YEDİ GÖK
GÖKLERİN YARATILIŞI7 kere
7 kere
"Gün (yevm)" tekil olarak 365 kere geçerken, çoğul yani "günler (eyyam ve yevmeyn)" kelimeleri 30 defa tekrarlanır "Ay" kelimesinin tekrar sayısı ise 12'dir
GÜN
GÜNLERAY
yevm
eyyam, yevmeyn365
"Hıyanet" kelimesi 16 kere geçerken, "habis" kelimesinin tekrar sayısı da 16'dır
HIYANET
HABİS16 kere
16 kere
"Bitki" ve "ağaç" kelimelerinin tekrar sayısı aynı: 26
BİTKİ
AĞAÇ26 kere
26 kere
"Ceza" kelimesi 117 kere yer alırken, Kuran'ın temel prensiplerden olan "affetmek" ifadesi bu sayının tam 2 katı kadar yani 234 kere tekrarlanıyor
CEZA
AFFETMEK117 kere
2x117= 234 kere
"De" kelimelerini saydığımızda çıkan sonuç 332 "Dediler" kelimesini saydığımızda da aynı rakamı görüyoruz
DE
DEDİLER332 kere
332 kere
"Dünya" kelimesi ve "ahiret" kelimesinin tekrarlanış sayıları da aynı: 115
DÜNYA
AHİRET115 kere
115 kere
"Şeytan" kelimesi 88 kere geçiyor "Melek" kelimesinin tekrar sayısı da 88
ŞEYTAN
MELEK88 kere
88 kere
"İman" (tamlama almadan) kelimesi Kuran boyunca 25 kere tekrarlanır, "küfür" kelimesi de
İMAN
KÜFÜR25 kere
25 kere
"Zekat" kelimesi 32 kere tekrarlanırken, "bereket" kelimesinin tekrarlanış sayısı da 32
ZEKAT
BEREKET32 kere
32 kere
"Rahmet" kelimesi 79, "hidayet" kelimesi de 79 kere tekrarlanır
RAHMET
HİDAYET79 kere
79 kere
"İyiler (ebrar)" 6 kere, "facirler" ise tam yarısı kadar yani 3 kere geçer
İYİLER (ebrar)
FACİRLER6 kere
3 kere
"Yaz-sıcak" kelimeleri ile "Kış-soğuk" kelimelerinin geçiş sayıları da aynı: 5
YAZ-SICAK
KIŞ-SOĞUK5 kere
5 kere
"Sizi (insanı) yarattı" ifadesi ve "kulluk" kelimesinin geçiş sayıları da aynı: 16
SİZİ YARATTI
KULLUK16 kere
16 kere
"Şarap (hımr)" ve "sarhoşluk (sekere)" kelimeleri de aynı sayıda tekrarlanır: 6
ŞARAP
SARHOŞLUKhmr
sekere6 kere
6 kere
"Zenginlik" 26 ve "fakirlik" ise yarısı kadar, 13 kere geçer
ZENGİNLİK
FAKİRLİK26 kere
13 kere
"İnsan" 65 kere geçer; insanın yaratılış safhalarının sayısının toplamı da aynıdır:
İNSAN 65 TOPRAK
NUTFE
EMBRİYO
BİR ÇİĞNEMLİK ET
KEMİK ET
turabun
nutfun
alak
meda'a
uzamun lehmun
17
12
6
3
15 12
TOPLAM 65
[SIZE=7]Eşhedü en lâ ilahe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhu ve resûluhu

Alıntı Yaparak Cevapla