|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlıca Sözlük Lügat Ş Harfi
Ş Harfi
ŞEA´ Dağılıp parçalanmak
ŞEABİB (Şü´bub C ) (Bak: Şü´bub)
ŞEAİR (Şiâr C ) Âdetler, İslâm işaretleri İslâmlara ait kaideler Allah´ı anmak, hamdetmek, ezan okumak, İslâmî kıyafet gibi Bunlara Şeair-i İslâmiye denir Bütün müslümanlarla alâkalı mes´eleler ve alâmetler, umumun hissedar olduğu işlerdir (Sünnet-i Seniyyenin içinde en mühimmi, İslâmiyyet alâmetleri olan ve şeaire de taalluk eden sünnetlerdir Şeair, âdeta hukuk-u umumiye nev´inden cemiyete âit bir ubudiyettir Birisinin yapmasiyle o cemiyet umumen istifade ettiği gibi, onun terkiyle de umum cemâat mes´ul olur L )(Nasıl "Hukuk-u Şahsiye" ve bir nevi "Hukukullah" sayılan "Hukuk-u Umumiye" nâmiyle iki nevi hukuk var Öyle de: Mesâil-i şer´iyede bir kısım mesâil, eşhâsa taalluk eder; bir kısım, umuma, umumiyet itibariyle taalluk eder ki; onlara "Şeair-i İslâmiye" tabir edilir Bu şeairin umuma taalluku cihetiyle umum onda hissedardır Umumun rızası olmazsa; onlara ilişmek, umumun hukukuna tecavüzdür O şeairin en cüz´îsi (sünnet kabilinden bir mes´elesi) en büyük bir mes´ele hükmünde nazar-ı ehemmiyettedir Doğrudan doğruya umum âlem-i İslâma taalluk ettiği gibi, Asr-ı Saâdetten şimdiye kadar bütün eâzım-ı İslam´ın bağlandığı o nurani zincirleri koparmaya, tahrip ve tahrif etmeğe çalışanlar ve yardım edenler düşünsünler ki, ne kadar dehşetli bir hatâya düşüyorlar Ve zerre miktar şuurları varsa, titresinler! M )
ŞEAF Hırs * Mübâlağa * Kalbin aşktan yanması
ŞEAFE (C : Şüuf-Şiâf-Şeafât) Dağ başı * Her nesnenin âlâsı ve üstü
ŞEAL Davar kuyruğunun beyazlığı
ŞEAMAT (Şeâmet C ) Uğursuzluklar, şeâmetler
ŞEAMET Uğursuzluk, kötülük, bedbahtlık
ŞEANLA´ Uzun, tavil
ŞEARİR Davar yanırına üşüşen sinek ve üvez * Her yöne dağılmak
ŞEAS Toz * Tozlu olmak * Yayılmak, münteşir olmak * Dirilmek
ŞEAYİR (Şâire C ) Hac için hazırlanan nişanlı kurbanlar Şâireler Safâ Merve, Mina ve Arafat gibi, menâsik-i haccın edâ edilecek yerleri ve dinin alâmetleri Menâsik ve âyin rüsumu
ŞEB f Gece, karanlık
ŞEB-İ ARUS Düğün gecesi * Mc: Mevlana´nın vefat ettiği gece
ŞEB-İ FİRKAT f Ayrılık gecesi, firkat karanlığı
ŞEB-İ HİCRAN Ayrılıkla geçirilen gece Hicran gecesi
ŞEB-İ YELDA f En uzun gece
ŞEBAAT Dolgunluk, tokluk
ŞEBAB (Şebibe) Gençlik * Yiğit, civan * Gençler
ŞEBABANE f Genç ve yiğit olarak Genç gibi, yiğitçesine
ŞEBABİYET Gençlik, tazelik Yiğitlik Civanlık
ŞEBAH (C : Eşbâh) Cüsse, cisim, ceset Şahıs Karaltı
ŞEBAHET Benzeme, benzeyiş
