Yalnız Mesajı Göster

Çevre Terimleri Sözlüğü

Eski 11-04-2012   #8
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Çevre Terimleri Sözlüğü



L

LAER [ Lowest achievable emission rate ] Gerçekleştirilebilir en düşük emisyon oranı
LAGÜN [ Lagoon ] Lağım çamurunun işlenmesinde kullanılan oksitleme havuzu
LAĞIM ÇUKURU [ Cesspool ] Konutların pis su depolama tankı
LENİTİK [ Lenitic ] Kendi kendine temizlenen, hızla akan sular
LENTİK [ Lentic ] Göl, havuz, bataklık gibi kirliliğe maruz durgun sular
LHD [ Litre/household/day ] Litre / hane / Gün
LİDAR (IŞIK SAPTAMA VE UZAKLIK TAYİNİ ) [ Light detection and ranging ] uzak mesafeye yayılmış baca zerrelerini bulmaya yarayan hava kirliliğiyle ilgili teknik
LİKEN [ Lichen ] Kayalarda ve ağaçlarda oluşan, sülfür dioksit gibi kirletici maddelerin varlığını gösteren suyosunu ve mantar birleşimi
LİMNOLOJİ [ Limnology ] Tatlı suların fiziksel, kimyasal ve biyolojik durumlarını inceleyen bilim dalı
LİNDAN [ Lindane ] Klorlanmış hidrokarbonlar ailesinden dayanıklı suda çözünmeyen bir tarım ilacı
LİNYİT (ESMER KÖMÜR) [ Lignite = brown coal ] Düşük kalorili bir kömür cinsi
LİTOSFER [ Lithosphere ] Genellikle yer yüzeyinden yaklaşık seksin kilometre derinliğe kadar uzanan yer kabuğu katmanı
LİZİMETRE [ Lysimeter ] Buharlaşma sonucu su kaybı oranını ölçen alet
LİZİZ [ Lysis ] Hücrelerin tahribi (yıkımı)
LNG [ Liquefied natural gas ] Sıvılaştırılmış doğal gaz
LPG [ Liquified petroleum gas ] Sıvılaştırılmış petrol gaz
LRT [ Light rail transport; Long range transport ] Hafif raylı ulaşım; Uzun menzilli taşımacılık
LTC [ Laboratory test chamber ] Laboratuar deneme odası
LV [ Limit values ] Sınır değerleri

