|
Prof. Dr. Sinsi
|
İnceden İnceye İstanbull
Mustafa Reşit Paşa Yalısı (Sarıyer)

İstanbul ili Sarıyer ilçesinde, Baltalimanı- Hisar Yolu üzerinde, Mustafa Reşit Paşanın XIX yüzyılda yaptırmış olduğu ahşap yalısı bulunuyordu Bu yalıda 1838, 1839, 1840 ve 1846 yıllarında İngiltere, Fransa, Rusya ve Belçika ile yapılan ikili ticari ve siyasi anlaşmalar imzalanmıştır
Mustafa Reşit Paşa bu yalının yanına XIX yüzyılın ortalarında Balyan ailesinden Mimar Sarkis ve Karabet Amira Balyana saray niteliğinde kâgir bir yalı yaptırmıştır Bu yalı Sultan Abdülmecitin kızı Fatma Sultanın Mustafa Reşit Paşanın oğlu ile evlenmesi sırasında Osmanlı hazinesince satın alınarak yeni evlilere verilmiştir Sonraki yıllarda Sultan Abdülaziz devrinde bu sahil sarayının çevresine yeni köşkler ve binalar eklenmiştir Fatma Sultanın 1883 yılında ölümünden sonra yalı boşalmış ve kız kardeşi Mediha Sultana verilmiştir Mediha Sultanın Damat Ferit Paşa ile evlenmesi üzerine yapıya bir de harem binası eklenmiştir Bu yalı Cumhuriyetin ilanına kadar Fatma Sultanın mülkiyetinde kalmıştır Cumhuriyet döneminde bir süre boş kalan yapı Balıkçılık Enstitüsüne devredilmiştir Bu arada Damat Ferit Paşanın kitaplığı, yalının eşya ve tabloları satılmıştır Günümüzde yalının harem dairesi Baltalimanı Kemik Hastalıkları Hastanesi olarak kullanılmaktadır
Neo-Klasik üsluptaki bu yalı geniş bir avlu çevresinde olup, bahçesinde havuz ve köşkleri ile deniz hamamları bulunmaktadır Yalı dikdörtgen planlı olup, yan cephelerden masif kolonlarla dışarıya taşırılmıştır İki katlı yapının birinci katının ortasında dikdörtgen bir sofa bulunmakta olup, bu sofanın duvarları aynalarla kaplanmış, içerisine mermer kaplamalar yerleştirilmiştir Yapının birinci katı üç yönlü koridorlarla çevrilmiş, çevresine odalar yerleştirilmiştir Yapının cadde üzerindeki birinci katı dört iri konsolun taşıdığı çıkma ile dışarıya taşırılmıştır
Yalının zemin katında üst kata çıkan üç merdiven vardır Bu merdivenlerden biri birinci katın holüne çıkan ana merdiven, ikincisi ana merdivenin sahanlığından havuza inen merdiven, üçüncüsü de servis merdivenidir
Yalının havuzunun üzeri yakın tarihlerde kapatılmış ve özelliğini yitirmiştir Bu havuzun üzeri ikinci kat damına kadar yükselen piramidal bir camekânla kapatılmıştır Günümüzde bu camekânlı bölüm halen mevcuttur
Yalının rıhtımında açık yüzme havuzu ile kapalı bir deniz hamamı vardı Bahçesinde bulunan Hünkâr Köşkü ile arkasındaki tepenin yamacındaki hamam önünden geçen yolun genişletilmesi sırasında yıktırılmıştır
İtalyan Elçiliği Yalısı (İtalyan Sefareti Yazlık Binası) (Sarıyer)

İstanbul ili Sarıyer ilçesi Tarabya Kefeliköy Caddesinde bulunan bu yalı İtalyan Dışişleri Bakanlığı tarafından, İtalyan Mimarı Raimondo dAroncoya 1905–1906 yıllarında yaptırılmıştır Bu yalı eski elçilik binasının yerine yapılmış, yalnızca eski yapıdan birinci terasın altında bulunan servis yapıları, mutfak ve kömür deposu korunmuştur İtalya Udinede bulunan dAronconun arşivinde bulunan çizimlerden eski yapının bugünkü yapıdan daha küçük, üç katlı ve sade bir mimari üslupta olduğu anlaşılmaktadır
Yalı ahşap kazık temeller üzerine oturtulmuştur Burada karma bir yapım tekniği uygulanmıştır Zemin kat kâgir, kat döşemelerinin araları tuğla dolgulu putrellerle volta tekniğinde yapılmıştır Zeminin üzerindeki katlar ahşap, tuğla dolgulu ve bağdadi sıvalıdır
