Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük Lügat L Harfi

Eski 11-04-2012   #7
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük Lügat L Harfi



L Harfi

LUAA Yumuşak yaş ot
LU´B Oyun Eğlence (Bak: Sefâhet)
LU´BBAZÂN f Oyuncular
LU´BE Oyuncu
LU´BET Oynayan veya oynatılan şey Oyuncak * Herkesi hayrette bırakıp şaşırtacak şey
LU´BETBÂZ f Hayâl oyunu veya kukla oynatan Oyuncu
LU´BETGÂH f Oyun yeri Sefih kimselerin eğlence yeri
LU´BÎ Oyun ile ilgili olan
LU´BİYYÂT Oyunlar, eğlenceler
LUÇ f Şaşı
LUGAT Kelime Söz * Her milletin dili * Lügat kitabı, sözlük
LUGAT (A, uzun okunur) (Lügat C) Lügatlar, kelimeler * Lügat kitapları
LUGATNÜVİS f Lügat yazan
LUGATŞİNAS f İyi lügat bilen
LUGAVÎ Lügata mensup Lügata, kelimeye âit Lügattan anlayan Mecazî olmayıp hakiki bir mânaya delâlet eden kelimeye âit olan
LUGAVİYYUN Lügatçılar, kelimelerden anlayan âlimler
LUHUD (Bak: Lühud)
LUK f Kısa tüylü yük devesi
LUKA Meşhur olmuş dört İncil kitabından birisidir Hz İsa Aleyhisselâm´dan sonra mühim Hristiyan doktorlarından birisi olan Luka adındaki zatın yazdığı İncil´dir Bu Zâtın (Mi: 70) yılında vefât ettiği yazılıdır
LUKME Yutmak * Bir yudum taam, lokma
LUKME-ŞÜMAR f Herkesin lokmasını sayan * Mc: Pinti, hasis, cimri
LUKTA Yerden toplanan şey
LUL (Luli) f Utanmaz, hayasız ve namussuz kadın * Nâzik ve zarif * Şarkı söyleyip oynayan fahişe kadın
LULE f Çeşme, musluk gibi şeylere takılan küçük boru * Lüle Halka gibi dürülmüş şey
LU´LU´ Serap * Bir mevzi ismi * Kurt
LU´MUZ Çok yiyen kişi, obur
LURÎ f Cüzzâm veya miskinlik denilen hastalık * Fare avlıyan bir kuş
LUSS (C: Lüsus-Elsâs) Hırsız, sârık
LUT (AS) Hz İbrahim´in kardeşi Harran oğlu Lut (AS) onunla beraber Bâbil diyarında Şam yakasına geçmişti Sodom nahiyesine peygamber oldu Bu nâhiyenin ahalisi ehl-i küfr ve fücur idi Yolsuz giderlerdi ve hiçbir kavmin yapmadığı fuhşiyatı yapalardı Hz Lut, onları doğru yola dâvet etti, dinlemediler ve çok nasihat etti, kabul etmediler Cenab-ı Hak da onların başına taş yağdırdı ve zelzele ile köylerinin altını üstüne getirdi Cümlesi helâk oldu Yalnız Lut (AS) ehl-i beytiyle geceleyin içlerinden çıkıp kurtuldu (Kısas-ı Enbiya´dan)
LUT f Tatlı yemekler Lezzetli yiyecekler * Çıplak
LU´TA Koyunun boynunda olan karalık * Siyah hat
LUT´E Tutmaç aşı
LUTF (Bak: Lütuf)
LÜAB (Liâb) Salya Tükrük Hazmolmamış, ağızdan geri gelen gıda
LÜAB-I ANKEBUT Örümcek ağı
LÜAB-I SÜRUR Sevinç tükrüğü
LÜAB-ÂLUD Salya, tükrük karışık
