Yalnız Mesajı Göster

İnceden İnceye İstanbull

Eski 11-04-2012   #36
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İnceden İnceye İstanbull



İstanbul Anıt ve Heykelleri

Taksim Cumhuriyet Anıtı (Beyoğlu)



İstanbul ili Beyoğlu ilçesi, Taksim Meydanında bulunan Cumhuriyet Anıtını İtalyan Heykeltıraş Pietro Canonica (1869–1959) 1928 yılında yapmıştır

Cumhuriyeti simgelemek amacı ile yapılan bu anıt, İstanbul Milletvekili Hakkı Şinasi Paşanın başkanlığında 1925 yılında bir komisyon oluşturulmuş Pietro Canonica ile bağlantı kurulmuş ve bu anıtı yapması istenmiştir Anıtın yapımı 2,5 yıl sürmüş, halkın maddi katkılarıyla yapılmış olup, yapımında taş ve bronz birlikte kullanılmıştır Anıtın Taksime dikilmesi ile birlikte burada bir meydan ve çevre düzenlemesi yapılmıştır Mimar HProstun düzenlediği proje çerçevesinde çevrede istimlâkler yapılmış bu arada tarihi Taksim Kışlası da yıktırılmıştır

İtalyan Heykeltıraş Pietro Conanico tarafından yapılan bu anıt İstanbula vapurla getirilmiş ve 23 günde monte edildikten sonra 8 Ağustos 1928de törenle açılmıştır

Anıt yuvarlak bir meydan ortasında yer alıp, iki tarafı bombeli ve dört köşelidir Çevresi 17 m olup, 60 m2lik bir alanı kapsamaktadır Anıtın iki yüzüne yerleştirilen bronz figürler ulusal mimariden esinlenilerek yapılmıştır Kemerli taş kaide üzerinde 11 m yüksekliğindeki anıtın kaidesinde pembe Trentino ve Torino şehri yakınındaki Suza bölgesi mermerleri kullanılmıştır Anıtın bir yüzü Kurtuluş Savaşını, diğer yüzü de Cumhuriyet Türkiyesinin simgelenmesine ayrılmıştır

Anıtın kuzey yönünde Atatürk sivil giyimli olarak İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve o dönem Türkiyesinde Cumhuriyetin kuruluşunda yardımları olan yabancı devlet mensupları, askerler ve halkla birlikte tasvir edilmiştir Anıtın Harbiyeye yönelik bölümünde ise 30 Ağustos Zaferi canlandırılmış olup, burada Atatürkün Kocatepe Savaşı, askerleri ve kadınları ile birlikte gösterilmiştir Buradaki Atatürkün heykeli, Milli Mücadele sırasında Ethem Hamdinin çektiği fotoğraf esas olarak canlandırılmıştır Anıtın dar yüzlerinde kahramanlığın timsali olan sancaklı birer asker heykeli, önlerindeki madalyonlarda da iki kadın portresine yer verilmiştir

Anıtın dar yüzündeki heykellerin altında, önlerinde mermer yalakları olan çeşme taşları görülmektedir Başlangıçta bu yalaklarla meydan çeşmesi düzenlemesi düşünülmüş, daha sonra burada suya yer verilmemiştir

Atatürk Heykeli (Eminönü)



İstanbul ili Eminönü ilçesi, Sarayburnunda, Gülhane Parkının denize yönelik giriş kapısının bulunduğu alanda Atatürkün Kurtuluş Savaşını başlatmak için Samsuna gitmek üzere gemiye bindiği yerde yapılmıştır Kaynaklardaki bir başka bilgiye göre de; Atatürk Kurtuluş Savaşından sonra İstanbula ilk gelişinde burada karaya çıkmış, Harf Devrimi 9 Ağustos 1928de burada halka söylenmiştir Cumhuriyet döneminde İstanbulda yapılan ilk Atatürk Anıtıdır

Sarayburnundaki Atatürk heykeli Avusturyalı Heykeltıraş Heinrinck Krippel tarafından yapılmıştır Heykel sanatçının Viyanadaki atölyesinde yapılmış, dökümü Viyanada Birleşik Maden İşletmelerinde yapılmış, parçalar halinde Türkiyeye getirilmiş ve heykeltıraşın denetiminde yerine oturtulmuştur Yapımına 1925 yılında başlanan heykelin açılışı 3 Ekim 1926da yapılmıştır