Günümüze gelen yalı 27 00x20 00 ölçüsünde dikdörtgen planlı, dört katlı bir yapıdır Uzun kenarı yönündeki eksenine göre simetrik bir plan düzeni göstermektedir Buna göre orta kısımda birer orta hol ve çift kollu geniş merdivenlere yer verilmiştir Kuzey cephesinde merdiven holü 3 m kadar dışarıya taşırılarak burada da bir simetri uygulanmıştır Yapının zemin katı giriş eksenine göre simetriktir Üçüncü katta merdivenler sona ermekte, kuzey cephesinin dört katlı diğer cephelere göre üç kat olarak sona erdirilmesi ile bu kez cephe görünümünde simetriden uzaklaşılmıştır Bu durum üçüncü katın güney cephesindeki çıkma, balkon ve üzerini örten çatı ve saçakla daha belirginleşmektedir Bu tür üslubun dAroncoya özgü olduğu bilinmektedir
Yapının çatısı kuzeyde üçüncü kata kadar inmekte ve bu da yalıya farklı bir görünüm vermektedir Üst katta denize yönelik balkon büyük bir kemer içerisine alınmış, üzerine de büyük girlantların asıldığı kraliyet arması ve bir de yıldız yerleştirilmiştir
Yapının güney cephesi ise farklı bir görünümdedir Bahçeye büyük bir terasla açılan güney cephesinde taş plasterler küresel köşe taşları ile yapının sınırları belirginleştirilmiştir Buradaki geniş saçak balkonları örttüğü gibi üst kattaki odaları da gizlemektedir
Yalının taş döşeli zemin kat holü simetrik olarak iki yanında birer çift kolonla sınırlanmış ve bir iç avlu görünümüne bürünmüştür Burada bir minerva heykeli görülmektedir Yapının tüm katlarında dAronconun diğer yapılarında çok sık kullandığı gibi art-nouva üslubunda bezemeye yer verilmiştir Bunlar çiçek şeritleri, stilize motifler, çeşitli figürler, kasetli bölümler, meandr şeritleridir
Avusturya Elçiliği Yalısı (Avusturya Sefareti Yazlık Binası) (Sarıyer)
İstanbul ili Sarıyer ilçesi, Yeniköyde 36 dönümlük bir alan Osmanlı-Avusturya dostluğunun bir nişanesi olarak Sultan II Abdülhamitin isteği ile Mıgırdıç Cezayirliyandan kamulaştırılmış ve Avusturya-Macaristan İmparatoru II Franz Josephe 1898 yılında hediye edilmiştir Bu alanda Avusturya Elçiliği yazlık binası yapılmıştır
Neo-Klasik üslupta kâgir ve üç katlı olarak yapılan bu yalı 36 00x27 00 m ölçüsündedir Zemin katının altında binanın hemen hemen yarısından fazlasını kaplayan bir de bodrum katı bulunmaktadır Yalının müştemilat binaları da bahçesinde yer almaktadır Yalının birinci ve ikinci katları üçüncü kata göre daha yüksek ve daha gösterişlidir Belki de yalının üçüncü katı daha sonraki yıllarda buraya eklenmiştir Kütlesel görünümünü hafifletmek amacı ile çok sayıda geniş pencereler yapının tüm cephesini kuşatmıştır Ayrıca balkon ve teraslar da kütlevi görünümü azaltan diğer unsurlardır Simetrik görünüm iç ve dışarıda uygulanmıştır
Deniz cephesinin sağındaki görkemli bir portal ile yapıya girilmektedir Bu katta orta sofadan geniş merdivenlerle üst kata çıkılmaktadır Bitki motifleri ile bezeli demir döküm korkulukları olan bu merdivenin görkemli bir görünüşü vardır Kabul ve toplantı salonu olarak düzenlenen bu kat hemen hemen bu katın bütününü kaplamaktadır Yalının üst katı hizmet binalarına ayrılmıştır
Günümüzde Avusturya Konsolosluğunun resepsiyonlarının verildiği, özel toplantıların yapıldığı yalıda ayrıca Avusturya Kültür Ofisi de hizmet vermektedir
Alman Elçiliği Yazlık Köşk ve Yalıları (Sarıyer)

İstanbul ili Sarıyer ilçesi Tarabya Koyunda, Yeniköy-Tarabya Caddesi üzerinde bulunan bu köşkler büyük bir bahçe içerisine yerleştirilmiştir Yapıların bulunduğu bu alanda eski Tarabya Kasrı bulunuyordu Günümüzde alt bahçede bu kasra ait bir kemer kalıntısı ile Sultan Abdülazizin tuğrası görülmektedir Bunun yanı sıra eski Tarabya Kasrından kalmış ve depo olarak kullanılan bir de mutfak bulunmaktadır