M

MAB [ Man and the Biosphere Programme ] İnsan ve biyosfer programı
MAC [ Maximum allowable concentration ] İzin verilebilir azami yoğunluk
MAD [ ] izin verilebilir azami doz
MADENCİLİK ATIKLARI [ Mining wastes ] Madencilik çalışmalarının sonucunda, bitki örtüsünü ve su kaynaklarını kirletici etkiye sahip materyal, özellikle kaya ve maden artıkları
MAHALLE [ Neighborhood ] Bir kentsel alandaki coğrafi veya yönetsel alt bölüm
MAKROBESİNLER [ Macronutrients ] Organizmaların nispeten büyük miktarlar halinde yararlandığı karbon, hidrojen, oksijen, azot fosfor, sülfür, potasyum ve kalsiyum gibi mineral besinler
MAKROKLİMATOLOJİ [ Macroclimatology ] En büyük (gezegensel) ölçekli rejimler ve fenomenlerle ilgilenen, klimatolojinin alt dalı
MAKROTÜKETİCİLER [ Macroconsumers ] Parçacıklar halindeki organik maddelerle heterotrofik beslenme yoluyla enerjilerini sağlayan organizmalar
MAKUL GÜNLÜK GİRİŞ [ ADI = acceptable daily intake ] Bir kaynağın üstesinden gelebileceği günlük kirlilik miktarı
MALİYET ETKİNLİĞİ ANALİZİ [ Cost-effectiveness analysis ] Belirlenmiş bir amaca ulaşmak için mevcut olasılıkların maliyetlerinin karşılaştırılması Burada her bir olasılığın dolaylı ve dolaysız tüm maliyetleri göz önüne alınarak toplam maliyeti en düşük olan seçilir
MALİYET FAYDA ANALİZİ [ Cost-benefit analysis ] Alternatif programları, potansiyel faydaları ve olası maliyetleri açısından değerlendirmeye yönelik bir analiz yöntemi
MAMUR ÇEVRE [ Built environment ] Doğal çevre üzerinde insan eliyle gerçekleştirilen değişikliklerin, yapılar, parklar vb dahil olmak üzere, bütünü
MANYETİK AYIRMA [ Magnetic separation ] Katı atıktaki metalleri, yeniden kullanılabilir hale getirmek için mıknatıs uygulama yoluyla ortamdan uzaklaştırma
MAP [ Major air pollutants ] Başlıca hava kirleticileri
MARPOL [ Marine Pollution Convention ] Deniz kirliliği sözleşmesi
MARPOLMON [ Marine Pollution Monitoring Programme ] deniz kirliliğini izleme programı
MATC [ Maximum allowable toxic concentration ] İzin verilebilir azami zehir yoğunluğu
MCE [ Marginal cost-effectiveness ] Marjinal maliyet etkinliği
MEDİ [ Marine environment Data Information System ] Deniz çevresi veri ve bilgi sistemi
MEGALOPOLİS [ Megalopolis ] Kümekent; birçok kentsel alanın daha büyük bir bütün halinde birleşmesi
MEKANİK TOPLAMA [ Mechanical collection ] Hava, su ve toprak kirliliğinin, daha önceden işleme tabi tutulmadan mekanik toplama yöntemiyle denetlenmesi ve önlenmesi
MEPC [ Marine Environment Protection Committee ] Deniz Çevresini Koruma Komitesi
MERKAPTANLAR [ Mercaptans ] Petrol rafinerilerindeki bir süreçte oluşan ve kostik soda ile ovularak (yıkanarak) ayrılan, keskin kötü kokulu, sülfür içeren organik bileşikler
METALİK HURDA [ Scrap ] İşlenen metallerin kullanılmamış ve atılan parçaları
METAN [ Methane ] Bataklık topraklarda, lağım sularında ve ayrıca kömür madenlerinde organik maddenin anaerobik koşullarda ayrışmasından oluşan, genellikle bataklı gazı olarak adlandırılan, doğal, renksiz gaz Atmosferde yoğunluğunun artması "sera etki"ne katkıda bulunur
METROPOLİTEN ALAN (ANAKENT ALANI) [ Metropolitan area ] Büyük şehir ve ekonomik, toplumsal ve siyasal-idari etkenler nedeniyle ona bağlı civar yöreler
METRUK ARAZİ [ Derelict land ] Terkedilmiş, kullanılmayan arazi; boş kalan arazi (nadas arazisi)
MEZOPOZ [ Mezopause ] Mezosferin üst kısmı
MEZOSFER [ Mesosphere ] Meteoritlerin (göktaşlarının) yanıp yok olduğu sanılan, stratosferlerle termosfer arasındaki bölge
MİKROBESİNLER [ Micronutrients ] Organizmaların çok küçük miktarlarda yararlandığı mineral besinler
MİKROİKLİM [ Microclimate ] Küzük bir alandaki yöresel iklim koşulları
MİKROORGANİZMALAR [ Microorganisms ] Biyolojik işleme tabi tutma süreçlerinde aktif etki maddesi işlevi gören ya da indirgeme faaliyetine katkıda bulunan, sıvı atıklarda bulunan mikroskopik bitkiler ya da hayvanlar
MİKROPLAR [ Microbes ] Çok küçük bitkiler ve hayvanlar; hastalığa yol açan bazıları lağım suyunda bulunur
MİKROPSUZLAŞTIRMA ( DEZENFEKSİYON) [ Disinfection ] Hastalık yapıcı organizmaların sözgelimi klorlama yoluyla yok edilmesi
MONOKÜLTÜR [ Monoculture ] tek bir ürün yetiştirilmesi
MP [ Melting point ] Ergime noktası
MPN [ Most probable number ] Bk En olası sayı
MUCUR [Slag ] Cüruf, ergimiş metalin yüzeyindeki pislik
MUTAGENLER [ Mutagens ] Genleri değiştirme yeteneğine sahip etki maddeleri
MUTASYON [ Mutation ] Bir genin ya da kromozomun yapısındaki aktarılabilir değişim
MW [ Megawatt ] Megawatt; bir milyon watt büyüklüğünde, ısı veya elektrik üreten tesislerin kapasitelerini belirtmekte kullanılan enerji birimi

