11-04-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Uyuşturucu Madde Kullanimini Önlemek İçin Anne Ve Babalarin Öneriler
ALMANYADA DURUM:
9 Şubat 2000 tarihinde Federal Almanya yabancılar sorumlusu bayan Marieluise Beck Almanyada yaşıyan yabancıların durumu üzerine hazırlanan Raporu sundu Bu rapora göre yabancı gençler arasında eğitim oranının düşüşü yanısıra, 1998 de İşşizlik tarihsel doruk noktasına ulaştı 1999 yılı sonunda Almanyada 7,34 Milyon yabancı yaşamaktaydı Toplam nüfusun 8,9una eşit olan bu göçmenlerin 2,11 milyonu
( %28,8u ) Türkiyeden gelmiş vatandaşlardan oluşmaktaydı
Almanya gelen Göçmenler arasındaki Madde Bağımlılığı Hastalığını son yıllarda Uzman Çevrelerin ilgisini çekti Ancak bu konuda veriler şimdiye dek sadece bazı bölgelerden vardı
Örneğin Köln yöresinde yasadışı uyuşturucu kullanan kişilerin yaklaşık üçtebirini yabancı ülkelerden gelen Göçmenler oluşturmaktadır Yabancı Göçmenler arasında yasadışı uyuşturucu madde kullanımının Alman nüfusa oranla daha fazla olduğu başka şehirlerdede gözlenmektedir Örneğin Hannover çevresinde yaşıyan 5000 Madde Bağımlısının yüzde yirmisini Yabancılar oluşturmakta Bu konuda gerekli önlemleri ve tedavi yaklaşımlarını saptamak için Federal Almanya Sağlık Bakanlığı bir Rapor hazırlatatacaktır
Eknot: Bu sayıya Alman vatandaşlığına geçmiş Türkler ve Rusyadan gelen Alman Göçmenler dahil değildir Bu İstatistikler Almanyaya göçen -Migrant adı verilen bütün insanları bir arada değerlendirmemekte ve sadece Nüfus kaydına göre yani , ya Alman veya Alman Vatandaşı değil(Auslaender) şeklinde yapılmaktadır Bu da Göçmenler(Migranten ve Migrantinnen) arasındaki sorunları tam yansıtmamaktadır
TÜRKİYEDE DURUM:
Türkiye'yi de saran uyuşturucu (bu tarife sigara ve alkol ve reçeteli, reçetesiz rastgele kullanılan tüm haplar vs dahildir) kullanımı ve genel koruyucu sağlık önlemleri hakkında aileleri ve gençleri uyarmak, olacaklari önleyebilmek ve de uyanık, bilgili bir gençlik ve sağlığımız hakkında iyi EĞİTİLMİŞ ana babalar icin Uzmanlar 20 yaşa kadar içmeyenlerin, uyuşturucu kurbanı olma riskleri düşüktür diyor, oysa sigara-alkol içme yaşı düştükçe, uyuşturucu kurbanı olma riski de artmaktadır çocuklarımızın
Türkiye'de sigara tüketimi 1994'ten beri yılda yüzde 6 ile 10 arasında yani nüfus artış hızımızdan yaklaşık üç kat daha fazla olarak artmaktadır Bu artış gelecekteki kitlesel ölüm dalgalarının uğursuz habercisidir Uluslararası sigara tekelleri bir yüzyıllık lobicilik, reklam ve pazarlama deneyimleriyle, daha çok para kazanmak icin Türkiye'deki amaçlarına ulasmıstır Türkiye'de kendilerinden yana politikalar icin planlı çalışan güçbirliği grubu (koalisyon) oluşturmuşlar, fabrikalarını ve özel satış ağlarını kurup hem pazar paylarını hem de toplam tüketimi patlatmışlardır Çocuklar ve kadınlar salgına daha çok çekilebilmiş, başlama yaşı düşmüştür Eroin ve kokain ile aynı mekanizmalari kullanarak aynı beyin bölgesini etkileyen nikotin bağımlılığının ve bundan para kazanma isteğinin neden olduğu olum ve savurganlik Prof Dr R Erol Sezer)
Tütün endüstrisinin MAHKEMELERDE SERGİLENEN dokümanlarından anlaşıldığına göre yıllar öncesinden , kanser ve kalp hastalıkları ile sigaranın ilişkileri , NİKOTİNİN BAĞIMLILIK YARATTIĞINI BİLİYORLARDI ve SAKLADILAR BU GERÇEKLERİ, HERKESİ KANDIRDILAR VE EN KÖTÜSÜ SİGARA İÇİCİLERİNİ ARTTIRMAK İÇİN ÇOCUKLARIN PEŞİNE DÜŞTÜLER
|
|
|
|