Bu yapılar XIX yüzyılın ikinci yarısında eklektik üslupta yapılmıştır Buradaki yapıların yerleşiminde arazi konumundan ötürü simetri uygulanamamıştır Ana bina, yeni elçilik evi ve müsteşarlık binası bulunmaktadır Yapılarda farklı üsluplar uygulanmıştır Dilimli moresk kemerlerin kule figürleri ve çatı uçlarında görülen mızrak biçimli öğeler dikkat çekicidir Ön kısımda, denize yönelik elçi evinde ise tamamen eklektik üslup görülmektedir Bu yapıların arasında bir de şapel, çeşme ve mezarlık bulunmaktadır Buradaki mezarlıkta I Dünya Savaşında şehit olan askerler ile Mareşal Von der Goltz gömülüdür Şehitlerin anısına yapılan rölyefler de Georg Kohla aittir
Üst bahçe terasında 1835–1839 yıllarında Türkiyede bulunmuş olan General Moltkenin anısına bir anıt yapılmıştır Burada bronz bir madalyon içerisinde Moltkenin porfirden yapılmış portresi bulunmaktadır Ayrıca kaidenin bir yüzünde Sultan II Abdülhamitin tuğrası, diğer yüzünde de İmparator II Wilhelmin monogramları görülmektedir
Buradaki yapılar dikdörtgen planlı, ikişer katlı olup, üzerleri kırma çatı ile örtülmüştür Bu çatıların üzerine gizli çatı katları da yerleştirilmiştir İki yan cephelerde çatılar üçgen alınlıklarla daha belirgin bir şekle sokulmuştur Yapıların içerisinde geniş bir holün çevresinde odalar sıralanmış olup, iç düzende simetri kendisini açıkça göstermektedir
Rus Elçiliği Yalısı (Rusya Sefareti Yazlık Binası) (Sarıyer)
İstanbul ili Sarıyer ilçesi Büyükdere-Sarıyer Caddesi üzerinde, geniş bir bahçe içerisinde yer alan Rus Elçiliği yazlığının yapım tarihi ve mimarı bilinmemektedir XIX yüzyıl başlarına ait, Sultan II Mahmut (1808–1839) dönemi Bostancıbaşı Defterlerinde bu yalıdan “Kurbinde Rusya elçisinin kebir yalısı” olarak söz edilmiştir Ayrıca Mellingin albümündeki gravürde de Rus elçilik binası görülmektedir Yalının iki yanında da Rus elçilik mensuplarına ait yapılar bulunmaktadır Melling yalının bir İngiliz mimarı tarafından yapıldığını belirtmiştir
Günümüze gelen Rus Elçilik Binası gravürdekilerden farklı bir görünümdedir Gravürlerde denize dik konumda iki yan kanat ve bunları birleştiren bir orta bölüm görülmektedir Oysa bugünkü yapının yan kanatları gravürlere benzediği halde orta bölümünün oldukça farklı olduğu görülmektedir Her iki bölüm arasında da belirgin bir üslup farkı vardır Buna dayanılarak orta bölümün sonradan yapıldığı sanılmaktadır
Neo-Rönesans ağırlıklı olan orta binanın girişinde üç bölümlü portiğe yer verilmiştir Kompozit başlıklı dört yüksek kolonun taşıdığı bu portiğin üzerinde birinci katın balkonu bulunmaktadır Geniş bir silme ile ayrılan üst kattaki dikdörtgen söveli pencereler üçgen biçimli kabartma bezemelerle süslenmiştir Çatı altında da oldukça geniş, dişli bir saçak frizi bulunmaktadır Yan kanatlar yüksek bir su basman üzerinde tek katlı olup, ahşaptan yapılmıştır Burada da yarım daire kemerler, üçer açıklıklı bir bölüm, kompozit başlıklı plasterler dikkati çekmektedir
Günümüzde bu yapılar grubu oldukça harap durumda olup, kullanılmamaktadır
İpsilante Yalısı (Sarıyer)

İstanbul ili Sarıyer ilçesi Tarabyada bulunan bu yalı, Bab-ı Âlide tercüman olarak çalışan, Eflâk ve Boğdanda voyvodalık yapan Fenerli Rum ailelerden İpsilantiler tarafından XVIII yüzyılda yaptırılmıştır Bu aileden Aleksandros İpsilanti Rus yanlısı bir siyaset gütmüş ve Osmanlı İmparatorluğunda kalamayacağını anlayarak Saint-Petersburga kaçmıştır Bunun üzerine yalısı Sultan III Selim tarafından 1807de Fransa Büyükelçisi General Sebastianiye elçilik yazlığı olarak verilmiştir
İpsilanti Yalısı XIX yüzyılın ikinci yarısında onarılmış ancak, 1913 yılında çıkan bir yangınla esas bina yanmış, geriye müştemilat binaları ile XIX yüzyılın ortalarında buraya eklenen ek bina kalmıştır Günümüzde bu yapı onarıldıktan sonra 1989da Marmara Üniversitesi Fransızca Kamu İdaresi Bölümüne verilmiştir
