Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük Lügat Z Harfi

Eski 11-04-2012   #6
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük Lügat Z Harfi



Z Harfi

ZAPT-Ü RABT (Bak: Zabt ü rabt)
ZAR´ (C: Zuru´) Meme * Süt veren hayvan memesi
ZAR f İnleyen, sesle ağlayan * Zayıf, dermansız
ZAR f Kelimenin sonuna gelerek birleşik kelimeler olur İsimlere eklenerek yer adı bildirilir Meselâ: Lâle-zar $ : Lâle bahçesi
ZA´R Bedende kılın az olması
ZA´R Meyletmek, eğilmek
ZARAAT (Derâat) Alçalma Kendini küçük görme, küçültme
ZARAFET Zariflik, incelik, kibarlık Nâzik davranış Muamelede, harekette ve giyimde hoşluk ve temizlik
ZARAFET-PERVER f Zarafete düşkün olan, zarifliği seven
ZARAGIM (Zırgam C) Arslanlar
ZARAİF Zârif, ince, hoş şeyler
ZARAR Lüzumlu ve kıymetli bir şeyin eksilmesi veya kaybolması Ziyan Kayıp(Zarar, birşeye dahil olan eksikliktir ki, hastalık veya körlük, topallık gibi sakatlık demektir Nitekim anadan doğma a´maya ve pek zayıf hastaya darir denilir Mühimmat ve levazım tedarikinden âciz olmak da bu mânadadır Binaenaleyh zararlılar; dertli, sakat, âciz, özürlülerdir Bunların gayrı olan gayr-i uli-z zarar ise, sahih, salim ve kadir olanlar demek olur ET)
ZARAR-I ÂMM Umumla ilgili zarar
ZARAR-I BEYYİN f Meydanda ve âşikâr olan zarar
ZARAR-I HASS Bir veya bir kaç şahsa âit olan zarar
ZARAR-I MAHZ Fık: Kendisinin faydası yerine zararı olan
ZARAR-I MA´NEVÎ Huk: Tazminat Manevî zarar ve ziyan
ZARAR-DİDE f Zarar görmüş olan Ziyana, kayıba, noksanlığa uğramış olan
ZARB (Bak: Darb)
ZARF Kap, kılıf Mahfaza * İçine mektup konulan kılıf kâğıt * Gr: Bir fiilin veya bir sıfatın veya başka bir zarfın mânasına "yer, zaman, mâhiyyet" (Nicelik, nitelik) gibi cihetlerden başkalık katan vasıflarını belirten kelime
ZARF-I MEKÂN Mekân gösteren kelime ("Burada, dışarda, içerde" gibi)
ZARF-I ZAMAN Gr: Zaman gösteren kelime ("Erken, geç" gibi)
ZARFİYYET Gr: Kelimenin zarf olması hâli, bir kelimenin zarf olarak kullanılması
ZARÎ Kanı durmayan damar
ZARİ´ Hurma ağacının dikeni
ZARİ´ (Zer´ den) Ekin eken Çiftçi
ZARİ f Ağlayıp sızlama * Hakirlik ve itibarsızlık
ZARİB (C: Zırâb) Bir ucu keskin yerli taş * Küçük tepe
ZARİF(E) Zarafetli İnce ve nâzik tavırlı Güzel Şık İnce nükteli * İnce nükteli ve güzel tâbirlerle konuşan
ZARİF-ÜT TAB´ İnce, zarif tabiatlı, güzel huylu
ZARİFANE f Zariflikle, incelikle, zarif olana yakışır surette
ZARİFE Fazla ve lüzumsuz söz
ZARİH (Darih) Mezar, kabir Türbe
ZARİR (C: Ezırre-Zırrân) Kaba, sert yapılı ve muhkem yer
ZARİS Taşla yapılmış kuyu
ZARİYAT Kırıp ufalayan, toz duman edip götüren kuvvetler * Velud kadınlar (Bak: Zerv)
ZARİYAT SURESİ Kur´an-ı Kerim´in 51 suresidir Mekkîdir
ZARR Zarar
ZÂRR Zarar veren, zararlı
ZARR Soğuktan dolayı suyun donması
