Yalnız Mesajı Göster

Sularla Alakalı Hükümler

Eski 11-04-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Sularla Alakalı Hükümler



Din Yönünden Temiz Sayılmayan Şeyler

Maddeleri bakımından dinde temiz sayılmayan şeyler, namaza engel miktarları bakımından iki kısma ayrılırlar: Ağır pislik ve Hafıf pislik

Ağır Pislikler

İnsanların sidikleri, tersleri, menileri, idrardan sonra gelen vedîleri (kalın akıntı) ve şehevî bir istekten sonra gelen mezîleri, ağız dolusu kusuntuları, organlardan çıkıp akan kanları ve bedenlerinden kesilip düşen et ve deri parçaları

Kadınlara ait âdet ve lohusalık kanları ile, devamlı bir şekilde gelen istihaze kanları da bu ağır necasetler kısmına girer

(Şafiî ve Hanbelîlere göre menî temizdir)

Eti yenmeyen hayvanların sidikleri, ağızlarından gelen salyaları, akan kanları ve kuşlardan başka bütün hayvanların tersleri

Yarasanın sidiğinden ve tersinden sakınmak mümkün görülmediği için temiz sayılır

Eti yenen hayvanlardan tavuk, kaz ve ördeklerin tersleri

Lâşeler (ölü hayvanlar): Karada yaşayan ve boğazlanmaksızın ölen yahut din kurallarına uyulmaksızın kesilen kanlı hayvanlar ve bunların tabaklanmamış derileri İşte bu gibi hayvanlara Meyte (lâşe) denilir Kaz ve ördek ölüleri de böyledir

(Malikîlere, göre, ölü hayvanın eti pis olduğu gibi, derisi, kemiği, sinirleri de temiz değildir Kılları ve yünleri ise temizdir Şafiîlere göre ise, ölü hayvanın tüylerine ve kıllarına, tırnaklarına varıncaya kadar bütün cüzleri pistir Çünkü bu cüzlerin hepsine canlılığın geçişi vardır)

Şarab ittifakla ve diğer sarhoşluk veren içkiler çoğunluk görüşü ile pistir Çünkü bunların hepsi akla ve sağlığa zararlıdır Hepsi dince yasak şeylerdir Bunlardan kaçınmak dince istenmektedir Bunlara yasağın konması ve bunlardan nefret edilmesi de bu hikmete bağlıdır Hele ibadetlerde temizliğe ve pâklığa riayet edilip ihtiyatlı davranmak en önemli işlerdendir İbadetlerin tam bir temizlik içinde Allah´ın emrine uyularak yapılması farzdır

(Şafiî Mezhebine göre de, sarhoşluk veren bütün içkiler, az olsun veya çok olsun temiz değillerdir)

Hafif Olan Pislikler

Atların ve eti yenen koyun, geyik gibi ehlî hayvanların ve yabanî hayvanların sidikleri hafif pisliktir Bu hayvanların tersleri İmam Azam´a göre ağır pisliktir İmam Ebû Yusuf ile İmam Muhammed´e göre ise hafif pisliktir Fetva, bu iki imama göredir Katırlarla merkeblerin tersleri hakkında da ihtilâf vardır

Etleri yenmeyen hayvanlardan atmaca, çaylak ve kartal gibi havada pisleyen kuşların tersleri

Her hayvanın karaciğerine bağlı olan öd kesesi ve işkembesi, tersinin hükmüne bağlıdır Koyunun tersi hafif olduğu gibi, onun öd kesesi ve işkembesi de hafif pisliktir

Temiz Olmayan Şeylerin Hükümleri

Temiz olmayan şeyler: Gerek ağır olsun, gerek hafif olsun, maddî şeyleri kirletmek hususunda eşittirler Bu yönden pislikler ağır ve hafif kısımlarına ayrılmaz Ancak namazın sahih olmasına engel olmak veya olmamak bakımından bu iki kısım esas alınarak aşağıdaki hükümler uygulanır

Ağır necaset sayılan bir şeyin: Katı ise üç gramdan, sıvı ise el ayasından daha geniş olan miktarı, giderilmesi mümkün olunca, namazın sıhhatine engel olur Bu anılan ve ondan daha az olan miktarlar ise az necasettir, namazın sıhhatine engel olmaz; bağışlanmış sayılır