İpsilanti Yalısının XIX yüzyıl başlarındaki durumu Mellingin 1819 yılındaki bir gravüründe görülmektedir Bu gravüre göre; yaklaşık 3–4 m enindeki küçük bir rıhtımın arkasında, küçük bir bahçe ile ayrılmış iki bina bulunmaktadır Bunlar kâgir bir zemin üzerine ikişer katlı yapılardır Konsollarla dışarıya taşırılmış, yan yana dizilmiş çıkmalar yalının deniz cephesine hareketli bir görünüm kazandırmıştır İkinci kat seviyesindeki çıkmalar birinci kata göre öne doğru daha geniş çıkıntılıdır Denize yönelik pencereler zemine kadar inmekte olup bu da iç mekâna büyük bir aydınlık kazandırmaktadır Yalının üst katına ayrıca barok üslupta oval tepe pencereleri de yerleştirilmiştir
XX yüzyılın başlarında çekilmiş bir fotoğrafta karmaşık cephe düzeni yerine, yalın bir cephenin olduğu görülmektedir Asıl yalıyı oluşturan ve 1913te yanan yalı dışarıya doğru iki kademeli çıkmalarla Melling albümündeki gravüre benzemektedir Bununla beraber bazı ayrıntıları bulunmaktadır XIX yüzyıl başlarına ait olan yapıda yedi çıkma görülürken XX yüzyıldaki fotoğrafta bu çıkmaların ikiye indiği görülmektedir Ayrıca gravürdeki yuvarlak, oval tepe pencereleri de fotoğrafta görülmemektedir Bu ayrıntıların Mellingin yapmış olduğu gravürün biraz da hayali olduğu mu yoksa sonradan yalının yenilendiği konusunda şüpheli bir durum ortaya koymuştur
Yalının arkasındaki tepe iki büyük set halinde düzenlenmiş olup, fıstık ağaçları ile çevrilidir
Sadberk Hanım (Azaryan)Yalısı (Sarıyer)

İstanbul ili Sarıyer ilçesi, Büyükdere Piyasa Caddesinde bulunan yalı XX yüzyılın başında yanmış olan eski bir konak arsası üzerine tüccar Bedros Azaryan tarafından yaptırılmıştır Yalı batılılaşma dönemi yapılarına özgün bir anlayışla ele alınmıştır İstanbulda bu dönemde yapılmış büyük konutların merkez planlı ve merkezi çıkmalı tasarımına uygun yapılmıştır Ancak cephe görünümü ile döneminde yapılan yapılardan ayrılmaktadır
Azaryan Yalısı arkasındaki yazlık Rus Sefaretinin sınırlarına kadar uzanan çok geniş bir bahçe içerisindedir Boğazdaki birçok konakta görüldüğü gibi bahçesi setler halinde olup, ağaçlarla kaplıdır Bahçesiyle birlikte 4280 m2 olan Azaryan Yalısı 400 m2 lik bir alana oturmaktadır
Bodrum katı üzerinde üç ana kat ve bir de çatı katından meydana gelmiştir Yapının dış mimarisi ahşap, karnıyarık plan tipinde, konakla Batı mimarisinin bir karışımıdır Osmanlı konaklarında Cihannüma olarak dışarıya açılan çıkma burada bir balkon şeklini almıştır Cadde üzerindeki ana giriş kapısından parke döşeli büyük bir sofaya girilmektedir Bu sofanın iki yanında biri servis, diğeri de üst katlara çıkmak üzere iki merdiveni bulunmaktadır Girişe göre solda bulunan servis merdiveni yandaki servis kapısına da açılmaktadır
Yalının iç bezemesi ampir üslubunda olup, çeşitli kalem işleri, mermer taklidi sıvalar ve alçı tavanlar ile Orta Avrupa mimari tasarımını yansıtmaktadır
Yalı, 1950 yılında Koç ailesince satın alınmış 1978 yılına kadar yazlık olarak kullanılmıştır 1978–1980 yılları arasında, Sedat Hakkı Eldem'in hazırladığı bir restorasyon projesinin uygulanmasıyla bina müzeye dönüştürülmüştür Bugün 14 Ekim 1980de ziyarete açılan Sadberk Hanım Müzesinin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır
Zeki Paşa Yalısı (Sarıyer)
İstanbul ili Sarıyer ilçesi, Rumelihisarında Baltalimanı-Hisar yolunda bulunan bu yalı günümüzde Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün köprü ayağı altında kalmıştır Yalı XIX yüzyılın II Yarısında yapılmıştır Mimarı Alexandre Vallaurydir
Yalının ilk sahibi Sultan II Abdülhamit (1876–1909) döneminde Tophane Müşirliği ve Askeri Mektepler Nazırlığı yapmış olan Müşir Zeki Paşadır (1849–1914) Müşir Zeki Paşa Meşrutiyetin ilanından sonra Küçük Sait Paşa kabinesinde yalnızca yedi gün görev yapmış ve sonra da azledilmiştir