Heykel 3 m yüksekliğinde, yukarıya doğru hafifçe daralan mermer ve granitten dikdörtgen bir kaide üzerindedir Bu kaide iki katlı dikdörtgen bir platform üzerindedir Platformun birinci katına dört, ikinci katına da üç basamakla çıkılmaktadır Ayrıca bu alanın çevresi 70 cm yüksekliğinde alçak bir duvarla çevrilmiştir Üçgen, kare ve altıgen motiflerle dekore edilmiş duvarlara birer metre aralıklarla birer metre yüksekliğinde üzerlerinde kubbeye benzer başlıkları olan sütunlar yerleştirilmiştir

Atatürkün heykeli bronzdan dökülmüş olup, Atatürk burada sivil giysileri ile tasvir edilmiştir Sol elini beline dayamış, sağ elini de aşağıya doğru uzatmıştır Heykelin kaidesinin önünde Hattat Kamil Akdikin yazısı ile “tarihi ihtilas 1336”, arka yüzünde heykelin dikiliş tarihi 1926, yan tarafında Cumhuriyetin ilân tarihi yazılıdır

Atatürk ve Gençlik Anıtı (Eminönü)



İstanbul Eminönü ilçesinde, Beyazıtta İstanbul Üniversitesi Merkez Binasının önündeki alanda bulunan bu heykel, Heykeltıraş Yavuz Görey ile Heyketraş Hakkı Atamulu tarafından 1955 yılında yapılmıştır

Bu anıtta Atatürk, sol kolunu yönlendirici bir kumandan edası ile havaya kaldırmış olarak tasvir edilmiş olup, sağında aydınlanmayı simgeleyen elinde meşale tutan bir genç kız, solunda yine elinde bayrakla ulusal devleti simgeleyen genç bir erkek figürü vardır Bu anıt ile Atatürkün Gençliğe Hitabesi üniversite önünde somutlaştırılmıştır Bu anıtın yapımının bir diğer amacı da 27 Mayıs 1960 devriminin üniversite öğrencilerinin desteği ile yapıldığının simgelenmesidir

Anıtın alçak ve kademeli kaidesi üzerindeki kompozisyon bronzdan ve 4 m yüksekliğinde yapılmıştır

Harbiye Atatürk Anıtı (Şişli)



İstanbul Şişli ilçesi, Harbiyede Eski Harp Okulu Binası 1936 yılında Ankaraya taşınınca Yedek Subay Okulu bir süre bugünkü Askeri Müzenin bir bölümünü oluşturan yapıya taşınmıştı Buradaki Atatürk Heykeli 1937 yılında Yedek Subay öğrencileri tarafından kendi aralarında topladıkları para ile Heykeltıraş Ali Hadi Baraya (1906–1971) yaptırılmıştır

İlk yapılışında okulun önünde, giriş kapısının üzerinde bulunan anıt, caddenin genişletilmesi nedeni ile 30 Ağustos 1960ta yerinden kaldırılarak bugünkü park içerisindeki yerine konulmuştur

Bu heykelde Atatürk mareşal üniforması içerisinde “Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir, ileri” komutunu verirken tasvir edilmiştir Sol elinde, bel hizasında dürbünü ve sağ eli ile de ileriyi gösterecek biçimde tasvir edilmiştir Anıtın üzerinde herhangi bir yazıt bulunmamaktadır

Bu anıt günümüzde ilk tasarlanmış olduğu kurgudan farklıdır İlk yapılışında komutu sol eliyle vermekte, sağ bacağı da denge unsuru olarak önde görülmektedir Ancak komutlar, sağ elle verildiğinden ötürü bu tasarım değiştirilmiştir

Abide-i Hürriyet Anıtı (Şişli)



İstanbul Şişli ilçesi, çevre yolu ile Şişli-Kâğıthane caddeleri arasında kalan Abide-i Hürriyet Anıtı 31 Mart Vakasından sonra bu ayaklanmada yaşamını yitirenler anısına 1909 yılında yapılmaya başlanmış, 23 Temmuz 1911de de açılmıştır

