Yalnız Mesajı Göster

Kur'an Fihristi-H

Eski 11-04-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kur'an Fihristi-H



Biz hiç bir elçiyi, kendi kavminin dilinden başkasıyla göndermedik ki, onlara apaçık anlatsın Böylece Allah, dilediğini şaşırtıp saptırır, dilediğini hidayete erdirir O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (14/4)
İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: "Doğrusu, Allah, size gerçek olan va'di va'detti, ben de size vaadde bulundum, fakat size yalan söyledim Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın Ben sizi kurtacak değilim, siz de beni kurtacak değilsiniz Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım Gerçek şu ki, zalimlere acı bir azab vardır" (14/22)
Ve şüphesiz senin Rabbin, O, onları haşredecektir Gerçekten O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir (15/25)
Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı topluluktan gizlenir; onu aşağılanarak tutacak mı, yoksa toprağa gömecek mi? Bak, verdikleri hüküm ne kötüdür? (16/59)
Ahirete inanmayanların kötü örnekleri vardır, en yüce örnekler ise Allah'a aittir O, güç sahibi olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (16/60)
Cumartesi, ancak onda ihtilafa düşenlere (farz) kılındı Şüphesiz Rabbin, onların ihtilaf ettikleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmedecektir (16/124)
Kitapta İsrailoğullarına şu hükmü verdik: "Muhakkak siz yer(yüzün) de iki defa bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniş-yükselişle kibirlenecek-yükseleceksiniz (17/4)
De ki: "Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir Göklerin ve yerin gaybı O'nundur O, ne güzel görmekte ve ne güzel işitmektedir O'nun dışında onların bir velisi yoktur Kendi hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz" (18/26)
İş(in) hükme bağlanıp biteceği, hasret gününe karşı onları uyar; onlar bir gaflet içindedirler ve onlar inanmıyorlar (19/39)
Dediler ki: "Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla 'tercih edip-seçmeyiz" Neyde hükmünü yürütebileceksen, durmaksızın hükmünü yürüt; sen, yalnızca bu dünya hayatında hükmünü yürütebilirsin" (20/72)
Lut'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık Şüphesiz onlar, bozulmaya uğrayan kötü bir kavimdi (21/74)
Davud ve Süleyman da; hani kavmin hayvanlarının içine girip yayıldığı ekin-tarlaları konusunda hüküm yürütüyorlardı Biz onların hükmüne şahid idik (21/78)
Biz bunu (hükmü) Süleyman'a kavrattık, her birine hüküm ve ilim verdik Davud ile birlikte tesbih etsinler diye, dağlara ve kuşlara boyun eğdirdik (Bunları) Yapanlar biz idik (21/79)
(Resulullah) Dedi ki: "Rabbim, hak ile hükmet Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılan Rahman (olan Allah)dır" (21/112)
İşte böyle; kim Allah'ın haram kıldıklarını (gözetip hükümlerini) yüceltirse, Rabbinin katında kendisi için hayırlıdır Size (haklarında yasaklar) okunanlar dışındaki hayvanlar helal kılındı Öyleyse iğrenç bir pislik olan putlardan kaçının, yalan söz söylemekten de kaçının (22/30)
Biz senden önce hiç bir Resul ve Nebi göndermiş olmayalım ki, o bir dilekte bulunduğu zaman, şeytan, onun dilediğine (bir kuşku veya sapma unsuru) katıp bırakmış olmasın Ama Allah, şeytanın katıp-bırakmalarını giderir, sonra kendi ayetlerini sağlamlaştırıp-pekiştirir Allah, gerçekten bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (22/52)
Mülk, o gün yalnızca Allah'ındır O, aralarında hükmedecektir Artık iman edip salih amellerde bulunanlar; nimetlerle donatılmış cennetler içindedirler (22/56)
"Allah, kıyamet günü, kendisinde ihtilafa düştüğünüz şey hakkında aranızda hükmedecektir" (22/69)
(Bu,) İndirdiğimiz ve (hükümlerini) farz kıldığımız bir sûredir İçinde, umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz diye apaçık ayetler indirdik (24/1)
Eğer Allah'ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (ne yapardınız)? (24/10)
Allah size ayetleri açıklıyor; Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (24/18)
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüz çevirir (24/48)
Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve elçisine çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü: "İşittik ve itaat ettik" demeleridir İşte felaha kavuşanlar bunlardır (24/51)