--------------------------------------------------------------------------------

N

NADİR [ Rare ] Sayılar daha da azalacak olursa varlıkları tehlike altına girecek türleri ifade etmek için kullanılır
NAP [ Noise abatement procedure ] Gürültü azaltımı yöntemi
NDSI [Noise depreciation sensitivity index ] Gürültü kaybı duyarlılığı indeksi
NEKTON ORGANİZMALAR [ Nekton organisms ] Deniz ekosisteminin aktif olarak yüzen mürekkepbalığı, balık ve balina gibi hayvanları
NET YENİDEN ÜREME HIZI [ Net reproduction rate ] Mevcut doğurganlık ve ölüm hızları sürecek olursa, ortalama bir kadın yaşamı süresince doğabilecek kız çocukların ortalama sayısı
NİHAİ ÖRTÜ [ Final cover ] Hijyenik kurallara uygun olarak düzenlenmiş bir katı atık dökme alanında atığın üstüne serpilen en üst toprak örtü
NİKEL [ Nickel ] Normal olarak insana zarar vermeyen, fakat sıcak karbon monoksitle tepkime ilişkisi içine girince öldürücü bir zehir oluşturan eser element Öldürücü zehir etkisi otomobillerde yanma sırasında gerçekleşir
NİTRAT GİDERME [ Denitrification ] Nitrattaki azotu indirgemek yoluyla ortamdan uzaklaştırmak
NİTRATLAMA [ Nitrification ] amonyum iyonunun nitrosomonas ve nitrobakter türünden mikroorganizmalar tarafından nitrit ve nitrat iyonlarına yükseltgenme işlemi
NOKTA KAYNAK [ Point source ] Su kirliliğinin bir su yoluna ulaşabileceği bağımsız ve farklı taşıyıcı; egzos bacası gibi, bağımsız nitelik taşıyan sabit hava kirliliği
NÖTR ATMOSFER [ Neutral atmosphere ] Sapma oranının beher 1000 feetlik yüksekli için 54 F dereceden daha az olduğu troposferin en alt katmanındaki havanın durumu
NTP [ Normal conditions of temperature and pressure ] Normal ısı ve basınç koşulları
NUPLEKS [ Nuplex ] Sakinlerinin sağlığı ve yaşaması için gerekli her şeyi içeren, nükleer enerji ile çalıştırılması düşünülen konut ve işyerlerinden oluşan yapay mekanlar
NÜFUS DAĞILIMI [ Population distribution ] Topluma yönelik hizmet ve etkinliklerin yer seçimini ve toprak kullanım biçimlerini etkileyen, nüfusun mekansal dağlımı
NÜFUS DİNAMİĞİ [ Population dynamics ] Doğum, ölüm ve göç olayları sonucunda nüfus içinde gerçekleşen sayısal ve yapısal değişim süreci
NÜFUS İNDEKSİ [ Population index ] Dolaylı araçlarla gerçekleştirilen, bir nüfusun büyüklüğü ya da diğer özellikleriyle ilgili tahmin
NÜFUS ÖZELLİKLERİ [ Population characteristics ] Yaş dağlımı, mekân dağılımı, gelir modelleri, hane halkı oluşumu ve büyüklüğü konusunda bilgi gibi, planlama açısından gerekli bir topluluğun nüfus yapısıyla ilgili olgular
NÜFUS PROJEKSİYONU [ Popilation projection ] Geçmiş eğimlerin süreceği varsayımına dayanan, gelecekteki nüfusla ilgili öngörü
NÜFUS SAYIMI [ Census ] Bir ülkedeki insanların resmi olarak belirli aralıklarla sayımı
NÜKLEER ENERJİ [ Nuclear energy ] Özellikle elektrik üretimi için nükleer fizyon ya da füzyon ile oluşturulan enerji Nükleer enerji tesisleri, atık tasfiyesi ve kaza tehlikesi açısından kaygı kaynağıdır
NWT [ Non-waste technology ] Atıksız teknoloji

