Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük Lügat L Harfi

Eski 11-04-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük Lügat L Harfi



L Harfi

LEAL İnci
LEALİ (Leâl C) İnciler Lü´lüler
LEALİ-FEŞAN f İnciler saçan
LEALLE (Bak: Laalle-İnne)
LEAMET Alçaklık, âdilik, zillet, denaet, aşağılık
LEB f Dudak Şefe * Kenar * Sahil Kıyı
LEB-İ ÂFTÂB Gölge
LEB-İ CUY-BÂR Su kenarı
LEB-İ DERYA Denizin dudağı Deniz kenarı, kıyı, sâhil
LEB-İ HADRA Ufuk
LEBAB Sahralarda ve çayırlarda az miktar olan yaş ot
LEBABE(T) Akıllılık, zeyreklik Akıl sahibi olma
LEBAÇE f Önü açık elbise Hırka
LEBAD(E) f Yağmurluk
LEBALEB Ağzına kadar dopdolu * Ağızdan ağıza
LEBAN Göğüs
LEBB Lâzım olmak * Akıllı olmak
LEBBAN Sütçü
LEBBE Göğsün gerdanlık takılan yeri * Devenin ve sığırın, göğsünden boğazladıkları yeri * Evlâdını ve erkeğini seven kadın
LEBBELEB (Leb-beleb) f Dudak dudağa
LEBBESTE (Leb-beste) f Ağzı bağlı Susan, konuşmayan
LEBBEYK Buyurunuz Emredersiniz * Benim muhabbet ve incizâbım dâim sanadır, başkasına değildir, sıdk ve ubudiyyetim dâim sanadır (gibi mânâlar ifâde eder)
LEBBEYK-ZEN f Lebbeyk diye söyleyen Emre hâzır olan Râzı olan
LEBC Güreşmek * Sar´a tutup düşmek
LEBCÜNBAN f Dudak oynatan Söz söyliyen, konuşan
LEBDEĞMEZ t Dudak değmez * Edb: Dudaktan çıkan harflerden olan "B-F-M-P-V" sessizlerinin içinde bulunmadığı manzumeler
LEBEB (C: Elbâb) Göğüste gerdanlık takılan yer * Atın göğsüne yapılan sinebend * Devenin ve sâir davarın göğsüne bağladıkları nesne * Dağ eteğinde olan azıcık yumuşak kum
LEBED Yünden yapılan keçe * Bir yerde mukim olmak * Bir şeye yapışmak
LEBEKE Şerit parçası
LEBEN Süt * Boyun ağrısı (Bak: Libâ´)
LEBENÎ (Lebeniyye) Sütle alâkalı Sütlü
LEBENİYYÂT (Lebeniyye C) Sütlü nesneler
LEBGÜŞA f Dudağı açık Söyleyen, konuşan
LEBH Bir büyük ağacın adı (Bir kimse kabuğunu yarsa filhâl o kişiye uyuşukluk gelir; o ağaçtan tahtalar biçip gemi yaparlar Rivâyet olunur ki, iki tahtasını birbirine bitiştirip bir yıl su içinde dursa ikisi bir olup yekpâre olur, Mısır´da yetişir Ahter-i Kebir´den)
LEBÎ f Dilim Ekmek, kavun, karpuz vs dilimi
LEBİD Küçük çuval
LEBİK Tatlı sözlü Yumuşak konuşan * Zeki, anlayışlı, akıllı
LEBİNE (LİBNE) (C: Lebin) Kerpiç
LEBK (LEBÂKA) Akıllı olmak * Islah etmek, terbiye etmek * Karıştırmak * Yumuşak etmek, yumuşatmak
LEBKUS Mürr denilen acı Yemen zamkının adı
LEBKÜŞA f Dudağı açık Konuşan, söyleyen
LEBLAB Sarmaşık denen bir bitki
LEBLEBE Esirgemek * Oğula ve kıza çok fazla düşkün olmak
LEBN Vurmak
LEBRİZ f Taşacak kadar Ağıza kadar Taşkın
LEBS Bir yerde eğlenip durma Vakit geçirme
LEBS Giyecek şey * Giyme Giyinme * Bir mânayı diğer bir mânâ ile karıştırmak Sözün karışık ve şüpheli olması Sözü karıştırıp şüpheye düşmek
LEBSAN Hardala benzer bir ot * Yabani hardal
LEBT Güreşmek
LEBTEŞNE (C: Lebteşnegân) f Susamış
LEBUN Sütlü hayvan Sütü bol olan hayvan
