Yalnız Mesajı Göster

Fizilal-İl Kuran Tefsiri - Al´A Suresi Tefsiri ( Seyyid Kutub )

Eski 11-04-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Fizilal-İl Kuran Tefsiri - Al´A Suresi Tefsiri ( Seyyid Kutub )



14- Doğrusu mutluluğa ermiştir
15- Rabbinin adını anıp namaz kılan
16- Fakat siz şu dünya hayatını üstün tutuyorsunuz
17- Oysa ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır
18- Bu hüküm elbette ilk sahifelerde de vardır
19- İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde
"Doğrusu mutluluğa ermiştir Rabbinin adını anıp namaz kılan" Ayet-i kerimede geçen teskiye her tür pislik ve kirden arınmaktır Yüce Allah arınan ve Rabbinin adını anan, kalbine O'nun yüceliğini yerleştirip "namaz kılan" Evet İşte bu arınan, öğüt alan ve namaz kılan insanın "kurtulduğunu" kesin biçimde açıklıyor Hem bu dünyada kurtulmuş hem de diri bir kalb ile Rabbine bağlı bir halde yaşayarak hatırlamanın tatlılığını ve sıcaklığını hissederek kurtulmuştur, hem de ahirette kurtulmuştur Cehennemin büyük ateşinden kurtularak, nimetleri ve Allah'ın rızasını elde etmiştir Bu ayette geçen fesallakavramının saygı ile ürpererek bağlandığı veya literatürdeki anlamı ile namazı ifade etmesi arasında fark yoktur Her ikisi de hatırlamadan, Allah'ın yüceliğini kalbe yerleştirmeden ve onun ürpertisini vicdanında hissetmeden kaynaklanabilir
Bu akıbet nerede, diğeri nerede? Bu son nerede, diğeri nerede?
Bu sahnenin gölgesinde bedbahtları bekleyen büyük ateş ve arınanları bekleyen kurtuluş ve başarı sahnesinin havasından muhatapları onların bedbahtlıklarının sebebine gafletlerinin kaynağına onları öğüt almaktan arınmaktan, kurtuluş ve başarıdan alıkoyan, büyük ateşe ve acı bedbahtlığa sürükleyen sebebe yöneltmektedir:
Şüphesiz dünya hayatını tercih etmek her kötülüğün başıdır İşte bu tercihten dolayı insan öğütten/hatırlatmadan yüz çevirir Çünkü öğüt onların ahireti hesaba katmalarını ve onu tercih etmelerini gerektirir Halbuki onlar dünyayı istemekte ve onu tercih etmektedirler
Dünyaya dünya denmesi tesadüf değildir Dünya hem aşağılatıcı hem düşürücüdür Ayrıca fanidir Çabucak geçer "Oysa ahiret daha iyi ve daha kalıcıdır" Özü itibariyle daha hayırlıdır Zaman itibariyle daha kalıcıdır
Bu gerçeğin ışığında dünyayı ahirete tèrcih etmek aptallık ve kötü değerlendirme olarak ortaya çıkmaktadır Akıllı, sağduyu sahibi hiç kimse onu ahirete tercih edemez
Surenin sonunda bu davanın tarihi seyri, kaynağının köklülüğü, köklerinin zamanın derinliklerine yayıldığı, yer ve zaman süreci boyunca ilkelerinin birliğine ilişkin bir işaret yer almaktadır
"Bu hüküm elbette ilk sahifelerde de vardır İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde"
Bu akidenin büyük ilkelerini içeren, ve bu surede yer alan bu köklü-engin gerçek ilk kutsal sayfalarda; Hz İbrahim ve Hz Musa'nın kutsal sayfalarında yer alan gerçeğin aynısıdır
Gerçeğin birliği, inanç sisteminin birliği, bunların kendisinden kaynaklandığı yerin birliğinin, insanlara peygamber göndermeyi gerektiren iradenin birliğinin gereğidir Gerçek bir tanedir Bir tek kaynağa dayanmaktadır Yenilenen ihtiyaçların ve ardarda gelen devrelerin değişmesine göre detayları ve cüzi bölümleri değişir Fakat yine de tek olan bir kaynaktan gelen aslı, temeli değişmez Bu değişmeyen asıl yaratan ve düzelten takdir edip yol gösteren yüce Rabbinden gelmiştir

Alıntı Yaparak Cevapla