OOCS [ Outer continental shelf ] Dış kıta sahanlığı
OKSİJEN ÇUKURU [ Oxygen sag ] Biyolojik solunum nedeniyle, çoğunlukla geceleri, sudaki çözünmüş oksijen yoğunluğundaki düşüş; açık boşaltım nedeni ile bir akarsuda ani çözünmüş oksijen düşüşü
OKSİJEN TÜKENMESİ [ Oxygen depletion ] Kimyasal ya da biyolojik kullanımla oksijenin giderilmesi ya da tüketilmesi
OKSİTLEME HAVUZLARI [ Oxidation ponds ] atık su arıtımında birincil aşamada atığın stabilizasyonu için kullanılan, atık suyun oksijenlendiği ve arıtıldığı nispeten sığ lagünler ya da havuzlar
OKSİTLEME İŞLEMLERİ [ Oxidation processes ] Atık suda organizmaların biyolojik büyümesini hızlandıran, böylece organik içeriğini azaltan aerobik lağım suyu işleme süreçleri
OKSİTLEYİCİ [ Oxidant ] Yeni bir madde oluşturmak üzere havada kimyasal olarak tepkiyen, oksijen içeren madde; fotokimyasal dumanın (sisin) birincil kaynağı
OKTANOL-SU AYRILIM KATSAYISI [ Octanol-water pattition coefficient ] Kimyasal maddelerin organik ve inorganik fazlarda çözünme oranlarını ifade eden katsayı
OLGUN KENT [ Mature city ] Nüfusu ve ekonomik faaliyeti azami düzeye ulaşmış, büyümekten çok durumunu koruma ve planlı küçülme ihtiyacı içinde olan kent
OLİGOTROFİK GÖLLER [ Oligotrophic lakes ] Ayırt edici özellikleri düşük besin düzeyi, derin sulardaki büyük miktarlarda çözünmüş oksijen, duru soğuk su ve sınırlı bitki yaşamı olan göller
OM [ Oxidazable matter ] Oksitlenebilir madde
ONKOJENİK [ Oncogenic ] Kanser yapıcı, karsinojenik
OPTİMUM NÜFUS [ Optimum population ] Nüfus içindeki kişi başına mümkün olan en yüksek gelire olanak veren ideal nüfus yoğunluğu
ORGANOFOSFATLAR [ Organophosphates ] Böcet denetiminde kullanılan, fosfor içeren, malathion ve paration gibi kısa ömürlü (etki süresi sınırlı) tarım ilaçları
ORMAN YETİŞTİRME [ Afforestation ] Orman yetiştirme ya da mevcutların geliştirilmesi
ORMANCILIK [ Forestry ] Kaynaklarının en verimli kullanımını sağlamak amacıyla ormanların ve orman arazisinin yönetimi
ORMANSIZLAŞTIRMA [ Deforestation ] Ağaçların ve çalılıkların ekilebilinir toprak kazanmak ya da kereste elde etmek amacıyla yok edilmesi
ORTALAMA YAŞAM UMUDU [ Life expectancy ] Bir organizmanın umulan yaşam süresi
ORTAM [ Ambient ] Çevreleyen atmosfer, belli bir yerin çevresi
ORTAM GÜRÜLTÜSÜ [ Ambient noise ] Belli bir çevrede fondaki gürültü
ORTAM HAVASI [ Ambient air ] Çevreleyen atmosferin işgal ettiği sınırı belli olmayan bölge; soluduğumuz hava
OŞİNOGRAFİ [ Oceanography ] Okyanusların ve denizlerin bütün yönleriyle bilimsel yönden incelenmesi ve araştırılması
OTOBUR; OTÇİL [ Herbivore ] Bitki tüketerek enerji sağlayan heterotrof organizma
OTOJENİK ARDIŞIKLIK [ Autogenic succession ] Bir aşamasının yerini bir başka aşama alırken aynı zamanda yaşanılan ortamı da başkalaştıran ardışık dizi
OTOMOTİV EMİSYONLAR [ Automotive emissions ] Taşıtlardan kaynaklanan kirlilik; Yakıt deposu veya karbüratörlerden oluşan buharlaşma, krank karteri kaçağı ve egzos borusu emisyonları
OTOTROFLAR (KENDİBESLERLER) [ Autotrophs ] Şeker, nişasta, protein, yağ ve vitamin gibi moleküler yapı oluşturmak için güneş enerjisini tutarak ve kimyasal enerjiye dönüştürerek kendi besinini üreten, kendi kendine beslenen canlılar; fotosentetik bitkiler
OZON [ Ozone ] Oksijenden geçen elektrik boşaltımı ve radyasyonla oluşan, oksijenin tepkimeci, zehirli biçimi Solunan atmosferde tahriş edici olabilir, stratosfer de ise mor ötesi ışınları süzdüğü için gereklidir
OZON TABAKASI [ Ozone layer ] Zararlı morötesi radyasyonu süzen, ozon içeren üst atmosfer katmanı CFC türünden kimyasal maddelerin atmosfere bırakılması sonucunda ozon tabakasının zayıfladığı, bunun ise cilt kanserinde artışa yol açacağı hesaplanmaktadır
OZONOSFER [ Ozonosphere ] Yeryüzünün 20-50 kilometre üzerindeki ozon içeren atmosfer katmanı (stratosferin bir bölümü)