Günümüzde çevre yolu ve viyadüklerin yükseltilmesinden sonra anıtın bulunduğu tepe ile çevresi topografik konumunu kısmen de olsa yitirmiştir Anıtın bulunduğu bu yerin İstanbulun kuşatması sırasında Fatih Sultan Mehmetin otağını kurduğu yer olduğu da söylenmektedir

Anıtın tasarımını Neo-Klasik dönem mimarlarından, Mimar Muzaffer yapmıştır Bu anıtın yapımı için açılan yarışmaya dönemin tanınmış mimarlarından Kemalettin Bey, Vedat Tek, AVallaoury, Konstantin Kiryakidi katılmış ve onların projeleri arasında Mimar Muzaffer Beyin projesi birinciliği kazanmıştır

Anıt üçgenler ve geometrik kurgular üzerinedir Biçim olarak üçgenin ve onunla bağlantılı altıgenin kullanılması ile tasarım geometrik bir örgüye büründürülmüştür Buradaki eşkenar üçgenlerin her kenarı geometrik olarak anıta çepeçevre eşdeğer bir perspektif kazandırmıştır Ayrıca anıtın alanına girişten itibaren başlayan ve bir kapı ile yönlendirilen akslara da yer verilmiştir Anıt, köşeleri pahlanmış bir eşkenar üçgen plato üzerindedir Buradaki pahlanmış köşelerden üç yöne yönelik geniş merdivenler ile üçgen biçimindeki zemine ulaşılmaktadır Bu zeminin giriş yönünde küçük bir taç kapıya yer verilmiştir Bu kapının üzerinde “Makber-i Şuhedâ-i Hürriyet” yazılı bir kitabe bulunmaktadır Anıtın zemin altında da bir mahzen kısmı bulunmaktadır

Anıtın yapımında çeşitli taş malzeme kullanılmıştır Anıtın tabanı üçgen biçiminde olup, üçgenin köşelerinin üzerine büyük pembe renkli cilalı taştan birer kürre konulmuştur Bu kürrelerin yardımıyla üçgen alandan altıgene geçilmiştir Üçgenin kenarlarının ortasına da alt kısımda mahzene açılan pencereler bulunmaktadır Anıtın gövdesi aşağıdan yukarıya doğru daralan altıgen kesitlidir Bu gövdenin birer yüzü atlanarak üç yüzeyine 31 Mart Şehitlerinin isimleri altıgen mühürler içerisine oyularak işlenmiştir Gövdenin ön yüzünde Sultan V Mehmet Reşatın tuğrası, diğerlerinde de “Tarih-i İstirdâd-ı Meşrutiyet 12 Temmuz 1325” yazısını içeren kitabeler yerleştirilmiştir Altıgen gövdede mukarnasların yardımıyla yuvarlak bir daire oluşturulmuş ve burada prizmatik üçgen geçiş şeridinden yararlanılarak daha da dar bir halkaya ulaşılmıştır Bunun üzerine de yuvarlak namlu biçiminde gövde oturtulmuştur bU gövdenin üzerine süngülü tüfekler, kılıçlar, cankurtaran simidi, bayrak, askeri figürler metal döküm olarak yerleştirilmiştir

Anıtın on sekiz basamakla inilen üçgen planlı mahzen (kripta) kısmı oldukça yüksek olup, üç büyük taşıyıcı ayak buraya yerleştirilmiştir Buradaki üçgenin köşelerine, taş örgülü ayakların üzerine de birer kitabe şeridi yerleştirilmiştir Ayrıca üçgenin güneydoğu köşesine de mermer bir mihrap yerleştirilmiştir Kriptanın üzeri rumi motifli, renkli camlı bir vitray kubbe ile örtülmüştür Bunun ortasına büyük bir avize yerleştirilmiştir Anıtın çevresi geniş bir parmaklıkla çevrilidir Burada Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşanın türbesi ile Mithat Paşa ile Talat Paşanın mezarları bulunmaktadır Son zamanlarda Enver Paşanın kemikleri de buraya getirilmiştir

Barbaros Anıtı (Beşiktaş)



İstanbul Beşiktaş ilçesi, Barbaros Türbesinin önündeki alanda bulunan bu heykel 1941–1943 yılları arasında hazırlanmış ve 1944 yılında da yerine konulmuştur Barbaros Heykelini Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyelerinden Heykeltıraş Hadi Bara ile Zühtü Müridoğlu yapmışlardır Anıtın bronz işleri Yusuf Akpınar ile Ali Haydar Seymene aittir Anıtın bronz kısmı altı ton dokuz yüz ton ağırlığındadır