Buna göre namaz kılanın elbisesinde veya ayaklarını basıp namaz kıldığı yerde, yaklaşık olarak üç gramdan çok katı olan ağır pislik bulunursa, onun namazı sahih olmaz Secde ettiği yere gelince, bu hususda İmam Azam´dan iki rivayet vardır İmam Muhammed´e göre, burada aynı miktar necaset sebebiyle namaz sahih olmaz Fakat İmam Ebû Yusuf´a göre sahih olur

Hafif pisliğe gelince: Bunların bulaştığı beden organlarının ve elbiselerin dörtte birinden azı namaza engel olmaz Bu az miktar sayıldığı için bağışlanmıştır Bu miktardan fazla olan pislikleri gidermek mümkün olduğu zaman, namazın sıhhatına engel olurlar

Yine: Bir meste bulaşan böyle hafif bir pislik, mestin topuklardan aşağı olan kısmının dörtte birinden az ise, bağışlanır; fazla ise bağışlanmayıp namaza engel olur

İmam Ebû Yusuf´a göre, enine ve boyuna yalnız bir karış miktarı bulaşması bağışlanmıştır Bedenin ve elbisenin bundan fazlasına bulaşması namaza engel olur Bununla beraber imkân olunca, bedenin, elbisenin ve namaz kılınacak yerin, pislik çok az bile olsa, temizlenmesi bir fazilettir Bir pisliğin az bir miktarı ile namaz kılınması sahih ise de keraheti vardır Bunu gidermeden namaz kılmamalıdır

Temizleme Yolları

Pis olan eşyayı temizlemek için, cinslerine göre değişik yollar vardır Temizleme yolunun başlıcası su ile yıkamak ve kaynatmak usulüdür

Diğerleri, silmek, kazımak, ovalamak ve yakmak suretiyle temizlemedir Bunları sırasıyla anlatıyoruz:

1) Su ile Yıkayarak Temizleme

Hades (Hükmen necaset) denilen abdestsizlik, cünüblük ile hayız ve nifas halleri, her çeşit temiz mutlak sularla giderilir Bu sulardan bulunmayınca abdestsizlik gibi, hades halleri teyemmümle giderilir İlerki bölümlerde açıklanacaktır

Hubus (hakikî necaset) denilen pislikler de temiz olan mutlak ve mukayyed sularla temizlenir:

Örnek: Maddî bir pislik, yağmur, dere ve deniz sulanyla giderilebildiği gibi, çiçek suları ile, meyve ve sebzelerden çıkan sularla ve içinde nohut veya mercimek gibi şeyler ıslatılmış sularla da giderilebilir Fakat temiz olmayan sularla, yağlı ve yapışkan sıvılarla, akıcılık ve incelik vasfını kaybeden sularla pislikler giderilmez

Görünür halde olan pislikler, izleri (renk, koku ve maddeleri) giderilinceye kadar su ile yıkamakla temiz olurlar Bir defa yıkamakla tamamen pislik giderilmiş olursa, sahih olan görüşe göre, bir daha yıkanması gerekmez Eğer pisliğin rengi, bulaştığı yerden kaybolmayacak halde ise, o eşya, kendisinden bembeyaz su akıncaya kadar yıkanır Pis boya ile boyanmış elbise ve kaplar gibi

Görülemeyen bir pisliğin bulaşmış olduğu eşya, bir kap içine konarak üç kez yıkanır ve her defasında sıkılmakla temiz olur Sıkmak, yıkayıcının kuvvetine göre olur Son sıkmada, hiç su damlamayacak şekilde sıkmak gerekir Böylece hem yıkanan şey, hem yıkayıcının eli, hem de kullanılan kap temizlenmiş olur Başka başka kaplarda pis eşya yıkanmış olursa, birinci kap üç kez; ikinci kap iki kez ve üçüncü kap da bir kez yıkanmakla temizlenmiş olur

Köpeğin yaladığı bir kap da, üç kez yıkanmakla temizlenir Bununla beraber pis şeyin koku ve tadı kalmamalıdır Ancak kokusunun giderilmesi mümkün olmazsa, o zaman koku eserinin bulunması bağışlanır