Yalı Boğaziçinde yapılmış olan diğer yalıların mimarisinden farklı olarak adeta bir şato görünümündedir Kayalar üzerine oturan bu yapı Barok üsluptadır Zemin katı üzerinde dört katlı olan yalıya hem bahçeden, hem de deniz tarafından girilebilmektedir Geniş bir rıhtımı olan yalı bahçesinde mermer selsebil ve mermer bir de havuz bulunmaktadır Yalının bahçeye yönelik iki büyük, dikdörtgen mermer söveli bahçe kapıları bulunmaktadır Bahçe girişleri simetrik olarak kuzeybatı ve güneybatıdan iki kollu döner merdivenlerle sağlanmıştır Yapıldığı dönemden kalan camekânlı bölümlerden ikişer ayrı hole geçilmektedir Buradan da geniş bir servis holüne girilmektedir Servis holünün iki yanında büyük salonlar ve odalar sıralanmıştır Zemin kattaki bu plan düzeni diğer üç katta da yinelenmiştir
Zemin üstü katlarına yapının batı cephesindeki çıkmalara oturtulmuş merdivenlerle çıkılmaktadır Yalının cephesi farklı renkte ve boyutlarda poligonal taş kaplanmıştır Ayrıca bu cepheler çıkmalarla hareketlendirilmiştir Her kattaki çıkmalar ve pencereler birbirlerinden farklıdır Bunlar farklı açıklıklarda değişik kemer ve sövelerle şekillendirilmiştir Cephelerde dekoratif olarak İon başlıklı sütunlar, ajurlu kemerler bulunmaktadır Pencere aralarında plasterler, kat aralarında da silmelere yer verilmiştir
Şehzade Burhanettin Efendi Yalısı (Sarıyer)

İstanbul ili Sarıyer ilçesi, Yeniköy Köybaşı Caddesi ile İskele Çıkmazı Sokağının kesiştiği noktada bulunan bu yalıyı Sarraf Varki Vartaks XIX yüzyılın sonlarında yaptırmıştır Varki Vartaksın 1885 yılında ölümü üzerine yalı ve çevresindeki arazi varisleri arasında ihtilaf konusu olmuştur Yalıyı icradan Teşrifat-ı Umumiye Nazırı Mahmut Münir Paşa almıştır Ancak paşanın 1899da ölmesi ile birlikte yalının mülkiyeti Ayşe Pervin Hanım ile Şükriye Ulviye Hanıma geçmiştir Ardından da Sultan II Abdülhamitin (1876–1909) oğlu Şehzade Mehmet Burhaneddin Efendiye satılmıştır
Şehzade Burhaneddin Efendi yalıyı yıktırarak 1912de yeniden yaptırmıştır Bugün bu döneme ait ikinci balkonu çatı alınlığında 1328 tarihli “Ya Hafız” levhası görülmektedir Osmanlı hanedanının yurt dışına çıkarılmasından sonra Mısırlı Ahmet İhsan Bey yalıyı 1923te satın almıştır Ahmet İhsan Beyin 1946da ölümü üzerine de mirasçıları yalıyı Erbilgin ailesine satmışlardır Günümüzde Şehzade Burhaneddin Efendi veya Erbilgin ailesi yalısı olarak tanınan bu yalı Y Mimar Hüsrev Tayla tarafından bütünüyle restore edilmiş, yalının orijinal izleri ortaya çıkarılmış, iç ve dış mimarisinde bazı değişiklikler yapılmıştır
Osmanlı İmparatorluğunun son devir yapılarındaki özellikleri yansıtan ahşap karkas yalı, zemin kat üzerine iki kat olarak yapılmıştır Yalının deniz cephesinde ikinci katların cumbaları taştan çıkıntılı kanatlar üzerine oturtulmuştur Cephenin orta bölümünde ise her katta ahşap dikmeli balkonlara yer verilmiştir

Yalı girişinin iki yanında birer servis merdiveni, güneyinde ise diğer katlara çıkan, ikili başlayarak tek kollu devam eden ana merdiven bulunmaktadır Ayrıca ikinci kata çıkış servis merdivenleri ile de karşılanmıştır Osmanlı Türk evlerinin iç sofalı plan tipindeki yalının birinci kat sofasının deniz yönünde bir eyvanı bulunmaktadır Bağdadi duvarlarına rokoko üslubunda bezemeler yapılmıştır Zemin katta yedi oda, bir mutfak, bir tuvalet; birinci katta on iki oda, dört tuvalet ve bir Türk hamamı; ikinci katta da yedi oda ile bir tuvalet bulunmaktadır