Anıt birkaç basamaklı mermer bir platform üzerinde, on metre yüksekliğinde kademeli kaide üzerine üç bronz figürden meydana gelmiştir Kaidenin ön kısmı gemi pruvası ve güvertesini simgeleyecek biçimde iki buçuk metre yüksekliğinde bir platform şeklindedir Burada Barbaros, normal bir insan boyundan 1/3 daha büyük ölçüde iki leventin ortasında yer almaktadır Arkalarında sivri bir köşe ile sonuçlanan soyut bir kütle bulunmaktadır

Heykelin deniz tarafındaki taş kaidesinde Barbarosu Kanuni Sultan Süleyman huzurunda gösteren alçak bir kabartmaya yer verilmiştir Heykelin kara tarafında ise bronzdan saray ile ilgili alçak kabartma panolar yer almaktadır Heykelin arkasında ise Yahya Kemal Beyatlının “Süleymaniyede Bir Bayram Sabahı” isimli şiirinden alınmış dizelere yer verilmiştir:

”Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor
Adalardan mı? Tunustan mı, Cezayirden mi?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pâre gemi
Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor
O mübarek gemiler hangi seferden geliyor?”

Bu dizelerin üzerinde de bir dal motifi ile 1944 tarihi bulunmaktadır

Barbaros Anıtı üzerindeki tiplerin giysileri Nigârinin minyatüründen esinlenilerek yapılmıştır Bununla beraber bu tiplemelerde yabancı ressamların çizgilerinden de esinlenildiği sanılmaktadır Nitekim Barbarosun hemen arkasındaki levent, o yıllarda yeni yeni kullanılmaya başlanan bir tabanca ile sol elinde bir sancak tutmaktadır Soldaki levendin elinde ise bir kılıç vardır Bunlar ayakları açık savaşa hazır durumda yapılmışlardır

Tayyare Şehitleri Anıtı (Fatih)



İstanbul ili Fatih ilçesi, Sarçhanebaşında, Fatih Parkı içerisinde bulunan bu anıtın temeli 2 Nisan 1914te atılmış ve yapımı 1916da tamamlanmıştır Mimar Vedat Tekin eseridir

Bu anıt Türk havacılık tarihinin ilk şehitleri olan Fethi, Sadık ve Nuri beyler için dikilmiştir Bu askeri pilotlar IDünya Savaşı öncesinde diğer devletlere Osmanlılarda da havacılığın başladığını göstermek amacıyla Enver Paşanın isteği üzerine iki uçakla İstanbuldan Kahireye kadar uzanan 2500 kmlik bir uçuşu gerçekleştirmek amacıyla yola çıkmışlardır Pilotlardan Fethi Bey ile Sadık Bey 27 Şubat 1914te Şam-Kudüs arasında, Fransız Deperdussin tipindeki diğer uçağın pilotu Nuri Bey ise 11 Mart 1914te Yafadan kalkarken düşmüşler ve şehit olmuşlardır İlk hava şehitlerinin mezarları Suriyede, Şam Emeviye Camisinde Selahaddin Eyyubi Türbesinin yanında bulunmaktadır

Anıt, beyaz mermer ve bronzdan yapılmış olup, mermer bir kaide üzerinde kırık bir sütundan meydana gelmiştir Anıtın kırık olmasının nedeni de yarıda kalan uçuşu simgelemektedir Yaklaşık 750 m yüksekliğindeki anıtın kaidesinin iki yanındaki madalyonlara bronz bir kitabe ve bronz bir rölyef işlenmiştir Sütun üzerinde ise yine bronzdan bir defne dalına yer verilmiştir Her yıl Hava Şehitleri nedeni ile bu anıt önünde tören düzenlenmektedir

Yahya Kemal Beyatlı Anıtı (Beşiktaş)

İstanbul ili Beşiktaş ilçesi, Kadırgalar Caddesinde Maçka Parkı içerisindeki bu anıt, Türk edebiyatının ünlü şairi Yahya Kemal Beyatlının (1884–1858) doğumunun 84 yıldönümü nedeni ile 2 Aralık 1968de dikilmiştir Anıt İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyesi Heykeltıraş Hüseyin Gezere aittir

