Yalnız Mesajı Göster

Kur'an Fihristi- Y

Eski 11-04-2012   #20
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kur'an Fihristi- Y



YONCA

Üzümler, yoncalar, (80/28)

YONTMAK

(Allah'ın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor, dağlardan evler yontuyordunuz Şu halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın" (7/74)
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı (15/82)
Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz" (26/149)
Dedi ki: "Yontmakta olduğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?" (37/95)

YORGUN

Medine halkına ve çevresindeki bedevilere, Allah'ın elçisinden geri kalmaları, kendi nefislerini onun nefsine tercih etmeleri yakışmaz Bu, gerçekten onların Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, 'dayanılmaz bir açlık' (çekmeleri), kâfirleri 'kin ve öfkeyle ayaklandıracak' bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka onlara bununla salih bir amel yazılmış olması nedeniyledir Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez (9/120)
Orda onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar ordan çıkarılacak değildirler (15/48)
Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur O'nun yanında olanlar, O'na ibadet etmekte büyüklüğe kapılmazlar ve yorgunluk duymazlar (21/19)
İnsanlar içinde haccı duyur; gerek yaya, gerekse uzak yollardan (derin vadilerden) gelen yorgun düşmüş develer üstünde sana gelsinler" (22/27)
Ki O, bizi kendi fazlından (ebedi olarak) kalınacak bir yurda yerleştirdi; burada bize bir yorgunluk dokunmaz ve burada bize bir bıkkınlık da dokunmaz" (35/35)
Andolsun, Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık; Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı (50/38)
YORUM
Sana Kitabı indiren O'dur O'ndan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır" derler Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez (3/7)
Onlara bir iyilik geldiği zaman "Bu bizim için" dediler; onlara bir kötülük isabet ettiğinde (bunu da) Musa ve beraberindekilerin bir uğursuzluğu olarak yorumlarlardı Haberiniz olsun, Allah katında asıl uğursuz olanlar kendileridir; ama onların çoğu bilmezler (7/131)
Hayır, onlar ilmini kuşatamadıkları ve kendilerine henüz yorumu gelmemiş bir şeyi yalanladılar Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı Zulmedenlerin nasıl bir sonuca uğradıklarına bir bak (10/39)
Böylece Rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan (kaynaklanan bir bilgiyi) sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a (nimetini) tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır Elbette Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" (12/6)
Onu satın alan bir Mısır'lı (aziz,) karısına: "Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi Böylelikle biz, Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler (12/21)
Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti Biri: "Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm" dedi Öbürü: "Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuş da ondan yemekteydi" dedi "Bunun yorumundan bize haber ver Doğrusu biz seni, iyilik yapanlardan görmekteyiz" (12/36)
Hükümdar:" Ben (rüyamda) yedi besili inek görüyorum, onları yedi zayıf inek yiyor; bir de yedi yeşil başak ve diğerleri ise kupkuru Ey önde gelen (kahin-bilginler,) eğer rüya yorumluyorsanız benim bu rüyamı çözüverin" dedi (12/43)
Dediler ki: "(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir Biz böyle düşlerin yorumunu bilenler değiliz" (12/44)
O iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zaman sonra hatırladı ve: "Ben bunun yorumunu size haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin" dedi (12/45)
Babasını ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar Dedi ki: "Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (O,) çölden sizi getirdi Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O'dur" (12/100)
Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat" (12/101)
Dedi ki: "İşte bu, benimle senin aranda ayrılma (zamanı)mız Sana, üzerinde sabır göstermeye güç yetiremeyeceğin bir yorumu haber vereceğim (18/78)
Duvar ise, şehirde iki öksüz çocuğundu, altında onlara ait bir define vardı; babaları salih biriydi Rabbin diledi ki, onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım İşte, senin sabır göstermeye güç yetiremediğin şeylerin yorumu" (18/82)
YUNUS (AS)
Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik Davud'a da Zebur verdik (4/163)
İsmail'i Elyasa'yı Yunus'u ve Lut'u da (hidayete eriştirdik) Onların hepsini alemlere üstün kıldık Babalarından soylarından ve kardeşlerinden kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik (6/86-87)
Ama (azab geldiği sırada) iman edip imanı kendisine yarar sağlamış -Yunus kavminin dışında- bir ülke olsaydı ya! Onlar iman ettikleri zaman dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık (10/98)
Şüphesiz Yunus da gönderilmiş (elçi)lerdendi Hani o dolu bir gemiye kaçmıştı Böylece kur'aya katılmıştı da kaybedenlerden olmuştu Derken onu balık yutmuştu oysa o kınanmıştı Eğer (Allah'ı çokça) tesbih edenlerden olmasaydı Onun karnında (insanların) dirilip-kaldırılacakları güne kadar kalakalmıştı Sonunda o hasta bir durumdayken çıplak bir yere (sahile) attık Ve üzerine sık-geniş yaprakla (kabağa benzer) türden bir ağaç bitirdik Onu yüzbin veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (peygamber olarak) gönderdik Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık (37/139-148)
