11-04-2012
|
#13
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Fizilal-İl Kuran Tefsiri - Fussilet Suresi Tefsiri ( Seyyid Kutub )
49- İnsan hayır istemekten yorulmaz Ancak kendisine bir şer dokundumu hemen üzgündür, ümitsizdir
50- Eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra biz ona bir rahmet taddırırsak: "Bu benim hakkımdır; kıyametin kopacağını sanmıyorum Rabb'ime götürülmüş olsam bile muhakkak O'nun yanında benim için güzel şeyler vardır" der Biz inkar edenlere, yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve mutlaka onlara acı azabdan taddıracağız
51- İnsana bir nimet verdik mi yüz çevirir; yan çizer Ona bir şer dokundu mu yalvarıp durur
Bu, Allah'ın yol göstericiliği ile yolunu bulup dosdoğru hareket etmeyen insan ruhunun gerçek ve ince bir tablosudur Bu tip insanların ruhlarının değişkenliğini, zayıflığını, ikiyüzlülüğünü, iyiliğe düşkünlüğünü, nankörlüğünü, bollukla gururlanıp, dara düşünce feryadı basmasını tasvir eden bir resim  Gerçekten ilginç ve incelikli bir tasvir
Şu insan iyilik istemekten bıkmaz Her yanı iyilik ve nimetle dolsa yine de ister, tekrar tekrar ister Hep kendisi için ister ve istemekten usanmaz Eğer kendisine zararın ucu dokunsa -ama sadece dokunsa- tüm ümidini, bekleme direncini yitirir Bu zarardan kurtulamayacağını, bir çıkış noktasını bulamayacağını sanır Sebeplerden elini çeker, göğsü daralır, üzüntüsü, sıkıntısı büyüdükçe büyür Allah'ın rahmetinden ümidini keser, onun gözetimi hakkında karamsar olmaya başlar Çünkü Rabb'ine güveni azdır, bağları zayıftır
Yine insana, eğer yüce Allah uğradığı bu zarardan sonra ona merhamet edip katından bir iyilik tattırırsa nimeti küçümser ve Allah'a şükretmeyi unutur Rahatlıkla aklını başından alır ve nimetin kaynağını unutur "Bunlar benimdir, bunları hakkederek elde ettim ve hep bu nimetler içinde yaşayacağım" der Ahireti unutur ve kopmasını uzak bir ihtimal olarak görür: "Kıyametin kopacağını sanmıyorum" der  Kendi kendine dişinir, böbürlenir Allah'a karşı büyüklenir Kendisinin seçkin bir yerinin olduğunu sanır Kıyameti ve Allah'ı inkar eder Buna rağmen Rabb'ine döndürülecek olursa katında ayrıcalıklı bir yerinin olduğunu düşünür "Rabbime götürülmüş olsam bile muhakkak O'nun yanında benim için güzel şeyler vardır " Hiç kuşkusuz bu, onun kapıldığı gururun ifadesidir  Tam bu sırada, yerinde bir tehdit geliyor:
"Biz inkar edenlere, yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve mutlaka acı azaptan tattıracağız "
Şu insana yüce Allah nimet bahşettiği zaman, büyüklenir, azgınlaşır Uyarılara sırt çevirir ve kimseye aldırmadan bir başına pervasızca çekip gider Ancak kendisine zararın ucu dokunur dokunmaz, alçalır, yıkılır, küçülür ve basitleşir Durmadan yalvarır yakarır Bu durumdan kurtulmak için uzun uzun dua eder
Ne büyük dikkat! İnsan ruhunun büyük-küçük her özelliğini ortaya koyan ne incelikli bir gözlem! Çünkü onu anlatan, yüce yarâtıcısıdır İnsan ruhunun geçtiği yolları ve onun her zaman bu dolambaçlı yollardan geçtiğini bilen yüce Allah'tır onu anlatan İnsan doğru yolu bulup dosdoğru hareket etmediği sürece bu dolambaçlı yollardan kurtulamaz
Her türlü örtüden soyutlanmış, bütün perdelerden sıyrılmış şekilde gözler önüne serilen bu insan ruhunun sergilendiği sahnenin ışığında onlara soruluyor: Eğer bu yalanladığınız kitap Allah katından gelmişse ve bu tehdit gerçekse o zaman ne yapacaksınız? Kendinizi, Allah'ın kitabını yalanlamanın, ona karşı çıkmanın korkunç akıbetine doğru sürüklediğinizin farkında mısınız?
|
|
|
|