Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük Lügat Z Harfi

Eski 11-04-2012   #15
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük Lügat Z Harfi



Z Harfi

ZE´T Boğmak
ZETT Ziynet, süs
ZEUM Yağlı mıdır değil midir bilinmeyen koyun
ZEUR Korkak kimse
ZEV´ Ölüm sebebiyle gelen sıkıntı, keder
ZE´V Sürmek ve sulamak
ZEVABE (C: Zevâib) Saç bölüğü * Zülüf * Kılıç tasması
ZEVABİ´ Musibetler Büyük belâlar (Bak: Devâhi)
ZEVACİR (Zâcire C) Yasak edenler, men´edenler, önleyenler
ZEVAD Azıklar, yiyecekler
ZEVADE Ziyadelik, çokluk
ZEVAH Gitmek
ZEVAHİF (Zâhife C) Yerde sürünerek yürüyen hayvanlar, sürüngenler
ZEVAHİR (Bk: Zavahir)
ZEVAHİR Dolu, taşkın, coşkun denizler * Mc: Yüksek şan ve şerefler
ZEVAHİR (Zühre C) Çiçekler * Parlak yıldızlar * Ziynetli, parlak ve berrak olanlar
ZEVAİB (Zâib C) Erimiş şeyler, eriyenler
ZEVAİD (Zâide C) Fazlalıklar, fazla şeyler Faydasız şeyler
ZEVAİL (Zail C) Zeval bulanlar Zail olan şeyler * Mc: Yıldızlar
ZEVAL Zâil olma, sona erme * Gitmek Yerinden ayrılıp gitmek * Güneşin tam ortada gibi, baş ucunda bulunduğu zaman * Güneşin nısf-ı nehar dairesinden batmaya doğru dönmesi Seyrinin sonuna yaklaşması(Gafletten kurtulan evvelki adam, o şedit şefkatin elemine karşı ulvi bir tiryak bulur ki; acıdığı bütün zihayatların mevt ve zevâlinde bir Zât-ı Bâki´nin bâki esmasının daimî cilvelerini temsil eden âyine-i ervahları bâki görür; şefkatı, bir sürura inkılâb eder Hem zevâl ve fenâya mâruz bütün güzel mahlukatın arkasında bir cemâl-i münezzeh ve hüsn-ü mukaddes ihsas eden bir nakış ve tahsin ve san´at ve tezyin ve ihsan ve tenvir-i dâimîyi görür O zevâl ve fenâyı, tezyid-i hüsün ve tecdid-i lezzet ve teşhir-i san´at için bir tazelendirmek şeklinde görüp lezzetini ve şevkini ve hayretini ziyadeleştirir M)
ZEVAL-İ ELEM Elemin sona ermesi(Zeval-i elem lezzet olduğu gibi, zeval-i lezzet dahi elemdir S)
ZEVAL-İ LEZZET Lezzetin bitmesi, lezzetin sona ermesi
ZEVALÎ Zevale mensub, zevale ait ve müteallik * Çok yaşlı
ZEVALNÂPEZİR f Geçici ve muvakkat olmayan Zeval bulmayan Sona ermeyen
ZEVALPEZİR f Geçici olan Muvakkat Sona eren
ZEVAMİL (Zâmile C) Küçük yükler * Yük hayvanları
ZEVANİ (Zâniye C) Zâniyeler Zina yapan kadınlar
ZEVARİ´ Küçük tuluklar
ZEVAT (Zât C) Zatlar, şahıslar, kimseler * Üzüm, buğday gibi şeylerin kabuğu
ZEVAT-I KİRAM Şerefli, temiz, büyük zatlar
ZEVAT-I MA´DUDE Sayılı zevât Sayılı kimseler
ZEVATA İki zat * İki sahib * Çift
ZEVAYA (Zâviye C) Zaviyeler Açılar Köşeler Tekyeler
ZEVB Erime
