11-04-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Assos Athena Tapınağı
Assos Athena Tapınağı
Yapının inşası 6 yy ın 2 yarısında başlamış Tapınak kentin koruyucusu olan Tanrıça Athenaya ithaf edilmiştir Assosun kendine özgü yerli taşından yapılan tapınak için akropolisin yüzeyi düzeltilmiş ve yapı kuzeybatı – güneydoğu yönünde oturtulmuştur, giriş cephesi ise Anadolu geleneğine uygun olarak doğuya bakar
Tapınak dikdörtgen planlı bir içyapı ile dışta onu çevreleyen tek sıra sütundan oluşmaktadır 6x13 sütunlu peripteros planlıdır Doğu yönünde eski Hellen tapınaklarında bulunması gereken altara rastlanmamıştır Bu altarın Bizans çağında sökülüp, yıkıldığı tahmin edilmektedir Tapınak iki basamaklı bir krepise oturmaktadır Bu iki basamaklı yükselti doğuda bir podyum biçimini alır Basamaklar 28 cm yüksekliğindedir ve rıht yüzeyine, kabartma olarak polygonal desen yapılmıştır Sütunların oluşturduğu stylobat yüzeyi 30x14 metre ölçülerinde ve 1/2 15 oranındadır İç yapı 22x8 boyutunda ve 1/2 8 oranındadır İç yapı pronaos (ön oda), ve naos denen kutsal odadan oluşur Ön odanın iç genişliği 6 65 metre, derinliği 3 30 metre dir Girişte duvar uçları (anta) arasında iki sütun vardır Bu sütunlar 91 cm çapında ve 18 oluklu dor sütunlarıdır Naosa giriş 1 65 metre genişliğindeki, çift kanatlı olduğu düşünülen bir kapıdandır Duvar taşları sökülerek başka yapılarda kullanılmış olduğu için bugün 66 cm kalınlığındaki Naos duvarının sadece yerdeki izi kalmıştır Yapıyı çeviren sütun sıraları 6x13er sütundan oluşmaktadır Toplam 34 sütunun 32sinin başlığı bugün sağlam olarak bulunabilmiştir 4 30 metre yüksekliğindeki başlıksız sütunlar, başlıkla birlikte 4 78 metreye ulaşmaktadır Sütun yüksekliği stylobat genişliğinin 1/3üdür
Sütunlar 60 cmden 1 40 cme kadar değişen yükseklikteki parçalardan oluşmaktadır En alt çap 91 cm, en üst çap ise başlık altında 64 cmdir Entasis belirgindir Sütunlar 16 olukludur, oluklar arası keskin sırt (arris) stylobat kenarına dik gelmektedir Sütunlar arası, dar yüzeylerde merkezden merkeze 2 61 metre, yanlarda 2 45 metredir Sütun sırası ile naos duvarı arası pteroma geniş bırakılmıştır (3 03 metredir) Naosta bulunan Helenistik Dönem çakıl mozaik döşeme ve tapınağın sunağı kazılarda ortaya çıkarılmış fakat daha sonra kaybolmuştur Assos Athena Tapınağı planı açısından arkaik çağın özelliklerini yansıtır fakat mimarisi açsından bunları söyleyemeyiz
ASSOS ATHENA TAPINAĞI'NIN MİMARİSİ
Yapının mimarlık tarihi açısından önemli bir özelliği vardır Öncelikle Anadoludaki ilk ve tek Arkaik Çağ Dor mimari örneğidir Bunun yanında, Dor mimarisine kabartmalı friz ve süsleme elemanları ile Ion mimari öğelerinin katıldığı ilk örnektir Ayrıca Opisthodomossuz tek mekânlı iç bölümü ile de güçlü bir Anadolu mimarlığı etkisi taşımaktadır
Naosun iç mimarisi ilginçtir Döşemesi siyah ve beyaz mermer parçacıklarından yapılmış dalga motifi ve zigzag çizgiler işlenmiş bir mozaiktir ama bugün yerinde durmamaktadır Kaide üzerinde tanrıçanın heykeli bulunmaktaydı Maalesef bu mozaik ve heykel günümüze ulaşmayı başaramamıştır
Tapınağın dış cephesinin mimarisini inceleyecek olursak Sütun başlıklarının yastık kısmı (ekhinus) M Ö 6 yy başlarının basık yassı profiline sahiptir ancak her başlığın profili diğerlerinden farklıdır Bu da yapının farklı ellerden çıktığını göstermektedir Tüm Dor yapılarında olduğu gibi başlıklardaki boyun bilezikleri (annulet) olasılıkla boyalıydı Bunu gösteren boya izleri de bulunmuştur
Sütun başlıkları üzerinde bağlayıcı ve taşıyıcı olarak arşitrav vardır Arşitrav blokları 2 40 ile 2 60 arasında boyutlardadır ve başlıkların merkez noktasında kenetle birbirlerine bağlanmışlardır Arşitrav üzerine ise Dor düzenine yabancı ve Anadolu mimarisine uygun kabartmalı frizler işlenmiştir Frizin kabartmalı olması ilginç Dor düzeninde olmasına rağmen arşitravında neden friz var? Dor düzenindeki Girit Plinias Tapınağında da böyle friz var Hitit, Asur ve Perslerde ortostatlar üzerinde var olan friz geleneği eski Anadolu ve Kuzey Mezapotamyada da mevcut
Tapınağın yapımında kullanılan andezit taşı, koyu renk ve işlenmesi çok zor bir taştır Andezit ve bazalt taşları Geç Hitit dönemi yapılarında kullanılıyordu Kullanılan taşın bu kadar sert olmasına rağmen, frizlerde tanrıların ve yarı tanrıların öykülerini anlatan kabartmalar çok iyi işlenilmiştir Her iki dar cephede de ortada iki sfenks kompozisyonun merkezini oluşturur Ondan sonra sol köşeden okları ile Kentaurları vuran Herakles, kaçan Kentaurlar işlenmiştir Sağ tarafta ise atlılar, ibadet eden figürler ve köşede Tritonla döğüşen Herakles vardır Diğer yanlarda ise geyiğe saldıran aslanlar, ziyafet sahnesi (symposıon) gibi konular işlenmiştir Kabartmalı olmayan arşitrav bloklarının da bulunmuş olması, tüm üst yapıda friz olmadığını gösterir
Arşitrav üzerinde Dor düzenin tipik öğesi olan trigliphler yer alır Trigliph aslında ahşap mimarlıktaki işlevsel bir öğenin taş mimarlıkta süs elemanına dönüşmüş halidir Her sütun üzerine bir anesi yerleştirilmiştir Aralarındaki boşluklar metop levhalar yerleştirilerek birbirleri ile bütünleştirilmiştir Tapınağın metop levhaları üzerine yaban domuzu, kentaur, karşılıklı iki erkek figürü, sfenks, atlılar, yarışan atletler kabartma olarak işlenmiştir Bir Aiol mimarlık öğesi olarak da metop taçları Lesbos yaprağı motifi ile bezenmiştir
Tapınağın alınlığında (pediment) kabartma ya da bezeme yoktur Üçgen alınlığın tepesinde spiral bezekli bir tepe akroteri, alınlık uçlarında da sfenks veya grifon şeklinde köşe akroterleri vardır Yapının oturduğu düzlemden alınlığın uç noktasına kadar olan yüksekliği 12 50 metre kadardır Çatı örtüsü ise çok iyi kalıplanmış ve fırınlanmış boyalı kiremitlerden oluşuyordu
|
|
|
|