--------------------------------------------------------------------------------

Ö

ÖĞÜTME [ Milling ] Katı atıkları küçük parçacıklara indirgeme işlemi
ÖLÇÜTLER [ Criteria ] Karaların yada yargıların dayandığı standartlar yada kurallar
ÖLDÜRÜCÜ DOZ 50 [ LD 50 = Lethal dose 50 ] Bir maddenin eneneceği canlı grubunun yüzde 50'sini öldürecek tek dozluk miktarı
ÖLÜM HIZI [ Death rate ] Yıl ortasındaki beher 1000 bireylik nüfus itibariyla belli bir yılda gerçekleşen ölümlerin sayısı
ÖN İŞLEM [ Pretreatment ] Arıtmanın daha etkili olması içim, belli maddelerin birincil işlem öncesinde atık sudan ayrılması süreci
ÖRGÜ [ Bradiding ] Birbirine bağlı çok sayıda kanalı bulunan nehir korkuluğu modeli
ÖRNEKLEME [ Sampling ] Kirli hava, su, vb 'en alınan örneklerin incelenmesi; örneklerin toplanmasını ifade eder
ÖRSELENME [ Degradation ] Büyük organik moleküllerin daha küçük moleküllere ayrışmasına ve dengeli materyal oluşumuna yol açan süre
ÖRTÜ MALZEMESİ [ Cover material ] Katı atıkların dökülüp bırakıldığı çukurlarda, çukurların üzerini örtmekte kullanılan toprak
ÖTROFİKASYON [ Eutrophication ] Atıklarla gelen aşırı besin maddelerinin vejetasyonu uyarmasıyla göllerin çözünmüş oksijen yokluğu sonucunda ölmesine kadar gidebilen yaşlanma süreci
ÖZARITIM ( KENDİ KENDİNE TEMİZLEME ) [ Self purification ] Bir su oluşumunun organik atıklarla kirlendikten sonra yeniden arınma konusundaki doğal yönelimi
ÖZÜMLEME KAPASİTESİ [ assimilative capacity ] Tüketilen besinleri vücut maddelerine dönüştürme yeteneği; belli maddeleri özümleme yeteneği

Alıntı Yaparak Cevapla