ZARR´ (Darrâ´) Şiddet Keder, mihnet, sıkıntı
ZARURAT (Zaruret C) Zaruretler Sıkıntı ve muhtaçlıklar
ZARURET Çaresizlik Muhtaçlık Sıkıntı Yoksulluk ( $ kaidesi, yâni: "Zaruret, haramı helâl derecesine getirir" İşte şu kaide ise, küllî değil Zaruret, eğer haram yoluyla olmamış ise, haramı helâl etmeye sebebiyet verir Yoksa, su-i ihtiyariyle, gayr-ı meşru sebeblerle zaruret olmuş ise, haramı helâl edemez, ruhsatlı ahkâmlara medar olamaz, özür teşkil edemez Meselâ: Bir adam su-i ihtiyariyle, haram bir tarzda kendini sarhoş etse; tasarrufatı, ulema-i Şeriatça aleyhinde câridir, mâzur sayılmaz Tatlik etse, talâkı vâki olur Bir cinâyet etse, cezâ görür Fakat su-i ihtiyariyle olmazsa, talâk vâki olmaz, ceza da görmez Hem meselâ, bir içki mübtelâsı, zaruret derecesinde mübtelâ olsa da, diyemez ki: "Zarurettir, bana helâldir" S)(Meşakkat teysiri celb eder Yâni: Suubet, sebeb-i teshil olur ve darlık vaktinde vüs´at gösterilmek lâzım gelir Karz ve havale ve hacr gibi pek çok ahkâm-ı fıkhıyye bu asla müteferri´ dir Ve fukahanın ahkâm-ı şer´iyyede gösterdikleri ruhas ve tahfifat hep bu kaideden istihraç olunmuşturŞu kadar var ki hakkında nass-ı kat´i bulunan, meselâ yapılması her halde kat´iyyen memnu bulunan bir hususda meşakkat özrile o nassın hilâfı irtikâb olunamaz Orada meşakkat, teysiri celb etmezBu kaide, Eşbah´da $ diye münderiçtirZaruretler, memnu olan şeyleri mübah kılar Yâni: İşlenmesi men ve nehy edilmiş bazı şeyler vardır ki, bunları yapmak, zaruret halinde mübah hükmünde olur, bundan dolayı yapan muahaza edilmez Muteber bir ikraha mebni başkasının malını itlâf veya açlıktan helâk havfından dolayı başkasının taamını rızası olmaksızın yemek gibiMaamafih haram ve memnu olan şeyler, üç nevidir Birincisi: Memnuiyeti aslâ sâkıt olmayan muharremattır Başkasını zulmen öldürmek veya başkasının haksız yere bir uzvunu kesmek gibi İkincisi: Aslâ sâkıt olmayıp zaruret vaktinde ruhsata mahal olan muharremattır Başkasının malını itlâf gibi Üçüncüsü: Zaruret halinde memnuniyeti sâkıt olan muharremattır Meyte gibi temiz olmayan bir şeyi yemek gibiBu kaide, Eşbah´da $ diye münderiçtir ve arz olunduğu üzere her memnua şâmil değildir Ist Fık K)
ZARURÎ (Bak: Zaruriyye)
ZARURİYYAT (Zarurî C) Mecburi işler İster istemez olan işler
ZARURİYYAT-I DİNİYYE İman edilmesi zaruri olan dinin esasları, (Allah Teâlâya, Âhiret gününe, Meleklere, Peygamberlere, Kitaplara ve hayrın ve şerrin Allah´tan olduğuna inanmak)
ZARURİYYAT-I NÂŞİE Bir şeyin kendisinde bulunması zaruri olan ve ondan ayrılması mümkün olmayan ve zâti hassadan meydana gelen zaruretler
ZARURİYYE (Zarurî) Mecburî İster istemez olacak iş İhtiyarî olmayan, mecburî olan
ZAR ZAR f Hazin hazin, yanık yanık, (sesle) ağlıya ağlıya

Alıntı Yaparak Cevapla