Y Mimar Hüsrev Taylanın yapmış olduğu restorasyonda, 1944 yılında Mimar Burhaneddin Beyin yapmış olduğu değişiklikler ortadan kaldırılmıştır Birinci ve ikinci katların ön balkonlara açılan duvarları geriye çekilmiş, batı cephesine de dikmeler üzerine bir balkon eklenmiştir Ayrıca yalının kuzeyindeki bahçe kapısı kaldırılmış ve burası sütunlu bir revaka dönüştürülmüştür Duvarlarda daha önce oluşturulan mekânlar kaldırılmış, daha önce kapatılan kapı ve pencereler açılmıştır Birinci katta güneybatıdaki odalar Türk hamamına dönüştürülmüştür Bu kattaki sofa balo salonuna dönüştürülmüştür Yalının güneyindeki kayıkhanenin yerine de kapalı bir havuz yapılmıştır Ayrıca pencerelerin ahşap kepenkleri kaldırılmış, balkonların ajurlu korkulukları da sade parmaklıklara dönüştürülmüştür Bu arada bahçenin kuzeyindeki Mahmut Münir Paşa zamanından kalan tek katlı selamlık üzerine de bir kat eklenmiştir Yalının arkasındaki koru ile bağlantılı olan köprü 1957 yılında yol yapımı nedeni ile yıkılmıştır
İkiz Yalı (Sarıyer)

İstanbul ili Sarıyer ilçesi Yeniköyde bulunan bu yalı, Sara Sultan tarafından ikiz kızları için Mimar Raimondo dAroncoya 1906 yılında yaptırılmıştır
Yalı Art-Nouva üslubunda dikdörtgen planlı ve üç katlı bir yapıdır Birbirine bitişik ve kapılarla birbirleri ile bağlantı kurulan simetrik planda bir yapıdır Yapının dış cephesindeki pencereleri ikiz ve üçüz şekillerde birbirlerinden farklı üsluplarda yapılmıştır Yalının iki köşesi orta bölümlerden daha yüksek olup, kule görünümlüdür
Yalı denize yönelik geniş bir salon ve bunun iki yanındaki odalardan meydana gelmiştir İkinci kattaki köşe bloklar art-nouva üslubunda bir kemerle sınırlanan balkonlara sahiptir Zemin kat balkonları rıhtımın hemen üzerindedir Üçüncü katta denize yönelik pencerenin önüne küçük birer balkon yerleştirilmiştir Yapının iç mimarisinde simetri egemen olmasına rağmen dış cephesinde simetriden pencere ve balkonlar nedeni ile yer yer kaçınılmıştır
Yalının güney yarısı Faik Kurtoğlu tarafından, kuzey yarısı da Bekir Sıtkı Oyal tarafından satın alınmış, 1967 yılında da İsmet Okura satılmıştır
Faik Bey (Pakize Hanım) Yalısı (Sarıyer)

İstanbul ili Sarıyer ilçesi, Yeniköy ile İstinye arasında bulunan bu yalı XIX yüzyılın sonlarında yapılmıştır Kimin tarafından yaptırıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber Faik Bey Yalısı ismi ile tanınmaktadır
Yalı zemin, çatı katı ve iki kattan meydana gelmiştir Dikdörtgen planlı yalıda denize yönelik orta salonun etrafında odalar sıralanmıştır Alt ve çatı katının cephe görünümleri diğer iki kattan farklıdır
Zemin kat pencereleri denize yönelik sekiz adet olup, bunlar diğer katlara oranla küçük tutulmuştur İki ve üçüncü katın pencereleri tüm cepheyi kaplamakta olup, dikdörtgen şekilde, hafif yuvarlak kemerlidir Çatı katının pencereler altı adet olup bunlar dikdörtgen sövelidir Ortadaki iki pencere bir balkon içerisine alınmıştır Bu balkon yalının denize yönelik tek balkonudur
Plan düzeni yapılışından sonra değişikliğe uğramıştır Orijinal yapının da denize yönelik büyük bir salon bulunmakta, odalar da bu salonun çevresinde sıralanmıştı
Beyhan Sultan Yalısı (Eyüp)
İstanbul ili Eyüp ilçesi, Defterdar İskelesi yakınında bulunan bu yalının yerine 1835 yılında Feshane Fabrikası yapılmıştır
Beyhan Sultan, Sultan III Mustafanın kızı olup, 1784te Silahtar Mustafa Paşa ile evlenmiştir Sultan 1824 yılında bu yalıda ölmüş ve Eyüp Mihrişah Valide Sultan Türbesine gömülmüştür Beyhan Sultanın Arnavutköyde bir de sahil yalısı bulunuyordu
Abdullah Paşa Yalısı (Eyüp)
İstanbul ili Eyüp ilçesi Bahariyede bulunan Abdullah Paşa Yalısı XVIII yüzyılın ilk yarısında yapılmıştır Abdullah Paşa 1728de Emine Sultan ile evlenmiş, 1735te de bu yalıda ölmüş, Eyüp Sultan Türbesinin haziresine gömülmüştür Paşanın ölümünden sonra yalı oğlu Mirahur-ı Evvel Abdüllatif Beyin mülkiyetine geçmiştir Sonraki yıllarda Türk müzeciliğinin kurucusu Ahmet Fethi Paşanın babası Kâğıtçıbaşı Ahmet Ağanın mülkü olan yalıda Ahmet Fethi Paşa dünyaya gelmiştir