LÜABÎ Tükrük ve salya ile alâkalı * Salya gibi yapışkan
LÜANE Halka çok lânet eden kişi
LÜBAB Her nesnenin iyisi, güzidesi, seçkini
LÜBADE Yağmur için giydikleri kepenk
LÜBAHIYE Mükemmel hilkatli kadın
LÜBAN Kendir
LÜBANE (C: Lübânât) Hâcet, ihtiyaç * Önemli ve ehemmiyetli iş
LÜBATA Kepenk
LÜBB İç Öz Her şeyin iyisi, hülâsası * Akıl, içli şeyin içi
LÜBBÎ Öz ile alâkalı Lübbe ait
LÜBCE Çatal demir
LÜBDE (LİBDE) Çokluk * Karıştırmak * Yıkamak
LÜBED Çok mal mânasınadır ki sanki birbiri üstüne yığıla yığıla keçe gibi birbirine geçmiştir
LÜBNA Bal gibi yapışkanlı sütü olan bir ağaç
LÜBS Giyme
LÜBSE Sözün karışıklığı
LÜBUB (Lübb C) Her şeyin hâlisleri Özler
LÜBUD Kuşun göğsü üstüne çöküp yatması * Yapışmak
LÜBUS (Libâs C) Esvaplar, elbiseler * Savaş elbisesi
LÜCC(E) Engin sular * Gümüş * Ayna * Kalabalık cemaat
LÜCCÎ Büyük deniz
LÜCEC (Lücce C) Engin denizler * Kalabalık topluluklar, cemaatler
LÜCEYN Gümüş
LÜCME Irmak ağzı
LÜCUBE Davarın sütünün çekilip azalması
LÜCÜM (Licâm C) Gemler, at dizginleri
LÜÇ f Çıplak
LÜDANE Yumuşaklık
LÜDD Çuval
LÜDUNE Yumuşaklık
LÜFAZE Değirmenin öğüttüğü un * Ağızdan çıkan söz
LÜFFAH Kokulu geniş yapraklı bir ot
LÜFFAN Ekşi nar
LÜGA (C: Lügâ) Ses, sadâ Kelâm, söz
LÜGAT (Bak: Lugat)
LÜGAZ Edb: Manzum bilmecelere denir Lügaz çözülürse insan, hayvan, eşya veya başka bir mânâ çıkar Meselâ: (Hikmetullah şehrinin bir tânesiOğlunun karnında yatar annesi)Bu manzum çözülürse cevap olarak "İpek böceği" çıkar
LÜGAZ (C: Elgâz) Meyletmek, eğilmek, yönelmek * Yaban fâresinin delikleri * Yolcuya zahmet veren çapraşık yol * Bilmece
LÜGEYZA Kertenkelenin bir yeri kazıp giderken bir tarafını da kazıp eğri çapraşık yollar yapması
LÜGD (LÜGDUD) Çene ile boyun arasında olan et
LÜGNUN (C: Leganin) Çene ile boyun arasındaki et
LÜGUB Yorgunluk, açlık, meşakkat Ta´b
LÜHA Gümüş * Bahşiş, atâ, hediye
LÜHAB Ateş alevlenmek * Işıklanmak, şule vermek * Ateşi yakıp tutuşturmak
LÜHAM Her şeyi yutan * Çok miktar asker
LÜHAZA (Bak: Lehâza)
LÜHBE Sütü azalmış davar
LÜHCE Kuşluk vaktinde yenen yemek
LÜHEYM Zahmet, meşakkat
LÜHKUK (C: Lehâkik) Yer yarığı
LÜHLE (C: Lehalih) Serap görünen geniş çöl
LÜHM Kevsec dedikleri balık * Yemen diyârında bir kabile * Etli ve kaba olmak
LÜHME Bez ırgacı * Hısımlık, yakınlık
LÜHMUM (C: Lehâmim) İnsanlardan ve atlardan iyi ve cevvâd olanlar * Sütü çok olan deve
LÜHNE Misafire seferden geldiğinde verilen hediye ve armağan * Savaş gününde başa giyilen tolga Az şey * Kahvaltı