LEBUS Her giyecek ve örtünecek nesne
LEBVE Dişi arslan
LEBZ Vurmak * Yemek
LEC f Tepme
LECA Su boğası
LECA´ Sığınmak * Saklanmak, gizlenmek * Zaruret
LECAC (Lecâcet) Çekişme, inad etme, ayak direme (düşmanlıkta) Taannüd
LECC Dar şey * Düşmanlıkta ve husumette inad edip ayak direme
LECCAC İnatçılık Muannidlik * İnatçı, inad edip ayak direten Muannid
LECCE Avaz, ses, savt
LECEB Avaz, ses, savt
LECEBE (C: Elcâb-Licâb-Lecebât) Doğurduktan dört ay sonra sütü çekilmiş davar
LECEM Cemaat, topluluk
LECEN Bir şeye musallat olmak, ilişmek
LECİN Ağaçtan yaprak dökmek
LECLAC Sözü tutuk söyliyen * Satranç oyununun icatçısı * Bir harfi iki kere söyliyen
LECLEC Tereddüt olunan
LECLECE (Sözde) karasızlık, tereddüt * Lokmayı ağızda döndürmek ve çiğnemek
LECM Şahmed-ül arzdan büyük bir tepenin adı
LECN Yalamak * Deve için yem yapmak
LECNE Bir mes´ele için toplanan cemaat
LECUN Halsiz, yaşlı davar
LECÜC Pek inadçı ve hasım olan * Suyu çok olan yer
LECZ Köpeğin kab kacak yalaması
LECZ Ulaşmak, varmak * Yapışmak
LEÇ f Yanak * Yüz
LEDA (LEDE) Sırasında, yapıldığında (mânâsına kullanılır) * Yan, nezd (Bak: Ledün)
LEDE-L-HÂCE İhtiyaç görüldüğü zaman Hacet ânında
LEDE-L HAVALE Havale olunduğu zaman
LEDE-L-İHTİYAÇ İhtiyaç halinde Hacet ânında
LEDE-L-İKTİZA İktiza edip gerektiği zaman
LEDE-L-MÜTALAA Mütâlaa edilip okunduktan sonra
LEDE-L-MÜZAKERE Müzakere anında, konuşma sırasında
LEDE-S-SUÂL Soruldukta, sorulduğu anda
LEDE-T-TAHKİK Tahkik olundukta
LEDA Beden
LEDD Düşmana galip olmak * Husumet etmek, düşmanlık yapmak
LEDDAM Eski elbiseleri yamalıyan
LEDED Katı husumet, şiddetli düşmanlık
LEDEM Akrabadan nikâhı haram olan
LEDEYK Senin yanında Senin indinde
LEDG (Teldag) Yılan veya akrep sokması * Mc: Sözle birini incitmek * Ekşilik
LEDÎD Derenin iki tarafı
LEDÎG Yılan veya akrep gibi hayvanlar tarafından sokulmuş kimse
LEDÎM Yamanmış eski elbise
LEDÎS Tenbel kimse
LEDM Taşı taşla vurmak * Yere düşen taştan çıkan ses * Kaftana yama vurmak * Defetmek, kovmak
LEDN (C: Lidân-Ledun) Taze ve yumuşak olan ağaç budağı
LEDS Yalamak * Davarın ayağına nal vurmak * Yırtık dikmek
LEDÜD (C: Elidde) Hastanın ağzına dökülen ilâç * Çok husumet, şiddetli düşmanlık
LEDÜN İnd kelimesi gibi, zaman ve mekân zarfıdırHel-i istifhâmiye mânasına geldiği de vaki´dir Kamus Müellifine göre ledün ile leda, aynı şeydir Başkaları ise tefrik etmişlerdir Demişlerdir ki: Ledün kelimesi zaman ve mekânın evvel ve ibtidasından muteberdir Onun için ekseri harf-i cer olan "min" kelimesine mukarin olur "Ledâ" kelimesinde ise, ibtidâ mânası lâzım değildir Ve "inde" kelimesinin "min" yerinde tasarrufu daha umumidir "Ledün" kelimesi mâba´dını izâfetle cerr eder (LR)