ZEVC Çift İki şeyden meydana gelen * Sınıf, cins, nev´ * Karı ve kocanın herbiri * Koca, eş
ZEVCAT (Zevce C) Zevceler Karılar Kadın eşler
ZEVCE Kadın eş Nikâhlı kadın, eş
ZEVCEYN Karı ile koca Kadın ile erkek çift
ZEVCİYYET Kocalık, karılık Eşlik Karı ve koca oluş
ZEVD Ayırmak * Uzaklaştırmka, ırak etmek * Defetmek, menetmek
ZEVD Koyunu su yerinden sürmek * Sevk
ZE´VE (C: Ze´vât) Zayıf koyun
ZEVEBAN Erime
ZEVEBAN ETMEK Fiz: Sıcaklığını artırarak bir cismin, katı hâlden sıvı hâline geçmesi Erimiş olması
ZEVEL Hafif, zeyrek, zarif kimse (Müe: Zevle)
ZEVER Meyl, eğrilik
ZEVF Adımını birbirine yakın atmak
ZEVG Bir şeyi bir tarafa eğme, bir yana meyillendirme
ZEVH şiddetle yürümek
ZEVH Develeri dağıtıp toplamak
ZEVİ (Zû C) Sahipler
ZEVİ-L EHSAS Duygu sahibi olanlar, duyanlar, hissedenler
ZEVİ-L ERHAM Yakın akraba
ZEVİ-L ERVAH Ruh sahipleri Hayatlılar, ruhlular Can sahibi olanlar
ZEVİ-L İDRAK İdrak sahipleri Anlayış ve akıl ile kavrayışlı olan
ZEVİ-L UKUL Akıl sahipleri Aklı olanlar * Tas: Halkı zâhiren, Hakkı bâtınen görenler
ZEVK Lezzet alma, hoşa gitme, tatma * Hoş, hoşa giden Mânevi haz * Boş vakit geçirmek Eğlenmek * Alay etmek Güzeli çirkinden ayırma kabiliyeti(Hayatın zevkini ve lezzetini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve ferâizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz S)
ZEVK-İ SELİM En temiz, nezih ve en yüksek derecedeki zevk Selâmette olan zevk Meşru dairedeki zevk * Sezme kabiliyeti
ZEVK-ÂLUD f Zevkli, zevk karışık
ZEVK-BAHŞ f Zevk veren, eğlendiren, neşelendiren * Meşhur bir cins lâle
ZEVK-CÛ (C : Zevkcuyân) f Zevkine düşkün Zevk arıyan
ZEVKİYYAT Zevk ve eğlenceye dair hususlar
ZEVKÎ Zevkle alâkalı Zevke âit
ZEVK-YÂB f Lezzet alan, zevklenen
ZEVL (C: Ezvâl) Acib nesne * Zâil olmak, geçici olmak
ZEVLAK Taraf, cânib
ZEVR Yalan, kizb * Bâtıl mâbud * Ziyaret etmek * Göğüs üstü
ZEVR Göğüs altı
ZEVRA´ Bağdat * Dicle nehri * Eğri ve eğilmiş nesne Yay * Derin kuyu * Uzak yer
ZEVRAK Kayık, sandal * Mekke´de yapılan ve içine zemzem koymaya mahsus olan kap, ibrik
ZEVRAKÇE f Ufak kayık Ufak sandal
ZEVRAKSÜVÂR f Kayığa binen Sandala binmiş olan
ZEVRE Uzaklık * Ziyaret etmek
ZEVREKA (C: Zevrak-Zevârik) Ölçek * Küçük gemi
ZEVT Boğmak
ZEVV Irak diyarında bir dağın adı * Kadr, kıymet * Miktar
ZEVVAK Bir şeyi fazlasıyla deneyen * Bir şeyi çok fazla tadan
ZEVY (Zevey) Döndürmek Cem etmek, dürülmek Tutmak
ZEVY Solmak * Değişmek, mütegayyer olmak
ZEVZAT Doğurmak * Sür´atle gitmek * Reddedip uzaklaştırmak
ZEVZEK t Geveze Münasebetsiz, temkinsiz Ağzı ve eli durmayan Hoppa

Alıntı Yaparak Cevapla