LÜHUD (Lahd C) Çukurlar, kabirler, mezarlar
LÜHUD-İ ŞÜHEDÂ Şehitlik Şehitler mezarlığı
LÜHUF (Lihâf C) Örtüler, sargılar Örtünecek şeyler
LÜHUK Ulaşmak Yaklaşmak Sonradan yetişmek
LÜHUM (Lahm C) Etler
LÜHUM-U LEZİZE Lezzetli etler
LÜHUM Cömertler İyiler İyi insanlar
LÜHUSA Yeni doğurmuş kadın Henüz yataktan kalkmamış kadın Bu hâl 9 ilâ 40 gün kadar devam eder
LÜHVE (C: Lühâ-Lühât) Değirmencinin, eliyle değirmenin ağzına döktüğü tane (Daha çok hediye, atâ ve hibe mânasına kullanılmıştır)
LÜK f Kalın ve yoğun şey * Kırmızı boya
LÜKA´ Hor ve hakir kimse * Ufak çocuk * At
LÜ´KA Kaşıkla alınan şey
LÜKAA Zahmet, meşakkat * Ahmak, akılsız kişi
LÜKAT Yabana dökülmüş ve saçılmış nesne
LÜKATA Fık: Sâhibi belli olmayan sokakta bulunan şey Bu malı yerden kaldırmağa İltikat, yerden kaldırana da Mültekit denir
LÜKATA-ÇİN f Değersiz ve artık şeyleri toplıyan
LÜKK Nar ağacına benzer bir hindi ağacının zamkı * Kılıç ve bıçak saplarını berkitmekte kullanılan meşhur bir nesne
LÜKKAA Hazırcevap olan
LÜKKAH Hoş kokulu bir ot
LÜKKAM Şam diyârında yüksek bir dağın adı
LÜKNET Pelteklik, dil tutukluğu, kekeleme
LÜKNUNET Kekeleme, pelteklik, dildeki tutukluk
LÜKS Lât: Aşırı süs * Işık ölçü birimi * Kuvvetli ışık veren bir nevi petrol lâmbası
LÜKUNET Dildeki tutukluk, pelteklik, kekeleme
LÜKYA (LÜKYÂNE) Birbirini görmek
LÜKZUF Üzüm çöpü
LÜ´LÜ´ İnci * Parlak Ziyalı Kıymetli
LÜ´LÜ-İ LÂLÂ Parlak inci
LÜ´LÜ-İ MESKUB Delinmiş inci
LÜ´LÜ-İ ŞEHVÂR İri inci
LÜ´LÜ´-BÂR f İnci yağmuru İnci yağdıran
LÜ´LÜ´-FEŞAN f İnci saçan, inci dağıtan
LÜ´LÜ´-PÂŞ f İnci dağıtan, inci saçan
LÜM´A (C: Limâ´) El ayası miktarı * İnsan topluluğu * Kuruması gelmiş olan bir parça ot
LÜMAH (LİMÂH) Tokatla vurmak
LÜMAZE Ağızda geri kalan nesne
LÜMEY´A Küçük pırıltı Küçük ışıkcık Parıltıcık
LÜMEZE Bir kimsenin arkasından ayıplarını söyliyen Gıybet eden
LÜMME Nişan Alâmet Damga Nokta * Vesvese, kuruntu * Çok cemaat, çok kalabalık(İnsan küçük bir âlem olduğu gibi, âlem dahi büyük bir insandır Bu küçük insan o büyük insanın bir fihristesi ve hulâsasıdır İnsanda bulunan nümunelerin büyük asılları, insan-ı ekberde bizzarure bulunacaktır Meselâ: Nasılki insanda kuvve-i hâfızanın vücudu, âlemde Levh-i Mahfuz´un vücuduna kat´i delildir Öyle de: İnsanda kalbin bir köşesinde lümme-i şeytaniye denilen bir âlet-i vesvese ve kuvve-i vâhimenin telkinatiyle konuşan bir şeytani lisan ve ifsat edilen kuvve-i vâhime, küçük bir şeytan hükmüne geçtiğini ve sahiplerinin ihtiyarına zıd ve arzusuna muhalif hareket ettiklerini hissen ve hadsen herkes nefsinde görmesi, âlemde büyük şeytanların vücuduna kat´i bir delildirVe bu lümme-i şeytaniye ve şu kuvve-i vâhime, bir kulak ve bir dil olduklarından, ona üflüyen ve bunu konuşturan haricî bir şahs-ı şerirenin vücudunu ihsas ederler L)