LEDÜNN (İlm-i ledünn) Garib bir ilim ismidir Ona vakıf olan, mesturat ve hafâyayı, gizlilikleri münkeşif bir halde göreceği gibi, esrar-ı İlâhiyyeye de ıttıla´ kesbeder Bu ilm-i şerifin hocası ve sultanı Fahr-i Kâinat Aleyhi Ekmelüttahiyyât vessalâvât Efendimiz Hz leridir Bu ilmin ehli ise, Enbiyâ-ı izâm (AS) ve Ehlullâh-i Kiram Efendilerimiz Hazretleridir
LEDÜNNÎ Ledünn ilmine mensub ve müteallik Ledünne dair ve ait
LEDÜNNİYAT (Ledünn C) Allah Teâlâ Hazretleri tarafından hususi vecih üzere bâtınan ihsan olunanlar (LR)
LEF´ Örtmek, setr etmek * şâmil olmak
LEFA Vurmak * Soymak
LEFAİF (Lifafe C) Sargılar, örtüler Zarflar
LEFAZ Dinleyenin anlayamadığı belirsiz sesler
LEFC (Lefce) Kalın dudak
LEF´E Kemiksiz et
LEFEF Pelteklik, kekemelik * Yorgunluk * Besililik, semizlikLEFEHAN : Vurmak
LEFF Sarma Dürme İçine toplama İliştirme Rabtetme
LEFFAF Çok konuşan, çok lâf eden Pek fazla söyliyen Can sıkan
LEFFAT Yaramaz huylu, ahmak adam
LEFFEN Beraber sararak İliştirilmiş olarak Rabtedilmiş olarak
LEFF Ü NEŞR Edb: Bir yazı veya şiirde söz simetrisi yapma san´atıdır Önce iki veya daha fazla kelimeyi sıralamak, sonra da onlarla alâkalı şeyleri söylemek İki çeşidi vardır;1- Leff ü Neşr-i Müretteb (Düzenli leff ü neşir) : Birinci cümlede sıralanan kelimelerle ikinci cümlede söylenen kelimelerin aynı sırayı takib etmesidir MisâlBu karışık mevcudat, dâr-ı fâniden dâr-ı bekâya akıp gidiyor Elbette nasıl ki; hayır, lezzet, ışık, güzellik, iman gibi şeyler Cennet´e akar Öyle de: Şer, elem, karanlık, çirkinlik, küfür gibi zararlı maddeler Cehennem´e yağar Ve bu mütemadiyen çalkanan kâinatın selleri o iki havuza girer, durur)2- Leff ü Neşr-i gayr-i Müretteb (Düzensiz leff ü neşir) : Birinci cümlede söylenen şeylerle, ikinci cümlede söylenen şeylerin ters olarak sıralanmasıdır MisâlCevr-i dilber, ta´n-ı düşman, suz-i firkat, za´f-dil Dürlü dürlü dert için halketmiş Allah´ım beni)Avni (Fatih)
LEFH Yakmak * Vurmak * Fakirlik, fakir * İflas * Tavşancıl kuşu * Karga
LEFİF Sarılmış, dürülmüş * Gr: Kökü üç harfli olduğunda iki harfi "elif" veya "yâ" nın yan yana olduğu kelime
LEFİF-İ MAKRUN Kökündeki "elif" veya "ya" nın yan yana olduğu kelime
LEFİF-İ MEFRUK Harf-i illetin aralarında başka bir harfin bulunduğu kelime
LEFK Giymek * Örtünmek * İki parçayı birbiri üstüne koyup dikmek
LEFK Hamâkat, ahmaklık
LEFT Yüz döndürmek
LEFTİYE Şalgam
LEFÜT Evvelki kocasından çocuğu olan ve daima çocuğuna iltifat eden evli kadın
LEFZ (C: Elfâz) Atmak * Söz
LEGABE Hamâkat, ahmaklık * Zayıflık, zaaf
LEGAT Sesler kelâmla karışık olmak
LEGORN ing Çok yumurtlayan bir tavuk cinsi
LEGUB Fikri, re´yi zayıf olan Ahmak
LEH (LEHU) Hakkında, onun için, onun faydasına veya zararına
LEHA (Lehât C) Küçük diller
LEHA (Lehu nun müennesidir) Hakkında O kadın için
LEHAA Zayıflıktan dolayı âzâların sülpük ve sarkık olması
LEHAK Yetişmek
LEHAK Çok beyaz olan
LEHAK Çok beyaz * Öküz, sevr
LEHAME Etlilik, semizlik
LEHAN Akıllılık
LEHAS Susuz kişi
LEHAT (C: Lehâ ve Lehevat) Küçük dil
