|
Prof. Dr. Sinsi
|
Çevre Terimleri Sözlüğü
U
UCS [ Uncontrolled site ] Denetimsiz çöp dökme sahası
UÇUCU [ Volatile ] Nispetesn düşük ısılarda buharlaşabilen
UÇUCU ALERJİ YAPICILAR [ Aerdallergens ] Alerjik hastalıklara yol açan bitki tozu ve polen gibi havadan gelen alerji yapıcılar
UÇUCU KÜL [ Fly ash ] Baca gazının taşıdığı düşük yoğunlukta, yanıcı olmayan parçacıklar
UF [ Uncertainty factor ] Belirsizlik faktörü
UFALAMA [ Shredding ] Katı atığın daha hızlı ayrışması için küçük parçalara bölünerek küçültülmesi
UNEP [ UNEP = United Nations Environment Programme ] Birleşmiş Milletler Çevre Programı
URANYUM [ Uranium ] Nükleer enerji üretimi için gerekli radyoaktif metalik eleman
UYGULAMA PLANI [ Implementation plan ] Belli bir sürede çevre kalite standartlarının karşılanması için yapılması gerekli işlerin anahatları
UYUM [ Adaptation ] Canlı organizmaların çevre koşullarının üstesinden gelme yeteneği
UYUMLU BAKTERİLER [ Facultative bacteri ] Hem aerobik hem de anaerobik koşullarda yaşayabilen mikroorganizmalar
UZAKTAN ALGILAMA [ Remote sensing ] elektromanyetik enerjinin bulunmasıyla, sözgelimi havadan fotoğraf çekme gibi, fiziksel özelliklerle ilgili uzak mesafelerden bilgi toplama yöntemi
--------------------------------------------------------------------------------
Ü
ÜÇÜNCÜL ARITMA [ Tertiary treatment ] İkincil işlemden sonra gelen atık suyu arıtma işlemi Bu aşamada, belli amaçlarla kullanmaya elverişli su elde etmek üzere organik kirleticiler, çözünmüş inorganik tuzlar, fosfor ve azot giderilir
ÜRETİCİLER [ Producers ] Fotosentez ile büyüyen canlılar; bitkiler
ÜRETİM REAKTÖRÜ [ Breeder ] Parçalanmayan atomları, aynı ya da farklı elemanlı parçalanabilir atomlara dönüştüren ve tükettiğinden fazla yakıt üreten reaktör
ÜST KATMAN [ Lift ] Sıhhi bir katı atık gömme işleminde, atığın sıkıştırılmış katmanı ile nihai örtünün oluşturduğu bölüm
ÜSTÜNE DOLDURMA SİSTEMİ [ Load on top system ] Yakıt taşıyan gemilerde denizi kirletmekten kaçınmak amacıyla yeni yüklemeyi denize dökülmeyip tanklarda bırakılmış kalıntı ve yıkama suyu karışımının üzerine yapma yöntemi Daha sonra uygun tesislerin bulunduğu limanlarda petrol ve su, birbirinden ayrılmak için gerekli işlemlere tabii tutulurlar
V
VAHŞİ YAŞAM YÖNETİMİ [ Wildlife management ] Türlerin doğal ekosistemlerinde bakımı ve geliştirilmesi; çevre dengesinin ve tür çeşitliliğinin korunması
VENTURİ GAZ YIKAYICISI [ Venturi scrubbir ] Gazlardan tozu gidermeye yarayan sulu yıkayıcı tipi
VERİ [ Data ] Analizlerde ya da yorumlarda kullanılan, sonuç çıkarmaya yarayan bilgi ya da olgular
VİNİL KLORİD [ Vinyl chloride ] Kanser yapabilen, PVC gibi plastik madde üretiminde kullanılan kimyasal bileşik
VOC [ Volatile organic compounds ] Uçucu organik bileşikler
VOLKANİK KAYA [ Igneous rock ] Bazalt, granit ve özellikle lav gibi, ergimiş ve kısmen ergimiş durumda katılaşarak oluşan kaya