LÜMME-İ ŞEYTÂNİYE şeytanın vesvesesi Şeytanın verdiği kuruntu
LÜMMÎ Toplanmaya dâir * Nazarî ve aklî delil (Bak: Limmî)
LÜMMİYET (Limmiyet) İllet ve sebebiyet
LÜMTA şiddet Mihnet
LÜMZA Bir parça yiyecek * Beyaz nokta * Atın alt dudağında olan beyazlık
LÜNC f Ağzın içi * Dudak * Çolak
LÜSAT Diş etleri
LÜSEYN Küçük dil Dilcik
LÜSGA Söylerken rı´yı gayn´a veya lâm´a; ve sin´i te´ye kalbetmek
LÜSN (Lisân C) Diller, lisanlar
LÜSS (LİSS) (C: Lüsus) Hırsız
LÜSUB (LESB) Yapışmak
LÜSUK Yapışma, bitişik olma Yapışıp tutma * Ulaşma, vâsıl olma, erişme
LÜSUS (Luss C) Hırsızlar, sârıklar
LÜSUSET (Lüsusiyet) Hırsızlık, sirkat
LÜSUSİYYET Hırsızlık yapma, sirkat
LÜSÜN (Lisân C) Lisânlar, diller
LÜTÎN Adam boyu miktarı bir ağacın adı (Bakla yaprağı gibi yaprağı olur, hurnup gibi dalları olur, içinde küçük taneleri olur)
LÜTNE Kirpi
LÜTRE f Ancak konuşanların anlıyabileceği, başkalarının anlıyamıyacağı şekilde görüşülen uydurma dil, kuşdili * Boşboğaz
LÜTUF Rıfk ve nevâziş İltifatla mülâyemet üzere muâmele eylemek Allah (CC) Hazretlerinin kullarını rıfk ve sühuletle murâdına muvaffak eylemesi * Güzellik, hoşluk * İyilik, iyi muâmele
LÜTUF-DİDE Lütuf görmüş
LÜTUT Sâbit ve lâzım olmak, gerekmek
LÜUKA Sür´at, hız
LÜÜME Öküz * Çiftçilikte kullanılan bazı âletler
LÜÜSE Uyku ağırlığı
LÜVAB (LÜVABÂ) Susamak * Kulpsuz bardak
LÜVAM Melâmetlik, rüsvaylık, rezil kepaze olmaklık
LÜVASE Bir lokma yiyecek
LÜVB Çokluk, kalabalık, izdihamlık
LÜVBE (C: Lüeb-Lub) Kara taşlı yer
LÜVBİYA Börülce
LÜVKA Kaymak, zübde * Yapışmak
LÜVSE Zayıflık * Eğlenmek * İsabet etmek
LÜZK (Lâzık) Yapışmak * Ulaşmak varmak
LÜZUB Yapıştırma, yapışma Birbirine kafes gibi girdirip yapıştırma * Sâbit olma
LÜZUCET Yapışkanlık Yapışan, uzayan şeyin hali
LÜZUCÎ Yapışkan * Kopmadan uzayan
LÜZUCİYYET Çekilip uzayış
LÜZUM Lâzım olmak Bir şey bir şeyden aslâ ayrı olmayıp onunla sâbit ve dâim olmak Gereklilik
LÜZUM-U BEYYİN İsbata ihtiyacı olmayan şey Cehil, ilimsizliğe lüzum olması gibi Ve yine meselâ: Kör olmak, görmemezliğe delildir (Lüzum-u beyyin´in zıddı: "Lüzum-u gayr-ı beyyin"dir İsbata ihtiyacı olan şey demektir)
LÜZUM-U GAYR-İ MÜNFEK Ayrılmazlık

Alıntı Yaparak Cevapla