11-04-2012
|
#5
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Türk Halk Oyunları Kataloğu A
ALASSİA KOMUTASI:
Titreme Horonu gibi Sallama Horonu'nun da gemiciliğe ve balıkçılığa bağlı kendi bölgesinde (Borçka, Hopa yalılarında) sarsıntılı figürleriyle revaçta kaldığına dikkati çeken Bay Kasım Ülgen, Deli Horon denilen çeşitin şöhretinin bilakis Artvin tarafında da yaşadığını ve canlılığına binaen "Çoşkun Çoruh"da denilir olduğunu belirtiyor Oyunun figür değiştirme yerlerinde verilen komuta "Allasiya"dır Yani, Çoruh kayıkçılığından müntakil (intikal eden, geçen) bir gemici tabiri olduğu kendiliğinden anlaşılıyor Filhakika (doğrusu, gerçekten) "Allasiya!"nidası İtalyanca (Cenevizli hatırası)bir tabir olup, aslı alla scia'dır Heyamola, Heyayisa, Siamole gibi eski Venedikli dilinden kalma gemici tabirlerinden olduklarını eski lügatçılarımız (sözlük hazırlayanlarımız) tespit etmişlerdir Pazar kazasında Yisa adlı müstakil bir erkek Horonu daha bulunduğu biliniyor Allasiya, sandalı ters kürekle geri alıp siya ettirmekte kullanılır Filhakika baş tarafta adı geçen oyunun o figüründe de "daire artık önceki istikametinin aksi tarafına gitmeye başlamış" bulunur
Böylece Doğu Karadenizdeki bazı oyunların içerlere kadar kayıkçılık ve balıkçılıktan kalma hatıraları sakladıkları anlaşılmış oluyor Bunları taklitçi unsurlardan sayabiliriz Gemici oyunları bahis mevzuudur (söz konusudur) XIII yüzyılda Trabzon İtalyan tesirlerine açık başlıca deniz transit merkezlerindendi Şehirde Avrupalı mahalle ve kalesi vardı
Evliya Çelebi bile kendi gemi yolculuklarında gemicilerimizin "Eyyam ola, yen ese" gibi halk etimolojisi nakillerine şahit olmuştu Şemsettin Sami gibi bir iki lügatçimiz "Eyyam ola, Ey ya moli, Hey ya ese, Al aşağı" gibi nidaları keza aslen Türkçe görmek istemişlerdi Sinop'un eski gemicilik hatırası bahşiş toplama adetlerinden olarak Helassacı'ların kapı kapı dolaşıp söyledikleri beşitlerden işte bir örnek:
Bir gemim var üç direkli
Kürek çekerler yürekli
Tayfası aslan yürekli
Heyamola, yussa!
ALAY:
Düğün alayı gibi topluluk anlamındaki alay kelimesi yurdun dört bir bucağında bilinir, doğru telaffuz edilir ve mesela "halay" gibi telaffuz edilmez Oyun tarzının adı olan Halay da Sivas gibi yörelerde "alay" telaffuz edilmez İki söyleniş ayrı tutulurlar Halayın yerini dilde Alay'ın aldığı ancak beş on köy biliniyor İstihza (alaya alma, eğlenme) anlamındaki alay kelimemizin aslı topluluk alayından ayrıdır En eski Türkçe'de "elük" alay etme demekti, bu alay o eskiden bozulmuştur "Eliklemek", alay etmek, alaya almak demektir
Orta Anadolu'nun çoğu semtlerindeki Halay oyunları ile nice köylerdeki Alay adlı toplu oyunlar aynı şeyler midir? Öyle köy var ki Alay ve Halay kelimelerini fasih (düzgün) söylenişleriyle farklı anlamlarında pekala kullanabildiği için, iki kelimenin başkalığı anlaşılıveriyor Bazen de her iki kelimenin alay telaffuz edildiği nice köylerde görülmektedir (Sıhhat ve saat kelimelerinin ikisini de "saat" telaffuz eder gibi bir şey oluyor) Buna bakanlar Halay kelimesinin doğrusunun Alay olduğunu sanabilir ki, yanılmış olur
İltibas (benzer şeylerin karışması), bazı bucaklarda çoktan umumileşmiştir Mesela Birecik (Urfa) kazasının Halfeti köyünde Alay, Halay her iki imlanın söylenişiyle bir sıra oyununun adıdır Adını kimi öyle, kimi böyle söylerler, Kadınlı olarak 5-25 kişi tarafından yürütülür ve bu karmalık "samimiyetin birlikte tecellisi" sayılır Fakat, aynı yerde bir de Alaya oyunu vardır Bunların ikisini de Halay ile bir ile bir tutabilir miyiz? Oyun bakımından; evet!
Diğer bazı yurt semtlerinde görüldüğü gibi Balıkesir bölgesinde de Alay Oyunu tabiri açıkça Halay kelimesinden muhaffeftir (hafifletilmiş, kısaltılmıştır yani dolaylı ilgidir)
Konya ilinin Cihanbeyli kazasından Oba köyünde Alay erkek kadın karma halde düğünlerde yürütüldüğü için Halay olduğu keza açıktır Çanakkale ilinin Ayvalık ilçesinden Kıran burgaz köyünde 50 kadar erkek tarafından davul zurnayla çekilen bir Alay oyunu vardır Alay adlı sonuncu oyunlar Halayların Batı Anadolu'nun son ayakta kalabilmiş uç örnekleri sayılabilirler Adında alay kelimesi bulunan aşağıdaki maddelerden hangilerinin aynı veçhile Halaylar zümresinden kalmalığını kestirmek, cümlesinin ayrı bir mukayeseli incelemeye tabi tutulmasına bağlıdır Bütün Halaylar zümresinin mistik menşei sezildiği için bunların Alay ile münasebeti tasavvur edilemiyor
ALAYDAN ALAYDAN:
Bartın'da beşi kız, beşi oğlan çocuklar, beş o tarafa, beş bu tarafa karşılıklı söyleşirler Çocuk oyunudur:
- Alaydan, alaydan, Habip alaydan
- Ne istersin, ne istersin bizim alaydan?
- İsteriz, isteriz, güzel isteriz
- Güzeldir, makbuldür, kendisi gelmez
Gelin almaya gelenler:
- El eşinen, yoldaşınan, davulunan, zurnasınan aldık gelini
Safranbolu'da "aman ey!" nidasını "amani" telaffuz ediyorlar Bu, bir türkü adı olabilmiş görünüyorsa da, aslında tekerleme bir nidadan başka bir şey değildir "Amanın" sözü de orada "avanım" veya "avanın" telaffuz edilip kalmıştır "İmanım" gibi nidadan ibarettir "Hacela", Hacı Ali Ağa demektir
ALAY RAKSI:
Çanakkale merkez kazasının Özbek köyünde 15-80 erkeğin davul zurnayla bir Halay çeşidi hâlinde yürüttükleri oyundur (Kadınlar da iyi giyimli şenlik günlerinde kendi meclislerinde oynarlar)
|
|
|
|