Pis olan bir şeyi su ile yıkamak hususunda akar su, durgun su ile kap içinde yıkamak veya kap içinde yıkamamak bakımından bir fark yoktur Yeter ki su berrak bir duruma gelsin Bu yıkamada sıcak su veya sabun gibi temizleyici maddelerin kullanılması şart değildir, güçlük olmadığı zaman bunların kullanılması tercih edilir

Keçe ve benzeri, sıkılmaları mümkün olmayan pis eşyalar kap içinde üç defa yıkanır ve her yıkayışta pis eşyanın suyu süzülür ve damlaları kesilinceye kadar bırakılmış olursa, temizlenmiş sayılır Fazla kurutulması gerekmez Böyle bir eşya akarsu içine bırakılırsa veya üzerine sular dökülerek yıkanırsa, onda pislik izi kalmayınca temiz olur Ayrıca sıkılıp kurutulmasına ve tekrar tekrar suya sokulmasına gerek yoktur

Pis olan bir kına ile boyanan bir organ üç kez yıkanmakla temiz olur Kınanın organ üzerinde kalan rengi bir zarar vermez Bir organa değen kan ve benzeri bir maddeyi üc kez yalayıp tükürmekle izi giderilmiş olursa, hem organ ve hem de yalayanın ağzı temiz olur

Topraktan yapılarak ateşte pişirilen kaplar pisleşince, her defasında damlaları kesilinceye kadar suyu sırkıtılmak şartı ile üç kez yıkanır Bir görüşe göre, bu gibi kapların yenisi ateş alevine tutulmakla temizlenir

Tahtadan yahut topraktan yapılmış yeni kaplar pisleşince, üç kez yıkanır ve her defasında kurutulur Pisliğin rengi ve kokusu tamamen gidince bu eşya temiz olur Çünkü bu eşyaların o pisliği emmiş olmaları düşünülebilir

İçine murdar bir şey düşmüş olan zeytinyağı ve benzeri bir yiyecek, bir kap içinde üzerine üç defa su döküldükten sonra çalkalanır ve her defasında suyu süzülerek yiyecek madde alınırsa, temizlenmiş olur

Temiz olmayan bir su içinde kalarak şişen buğday ve arpa gibi şeyler üç defa temiz suda ıslatılır ve her defasında kurutulup suyu çekildikten sonra temizlenmiş olur

Görülmeyen bir pislik, bedenin veya çamaşırın hangi tarafına dokunmuş olduğu bilinmez yahut unutulmuş olursa, o bedenin veya çamaşırın bir tarafı yıkanınca, sahih olan görüşe göre, her tarafı temizlenmiş sayılır Fakat bedenin veya çamaşırın tümünü yıkamak daha uygun düşer

Üzerinde necaset veya meni bulan kimse, bunun ne zaman bulaştığını bilemezse, necaset için son abdest bozduğu, meni için de, son uyku uyuduğu zamandan itibaren kılmış olduğu namazları tekrar kılar

Bir çeşmenin su boruları pislenmiş olsa, içinde akacak temiz su ile borularda necasetin izi kalmadığı anlaşıldığı anda temizlenmiş olur

2) Suda Kaynatma ile Temizleme

İçine pis bir şey karışan ve yüzeyi 65 m2´den küçük olan süt, pekmez ve bal gibi sıvı şeyler, asıl miktarlarına düşünceye kadar temiz su ile kaynatılır Üçüncü ameliye yapılmakla bunlar temizlenmiş olur Çünkü böyle yapmakla temiz olmayan şeyin aslında bir değişiklik meydana gelir

Usulüne göre boğazlandıktan sonra, henüz bağırsakları çıkarılmadan, tüylerini yolmak için kaynar suya atılmış olan tavuk ve benzeri hayvan pislenmiş olur; artık temizlenmez Çünkü pis suyu içine çekmiş olur Onun için böyle bir hayvan kesildikten sonra, üzerindeki akar kanını, hem de içini çıkardıktan ve yıkadıktan sonra kaynar suya atmalıdır İşkembe de yıkanıp temizlenmeden önce kaynar suya atılırsa bir daha temiz olmaz Fakat henüz kaynar hale gelmemiş suya atılıp çıkarılırsa, temiz su ile yıkanarak temizlenmiş olur Kaynar suyu içine daha çekmeden hemen sudan çıkartılırsa yine yalnız yıkamakla temiz olur