Ey iman edenler, sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olan (çocuk)lar, (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, öğleyin üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (Bu) Üçü sizin için mahrem (vakitleri)dir Bunların dışında size de, onlara da bir sakınca yoktur; onlar yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (24/58)
Sizden olan çocuklar, erginlik çağına erdikleri zaman, kendilerinden öncekilerin izin istediği gibi, bundan böyle izin istesinler İşte Allah, ayetlerini size böyle açıklar Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (24/59)
"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı" (26/21)
"Rabbim, bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat;" (26/83)
"Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar" (26/118)
Hiç şüphesiz, bu Kur'an, sana, hüküm ve hikmet sahibi olan, (ve her şeyi gerçeğiyle) bilen (Allah'ın) katından ilka edilmektedir (27/6)
"Ey Musa, gerçekten Ben, güçlü ve üstün, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ım" (27/9)
"Gerçekten ben, onlara hükmetmekte olan bir kadın buldum ki, ona her şeyden (bolca) verilmiştir ve büyük bir tahtı var" (27/23)
Şüphesiz senin Rabbin, onların arasında kendi hükmünü verecektir O, güçlü ve üstün olandır, bilendir (27/78)
O, erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz (28/14)
O, Allah'tır, kendisinden başka ilah yoktur İlkte de, sonda da hamd O'nundur Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz (28/70)
Ve Allah ile beraber başka bir ilaha tapma O'ndan başka ilah yoktur O'nun yüzünden (zatından) başka her şey helak olucudur Hüküm O'nundur ve siz O'na döndürüleceksiniz (28/88)
Yoksa kötülükleri yapanlar, bizi (aşıp) geçeceklerini mi sandılar? Ne kötü hükmediyorlar? (29/4)
Bunun üzerine Lut ona iman etti ve dedi ki: "Gerçekten ben, Rabbime hicret edeceğim Çünkü şüphesiz O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir" (29/26)
Allah, kendi dışında hangi şeye taptıklarını şüphesiz bilir O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (29/42)
Yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur; bu O'na göre pek kolaydır Göklerde ve yerde en yüce misal O'nundur O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (30/27)
Orada ebedi olarak kalıcıdırlar Allah'ın va'di haktır O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (31/9)
Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah'ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir (31/27)
Şüphesiz, senin Rabbin, ihtilafa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü aralarında 'hükmünü verip ayıracaktır' (32/25)
Ey Peygamber, Allah'tan sakın, kafirlere ve münafıklara itaat etme Şüphesiz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (33/1)
Allah ve Resûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur Kim Allah'a ve Resûlü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır (33/36)
Hamd, göklerde ve yerde olanların tümü kendisine ait olan Allah'ındır; ahirette de hamd O'nundur O, hüküm ve hikmet sahibidir, haber alandır (34/1)
De ki: "Rabbimiz (kıyamet günü) bizi bir arada toplayacak, sonra da hak ile aramızı ayıracaktır O, (gerçek hükmünü vererek hak ile batılın arasını) açandır, (her şeyi hakkıyla) bilendir" (34/26)
De ki: "O'na (kulluk etmede) eklemekte olduğunuz ortakları bana gösterin Asla (onlar ona gerçek ortak olamazlar); hayır, O, güçlü ve üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'tır" (34/27)
Allah, insanlar için rahmetinden her neyi açacak olsa, artık onu kısıp-tutacak yoktur; her neyi kısar-tutarsa, artık onu da ondan sonra salıverecek yoktur O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (35/2)
Her şeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne yücedir Siz O'na döndürüleceksiniz (36/83)
Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz? (37/154)
Davud'a girdiklerinde, o, onlardan ürkmüştü; dediler ki: "Korkma, iki davacıyız, birimiz diğerimize haksızlıkta bulundu Şimdi sen aramızda hak ile hükmet, kararında zulme sapma ve bizi doğru yolun ortasına yöneltip-ilet" (38/22)
"Ey Davud, gerçek şu ki, Biz seni yeryüzünde bir halife kıldık Öyleyse insanlar arasında hak ile hükmet, istek ve tutkulara (hevaya) uyma; sonra seni Allah'ın yolundan saptırır Şüphesiz Allah'ın yolundan sapanlara, hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azab vardır" (38/26)
