Yalnız Mesajı Göster

Osmanlıca Sözlük Lügat Ş Harfi

Eski 11-04-2012   #14
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Osmanlıca Sözlük Lügat Ş Harfi



Ş Harfi

ŞİS´ (C: Şüsu´) Nâline tasma vurmak * Nâlin tasması
ŞİSI´ Büyük ve çok mal * Dar yer Bir yerin uç tarafı * Nalın kayışı * Bir malı dikkatle bekleyip koruyan
ŞİŞE Camdan yapılmış ağzı dar uzunca kap Lâmbaya geçirilen camdan küçük baca * Çeşitli maksatlarla çakılan çıta
ŞİŞEHANE Şişe yapılan yer
ŞİŞHANE (Aslı: Şeşhane) Eskiden kullanılan namlusu altı yivli tüfek * İstanbul´da bir semt adı
ŞİT Hz Âdem´in (AS) oğullarından ve ondan sonra peygamber olan zât olup kendisine 50 sayfalık kitab nâzil olmuştur Kâbe-i Mükerreme´yi ilk önce taştan bina eden zât olduğu Kısas-ı Enbiya´da mezkûrdur
ŞİTA Kış Senenin soğuk mevsimi
ŞİTAB f (Şitâften: Koşmak fiilinin kökü) Seğirtmek, koşmak Çabukluk, acele etmek
ŞİTAÎ (Şitâiye) Kışa ait Kışlık Kışa dair
ŞİTEVÎ (Şiteviyye) Kışa ait Kış mevsimiyle ilgili * Kış sebzesi, kışlık sebze
ŞİVA´ Kebap
ŞİVAL Az şey
ŞİVAR Meşveret etmek, konuşmak, istişâre etmek, danışmak
ŞİVAZ Dumansız ateş * Susamak (Bak: Şuvaz)
ŞİVE Söyleyiş Tarz Ağız Üslub * Eda Naz
ŞİVEBÂZ f Cilveli, şive ve naz eden
ŞİVEKÂR f İşveli, şiveli, cilveli
ŞİVEN f İnleme, sızlanma * Mâtem, yas
ŞİYA´ Zahir olmak, görünmek * Çobanın kavalından çıkan ses * Odun takıltısı
ŞİYAM Yerden kazılan toprak
ŞİYAT Yanmış yün ve pamuk kokusu
ŞİYEM (Şime C) Huylar, tabiatlar
ŞİZ Abnus ağacı
ŞİZAF Katılık, sertlik
ŞÖHRE Ünlü, şöhretli, meşhur
ŞÖHRET Ad yapma Ün Şân * Hadis ilminde: Meşhur hadis mânasında kullanılır(Ey şân ve şerefi, nam ve şöhreti isteyen adam! Gel, o dersi benden al Şöhret ayn-i riyâdır Ve kalbi öldüren zehirli bir baldır Ve insanı insanlara abd ve köle yapar O belâ ve musibete düşersen $ de, o belâdan kurtul MN)
ŞÖHRET-İ KÂZİBE Geçici şöhret Yalancı dünyalık, fâni şöhret Aldatıcı nâm
ŞÖHRETGİR f şöhretli, ünlü Meşhur
ŞÖHRETŞİÂR f şöhretli şöhret sahibi
ŞÖHRETŞİÂR-I ÂLEM Âlemde şöhret ona nişan olmuş olan Çok meşhur olan
ŞUA´ Bir ışık kaynağından uzanan ışık telleri
ŞUAAT Işıklar, parıltılar, nurlar
ŞUA (C: Şu´) Sorgun ağacı
ŞUAB (şu´be C) şubeler Kollar, bir cisimden ayrılan çatallar (Bak: Şiâb)
ŞUABAT (Şu´be C) Şubeler, kısımlar, takımlar, bölükler Dallar
ŞUAL (şu´le C) Alevler, şu´leler Ateş alevleri
ŞUARA (Şâir C) Şâirler * Kur´an-ı Kerim´in 26 suresinin ismidir Mekkîdir
ŞUAYB (AS) Ashab-ı Eyke ile Medyen ahâlisine gönderilen bir peygamberdir Çok hakikatlı ve güzel sözlerle bu iki kavmi Hakka davet ettiği halde kendisini dinlemediler Cenab-ı Hak Eykeliler üzerine şiddetli sıcaklık ve Medyen ahalisine de şiddetli sayha ile azab verdi ve onları mahveyledi Şuayb Aleyhisselâm kendisine inananlarla Mekke´ye gitti ve orada yerleşti Musâ Aleyhisselâm´ın kayınpederi idi (Bak: Ashab-ı Eyke)
ŞUBAN f Çoban
ŞU´BE Bölük, bölüm * Dal, budak * İkinci derecedeki kollar Kol
ŞU´BUB (Bak: şü´bub)
ŞUGL İş, meşgul olunacak şey, gaile
ŞUGMUM Uzun, tavil
ŞUGUL (Şugl C) İşler, uğraşacak şeyler, gaileler
ŞUH f Şen ve hareketlerinde serbest olan * Nazlı, işveli * Açık saçık, hayasız Oynak
ŞUH (Şıh) Bahil, cimri, hasis kimse
ŞUHA Karın ağrısı
ŞUHH (ŞIHH) Bahillik
ŞUH-MEŞREB f Açık meşrebli, şen ve neşeli
ŞUHUD (Bak: şühud)
ŞUHUM (Şahm C) Yağlar, içyağlar
ŞUHUR (Bak: şühur)
ŞUKAK Bir çeşit hayvan hastalığı
ŞUKKA Parça Kâğıt veya kumaş parçası * Küçük tezkere
ŞUKRE Sâfi kızıllık, tam ve koyu kırmızılık
ŞUKUK (Şakk C) Çatlaklar, yarıklar
ŞUKUNE Azlık
ŞU´LE Alev, ateş alevi Alevlenmiş odun
ŞU´LE-İ BERKIYYE Yıldırım ışığı Şimşek parıltısı
ŞU´LE-İ CEVVAL Daim hareket ederek etrafına ışık saçan parıltı
ŞU´LEBÂR f Işıklı
ŞU´LEDÂR f Alevlenmiş, alevli Işıklı
ŞU´LEFEŞÂN f Işık saçan, parlatan
ŞU´LEGİR f Tutuşan, alevlenen, alev alan
ŞU´LENÜMÂ f Alev gösteren, alevli
ŞU´LEPÂŞ f Işık saçan
ŞU´LEPERVER f Işıklandıran Alevlendirici
ŞU´LEPUŞ f Alev içinde kalmış, alevle örtülü
ŞU´LERİZ f Işıldayan, alev saçan

Alıntı Yaparak Cevapla