ŞEBAK Şehvet galip olup cimaa çok hırslı olmak * Koyu karanlık
ŞEBAKET Kafes veya ağ gibi örülme
ŞEBAM Anasını emmesin diye kuzu ve oğlak ağzına takılan ağaç ağızlık * Araptan bir kabile
ŞEBAMAN Paça bağı
ŞEB´AN Karnı doymuş, tok * Emin
ŞEBAN (şeb C ) f Geceler
ŞEBANE f Geceye ait Gece ile alâkalı Gece vakti olan Gecelik
ŞEBANGAH f Gece vakti, geceleyin * Gecelenecek yer
ŞEBANRUZ f 24 saatlik zaman "Gece gündüz"
ŞEBAT (C : şebâ-şebevât) Tezlik, çabukluk * Cihet, yön, taraf
ŞEBB Meşhur taş * Ateş yakmak * Cenk koparmak, kavga çıkarmak
ŞEBBAKE (C : şebâbik) Birbirine girmiş nesne
ŞEBBE Genç kadın
ŞEBE Bakırla çinko madeninden yapılan pirinç * Benzeme, müşabehet
ŞEBEB Üç yaşına girip dişleri tamamlanmış olan sığır
ŞEBEC Ovanın ve sahranın bir miktarı
ŞEBEFRUZ (Şeb-efruz) f Gece vakti ışık veren Geceyi aydınlatan
ŞEBEH (Şibih) Benzer, nazir, benzeyen şey * Bakır ile çinkodan karıştırılıp yapılan pirinç madeni
ŞEBEH (C : Eşbâh) Karaltı * Şahıs * Ceset
ŞEBEKE (ŞEBİKE) Balık ağı * Kötü niyetle çalışan gizli topluluk * Kafes şeklinde olan yer * Hüviyet sureti * Ağ gibi yapılmış ve gerilmiş hat ve yolların tamamı * Ağ şeklinde olan nesiçler, dokular
ŞEBEM Soğukluk
ŞEBENGİZ (Şeb-engiz) f Yarasa kuşu
ŞEBET (Bak: şâbet)
ŞEBGERD (şeb-gerd) f Gece dolaşan kol Bekçi * Ay, kamer
ŞEBGİR (Şeb-gir) f Geceleyin uyumayan * Sabah vakti * Gece giden kervan
ŞEBGUN f "Gece renkli" Kara, siyah
ŞEBH Çekmek * Muhkem etmek, sağlamlaştırmak
ŞEBH Süt sağarken çıkan ses
ŞEBHAN Uzun, tavil
ŞEBHAN f Geceleyin öten bir cins bülbül
ŞEBHİZ (C : Şebhizân) f Geceleri uyanıp kalkarak iş gören
ŞEBHUN (Şeb-hun) f Gece baskını
ŞEBİB Bıçak üstüne sürçmek
ŞEBİBE Gençlik Yiğitlik
ŞEBİH (Şibh den) Benzer, benzeyen, mümasil, nazir
ŞEBİHUN f Gece baskını Şebhun
ŞEBİKE f Kötü niyetle çalışan gizli topluluk * Balık ağı * Batı taraflarında Arapların kullandıkları hasırdan örülmüş bir cins başlık (Bak: Şebeke)
ŞEBİSTAN f Yatak odası * Harem dairesi * Gece ibadetine mahsus oda
ŞEBİT Bahadır, kahraman, yiğit
ŞEBK Karıştırmak
ŞEBNEM f Çiğ Rutubet Gece nemi Neda
ŞEBPERE f Yarasa
ŞEBPEREST (Şeb-perest) f Geceye ve rü´yaya ve uykuya fazla kıymet veren
ŞEBR Karışlamak * Hediye vermek, atâ etmek * Ücret * Kira
ŞEBRENG f "Gece renginde olan" Siyah, kara
ŞEBREV (Şeb-rev) f Gece giden Karanlıkta yürüyen Gece yolculuğu eden
ŞEBTAB (Şeb-tâb) f Ateş böceği
ŞEBUR Boru
ŞEBZİNDEDAR (Şeb-zindedâr) f Geceleri çalışan, gece vakti işle meşgul olan * Gece bekçisi * Geceleri uyumayıp ibadet eden
|