Balık sahibi (Yunus'u da); hani o kızmış vaziyette gitmişti ki; bundan dolayı kendisini sıkıntıya düşürmeyeceğimizi sanmıştı (Balığın karnındaki) Karanlıklar içinde: "Senden başka ilah yoktur sen yücesin gerçekten ben zulmedenlerden oldum" diye çağrıda bulunmuştu Bunun üzerine duasına icabet ettik ve onu üzüntüden kurtardık İşte biz iman edenleri böyle kurtarırız (21/87-88)
Şimdi sen, Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (Yunus) gibi olma; hani o, içi kahır dolu olarak (Rabbine) çağrıda bulunmuştu Eğer Rabbinden bir nimet ona ulaşmasaydı, mutlaka yerilmiş ve çıplak bir durumda (karaya) atılmış olacaktı Fakat Rabbi onu seçti ve onu salih olanlardan kıldı (68/48-50)
YUSUF (AS)
Ve ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik, hepsini hidayete eriştirdik; bundan önce de Nuh'u ve onun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete ulaştırdık Biz iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz (6/84)
Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın (12/3)
Hani Yusuf babasına: "Babacığım, gerçekten ben (rüyamda) onbir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; bana secde etmektelerken gördüm" demişti (12/4)
(Babası) Demişti ki: "Oğlum, rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana bir tuzak kurarlar Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır" (12/5)
"Böylece Rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan (kaynaklanan bir bilgiyi) sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a (nimetini) tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır Elbette Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" (12/6)
Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde soranlar için ayetler (ibretler) vardır (12/7)
Onlar şöyle demişti: "Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir; oysa ki biz, birbirini pekiştiren bir topluluğuz Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir" (12/8)
"Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp-bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz" (12/9)
İçlerinden bir sözcü dedi ki: "Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız, öldürmeyin Yusuf'u, onu kuyunun derinliklerine bırakıverin de bir yolcu kafilesi alsın" (12/10)
(Bu karara vardıktan sonra) "Ey Babamız," dediler "Sana ne oluyor, Yusuf'a karşı bize güvenmiyorsun? Oysa gerçekte biz, onun iyiliğini isteyenleriz" (12/11)
"Sen onu yarın bizimle gönder, gönlünce gezsin, oynasın Elbette biz onu koruyup-gözetiriz" (12/12)
Dedi ki: "Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum" (12/13)
Dediler ki: "Andolsun, biz, birbirini kollayan bir topluluk iken, kurt onu yerse, bu durumda şüphesiz kayba uğrayan (aciz) kimseler oluruz" (12/14)
Nitekim onu götürdükleri ve kuyunun derinliklerine atmaya topluca davrandıkları zaman, biz ona (şöyle) vahyettik: "Andolsun, sen onlara kendileri, farkında değilken bu yaptıklarını haber vereceksin" (12/15)
Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler (12/16)
Dediler ki: "Ey Babamız, gerçek şu ki, biz gittik, yarışıyorduk Yusuf'u da yiyeceklerimizin (veya eşyamızın) yanında bırakmıştık Fakat onu kurt yemiş Ne var ki biz doğruyu söylesek bile sen bize inanacak değilsin" (12/17)
Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler "Hayır" dedi Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır" (12/18)
Bir yolcu-kafilesi geldi, sucularını (kuyuya su almak için) gönderdiler O da kovasını sarkıttı "Hey müjde Bu bir çocuk" dedi Ve onu (kuyudan çıkarıp) 'ticaret konusu bir mal' olarak sakladılar Oysa Allah, yapmakta olduklarını bilendi (12/19)
Onu ucuz bir fiyata, sayısı belli (birkaç) dirheme sattılar Onu pek önemsemediler (12/20)
Onu satın alan bir Mısır'lı (aziz,) karısına: "Onun yerini üstün tut (ona güzel bak), umulur ki bize bir yararı dokunur ya da onu evlat ediniriz" dedi Böylelikle biz, Yusuf'u yeryüzünde (Mısır'da) yerleşik kıldık Ona sözlerin yorumundan (olan bir bilgiyi) öğrettik Allah, emrinde galib olandır, ancak insanların çoğu bilmezler (12/21)
Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik İşte biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz (12/22)
Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi (Yusuf) Dedi ki: "Allah'a sığınırım Çünkü o benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez" (12/23)
Andolsun kadın onu arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan)ını görmeseydi- o da (Yusuf da) onu arzulamıştı Böylelikle biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona delil gönderdik) Çünkü o, muhlis kullarımızdandı(12/24)
Kapıya doğru ikisi de koştular Kadın onun gömleğini arkadan çekip yırttı (Tam) Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar Kadın dedi ki: "Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acı bir azabtan başka cezası ne olabilir?" (12/25)
(Yusuf) Dedi ki: "Onun kendisi benden murad almak istedi" Kadının yakınlarından bir şahid şahitlik etti: "Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmışsa bu durumda kadın doğruyu söylemiştir, kendisi ise yalan söyleyenlerdendir (12/26)

Alıntı Yaparak Cevapla