Anıt Tunçtan yapılmış olup, 180 m yüksekliğindedir Burada koltuğa oturmuş halde Yahya Kemal Beyatlı sağ elini şakağına dayamış, sol eline de bastonunu almış vaziyette tasvir edilmiştir Anıtın üzerinde, değişik yerlere şiirlerinden alınmış dizeler yazılmıştır:

“Cihan Vatandan ibarettir

“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul
Görmedim, sevdiğim, gezmediğim hiçbir yer”

“Öyle sinmiş bu vatan semtini milliyetimiz ki
Biziz hem görülen, hem duyulan yalnız biziz”

“Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer”

“İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar”

“Ölüm yabancı bir âlemde bir geceyse bile
Tahayyülümde vatan kalsın eski haliyle”

“Ölmez kaderde var bize ürküntü vermiyor
Lâkin vatandan ayrılışın ızdırabı zor”

“Yarab bana bir ses yaratan kudreti ver”

İnönü Anıtı (Beşiktaş)



İstanbul ili Beşiktaş ilçesi, Taşlık Parkında İsmet İnönünün evinin önünde bulunan bu heykel, Alman Heykeltıraş RBellinge 1940 yılında ısmarlanmıştır Bugünkü Taksim Gezisi olan, İnönü Gezisi olarak yapılan yerin Taksim Meydanına bakan yüzüne yerleştirilmek üzere yapılmıştır Anıtın kaidesi 1943–1944 yılları arasında tamamlanmıştır

Anıtın kaide ve çevre düzenlemesi Güzel Sanatlar Akademisi Öğretim Üyelerinden Feridun Akozan ve Mimar Mehmet Ali Handan tarafından yapılmıştır Ancak 1950 yılında Demokrat Partinin iktidara gelmesi nedeni ile RBellingin yapmış olduğu heykel yerine konulmamış ve uzun yıllar kaidesi boş kalmış, heykelin parçaları Mecidiyeköydeki Tekel Likör Fabrikası bahçesinde ve daha sonra da Edirnekapıdaki belediye atölyelerinde saklanmıştır 1982de alınan karar üzerine heykel bugünkü Taşlıktaki yerine konulmuştur

Anıt 7,5 m yüksekliğinde taş bir kaide üzerinde 5 m yüksekliğinde, bronz at üzerinde İnönü heykeli ve kaidenin önüne yerleştirilmiş 3 m yüksekliğinde genç bir erkek figüründen meydana gelmiştir Buradaki bir elinde defne dalı, diğer elinde meşale tutan genç erkek figürü barışı ve Türkiye Cumhuriyetini simgelemektedir Taş kaidenin bir yüzüne Atatürkün II İnönü Zaferini kutlamak için İsmet Paşaya çektiği telgrafın metni işlenmiştir:

“Bütün tarih-i âlemde, sizin İnönü Meydan Muharebesinde deruhte ettiğiniz vazife kadar ağır bir vazife deruhte etmiş kumandanlar enderdir Milletimizin İstiklâl ve hayatı dâhiyane idareniz altında şerefle vazifelerini ifa eden kumandan ve silah arkadaşlarınızın kalp ve hamiyetine büyük bir emniyetle istinat ediyordu Siz orada yalnız düşmanı değil milletin makûs talihini de yendiniz 1Nisan 1921”

Kaidenin diğer yüzünde de başka bir kitabeye yer verilmiştir:

“Savaşta büyük asker, barışta büyük devlet adamı ve diplomat, İnönü, Sakarya Muharebesinde ve Afyonkarahisar Taarruzunda cephe kumandanı, Büyük Millet Meclisi hükümetinin Hariciye Vekili ve Lozan Murahhas Heyetinin reisi, Cumhuriyet Hükümetinin on dört yıl Başvekili, hayatını ve dehasını yalnız yurt ve halk hizmetine veren yapıcı ve kurucu Cumhurreisimiz ve Milli Şefimiz İsmet İnönüye ve İstanbul şehrinin sevgi, saygı ve minnet duygularıyla…”

Akdeniz Anıtı (Şişli)



İstanbul ili Şişli ilçesi, Zincirlikuyu Halk Sigorta binası önünde 1980 yılında yapılmış olan Akdeniz Heykeli, Heykeltıraş İlhan Komanın eseridir