(Bu) Kitabın indirilmesi, üstün ve güçlü olan, hüküm ve hikmet sahibi Allah (katın)dandır (39/1)
Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) "Biz, bunlara bizi Allah'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz" Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez (39/3)
De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve müşahede edilebileni bilen Allah'ım Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde, kullarının arasında sen hüküm vereceksin" (39/46)
Yer, Rabbi'nin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahidler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar (39/69)
Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün Aralarında hak ile hüküm verilmiştir ve: "Alemlerin Rabbine hamdolsun" denilmiştir (39/75)
"Rabbimiz, onları Adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) va'dettin; babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları da Gerçekten Sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm ve hikmet sahibisin" (40/8)
"Sizin (durumunuz) böyledir Çünkü bir olan Allah'a çağırıldığınız zaman inkar ettiniz O'na ortak koşulduğunda inanıp-onayladınız Artık hüküm, yüce, büyük olan Allah'ındır" (40/12)
Allah hak ile hükmeder Oysa O'nu bırakıp taptıkları hiç bir şeye hükmedemezler Şüphesiz Allah, işitendir, görendir (40/20)
"Ey Kavmim, bugün mülk sizindir, yeryüzünde hüküm sahibi kimselersiniz Fakat bize Allah'tan dayanılmaz bir azab gelecek olursa bize kim yardımcı olabilecek?" Firavun dedi ki: "Ben, size yalnızca gördüğümü (kendi görüşümü) gösteriyorum ve ben sizi doğru yoldan da başkasına yöneltmiyorum" (40/29)
Büyüklenen (müstekbir)ler derler ki: "Biz hepimiz (ateşin) içindeyiz; gerçekten Allah, kullar arasında hüküm verdi (artık)" (40/48)
Dirilten ve öldüren O'dur Bir işin olmasına hükmetti mi, ona yalnızca: "Ol" der, o da hemen oluverir (40/68)
Andolsun, biz senden önce elçiler gönderdik; onlardan kimini sana aktarıp-anlattık ve kimini anlatmadık Herhangi bir elçiye, Allah'ın izni olmaksızın bir ayeti getirmek olacak şey değildir Allah'ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir ve işte burada (hakkı) iptal etmekte (istekli) olanlar hüsrana uğramışlardır (40/78)
Batıl, ona önünden de, ardından da gelemez (Çünkü Kur'an,) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)tan indirilmedir (41/42)
Andolsun, Musa'ya kitabı verdik, fakat onda anlaşmazlığa düşüldü Eğer Rabbinden (daha önce) bir söz geçmiş (verilmiş) olmasaydı, mutlaka aralarında hüküm verilmiş (iş bitirilmiş)ti Gerçekten onlar, bundan yana kuşku verici bir tereddüt içindedirler (41/45)
Hakkında ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şey; artık O'nun hükmü Allah'ındır İşte Rabbim olan Allah Ben O'na tevekkül ettim ve yalnızca O'na dönüp-yönelirim (42/10)
Onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'tecavüz ve haksızlık' dolayısıyla ayrılığa düştüler Eğer Rabbinden, adı konulmuş bir ecele kadar geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, muhakkak aralarında hüküm verilmiş (iş bitirilmiş)ti Şüphesiz onların ardından Kitaba mirasçı olanlar ise, her halde ona karşı kuşku verici bir tereddüt içindedirler (42/14)
Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah'ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine teşri' ettiler (bir şeriat kıldılar)? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı, elbette aralarında hüküm (karar) verilirdi Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır (42/21)
Kendisiyle Allah'ın konuşması, bir beşer için olacak (şey) değildir; ancak bir vahy ile ya da perde arkasından veya bir elçi gönderip kendi izniyle dilediğine vahyetmesi (durumu) başka Gerçekten O, yüce olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (42/51)
Şüphesiz o, Bizim katımızda olan Ana Kitap'tadır; çok yücedir, hüküm ve hikmet doludur (43/4)
Göklerde ilah ve yerde ilah O'dur O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir (43/84)
Kitabın indirilmesi, üstün ve güçlü olan, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tandır (45/2, 46/2)
Andolsun, biz İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik, onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları alemlere üstün kıldık (45/16)