LEHAZ Gözucu
LEHAZA Gözucu ile bir şeye dikkatlice bakmak
LEHBAN Susuz kişi (Müe: Lehbâ)
LEHBET Susuzluk
LEHC Haris olmak
LEHCE Bir beldenin konuşma şekli, dil Konuşma tarzı
LEHCEM Geniş yol * Büyük kadeh
LEHD Def´etmek, kovmak * Ağır etmek, ağırlaştırmak
LEHEB Ateşin alevlenmesi Ateş alevi Havaya yükselen toz
LEHEB-ÜN NÂR Ateşin alevi
LEHEB SURESİ Kur´an-ı Kerim´in 111 suresi olup "Tebbet, Mesed" Suresi de denir Mekkîdir
LEHEBAN Ateşin alevlenmesi
LEHEF Kaybolan bir şeyden dolayı müteessir olup üzülme
LEHESAN Susuzluk
LEHEVAT (Lehât C) Küçük diller
LEHF Yok olan şey için hasret çekip üzülmek
LEHFAN Kalbi yanık, hasret çeken Özleyen
LEHHAN Okurken çok yanlışlık yapan kimse
LEHİB Açık yol
LEHÎB Eti az deve, zayıf deve
LEHÎD Götürdüğü yük ağır olduğundan eziyet çeken deve
LEHÎDE Koyu olan bulamaç
LEHÎF (Lehfân) Mahzun, hüzünlü, üzüntülü, kederli
LEHİNDE t Onun faydasına, aleyhinde olmadan Onun için, iyiliğine
LEHÎRE Kısa boylu kötü huylu kadın
LEHİV (Lehv) Günahlı, şehevi, nefsâni meşguliyet Kadınla yabancı erkeğin oynaması * Eğlence, oyun
LEHK şiddet * Meşakkat, zahmet * Birbiri içine girmek
LEHLE Süst ve zayıf nesne * Seyrek dokunmuş bez * Fusaha indinde makbul olmayan şiir ve söz
LEHM Bir şeyi hemen yutma
LEHS Nefesi kesilip dili dışarı çıkarma
LEHS Yalamak
LEHSAN Susuz
LEHT f Bir bütünün cüz´ü Bir şeyin parçası
LEHT-İ CİĞER Ciğerden kopma parça
LEHT Vurmak * Atmak
LEHT Bir nevi yürüyüş
LEHU (Bak: Leh)
LEHUM Obur, çok yiyici
LEHÜM Onlar için Onlara
LEHÜMA (Tesniye) O ikisi için İkisi hakkındaLEHV : (Bak: Lehiv)
LEHVİYYAT f (Lehv C) Lehivler, kadınlı erkekli haram eğlenceler, oyunlar Nefsanî gayr-i meşru oyun ve eğlenceler
LEHZ Vurmak * Dürtmek * Karıştırmak
LEİM Alçak, deni, rezil, zelil, levm edilen Cimri * Mayası bozuk ve kötü
LEİMAN (Leim C) Alçak, zelil ve aşağılık kimseler Pinti ve cimri insanlar
LEİMANE Alçakça Zelilane bir tarzda
LEİN Vallahi eğer
LEK´ Vurmak
LEK (LEKE) Sana, senin için, senin hakkında
LEK f Ahmak, ebleh, sersem * Yüzbin * Kırmızı boya çıkarmaya yarayan bir maden
LEK´ Isırmak * Yapışmak * Kir
LEKA´ (Lek´â) : Yaramaz, hakire kadın
LEKALİK (Laklak C) Leylekler
LEKALİK Büyük, etli, şişman kadın * Büyük deve
LEKANET Zeki ve anlayışlı olma
LEKE t Benek Kir izi * Kusur
LEKED f Çifte, tepme
LEKED Yapışmak * Lâzım olmak
LEKEDAR f Lekeli, ayıplanmış * Pislenmiş * İttiham edilmiş
LEKEDHAR f Çifte yiyen
LEKEDKUB f Çifte yiyen Hayvanların ayakları altında ezilen
LEKEDZEDE f Çifte yiyen
LEKEDZEN f Tepme veya çifte vuran Çifte atan
LEKEN (C: Elkân) Leğen
LEKİ´ Hor ve hakir kimse
LEKÎF Dolu havuz
LEKÎK (C: Likâk) Zayıf ağaç * Kemik aralarında olan et
LEKÎTA (Bak: Lakita)
LEKLEKE Yoğun gövdeli ve şişman olmak, etli olmak
LEKM Yumrukla vurmak
LEKZ Vurmak
LEM (Arabçada cezm harfidir) Muzari fiilinin başına getirilirse, nefyeder, cezmeder, sâkin okutur "Gelir" fiilini "gelmedi" yaptığı gibi (Bak: Lem-yezel)