VP [ Vapor pressure ] Buhar basıncı
VS [ Volatile solids ] Uçucu katılar
VSS [ Volatile suspended solids ] Uçucu çökelmemiş katı madde
VTOL [ Vertical takeoff and landing ] Düşey kalkış ve iniş
VURUNTU ÖNLEYİCİ [ Anti-knock ] Motorun daha düzgün çalışması için yakıta eklenen ve genellikle kurşun içeren bileşikler
W
WCED [ World Commission on Environment and Development ] Dünya çevre ve gelişme komisyonu
WCIP [ World Climate Impact Studies Programme ] Dünya İkliminin Etkisini İnceleme Programı
WES [ Waste-to-energy system ] Atıktan enerjiye sistemi
WWF [ World Wildlife Fund ] Dünya Vahşi Yaşam Fonu
WWW [ World Weather Watch ] Dünya Hava İzleme
Y
YARDIMCI DOĞAL GAZ [ SNG = Subtite natural gas ] Herhangi bir kaynaktan elde edilen, doğal gazın özelliklerini taşıyan gaz
YARILANMA MÜDDETİ [ Half-life ] Bir radyoaktif izotopun atomlarının yarısının parçalanması için gerekli olan süre; kirletici etki süresi açısından tarım ilaçları ve diğer kirleticiler için de bu terim uygulanır
YAŞ YAPISI [ Age structure ] Nüfusun yaş gruplarına göre sınıflandırılması
YAŞAM DÖNGÜSÜ [ Life cycle ] Bir canlının yumurta döllenmesinden ölüme kadar geçirdiği değişik aşamalar
YAŞAM KUŞAKLARI [ Life zones ] Genellikle bir örnek iklim ve toprak özelliklerine sahip alanlar ve bunun bir sonucu olarak da, tür, bileşim ve çevreye uyum bakımından son derce bir örneklik gösteren biyota
YAŞAM MEKANI [ Biotope ] Belirli bir bitki ve hayvan topluluğu için elverişli nitelikteki nispeten bir örnek çevre koşullarının oluşturduğu sınırlı bir bölge
YAŞAM ORTAMI [ Habitat ] Bir organizmanın yada organizma grubunun yerleştiği, fiziksel çevrenin görece bir örnekliliği ve ilgili bütün biyolojik türlerin sıkı etkileşimi ile belirlenen doğal çevre Yaşama ortamı çöl, tropik orman, çayırlık alan, kutup tundrası yada buz denizi olabilir
YAŞAYABİLİR [ Viable ] Canlı, üreyen sistemler
YAYILIM ALANI [ Range ] Biyolojik biçimlerin coğrafi dağılımı
YEDEK (ENERJİ) ÜRETİM KAPASİTESİ [ Reserve generating capacity ] Beklenmedik enerji taleplerini karşılamaya yönelik fazladan enerji üretme kapasitesi
YENİDEN İŞLEME [ Recycling ]Özellikle kağıt, cam ve plastik gibi yararlı ürünlerin üretilmesi için, atık materyalin yeniden kullanılır hale getirilmesi işlemi
YENİLENEBİLİR ( DOĞAL ) KAYNAK [ Renewable resource ] Kendini doğal biçimde yenileyen yada insan müdahalesiyle yenilenebilen, ağaç, hava yada su gibi doğal kaynaklar
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI [ Rnewable energy sources ] Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, jeotermal enerji, su enerjisi, biokitle enerjisi, gelgit enerjisi ve üretici nükleer enerji reaktörleri gibi kendiliğinden yenilenebilir, kullanmakla eksilmeyen enerji kaynakları
YENİLENEMEZ KAYNAK [ Nonrenewable resource ] Sınırlı olarak bulunann mineral gibi doğal, kural olarak cansız kaynak