Ve onlara bu emirden açık belgeler verdik Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra, yalnızca aralarındaki 'hakka tecavüz ve azgınlıktan' dolayı ihtilafa düştüler Şüphesiz Rabbin, hakkında ihtilafa düştükleri şeyde kıyamet günü aralarında hüküm verecektir (45/17)
Yoksa kötülüklere batıp-yara alanlar, kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Hayatları ve ölümleri bir mi (olacak)? Ne kötü hüküm veriyorlar (45/21)
Göklerde ve yerde büyüklük O'nundur O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir (45/37)
Mü'minlerin kalplerine, imanlarına iman katıp-arttırsınlar diye, 'güven duygusu ve huzur' indiren O'dur Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır: Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (48/4)
Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (48/7)
Ve alacakları birçok ganimetleri de Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (48/19)
Allah'tan bir fazl (bir ihsan ve lütuf) ve bir nimet olarak Allah, bilendir hüküm ve hikmet sahibidir (49/8)
Bu, size vadolunandır; (gönülden Allah'a) yönelip-dönen (İslam'ın hükümlerini) koruyan, (50/32)
Dediler ki: "Öyle (Bunu) Senin Rabbin buyurdu Çünkü O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir" (51/30)
Artık, Rabbinin hükmüne sabret; çünkü gerçekten sen, Bizim gözlerimizin önündesin Ve her kalkışında Rabbini hamd ile tesbih et (52/48)
Yeri de 'coşkun kaynaklar' halinde fışkırttık Derken su, takdir edilmiş bir işe karşı (hükmümüzü gerçekleştirmek üzere) birleşti (54/12)
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih etmiştir O, üstün ve güçlü (aziz) olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (57/1)
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih etmiştir O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir (59/1)
"Rabbimiz, bizi inkar edenler için bizi fitne (deneme konusu) kılma ve bizi bağışla Rabbimiz Şüphesiz Sen, üstün ve güçlüsün, hüküm ve hikmet sahibisin" (60/5)
Ey iman edenler, mü'min kadınlar hicret ederek size geldikleri zaman, onları imtihan edin Allah, onların imanlarını daha iyi bilendir Şayet (gerçekten) mü'min kadınlar olduklarını bilip-öğrenirseniz, artık sakın onları kafirlere geri çevirmeyin (Çünkü) Ne bunlar onlara helaldir, ne onlar bunlara helaldir Onlara (kafir kocalarına kendileri için) harcadıklarını verin Onlara (hicret eden mü'min kadınlara) ücretlerini (mehirlerini) verdiğiniz takdirde onları nikahlamanızda size bir güçlük yoktur Kafir (kadın)ların ismetlerini (nikahlarını) tutmayın ve (onlar için) harcadıklarınızı isteyin Onlar da (mü'min kadınlara) harcadıklarını istesinler Bu, Allah'ın hükmüdür; sizin aranızda hükmeder Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (60/10)
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah'ı tesbih etmiştir O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir (61/1)
Ve henüz kendilerine ulaşıp-katılmamış olan diğerlerine de (peygamber gönderilmiştir); O (Allah), üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir (62/3)
Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir Allah'ın ayetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötüdür Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez (62/5)
Gaybı da, müşahede edilebileni de bilen, Aziz (üstün ve güçlü), Hakim (hüküm ve hikmet sahibi)dir (64/18)
Allah, yeminlerinizin (keffaretle) çözülmesini size farz (veya meşru) kıldı Allah, sizin mevlanız (sahibiniz, yardımcınız)dır O, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (66/2)
Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz? (68/36)
Yoksa sizin için üzerimizde kıyamete kadar sürüp gidecek bir yemin mi var ki siz ne hüküm verirseniz o, mutlaka sizin kalacak, diye (68/39)
Şimdi sen, Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (Yunus) gibi olma; hani o, içi kahır dolu olarak (Rabbine) çağrıda bulunmuştu (68/48)
Oysa o (Kur'an), alemlere bir zikr (öğüt, hatırlatma, hüküm ve üstün bir şeref)den başka bir şey değildir (68/52)
Öyleyse, Rabbinin hükmüne sabır göster Onlardan günahkar veya nankör olana itaat etme (76/24)
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir (76/30)
Bu, hüküm günüdür; sizi ve öncekileri 'bir arada topladık'(77/38)
Şüphesiz o hüküm (fasl) günü, belirlenmiş bir vakittir (78/17)
Allah hükmedenlerin hakimi değil midir? (95/8)
Onların içinde dosdoğru 'yazılı-hükümler' vardır (98/3)

Alıntı Yaparak Cevapla