3) Ateşe Sokmak Yolu ile Temizleme

Pis su verilen bir bıçağın hem içi, hem de dışı pis olur Bu durumda onun dışı yıkanmakla veya temiz bir bezle silinmekle temizlenir Artık o biçakla karpuz ve et gibi yiyecekler kesilip yenebilir Fakat bu halde bıçağın sadece dışı temiz olduğundan üzerinde onu taşıyanin namazı sahih olmaz; çünkü iç kısmı pistir İç kısmının temizlenmesi için ateşin içine konur ve üç kez veya bir kez ona temiz su verilir

Pis çamurdan yapılan testi ve çanak gibi şeyler, ateşte pişip onlarda pislik eseri kalmayınca temizlenmiş olur

Boğazlanmış bir hayvanın kellesi üzerinde veya herhangi bir maden parçası üzerinde bulunan kanlar, ateşe sokulup kaybolmakla o şeyler temizlenmiş olur

İçlerine yaş pislik dokunmuş olan fırınlar ve tandırlar, içlerinde yanan ateşle temizlenmiş olurlar Artık onlarda ekmek pişirilebilir

4) Silmek Yolu ile Temizleme

Bıçak, cam, abanos, cilâlı tahta, düz mermer ve tepsi gibi şeyler, kuru veya yaş pislikle kirlenirlerse, yaş bir bezle veya süngerle veya toprakla veya yaprak benzeri birşeyle silinirler de, pisliğin izi kalmadığına kanaat getirilirse, bunlar temizlenmiş olur Buna göre kana bulaşmış sonra da temiz bir bezle veya toprakla tamamen silinmiş olan bıçağın veya kılıcın taşınması ile namaz bozulmaz

5) Kazımak ve Ovalamak Yolu ile Temizleme

Pisliği emmeyecek bir halde olan mest ve ayakkabı benzeri şeylere, hayvan tersi gibi görünür bir necaset dokununca, su ile temizlenebilir Ayrıca bıçak ve benzeri şeylerle kazımakla ve yere sürüp ovalamakla da temizlenir Fakat sidik gibi görünmeyen necaseti ancak yıkamakla temizlemek mümkündür Elbiseye ve bedene dokunan pisliği de kazımak veya toprağa sürmek yeterli değildir, bunu yıkamak gerekir

İnsanların kurumuş olan menileri ovalamakla temizlenebilir

Dokunmuş olduğu elbise astarlı olsa da, yine ovalamak yeterlidir Fakat yaş halde olan meniyi mutlaka su ile yıkamak gerekir Bununla beraber elbiseye dokunup kurumuş olan bir meni, ovalanmakla temizlendikten sonra, o elbise ile namaz kılınabilirse de, o yer sonra ıslanmış olsa, sahih kabul edilen görüşe göre pislik hali geri döner; onu tekrar kurutup ovalamak veya yıkamak gerekir

Pislenen bir çukur veya kuyu, artık pisliğin bulaşmadığı inancına varılıncaya kadar çevresinden kazınmakla temiz olur

6) Kurumak ve Toprak Sermekle Temizleme

Yeryüzü ve yeryüzünde temeli olan herhangi bir şey pisleşince kuruyarak temizlenir Şöyle ki: Pis olan bir yer parçası, güneş, rüzgâr ve ateşle kuruyup üzerindeki pisliğin izi kalmazsa, temizlenmiş olur Böyle bir yer üzerinde namaz kılınabilir, fakat bu toprakla teyemmüm yapılamaz Çünkü böyle bir toprak temiz ise de temizleyici değildir

Yerde sabit bulunan ot, ağaç, döşenmiş taş, tuğla ve kiremit benzeri şeyler de, bunlara dokunan pisliğin izi kalmamak üzere kurumakla temizlenmiş olur Fakat yerde sabit olmayıp koparılmış veya çıkarılmış bulunan otlar, ağaçlar, taşlar, tuğlalar, kerpiçler ve benzeri şeyler, kendilerinde pislik eseri kalmadığı inancına varıncaya kadar su ile yıkanmakla temizlenirler; kurumakla temiz sayılmazlar Ancak cilâlı olmayan sert ve katı olan taşlar, yerden ayrılmış olsalar bile, kurumakla temizlenirler; değirmen taşları gibi Çünkü bunlar pisliği içlerine çektiğinden yeryüzü hükmündedirler