YERALTI SU DÜZEYİ [ Water table ] Taban yatağında biriken yer altı suyunun düzeyi
YER ALTI SUYU [ Groundwater ] Yerüstü [yüzey] su kaynaklarından sızıntı yada yağmur yoluyla yenilenen, yer yüzeyinin altında yutaklanan su oluşuları
YER ALTI SUYU KİRLİLİĞİ [ Groundwater pollution ] Yer altı suyu kirliliğinin başlıca kaynakları lağım suyu tesisatı, lağım çukurları vb ile kıyı bölgelerinde tuzlu su sızıntılarıdır
YER ALTI SUYU ZENGİNLEŞMESİ [ Groundwater recharge ] Yağış suyu veya yüzey sularının sızma yoluyla yer altı sularını çoğaltması
YERÜSTÜ SUYU (YÜZEY SUYU) [ Surface water ] Okyanuslarda dahil, yeryüzündeki bütün suları tanımlamakta kullanılan geniş kapsamlı terim Dar anlamıyla ise akarsu yataklarında bulunan suyu ifade eder
YERYÜZÜNÜN İZLENMESİ [ Earthwatch ] Önemli çevresel yönelimlerin saptanması, insan faaliyetinin çevre üzerindeki etkilerinin incelenmesi, çevreye yönelik potansiyel tehlikelerin erken uyarılarının belirlenmesi ve doğal kaynakların izlenmesi için geliştirilen geniş kapsamlı çevre değerlendirme programı
YEŞİL [ Green ] Yeniden işlenip kullanılan kağıt ürünler ve biyolojik bozulmaya uğrayabilir plastik torbalar gibi " çevre dostu " ürünleri ifade eden sıfat ( sözcük ); çevre sorunlarına ilgi gösterilmesini savunan siyasal partiler için de kullanılır
YEŞİL DEVRİM [ Green revolution ] Yoğun gübre ve geliştirilmiş sulama sistemi kullanımı ve özellikle buğday ve prinç gibi ürün tohumlarının yeni çeşitlerinin benimsenmesi yoluyla daha başarılı tarımsal verim elde edilmesini ifade eder
YEŞİK KUŞAK [ Green belt ] Bir yerleşim alanı çevresinde yer alan, yapılaşma olmayan toprak kuşağı
YETERSİZ BESLENME [ Malnutrition ] Organizmanın varlığını sürdürmesi ve büyümesi için gerekli asli metabolizma öğelerinden birinde yada birkaçında genellikle beslenme eksikliğinden kaynaklanan yetersizlik durumu
YIKAYARAK TASFİYE [ Ekutriation ] Yüzdürme (yıkama) işlemi sırasında değişik çökelme hızlarından yararlanarak ayırma işlemi
YIKAYICI [ Scrubber ] Bir su püskürtücüsünden oluşan hava kirliliği aygıtı Püskürtülen su arzu edilmeyen parçacıklarla çarpışır, onları tutar ve emisyondan ayırır; emisyon daha sonra kirden arınmış olarak bacaya gider
YIKAYICI [ Washer ] Toplama ortamı olarak sıvı ile işleyen gaz arıtıcısı, damlacık ayırıcısı, sulu toz toplayıcısı için kullanılan genel terim
YIKINTI [ Debris ] Herhangi bir yapının tahribi sonucunda ortaya çıkan kayaların, kerestenin, molozun, tuğlaların, taşların vb oluşturduğu birikinti
YILLIK BOŞALTMA SINIRI [ ARL= Annual release limit ] Kirlilik kaynağından bir yılda salınabilecek maksimum atık miktarı
YIRTICI [ Predator ] Avlanarak yaşayan yaratık ve organizma " yırtıcı zinciri "nde , birbirini izleyen her bir besin ilişkisi kademesinde yer alan tüketici, tüketilenden genellikle daha büyük ve güçlüdür Bu bağlamda nihai yırtıcı, insan olmaktadır
