Yalnız Mesajı Göster

İslami Sözlük-2-

Eski 11-04-2012   #25
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İslami Sözlük-2-



FİTEN

Azgınlık; sapıklık; azap; fikir karışıklığı, ayrılığı Birşeye tutkunluk; günah, küfür, rüsvaylık, göz alıcı güzellik; mal ve evlat Fiten, fitnenin çoğulu Fitne, ilk önce imtihan, deneme ve sınama anlamında kullanılmış, daha sonra kapsamı genişlemiştir Fitne kelimesi fetene-yeftinu'den mastar Kur'an-ı Kerîm'de altmış kadar ayette bu kelime ve türevleri çeşitli anlamlarda kullanılır
Değişik anlamlar için şu ayetleri örnek verebiliriz: "Fitneden sakının Çünkü o, içinizden, sadece zulmedenlere dokunmakla kalmaz (onun musîbeti) günâhsızlara da dokunur" (el-Enfâl, 8/25) Ashab-ı kirâmdan Zübeyr b el-Avvâm şöyle demiştir: "Biz bu ayetin kimler ve ne tür olaylarla ilgili olarak indiğini önceleri anlayamamıştık Hz Ali'nin hilâfeti sırasında vukûbulan Cemel Vak'ası'nda müslümanlar birbirlerine karşı cephe alınca, ayetin sahâbe hakkında indiğini anladım (Sahîh-i Buhâri Muhtasarı Tecrid-i Sarîh Tercemesi, XII, 291, 292)
"Yeryüzün de hiçbir fitne kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın Eğer kötülükten vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah, onların yaptıklarını çok iyi görür" (el-Enfâl, 8/39)
"Onları bulduğunuz yerde öldürün Sizi yurtlarınızdan çıkardıkları gibi, siz de onları çıkarın Fitne çıkarmak adam öldürmekten daha kötüdür" (el-Bakara, 2/191)
"Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmalarından sakın" (el-Mâide, 5/49)
"Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve arzularına göre açıklamak niyetiyle müteşâbih ayetlere uyarlar" (el-Bakara, 2/7)
"Bilin ki, sizin için mallarınız ve evlatlarınız ancak bir imtihandır" (el-Enfâl, 8/28)
Hz Peygamber'in fitne mefhumunu tefsir eden sözleri, hadis kaynaklarının "Kitâbü'l-fiten" kısımlârında yeralmıştır
Hz Âişe (ranhâ)'dan rivâyet edildiğine göre Resulullah (sas) namazın sonunda şöyle dua ederdi: "Allah'ım, kabir azabından, Mesih, Deccal'in fitnesinden, hayatın ve ölümün fitnesinden sana sığınırım Allâh'ım, hayatın ve ölümün fitnesinden, günâh ve borçtan da sana sığınırım" Bir kimse "Borçtan dolayı çok sığınmanızın sebebi nedir?" diye sorunca; "İnsan borçlanınca konuşur ve yalan söyler Söz verir ve sözünde duramaz" cevabını verdi (Buhâri, Vudû, 37,Ezân, 149, Cenâiz, 86-88, Cihad, 25, Deavât, 38, 39, 44-46; Müslim, Mesâcid, 128, 130, 132, Zikr, 49, Cenâiz, 86)
Hadisteki, kendilerine karşı Allah'tan korunma isteğinde bulunulan altı fitne; kabir azabı, mesih-deccâl, hayat, ölüm fitneleri ile günâh ve borçtur
Kabir azabından sözedilmesi onun varlığına delildir (bkz mad Kabir azabı) Mesih, Hz İsa için de, Deccal için de kullanılır Fakat ikincisi daima "Deccâl"' ilâvesiyle birlikte bulunur Deccâl'a Mesih denilmesi; hayır yönünün kalmaması, tek gözlü olması veya çıktığı zaman yeryüzünü çok kısa sürede dolaşabilme özelliğine sahip olmasıdır İlâhlık davasında bulunması, hakkı bâtıl göstermesi, hilekârlık, yalancılık onun vasıflarındandır
Hayatın fitnesi" dünyaya aldanmak, şehevi arzuları meşrû olmayan şekilde kullanmak, cehâletin arkasında koşmak ve en kötüsü ölüm sırasında imtihana tabi tutulmaktır Ölümün fitnesi ise; ölen kimseye görevli meleklerce sorulan, "rabbin kimdir?" sorusuna, şeytanın, bu kimsenin karşısına geçip; "Şüphesiz rabbin benim" diyerek onu yanıltmaya çalışmasıdır (Tirmizî)
Huzeyfe b el-Yemân şöyle demiştir: "Bir gün halîfe Ömer'in yanında oturuyorduk Ömer, "Resulullah (sas)'in fitne hakkındaki sözlerini hanginiz hatırında tutmuştur?' diye sordu "Ben bilirim' dedim Ömer "Bu sırrı açığa vurmada cesursun' dedi Ben de, "İnsanın ailesi, malı, çocukları ve komşusu yüzünden mâruz kaldığı fitneye namaz, oruç, sadaka, iyiliği emretme, kötülüğü menetme keffâret olur' dedim Ömer "öğrenmek istediğim fitne, deniz dalgalanıp kabardığı gibi kabaran ve kuduran fitnedir' dedi Bunun üzerine Huzeyfe şöyle dedi: "Ey müminlerin emiri, bu fitneden sana bir zarar yoktur Çünkü seninle onun arasında kilitli bir kapı vardır, dedi (Buhârî, Mevâkît, 4, Fiten, 17; Müslim, İman, 231; Tirmizî, Fiten, 71; Ahmed b Hanbel, V, 386, 401, 405) Bir kimsenin ailesi yüzünden fitnesi, onlardan dolayı meşrû olmayan işler yapması, sözler söylemesi; malı yüzünden fitnesi, haram yoldan kazanıp, meşrû olmayan yerlere sarfetmesi; çocukları yüzünden fitnesi, onlara olan aşırı düşkünlüğü sebebiyle birçok hayır işlerine fırsat bulamaması, onların geçimi için haram yoldan kazanç sağlamaya kalkışması; komşusu yüzünden fitnesi ise, iyi ve varlıklı olan komşusuna karşı kıskançlık duymasıdır (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi, II, 469)
Sonuç olarak İslâm'da kişinin fitne ve fesattan uzak, temiz bir hayat sürmesi, mânevî olgunluğa ulaştıracak amellere sarılması amaçlanmıştır Bu konuda Hz Peygamber'in müslümanı tarif eden şu hadisi bize ışık tutmaktadır "Müslüman, diğer müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir" (Buhârî, İman, 4, 5, Rikâk, 36; Müslim, İman, 64, 65; Ebû Dâvûd, Cihad, 2; Tirmizî, Kıyâme, 52)

Alıntı Yaparak Cevapla