İlhan Komanın bu eseri 1981 yılında Simavi Ödülünü kazanmıştır Heykel ilk tasarımında yedi metre boyunda ve Akdenizin on yedi çeşit mavisini oluşturacak biçimde idi Ancak Halk Sigorta binanın önünü kapatacağı endişesi ile heykelin yarıya kadar küçültülmesine karar vermiştir Yeterli sayıda boyanın bulunamamasından ötürü de heykel yalnızca beyaz renkte yapılmıştır

Akdeniz Heykeli birbirine eşit uzunlukta çok sayıda kaynaklarla birleştirilmiş, 4,5 ton ağırlığında saç levhalardan meydana gelmiştir Burada kollarını açmış durumda bir kadın tasvir edilmiştir Uçucu bir hafiflik gösteren heykelde kesintili sürekliliği dilimler arasındaki eşit boşlukta hacimlerden ötürü hareketli bir görünüm sağlanmıştır Heykeltıraş İlhan Komana göre burada “dalgalardan teşekkül eden, dalgaların meydana getirdiği ilahe, gözün yansıması, hareket eden bakışın sinetik yanılgısı” gösterilmiştir Cepheden bakıldığında kadının yüzünde sert bir ifade vardır Burada bir bakıma insanlardan gördüğü eziyet protesto edilmiştir Farklı açılardan bakıldığında da gövde dalgalı bir şekle dönüşmektedir

İlhan Komanın İsveç meydanlarını süsleyen heykelleri olmasına karşılık bu heykel sanatçının İstanbuldaki en büyük boyutlu tek heykelidir Yalnızca Divan Otelinin önündeki otoparkta küçük bir heykeli bulunmakta olup, yer konumundan ötürü kimsenin dikkatini çekmemektedir

Cumhuriyetin 50Yıl Anıtı (Beyoğlu)



İstanbul Beyoğlu ilçesinde, Galatasaray Lisesi ile Yapı Kredi Bankası önündeki alanda bulunan bu anıt Heykeltıraş ProfSadi Çalık tarafından 1973 yılında Cumhuriyetin 50Yılı anısına yapılmıştır

Heykel paslanmaz çelikten üç büyük boru halinde yapılmıştır Bu silindirik borular Cumhuriyetin dinamizmi ve aydınlanma simgelenmiştir

Barış ve Kültür Heykeli (Zeytinburnu)


İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde, Abdi İpekçi Spor Salonu önünde bulunan bu heykel 2001 yılında yapılmıştır Heykel Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydının tasarımıdır

Bu heykel barış ve kültürü simgelemekte olup, beş metre yüksekliğindedir Burada üç elin üzerinde dünya tasvirine yer verilmiştir Dünya figürünün içerisinde barışı simgeleyen üç zeytin dalı uzanmaktadır Buradaki üç el Zeytinburnunda yaşayan Türk, Rum ve Ermeni toplumunu simgelemektedir

Lahana Anıtı (Eminönü)

İstanbul Eminönü ilçesinde, Topkapı Sarayı birinci avlusunda bulunan bu anıt, Sultan III Selimin (1761–1808) 434 adımdan tüfekle yapmış olduğu nişan talimi sırasında yumurtayı vurmasından ötürü dikilmiştir

Anıt dört yüzlü mermer bir sütun şeklinde olup, üzerinde kabartma olarak işlenmiş lahana tasviri bulunmaktadır Çelebi Sultan Mehmet Merzifonun ünlü lahanası nedeni ile Merzifon süvarilerine Lahanacı ismini yakıştırmıştır Sultan III Selimin de bu süvarileri tutması nedeni ile de anıtın üzerine lahana tasviri yerleştirilmiştir

Anıtın denize bakan yüzünde Hattat Mahmud Esad Yesarinin yazdığı Şair Naşitin 1790 tarihli on sekiz mısralık dizesi yazılıdır Bu yazıtın ilk satırında:

“Hazreti Sultan Selim Han İbn-i Sultan Mustafa
Mazhar etmiş zatını hak her fünunu ekmele”;

Kitabenin son satırında da:

“Naşıda hamem cevahir kondurur tarihini
Beyzayı Sultan Selim cemşek urdu hele
1205 (1790)” yazılıdır

Alıntı Yaparak Cevapla