Yalnız Mesajı Göster

Bu Hastalik Türkler'e Özgü

Eski 11-04-2012   #1
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Bu Hastalik Türkler'e Özgü



Alveoler mikroalitazis en çok 30-50 yaş grubundaki erkeklerde görülüyor
06 Mayıs 2007 Pazar 12:43
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ProfDr Rasim Küçükusta, dünyada en çok Türklerde görülen tek hastalığın, ''alveoler mikroalitazis'' olduğunu söyledi

Küçükusta, bu hastalığın Türklerde sık görülmesinin nedeninin bilinmediğini, hastalığın, akciğer dokusunda hava kesecikleri (alveoller) içinde sayısız, minik küçük taşların oluşumu ile meydana geldiğini belirtti

Hastalığın en fazla Türklerde görüldüğünü, onları İtalya ve Amerikalıların izlediğini ifade eden Küçükusta, hastalığa her yaştan insanda rastlanabildiğini bildirdi

Alveoler mikroalitazis hastalığının, en sık 30-50'li yaşlarda görüldüğünü, özellikle erkeklerde daha çok görüldüğünü ifade eden Küçükusta, ''Hastalığın ailesel özelliği vardır, özellikle kardeşlerde sık görülür'' dedi

NEDENİ BİLİNMİYOR

Küçükusta, hastalığın yaklaşık 80 yıldan bu yana bilinmesine rağmen nedeninin bilinmediğini dile getirerek, şunları belirtti:

''Akciğerlerde oluşan minik taşlar büyük ölçüde kalsiyum ve fosfordan oluşur, fakat hastalarda ne kalsiyum ne de fosfat metabolizmasında bir bozukluk yoktur

Bulaşıcı bir hastalık değildir Erken dönemdeki hastaların önemli bir yakınması yoktur Birçok hastaya herhangi bir nedenle çekilen akciğer röntgeninde saptanan belirtilerle teşhis konur En çok rastlanan belirtiler öksürük ve ilerleyici nefes darlığıdır, ancak bunlar hastalığın ilerlemiş evrelerinde ortaya çıkarlar

Bazı hastalarda öksürükle beraber balgam ya da küçük kanamalar da görülebilir Göğüs ağrısı olabilir Hastalık iyice yaygınlaştığında, bacaklarda şişme, karaciğerde büyüme, karında sıvı toplanması, boyun damarlarında genişleme, tırnak ve dudaklarda morarma gibi sağ kalp yetersizliği bulguları ortaya çıkar Nefes darlığı oturur durumda bile vardır''

SEYRİ ÇOK YAVAŞ

Hastalığın çok yavaş ilerlediğini anlatan Küçükusta, teşhisi 80 yaşında konulan hastaların, bu durumun en iyi kanıtı olduğunu kaydetti Küçükusta hastaların, genellikle teşhis konduktan ortalama 30 yıl sonra solunum ya da sağ kalp yetersizliği nedeniyle kaybedildiğine dikkati çekti

Küçükusta, sözlerini şöyle tamamladı:
''Alveoler mikrolitiazis hastalığının teşhisi tipik olgularda çok kolaydır Birçok hastada akciğer röntgenindeki bulgular başka hiçbir hastalıkla karışmayacak kadar tipiktir

Röntgende, tüm akciğer alanlarında, sayılamayacak kadar çok ince kum taneleri şeklinde beyazlıklar vardır Taşların büyüklükleri 1 milimetreden daha azdır Bu bulgular akciğer tomografisinde daha belirgindir

Bazı hastaların balgamlarında küçük taş taneciklerine rastlanabilir Akciğer röntgeni ile kesin teşhis konulamayan durumlarda bronkoskopi ile biyopsi yapılarak teşhis edilebilir

Hastalığın kesin bir tedavisi yoktur Bazı hastalarda denenen akciğerlerin serumla yıkanmasının (bronko-alveoler lavaj) tedavi bakımından bir yararı olduğu görülmemiştir Kortizon tedavisinin de olumlu bir etkisi olmadığı anlaşılmıştır

Son yıllarda, kristalleşmeyi önleyici etkisi olan 'disodium etidronat' isimli ilaçla uzun süreli tedavi ile hem hastaların şikayetlerinde ve hem de röntgen bulgularında gerilemeler olduğu bildirilmiştir''


Alıntı Yaparak Cevapla