Bu yalının ne zaman yıkıldığı ve mimarisi hakkında kaynaklarda yeterli bilgi bulunmamaktadır
Alemdar Mustafa Paşanın Eşi Kamer-Veş Yalısı (Eyüp)
İstanbul ili Eyüp ilçesinde, Eyüp Büyük İskelesi ile Bostan İskelesi arasında bulunan bu yalının ismine 1815 tarihli Bostancıbaşı defterlerinde rastlanmamaktadır Günümüze gelemeyen bu yalı büyük olasılıkla bu tarihten önce yıkılmıştır Buna göre de XVIII yüzyıl yalılarından olduğu sanılmaktadır
Yalı ile ilgili kaynaklarda ismi dışında herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır
Hançerli Sultan Yalısı (Eyüp)
İstanbul ili Eyüp ilçesi Bostan İskelesi yakınında Şah Sultan Camisinin de sağında bulunuyordu Hançerli Sultan 1533 yılında ölmüştür Bostancıbaşı Defterlerinden öğrenildiğine göre bu yalının Sultan II Mahmut (1808–1839) devrinde ayakta olduğu anlaşılmaktadır Sonraki yıllarda bu yalının yerine Müsteşar Sadettin Bey Yalısı ile Müsahip Sait Efendi Yalısı yapılmıştır
Hançerli Sultan, Sultan II Beyazıtın oğlu Şehzade Mahmutun kızı ve Sadrazam Çandarlı İbrahim Paşanın oğlu Mehmet Beyin eşidir
Hançerli Sultan Yalısının XVII yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır Kaynaklarda yalının mimarisi ile ilgili bilgiye rastlanmamıştır
Hanım Sultan Yalısı (Eyüp)
İstanbul ili Eyüp ilçesi, Bahariyede Bostan İskelesi ile Şah Sultan Camisi arasında, Hançerli Sultan Yalısının da yanında bulunan bu yalı sonraki yıllarda Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın ve oğlu Ali Paşanın mülkiyetine geçmiştir Bu yalının XVI yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır
Günümüze gelemeyen bu yalı ile ilgili kaynaklarda yeterli bilgi bulunmamaktadır
Hatice Sultan Yalısı (Eyüp)
İstanbul Eyüp ilçesi, Ayvansaray yakınında Yavedüt Camisi yakınında bulunan bu yalının yerinde Sultan III Muratın kızı Fatma Sultanın sahil sarayı bulunuyordu Bu saray XVIII yüzyılda yıkılmıştır Sahil Sarayının yerinde daha sonra Hatice Sultan Sarayı yapılmıştır
Hatice Sultan, Sultan IV Mehmetin kızı olup, Sadrazam Hasan Paşanın da eşidir Bu yalı ile ilgili kaynaklarda yeterli bilgiye rastlanmamaktadır
Hatice Sultan Yalısı (Eyüp)
İstanbul Eyüp ilçesi, Mihrişah Valide Sultan İmareti yakınında Hibetullah Sultan Sahil Sarayının yanında bulunuyordu
Hatice Sultan, Sultan III Mustafanın kızı ve Sultan III Selimin kız kardeşidir Hatice Sultan Hotin Muhafızı Ahmet Paşa ile 1786 yılında evlenmiş ve 1822 yılında da bu yalıda ölmüş, Eyüp Mihrişah Valide Sultan Türbesine gömülmüştür
Mimar Mellingin albümünde gravürü görülen Defterdarburnundaki sahil saray da Hatice Sultana aitti Eyüpteki Hatice Sultan yalısı ölümünden sonra yıkılmıştır Kaynaklarda bu yalının mimarisi ile ilgili yeterli bilgiye rastlanmamıştır
Kara Mustafa Paşa Yalısı (Eyüp)
İstanbul Eyüp ilçesi, Bahariyede Kasr-ı Hümayun yanında bulunan bu yalı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından XVII yüzyılın ortalarında yaptırılmıştır Merzifonlu Kara Mustafa Paşa 1676da Sadrazam olmuş, 1683te Viyana bozgunundan sonra Belgratta idam edilmiştir
Kaynaklardan öğrenildiğine göre Amcazade Hüseyin Paşa Sultan II Mustafaya bu yalıda bir ziyafet vermiştir Ardından Nemçe Elçisi burada karşılanmıştır Yalının ne zaman yıkıldığı ve mimari yapısı konusunda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır
Kaya Sultan Yalısı (Eyüp)
İstanbul ili Eyüp ilçesinde Bahariye Mevlevihanesi yakınındaki bu yalının XVII yüzyılın başlarında yapıldığı sanılmaktadır Kaya Sultan, Sultan IV Muratın kızı olup, 13 yaşında Melek Ahmet Paşa ile evlendirilmiştir Kızı Fatma Sultanı doğururken 1659 yılında ölmüş, Ayasofyadaki Sultan İbrahim Türbesine gömülmüştür Bu yalı ile ilgili bunun dışında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır
Rukiye Sultan Yalısı (Eyüp)
İstanbul İli Eyüp ilçesinde bulunan bu yalının yeri kesinlik kazanamamıştır Rukiye Sultan, Sultan IV Muratın kızı olup, Melek Ahmet Paşa ile 1663 yılında evlendirilmiştir Rukiye Sultan da eşinin ölümünden 10 yıl sonra 1695te bu yalıda ölmüş, Sultanahmet Camisindeki türbeye gömülmüştür Sultanın ölümünden sonra yalı Şeyhülislâm Feyzullah Efendinin mülkiyetine geçmiştir Yalının ne zaman yıkıldığı ve mimari yapısı konusunda da yeterli bilgi bulunmamaktadır
Safai Mustafa Efendi Yalısı (Eyüp)
İstanbul ili Eyüp ilçesinde, Yavedut Camisi ile Defterdar İskelesi arasında bulunan bu yalı XVII yüzyılın sonlarında yapılmıştır Safai Mustafa Efendi Bab-ı Âlide yetişmiş, Elmas Mehmet Paşanın defter emini olmuştur 1725 yılında da ölmüştür Bu yalı ile ilgili de kaynaklarda yeterli bilgiye rastlanmamıştır
Saliha Sultan Yalısı (Eyüp)
İstanbul Eyüp ilçesinde, Bahariye sahilinde bulunan bu yalı XVIII yüzyılın ilk yarısında yapılmıştır
Saliha Sultan, Sultan III Ahmetin kızı olup, 1715 tarihinde doğmuş, Sarı Mustafa Paşa ile 1728, Ali Paşa ile 1740, Ragıp Paşa ile de 1758 yılında evlendirilmiştir Ragıp Paşanın 1763 yılında ölümünden sonra da Kaptan-ı Derya Mehmet Paşa ile evlendirilmiştir Sultanın düğünleri bu yalıda yapılmıştır
Saliha Sultan 1778 yılında da bu yalıda ölmüştür Yalı ile ilgili yeterli bir bilgi bulunmamakla beraber, Sultan I Abdülhamitin 1778 tarihli bir Hatt-ı Humayununda İstanbulda Yeşil İmaret bitişiğinde Saliha Sultan Sarayı ile Eyüpteki Sahilhanesinin bütün ilaveleri ile beraber I Abdülhamit tarafından kızı Esma Sultana temlik edildiği yazılıdır
Uryanizâde Ahmet Esat Efendi Yalısı (Eyüp)
İstanbul Eyüp ilçesinde, Defterdar İskelesi ile Yavedut Camisi arasında bulunan bu yalıda Şeyhülislâm Uryanizade Ahmet Esat Efendi 1813 yılında dünyaya gelmiştir Babası Sultan II Mahmutun kadılarından Mehmet Sait Efendidir Bu bakımdan yalının XVIII yüzyılda yapıldığı ve babasının ölümünden sonra Ahmet Esat Efendiye geçtiği anlaşılmaktadır
Bu yalı ile ilgili de kaynaklarda yeterli bilgi bulunmamaktadır
Valide Sultan Yalısı (Eyüp)
İstanbul ili Eyüp ilçesi, Zal Mahmut Paşa Camisinin yakınında, Feshane Caddesi üzerinde bulunan bu yalının oldukça büyük olduğu kaynaklardan öğrenilmektedir Yalı Sultan IV Mehmetin annesi Turhan Hatice Sultan tarafından yaptırılmış, Turhan Hatice Sultanın ölümünden sonra da Rabia Gülnuş Emetullah Sultana verilmiştir Sonraki yıllarda Sultan III Ahmetin kızı Fatma Sultana verilmiş, ancak yalı Valide Sultan Yalısı ismi ile tanınmıştır
Yalının divanhane tavanının, çeşmesinin, döşeme çinilerinin ve kameriyesinin 1728 yılında tamir edildiği konusunda kaynaklarda bir not bulunmakta olup, bunun dışında mimari yapısı ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır
Yahya Bey Yalısı (Eyüp)
İstanbul ili Eyüp ilçesi, Defterdarda Eski Feshane Binası yanında bulunuyordu Yahya Bey Sadrazam Hüsrev Paşanın kethüdası olup, zenginliği ile tanınmıştır
Yalının Haliç kıyılarında bir rıhtımı olup, altı dönümden fazla meyve ağaçlı bahçesi vardı Bu bahçe içerisinde küçük bir akarsu ile havuz, kuyu, mutfak ve hizmetkârlara ait koğuşlar bulunuyordu
Yalı içerisinde on beş oda, iki salon, sofalar, iki yemek odası ve bir de hamamı vardı Kaynaklardan yalının geniş pencereleri olduğu, içerisinde yirmiye yakın çeşmesi olduğu da öğrenilmektedir Bu yalı 1898 yılında Esma isimli bir hizmetçi tarafından yakılmıştır İçerisindeki Mevlevi dervişi Veled Çelebinin zengin kütüphanesi ile eşyaları da yanmıştır
|