YİNELENEN DOZ ZEHİRLİLİĞİ [ Repeated dose toxicity ] Belli bir tahlikeye birkaç kez maruz kalmanın zehirli etkisi
YOĞUNLUK [ Density ] Bir yerin nüfusunun, yerleşim birimlerinin yada taban alanının, toprak alanı birimiyle olan ve oran olarak ifade edilen ilişkisi
YOĞUNLUĞA BAĞLI ETKEN [ Density-dependent factor ] Tam anlamıyla etkili olabilmesi nüfus yoğunluğuna bağlı çevre etkeni
YOĞUNLUĞA BAĞLI OLMAYAN ETKEN [ Density-İndependent factor ] nüfus yoğunluğuna bağlı olmadan etkisini gösteren çevre etkeni
YONTMA (ÇENTME) [ Spalling ] Yongalar yada parçalar haline getirme
YOSUN ÖLDÜRÜCÜ [ Algicide ] Yosunlara etkili zehirli kimyasal bir madde
YOSUN PATLAMASI [ Algal bloom ] Su kaynaklarının çeşitli atıklar ve akıntılar yoluyla besleyiciler, özellikle nitratlar ve fosfatlar yönünden zenginleşmesi sonucu içlerindeki su yosunlarının hızla serpilip gelişmesi
YOSUNLAR [ Algae ] Tamamen yada kısman su altında yaşayan veya nemli yüzeylerde büyüyen, bazı kimyasal elemanların bulunduğu koşullarda hızla çoğalan, klorofil ve diğer fotosentez pigmentleri içeren bitkiler
YÜKSEK ENERJİLİ YIKAYICI [ High energy scrubber ] Kirli gazı atomize suyla temizleyen kollektör
YÜZDÜRME [ Flotation ] Maddelerin sıvı atıklardan yüzdürülerek ayrılmasına yarayan fiziko kimyasal arıtma yöntemi
YÜZER SETLER [ Floating booms ] Küçük bir alanda toplanmış yoğun bir kitleyle uğraşmak, yayılmış bir kitleyle uğraşmaktan çok daha kolay olduğu için, suya yayılmış petrolü belirli bir alanda tutmak amacıyla kullanılan, çeşitli maddelerden üretilebilen yüzer engeller
YÜZEY AKTİF MADDE [ Surfactant ] Deterjanlarda kullanılan ve atık sularda bulunduğunda alıcı ortam sularında köpürmeye yol açan yüzey aktif bir kimyasal madde Etkin su kirliliği nedenlerinden biridir
YÜZEYSEL AKIŞ [ Runoff ] Yeryüzünde akarak yada toprak yüzeyinden sızarak yüzeydeki su oluşumlarıyla yeniden birleşen su ve yağmur suyu
YÜZEYSEL AKIŞ EROZYONU [ Runoff erosion ] Yüzeysel akışın yol açtığı erozyon; erozyona uğrayan toprakta bitki örtüsünün yerinden sökülmesiyle sonuçlanır
--------------------------------------------------------------------------------
Z
ZAR SÜZGEÇLER [ Membranes ] Suyun arıtılmasında, tuzunun giderilmesinde ve ayrıca sınai süreçlerde kullanılan, zardan yapılma filtreler
ZARARLI [ Noxious ] Fiziksel yönden zararlı olumsuz etkilere sahip
ZEHİRLİ MADDELER [ Toxic substances ] Değişik biçimlerde maruz kalma sonucu zarara yol açabilen kimyasal maddeler
ZENGİNLEŞTİRME [ Recharge ] (Bk Yer altı suyu zenginleşmesi)
ZİFT [ Bitumen ] Yüzeyleri havanın etkilerine karşı dayanıklı kılmak ya da yol yüzeylerini kaplamakta kullanılan petrol kalıntısı
ZİMMERMAN İŞLEMİ [ ZIMPRO = Zimmerman process ] Basınç altında, kapalı bir kapta BOİ-biyolojik Oksijen İhtiyacını azaltmak için, lağım çamurunun işlenmesinde kullanılan sir sulu oksitleme işlemi
ZİMPRO [ Zimmerman process ] Zimmerman işlemi
ZOOPLANKTON [ Zooplankton ] hayvansal plankton
|