Pis olan bir yer parçası, pisliğin izi kalmayıncaya kadar üzerine su akıtılmakla veya pisliğin kokusu kalmayacak derecede üzerine temiz toprak sermekle temizlenir

7) Suyun Akması ve Kaybolması Yolu ile Temizleme

İçine pislik düşmüş olan küçük bir su, bir havuz ve su dolu bir hamam kurnası, bir taraftan veya üstündeki musluktan temiz su gelip akıp gitmekle, pisliğin eseri kalmamışsa temiz olur Bu bir akar su hükmünde olur Fakat gelen suyun havuz altından akıp gitmesi yeterli değildir

Pis olan bir kuyunun suyu çekilip kaybolunca o kuyu temizlenmiş olur Bundan sonra gelen suyu pis olmaz Çünkü giden pislik artık geri dönmez

8) Hal Değişme (İstihale) Yolu ile Temizleme

Pis olan bir madde temiz olan bir madde haline dönüşürse temiz olur Örnek: Bir merkeb veya bir domuz, diri veya ölü olarak tuzlaya düşüp de tuz haline gelse temiz sayılır

Yine bir yığın gübre toprak kesilse, tezek yanıp kül olsa, şarab sirkeye dönse, misk ahusunun kanı miske dönse bunlar temizlenmiş olurlar Pis bir toprak altüst edilmekle, pis bir zeytinyağı sabun haline getirilmekle temizlenmiş olur

Bir şira veya şarab, içine herhangi bir pislik düşüp dagildiktan sonra sirke yapılmakla temizlenmiş olmaz Bunlarin içine fare düşmesi de aynidir

Yine pis olan bir süt peynir yapılmakla veya pis bir bugday ögütülmekle veya unundan ekmek yapmakla, pis bir susamdan yag çikarilmakla temiz olmaz Çünkü bunlarda hal degişikligi yoktur

9) Bazı Davranışlar Yolu ile Temizleme

Harmanda döğülen buğday ve arpa gibi yiyeceklerin bilinmeyen bir miktarı hayvanın kaşanması ile pislendikten sonra, o pis miktarina eşit veya daha ziyade ondan çıkarılsa, geri kalan temiz sayilir Çünkü bunun bütününde temizlik asıldir ve muhakkakdır Temiz olmayan miktarın hangi kısımda kaldığı da şübhelidir, bilinmemektedir Asıl olan temizlik, şübhe ile kaybolmaz Böyle bir buğday ve benzeri şeyler bölüşülmekle veya kısmen yıkanmakla da temizlenmiş olur

Yarısından azı veya bilinmeyen bir miktarı pis olan bir pamuk yığını hallaç tarafindan tamamen atılınca temizlenmiş olur; fakat çoğunluğu pis ise temizlenmez

10) Boğazlama ve Tabaklama Yolu ile Temizleme

Domuzdan başka herhangi bir hayvanın derisi, meşru şekilde boğazlanmakla temiz olur Böyle bir hayvan derisi üzerine namaz kılınabilir Etine gelince: Eğer eti yenen hayvanlardan ise, eti de temiz olur Fakat eti yenmeyen hayvanlardan ise, sahih olan görüşe göre, eti temiz olmaz Böyle bir etten 3 gr, kadar bir kimsenin üzerinde bulunsa, onun namazı sahih olmaz Boğazlanmasıyla eti temiz sayılsa bile, yenmesi caiz olmaz Çünkü her temiz olan şeyin yenmesi gerekmez

Domuzdan başka her hayvanın derisi tabaklanmakla da temiz olur İki çeşit tabak yapılır: Biri hakikî tabaktir ki, şap, mazı, tuz ve benzeri kimyasal maddelerle yapılır Bu uygulama ile deriler ve postekiler koku ve rutubetten kurtulur Diger çeşit tabak da, hükmen tabakdır ki, deri ve postekilere toprak serpmekle, güneşe, havaya ve rüzgâra karşı birakmakla yapılır İşte bu iki çeşit tabaklama usulünden biri ile işlem gören bir deri temizlenmiş olur Böyle bir deri üzerinde namaz kılınır, böyle bir deriden yapılmış olan bir elbiseyi giyenin namazı da sahih olur