LEM´ Terk etmek, bırakmak
LEM´ Parıldama, parlama Parlayış
LEM´A (C: Lemâat) Parlamak Şimşek gibi çakmak Güneş ve yıldız gibi parlamak * El ile veya elbise gibi bir şeyle işaret etmek
LEM´A-NİSAR Parlaklık saçan
LEM´A-PAŞ f Parıldayan, parlayan
LEM´A-RİZ f Parlayan, parıldayan
LEMEAN Parlama, parıldama
LEMEAT (Lem´a C) Parlayışlar, parıltılar
LEMEAT-I İ´CAZİYE İ´caza dair lem´alar İ´caz, insanları âciz bırakma, hayrete düşürme parıltıları
LEMEAT-I MÜTEFERRİKA Muhtelif, parça parça olan parlayışlar
LEMEAT-I ŞEMS Güneşin parıltıları
LEMEHAT (Lemha C) Bir defa göz atmalar * Parıltılar, çakmalar
LEMEM Günaha yakın olmak * Küçük günahlar * Delilik, cünun * Musibete yakın olmak
LEMH Göz atma, bir defa bakış * Parlama, parıltı
LEMH-İ BASAR (Lemhat-ül basar) Göz atma Bakma Çabuk bir bakış * Çok az bir zaman
LEMHA Bir göz atmak * Şimşeğin bir defa çakışı
LEMHA-İ BASAR Pek az bir zaman Göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman
LEMÎS Câriye ismi
LEMK Yazmak * Bozmak, mahvetmek * Vurmak
LEMLEME Bir şeyi evvel yapmak
LEMM Parça parça şeyleri toplamak, cem´ etmek * Islâh etmek * Bulduğu şeyi, haram helâl demeyip yemek * Şiddet ve meşakkat * Az şey * Konmak Nâzil olmak
LEMMA (Harf-i cerdendir) Vaktâki, o zaman (mânâsındadır) İstisna için: "İllâ" yerinde de olur
LEMME (C: Lemmât) şiddet Meşakkat, zorluk * Az şey
LEMS Dokunmak, el ile tutmak, ellemek, yapışmak * Beş duygudan biri, dokunma duygusu
LEMS Yalamak
LEMSA Pürüzsüz, düz
LEMSÎ Hissedilmeğe, dokunma ile duymağa ait ve müteallik
LEMSİYET Bir cisme veya bir mâdene parmakla dokunmaktan gelen his
LEMY Dudak içinde olan siyahlık
LEM-YEZEL Zâil olmaz, bâki, zeval bulmaz Daimî olan
LEM-YEZELÎ Devamlılık, bâkilik, zeval bulmazlık
LEMZ Ayıplamak Dil ile tân etmek
LEMZ Ağızda olan yemek artığını dil ile araştırmak
LEMZE Göz veya kaşla işaret etmek
LEN Gr: (Muzâri fiilini nasbeden edatlardan birisi) Bir işin aslâ olamıyacağını ifade eder: $ cümlesinde; kâfirler aslâ Cennete giremezler, derken olduğu gibi (Bak: Huruf-u nâsibe)
LENC f Edâ, naz ve cilve ile salınma
LENF (Lenfâ) Tıb: İnce damarların içinde dolaşan beyaz kan Kanın esasını teşkil eden sıvı * Eski tıbba göre; ahlât-ı erbaa´dan birisi (Bak: Hılt)
LENFİSAM Aslâ kırılmaz, kopmaz
LENG f Topal, aksak Yolcuların bir yerde iki gün kalması * Tenasül organı
LENGÂNE f Topalcasına Topallıyarak
LENGER f Gemiyi yerinde sâbit kılmak için denize atılan zincir ucundaki büyük demir çapa * Bakırdan yayvan ve kenarları genişçe sahan veya tepsi
LENGER-ENDAZ f Lenger atan, demir atan Demir atmış olan gemi
LENGERÎ f Büyük bakır sahan, lenger
LENG-FAHTE f Topal güvercin
LENGER-HANE f Lenger yapılan yer Lenger imal edilen yer
LENGÎ f Aksaklık, topallık
LEN-TERANÎ Beni aslâ göremezsin (meâlinde)

Alıntı Yaparak Cevapla