Tabak yapılmakla postekilerde olan pis yaşlık kaybolur Domuz derisi ise, bütün eczaları ile pis olduğu için tabaklanmakla temizlenmez

İnsan derisi, hürmet ve kerametinden dolayı tabaklanmaz Tabaklanmakla temizlense de, asla kullanılamaz

Yabancı ülkelerde pis maddelerle tabaklandıkları bilinen deriler, üç defa yıkandıktan sonra ancak onlarla namaz kılınabilir Şübheyi gidermek için, durumları kesinlikle bilinmeyen böyle derileri yıkamak bir ihtiyattır

11) İstinca (Büyük Abdest Temizliği) ve İstibra (Küçük Abdest Temizliği) Yolu ile Temizleme

Kan, meni, sidik ve gaita gibi pisliklerin çıkmış oldukları yerleri temizlemek gerekir ki, buna "İstinca" denir Bu temizleme, avret yerlerini yabancılara göstermeksizin su ile, yoksa küçük taşlarla yapılır Önce taşlarla, sonra su ile yapılması daha uygundur Fakat kemik, kireç, kömür, tezek, bez, pamuk ve kağıt gibi şeylerle istinca mekruhtur Su ile istincanın sağlık yönünden yararları çoktur Bu konuda Tıb kitablarında önemli bilgiler vardır

İstinca yerini taşarak namazın sıhhatini engelleyecek kadar fazla olan pislikleri yıkamak farzdır

Erkekler idrar yaptıktan sonra, sidik sızıntısının kesilmesini beklemeleri gerekir ki, buna "İstibra" denir İstibra usulü her insanın bünyesine göre değişiktir Bekleyerek, biraz yürüyerek, ayakları hareket ettirerek ve öksürerek yapılır İdrarın kesildiğine kanaat hasıl olunca, istinca (su ile yıkama) yapılır Çünkü idrar yaşlığın bulunması, idrarın damlaması gibi abdestin sıhhatine engeldir

İstinca´da temizliğe fazla dikkat edip idrar ve benzeri pislik eseri bırakmamaya "İstinka" denir İstinca´dan sonra ayağa kalkmadan temiz bir bez parçası ile veya sol el ile kurulanmalıdır Böylece temizlik için kullanılan suyun kalıntılarını gidermeye çalışmalıdır Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: "İdrardan çok korununuz; çünkü kabrin bütün azabı ondandır"

Bunun için idrardan son derece sakınmalı ve temizliğe dikkat etmelidir Kadınlara "İstibra" gerekmez Onların bir müddet beklemeleri yeterlidir Ondan sonra istinca edip abdest alabilirler

İstinca ile istibranın bazı edebleri vardır Onlar da şunlardır: Helâya giderken "Allah´ım! Pislikten ve pis olmaktan sana sığınırım" diye dua edilir Helâya sol ayakla girilir ve heladan sağ ayakla çıkılır Helâda kıbleye yönelik oturmamalı, arkayı da kıbleye çevirmemelidir Bunları yapmak mekruhtur Rüzgâra karşı, bir özür yokken ayakta, karınca ve benzeri böceklerin yuvalarına, abdest ve gusül alınacak sulara işemek mekruhtur

Yol üzerine, mescit civarına, mezarlığa, durgun ve akar sulara, ırmak kenarlarına, ağaç altlarına abdest bozmak da mekruhtur İnsanların görebileceği bir yerde istibra yapılması da edebe aykırıdır

Helâda iken konuşmamalı, din ve dünya işleri düşünülmemelidir Avret yerine ve çıkan pisliklere bakmamalıdır İdrarın içine tükürülmemelidir Oruçlu olmayan kimse istinca ederken ayaklarını birbirinden uzak tutmaya çalışmalı ve gevşek oturmalıdır Temizlenme bakımından daha iyi olduğu için böyle yapmak mendubdu

Alıntı Yaparak Cevapla